Yeni detaylar! 7 ilde eş zamanlı operasyon: Gülistan Doku soruşturmasında önemli gelişme
2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Öte yandan baba Halit Doku "Adalete inanıyoruz en sonunda adalet yerini buldu." dedi. Anne Doku da "Teyze kızın burada yok dediler. Tuncay Sonel "gidin" dedi ısrarla." ifadelerini kullandı.
Tunceli’de 5 Ocak 2020 yılından bu yana kayıp olarak aranan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında, dosyada cinayet şüphesi üzerine geniş çaplı operasyon başlatıldı.
Dosyada en dikkat çeken kırılma noktalarından biri, aile avukatına bırakılan isimsiz not oldu. Bu notta, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de adı geçti. Ardından yapılan incelemelerde, Mustafa Türkay Sonel'in olay günü ve gecesine ilişkin araç hareketlerinin olağan akışla bağdaşmadığı şüphenin odağına yerleşti.
SİM KART, DİJİTAL HAREKETLİLİK DOSYAYI SARSTI
Soruşturmanın en sarsıcı başlıklarından biri de Gülistan Doku’ya ait hat ve sosyal medya hesaplarıyla ilgili yapılan teknik incelemeler oldu. Telefon trafiği, baz kayıtları ve para transferlerinin birlikte değerlendirilmesiyle soruşturmanın kapsamı genişletildi. Savcılık kaynakları, dijital delil ayağının dosyanın en kritik başlıklarından biri haline geldiğini belirtiyor.
Dosyaya son olarak giren gizli tanık beyanı ise soruşturmanın adeta yönünün netleşmesini beraberinde değiştirdi. Savcılık, gizli tanık anlatımlarını doğrulayan bu bulgular üzerine soruşturmayı daha da derinleştirdi.
ERKEK ARKADAŞIN MESAJLARI VE ÇELİŞKİLİ DAVRANIŞLAR
Dosyada Gülistan’ın erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’un hareketliliği ayrı bir başlık olarak yer alıyor. Soruşturma evrakına göre, Zeinal’in telefonundaki bazı yazışmaların silinmiş olduğu tespit edilirken, Gülistan kaybolduktan sonra sosyal medya üzerinden attığı mesajların dikkat çekici bulundu. Bu mesajlarda, Gülistan’ın başına bir şey geldiğini bildiği izlenimi veren ifadelerin yer aldığı görüldü. Üstelik yalnızca Zeinal değil, çevresindeki bazı isimlerin de olay gecesi ve sonrasında çelişkili beyanlar verdiği, kimi kamera kayıtlarının hiç alınmadığı ya da eksik alındığı ve dosyanın karmaşık hale getirilmeye çalışıldığı anlaşıldı. Bu nedenle yürütülen soruşturma, artık sadece kayıp bir kişinin bulunmasına değil, delil zincirinin baştan sona yeniden kurulmasına odaklandı.
Soruşturma dosyasına en son olarak 700 saatlik yeni MOBESE görüntüsü dahil edildi. İlk yıllarda dosyaya girmeyen veya sınırlı incelenen bu kayıtların JASAT ve uzman ekiplerce ayrıntılı biçimde incelemeye aldı. Ayrıca HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve yeni teknik raporlar doğrultusunda olay gününün dakika dakika yeniden kuruldu. Savcılık kaynaklarına göre, daha önce gözden kaçan ya da üstü örtülen birçok ayrıntı bu yeni teknik incelemeler sayesinde yeniden gündeme taşındı. İşte bu nedenle 6 ilde yapılan son operasyon, yalnızca bir yakalama hamlesi değil; yıllardır biriken karanlığın çözülmesi için atılmış en net adımlardan biri oldu.
"AİLENİN ÇEVRESİNDE KURULAN GÖRÜLMEZ ÇEMBER”
Dosyada dikkat çeken bir başka unsur ise, Gülistan Doku’nun ailesinin olaydan sonra adeta yakın markaja alındığına ilişkin beyanlar oldu. Bazı tanık anlatımlarına göre ailenin çevresinde belirli kamu görevlileri görevlendirildi, aileyle temaslar kontrol altına alındı ve sosyal medya paylaşımlarına kadar uzanan müdahaleler yaşandı. Hatta sim kartın aileden alındığı, savcılığa teslim edildiğinin söylendiği, fakat resmi süreçte bunun böyle gelişmediği tespit edildi. Tüm bu gelişmeler, soruşturmanın neden yıllarca sonuç üretmediği sorusunu daha da büyüttü. Kamuoyunda oluşan “dosya bilinçli olarak mı ağır ilerletildi?” kuşkusu, yeni bulgular doğrultusunda ciddiyetle ele alındı.
Baba Halit Doku: Adalet yerini buldu. Adalete inanıyoruz en sonunda adalet yerini buldu. Teşekkür ederim adalet için. Umudumuzu kaybetmedik. Adalet yerini buldu. Herkese teşekkür ederim.
Anne Bedriye Doku: Sayın Adalet Bakanı'na sayın savcıya hakime savcıya polise jandarmaya hepsine çok teşekkür ederim.
Kadınlar olmasın. Öğrenci ölmesin. Gülistan ölmesin yeter. Yeter. Jandarmalar onların annesi babası yok mu? O kışta o karda o insan yazık günah değil mi?
Kaç tane ekip geldi. O kışta onların da annesi babası yok mu? Bu kadar insanı milleti yazık değil günah değil. Teyze kızın burada yok dediler. Tuncay Sonel "gidin" dedi ısrarla.
Tunceli'de 5 Ocak 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturma devam ederken; Gülistan'ın ablası Aygül Doku ve ailesi son gelişmeleri takip etmek üzere Tunceli Adliyesi'ne geldi.
Burada açıklamalarda bulunan Aygül Doku, "Yaralı bir aileyi oraya götürüp, 'Yasını tutun, kızınız intihar etti' dedi Tuncay Sonel bize. Köprünün başında dalgıç abiler her çıkışında, 'Kızınız burada yok' derken; o, 'Bana inanın. 2 çocuğum üzerine yemin ederim, size kızınızın bedenini vereceğim' demişti. Dün Türkiye büyük bir zalimliğin, kötülüğün, caniliğin örneğini birebir daha gördü. 7 yıldır öz kızımızı bizden aldılar, bizi kandırdılar. Tiyatro izler gibi, film izler gibi dünyanın gözü önünde bizi izlediler. Başsavcımız Ebru Cansu tarih yazıyor. Bunun üzerinin örtülmesini istemiyoruz. 7 yıldır adalet arıyoruz.
Sizler Gülistan'ın sesini duyurmasaydınız, kadınlar, 'Gülistan Doku nerede' demeseydi, Başsavcı Ebru Cansu olmasaydı, 'Gülistan intihar etti' olarak kalacaktı. Bu bir utançtır" diye konuştu.
Anne Bedriye Doku ise "Kızımın cenazesini istiyorum. Cenazesini almadan buradan gitmeyeceğim" dedi.
Sanal medya hesabından açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek "Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta; hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır. Bu zorlu ve kapsamlı süreci büyük bir sabırla takip eden Doku ailesinin acısını paylaşıyor; adaletin tecellisi için özveriyle görev yapan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve hassasiyetle çalışan kolluk güçlerimize teşekkür ediyorum." dedi.