Bursa’da deprem, İstanbul’da panik: Yılların sismik tehdidi! Büyük tehlike kapıda mı?
Dün Bursa, yetmiş dakika arayla iki depremle sarsıldı. Büyük paniğe neden olan bu sarsıntılar, beraberinde önemli soruları da getirdi: Bu depremler birer ‘öncü’ deprem olabilir mi? Prof. Dr. Murat Utkucu kritik uyarılarda bulundu. İşte ‘sismik boşluk’un ardındaki gerçekler.
1065’te İznik’te bugün bile görülen değişimlerin sebebi olan sarsıntı vuku buldu. Yaşanan deprem öyle şiddetliydi ki bazilika su kemeri ve pek yapı yerle bir olmuş, bunların yanında yer şekilleri de değişmişti. Öyle ki devasa bir bazilika bugün de hâlâ suyun altında olmasıyla dikkat çeker halde. Yaşanan deprem onu yıkmaya yetse de, Prof. Dr. Murat Utkucu’ya göre yapının sular altında kalmasının bambaşka bir nedeni var! Prof. Dr. Utkucu bazilikanın kaderine ilişkin, “Yapılan jeolojik ve arkeolojik çalışmalarda İznik’teki bazilika ve su kemerinin 1065 İznik depremi ile yıkıldığına dair ipuçları bulunmuştur. Bununla birlikte bazilikanın fayın yükselen bloğu üzerinde yer aldığı diğer bir jeolojik çalışmada belirlenmiş ve su altında kalma nedeninin iklim kaynaklı olabileceği ileri sürülmüştür. Yani bazilika depremlerde hasar görmüş ancak su altında kalma nedeni tektonik kaynaklı değil” diyordu. Ancak Bursa’nın deprem geçmişi 1065’le sınırlı değil. Neredeyse 600 yıl geriden bugüne uzanan birkaç karanlık nokta daha mevcut.
“1065 İznik, 1419 Bursa, 1556 Güney Marmara-Erdek ve 1855 Bursa depremleri büyüklükleri 7 ve daha büyük olduğu düşünülen ve Bursa ve İznik arası bölgeyi etkileyen depremlerdir. İznik Gölü tabanından alınan çökellerde 1065 depreminin belirgin izi görüldüğü gibi sahil boyunca karadaki çökeller içinde 1065 depremi kaynaklı tsunaminin izleri görülmüştü.” (Prof. Dr. Murat Utkucu)
Sismik boşluk haritasına bakıldığında pek çok noktanın deprem tehlikesi bakımından öne çıktığı görülüyor. Bazıları ise 1996’da hazırlanan haritaya güncelliğini kaybederek kırılmış ve ‘sismik boşluk’ pozisyonundan çıkmıştı. Kuzey Anadolu Fayı’nın bundan asırlar önce kırılan kısmına bakıldığında ise herhangi bir yıkıcı deprem gözlenmemişti. Yani uzun süredir sessiz olan bu fay da ‘sismik boşluk’tu. Prof. Dr. Murat Utkucu da Bursa’daki bu sessizliği “Oldukça kuvvetli bir aday” diyerek şöyle açıkladı:
1999’daki Gölcük depremi acı dolu tabloları çeyrek asır boyunca akıllara kazıdı. Bu sene 26’ncı yılı dolacak deprem, dengeleri öylesine değiştirmişti ki bugün bile onun etkisiyle yaşanan bazı depremler kayıtlara geçiyor. Üstelik bu depremin yaşandığı nokta sessizken, çevresi onun etkisinden çıkamadı. 1999 Gölcük hâlâ, başka depremleri tetikliyor. Ancak depremlerin ‘öncü’ olup olmadığı yalnızca büyük bir deprem olursa anlaşılabilir. Prof. Dr. Murat Utkucu, Marmara’da derin yaralar açan bu depremin bugün görülen izlerini Bursa’ya dikkat çekerek açıkladı.
Bursa, olası büyük bir depremde çok fazla etkilenecek. Ancak bütün bir Marmara değerlendirildiğinde diğer iller için de olumsuz tablo kaçınılmaz. Peki ama Bursa, büyük bir depremle sarsılırsa en çok hangi noktalar bunu hisseder? Prof. Dr. Utkucu, “Etkilenme sadece depremin büyüklüğü ile değil, fiziksel maruziyet ve zarar görebilirlik ile de bağlantılıdır. Dolayısıyla kırılan fay ve yakın civarındaki yerleşimler kuvvetli etkilenecektirler. Etki uzaklıkla azalacaktır. Ancak, oluşacak sosyo-ekonomik hayattaki kesinti daha uzaklarda da, özellikle İstanbul’da görülecektir. En son yaşanan 2025 Silivri depremi sonrası yaşananlar bu durumun bir örneğidir” diyerek, Bursa’yı bekleyen deprem tehlikesine dikkat çekerek sözlerini şu şekilde noktaladı:
