Deliller mi karartıldı? Yeşim Akbaş'ın ölümüne ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı
Manisa'nın Demirci ilçesinde polis lojmanında başından tabancayla vurulmuş halde bulunan Yeşim Akbaş'ın (27) ölümüyle ilgili davada, beraat eden komiser yardımcısı Doğan Can Yıldız hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararın bozulmasını talep etti. Öte yandan ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde delillerin karartıldığı tespit edilirken, iki polis memuru hakkında dava açıldı.
Akademisyenlerden oluşan heyetin hazırladığı rapor 24 Mart 2025 tarihinde tamamlandı. Raporda, olayın intihar mı yoksa başka bir şekilde mi gerçekleştiğine dair önemli çelişkiler ve bilimsel tutarsızlıklar yer aldı. Rapora göre, komiser yardımcısı Yıldız'ın olay anında üzerinde olduğunu belirttiği beyaz atlette ve sağ elinde atış artığına rastlanmadı. Buna karşın, sol elinde atış artığı bulundu. Olaydan sonra alınan örneklerde atlet üzerinde atış artığına rastlanmaması, bu kıyafetin olay sırasında değil, sonradan giyildiğine, ayrıca sadece bir elde atış artığı bulunmasının, tanık polis memurunun 'ellerin kolonya ile ovuşturulması' şeklindeki ifadesiyle uyuşmadığı vurgulandı. Yeşim Akbaş'ın kafatasındaki giriş deliği çevresinde barut, is ve yanık izlerinin bulunmaması, atışın bitişik ya da bitişiğe yakın mesafeden yapılmadığını ortaya koydu. Bu durum, olayın intihar olmadığı ihtimalini güçlendirdi. Ayrıca, Akbaş'ın avuç içlerinde kan ve doku izlerine rastlanması, olay sırasında silahı tutmadığını gösteren bir başka bulgu olarak kaydedildi. Olay yeri incelemesi, silahın yerden 93 santimetre yükseklikte bir noktadan ateşlenmiş olabileceğini ortaya koydu. Bu da silahın, Yeşim Akbaş tarafından tutulmadan, belli bir mesafeden ateşlenmiş olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Ayrıca, Yıldız'ın yüzündeki sıyrığın insan tırnağı mı yoksa hayvan tırnağı mı kaynaklı olduğu incelenmesi soruşturmada önemli bir eksiklik olarak değerlendirildi.
Avukat Bilici, aldığı raporla 27 Mart 2025'te Yargıtay 1. Ceza Dairesi'ne başvurdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, tebliğnamesinde Yeşim Akbaş'ın ailesinin temyiz başvurusunu haklı buldu. Başsavcılık, yerel mahkemenin kararının CMK'nın 302. maddesi uyarınca bozulmasını istedi. Tebliğnamede, heyet yerine tek bilirkişiden rapor alınması, delillerin değerlendirilme şekli ve olay yeri bulgularına dikkat çekildi. Akbaş'ın intihar edeceğine dair herhangi bir emare bulunmadığı, yaralanma bölgesi ve olayın koşullarının intihar ihtimalini hayatın olağan akışına aykırı kıldığı belirtildi.
Soruşturma kapsamında yeni güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde olay yeri incelemesi yapılmadan önce silahın yerinin değiştirildiği, sanık Yıldız'a kolonya verilerek atış izi gibi önemli delillerin ortadan kaldırılmasına yönelik hareketlerde bulunulduğu tespit edildi. Polis memurları F.K. ve M.K. hakkında 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Dosya, 10 Eylül 2025'te Demirci Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Demirci Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
Akbaş ailesinin avukatı Hazal Kısa Bilici, Yeşim Akbaş'ın şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada 2 polis memuru hakkında 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan kamu davası açıldığını belirtti. Bilici, hazırlanan iddianamenin olay yerinde yapılan usulsüz müdahaleleri somut delillerle ortaya koyduğunu ifade ederek, "Demirci Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri incelemesi yapılmadan önce silahın bezle sarılarak ekip aracına konulduğu, sonradan tekrar olay yerine bırakıldığı, olay yerinde kolonya dolaştırıldığı gibi eylemleri kamera görüntüleri ve tutanaklarla tespit etmiş; bu eylemlerin parmak izi gibi kritik delillerin kaybına yol açtığı kanaatine varmıştır. Şüpheli polislerin ifadelerinde çelişkiler bulunması ve bu beyanların suçtan kurtulmaya yönelik olduğu açıkça iddianamede yer almaktadır" diye konuştu.