'Zehirli' otelde böyle kilitlenmişler! Böcek ailesinin öldüğü olaydan yeni görüntüler
Fatih'te zehirlenme şüphesiyle tedavi gördükleri hastanede hayatını kaybeden anne, baba ve 2 çocuğunun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, ailenin konakladığı otelin resepsiyon görevlisi tarafından kilitlendiği ve baba Servet Böcek'in kucağında çocuğu ile bir süre kapıyı kırmaya çalıştığı ortaya çıktı.
Fatih'te zehirlenme şüphesiyle tedavi gördükleri hastanede hayatını kaybeden anne, baba ve 2 çocuğunun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, ailenin konakladığı otelin resepsiyon görevlisi tarafından kilitlendiği ve baba Servet Böcek'in kucağında çocuğu ile bir süre kapıyı kırmaya çalıştığı ortaya çıktı.
Ailenin konakladığı otelin resepsiyon görevlisinin otelin kapısını kilitlediği ve baba Servet Böcek'in kucağında çocuğu ile kapıyı kırmaya çalıştığı ortaya çıkmıştı. O ana dair görüntüler ortaya çıktı.
2'si çocuk 4 kişinin öldüğü otelden yeni görüntüler çıktı.
Almanya'dan tatil için geldikleri İstanbul'da 'zehirlenme' şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Böcek ailesinin 4 ferdinin öldüğü olaya ilişkin soruşturma sürüyor. Olayla ilgili dün adliyeye sevk edilen 7 şüpheliden 4'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Otel çalışanı M.M.U.D.C.'nin savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı.
Otel çalışanı M.M.U.D.C'nin ifadesinde "Ben Harbour Suit Otel isimli iş yerinde müfettişler tarafından çağrılmalar üzerine çalışırım. Sürekli olarak bu iş yerinde çalışmam. Böcek ailesinin otele giriş yaptığı gün ben çalışmıyordum. 10 Kasım günü saat 08.30'da otelin resepsiyonunda çalışanımla başladım. Aynı gün saat 11.00 sıralarında Böcek ailesi ile otelde karşılaştık. Kendileriyle kısa muhabbetimiz oldu. Ben saat 15.00 civarında mesaimin bitmesi üzerine iş yerinden ayrıldım. Ben otele 12 Kasım günü saat 08.30 sıralarında otelde çalışmak için geldim. O esnada Eyüp O. çalışıyordu. 12 Kasım günü yine saat 10.00 - 11.00 sıralarında Servet Böcek ve Çiğdem Böcek yanıma gelerek odalarının kapıları ilaçlama nedeni ile bantlandığı, saat 11.00 sıralarında Servet Böcek'e çıkıp odasının temizlenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca hastaneye gideceklerini, bir şeyler yediklerini ve midelerinin bulandığını söylediler. Daha sonra otelden çocuklarla birlikte çıktıklarını gördüm. Ben Kadırga Caddesi'nde klinik olduğunu bildiğim için söyleyerek benimle birlikte gitmelerini istedim. Mesaimin bitmesi üzerine evime geçtim. Temizlenmesi gerektiğini bana söyledi. Ayrıca sahilde bir şeyler yediklerini ve midelerinin bu nedenle rahatsız olduğunu söylediler. Ayrıca hastaneye gitmek için yardım istediler. Ben Kadırga Caddesi'nde klinik olduğunu kendilerine söyledim. Daha sonra otelden çocuklarla birlikte çıktıklarını gördüm. Mesaim bitmesi üzerine evime geçtim. Aynı gün akşam saat 20.30 sıralarında kabul yeri görevlisi olarak çalışan Rüstem beni aradı, acil işi olduğunu söyleyerek onun yerine çalışmamı istedi. Ben de paraya ihtiyacım olduğu için kabul ettim. 22.45 sıralarında otele geldim. Otelde kusmuk kokusu vardı. Saat 01.00 sıralarında koku nedeniyle hava almak için otel dışına çıktım. Biraz hava aldıktan sonra geri döndüm. Saat 01.30 sıralarında yemek yemek için otelin kapısını kilitleyerek, otel yakınında bulunan kebapçıya gittim. Kapıyı kilitleme amacım, otele hırsızın girmesini engellemektir. Zaten otelin giriş kapısında iletişim numarası ve anahtarların masanın üzerinde olduğu yazılıdır. Otelde koku olduğundan dolayı aldığım yemeği yan tarafta bulunan bahçede yedim. 15-20 dakika sonra döndüğümde kapı önünde bir ambulans gördüm. Böcek ailesinin ambulansa bindiğini fark ettim. Benim olayla herhangi bir alakam yoktur. Kusurum olmadığını düşünüyorum" dedi.
Savcılığın tutuklama talepli sevk yazısında, olayın meydana geldiği otelin 202 numaralı odasının DSS isimli ilaçlama şirketi tarafından 11 Kasım'da ilaçlandığı, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından soruşturma dosyasına gönderilen yazıda, şirketin izinsiz faaliyet gösterdiği, ilaçlama işlemini yapan şüpheli D.C'nin ilaçlama işlemi yapmak için sertifika kaydı olmadığının belirtildiği ifade edildi.
Yazıda, ilaçlama işleminin S.K. sorumluluğunda D.C. tarafından yapıldığı, Z.K'nin ise şirketin sahibi olduğu, ilaçlama işleminden sorumlu D.C, S.K. ile Z.K'nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiklerinin değerlendirildiği kaydedildi. Sevk yazısında, otelin sahibinin H.O. olduğu, R.B. ve M.M.U.D.C'nin yarı zamanlı olarak ihtiyaç durumunda otelde resepsiyon görevlisi olarak çalıştıkları, H.O'nun yetkisiz ve sertifika kaydı bulunmayan DSS ilaçlama şirketine, ilaçlama işlemi yaptırarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği ifade edildi.
Yazıda, resepsiyon görevlisi olarak çalışan M.M.U.D.C'nin "bilgi sahibi" sıfatıyla ilk alınan ifadesinde, 101 numaralı odada yapılan ilaçlama işleminden kaynaklı gelen kokudan rahatsız olduğunu ve otel dışına çıktığını beyan etmesine karşılık, "şüpheli" olarak alınan ifadesinde ilaçlama işleminden kaynaklı bir kokudan bahsetmediği belirtildi. Ayrıca, M.M.U.D.C'nin savcılıktaki ifadesinde, otelin kapısını kilitleyerek yemek yemek için dışarıya çıktığını, geri döndüğünde otelin önünde ambulans gördüğünü beyan ettiği aktarıldı.
Dosyadaki kamera görüntülerinde vefat eden baba Servet Böcek'in kapının kilitli olmasından kaynaklı dışarı çıkamadığı bilgisine yer verilen yazıda, baba kucağındaki çocuğu ile birlikte kapıyı kırmaya çalıştığı, çevredeki vatandaşların kapıyı kırmak için yardım ettikleri, bu sırada M.M.U.D.C'nin gelerek kapıyı açtığı bilgisine yer verildi.
Şüpheli M.M.U.D.C'nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği yazıda vurgulandı.
Yazıda, yine resepsiyon görevlisi R.B'nin ise 12 Kasım'da akşam saatlerinde rahatsızlandığını söyleyerek M.M.U.D.C'yi aradığı ve yerine işe gelmesini istediği yönünde ifade verdiği, daha sonra ise aslında rahatsızlanmadığını, arkadaşı ile görüşmek için yalan söylediğini beyan ettiği aktarıldı.M.M.U.D.C'nin bilgi sahibi olarak alınan ifadesinde ilaçlama yapılan odadan ilaç kokusu gelmesi üzerine rahatsızlık duyarak dışarı çıktığı da dikkate alındığında R.B'nin ilaç kokusundan rahatsızlanmış olabileceği belirtilen yazıda, R.B'nin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu kapsamda resepsiyon görevlisi olarak çalıştığı iş yerinde gerekli denetimleri yapmayarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği değerlendirmesi yapıldı.Yazıda, yine otelde konaklayan M.T, F.R, A.H'nin 15 Kasım'da zehirlenme şüphesi ile hastaneye kaldırıldıkları ve tedavilerinin ardından hastaneden taburcu olduklarının tespit edildiğine dikkati çekildi.Savcılık, sevk yazısında şüphelilerin beyanı, üzerlerine atılı suçun yasada öngörülen ceza miktarının üst haddi, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, dosyada bu aşamada Adli Tip Kurumundan vefat eden kişilerin kesin ölüm sebebini belirtir raporun henüz gelmediği göz önünde bulundurularak, şüphelilerin ayrı ayrı tutuklanmalarına karar verilmesini istedi.