Hantavirüs dosyası açıldı: Komplo teorileri sıralandı! 6 iddia yanıtlandı
Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor. Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor. Bir gemide görülen hantavirüs vakaları dünya kamuoyunda endişeye sebebiyet verirken komplo teorileri de ardı ardına sıralandı.
Mevcut hantavirüs salgınının kitlesel olarak yayılıp bir pandemiye dönüşeceğine dair bilimsel bir kanıt veya epidemiyolojik gösterge bulunmuyor. DSÖ'nün ve bilim insanlarının aktardığına göre öncelikle virüsün insanlar arasında bulaşması nadir görülen bir durum.
Bahse konu virüsün bir numaralı kaynağı, öyle dünyanın dört bir yanında bulunmayan bir kemirgen türü. En ciddi bulaş riski de bu kemirgenin dışkısıyla temas etmek olarak aktarılıyor. Ancak insandan insana bulaşma nadir de olsa “imkansız” değil. Gemide de tespit edilen Andes varyantında insandan insana bulaş geçmişte de yapılan çalışmalarla ortaya konmuş durumda.
"PANDEMİYE DÖNÜŞMEZ"
Gemideki insanların büyük çoğunluğunun görünüşte sağlıklı olmaları ve herhangi bir semptom da göstermemeleri, sınırlı bir bulaşmaya örnek olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar vaka sayısının artabileceğini ancak bunun hastalığı bir pandemiye ya da endişe verici bir salgına dönüştürmeyeceğini öngörüyor.
Tam da bunlar komplo teorileriyle -ciddiye alındığında- mücadeleyi güç kılan argümanlardan... Zira bu argümanlar absürt olmalarının yanında aslında "teknik olarak" aksini ispatlamanın pek de mümkün olmadığı argümanlar. Her şey gezegenin nüfusunu yok etmek (ya da kontrol etmek) için yapılan bir deneyden ibaret ya da ilaç endüstrisinin aşılardan devasa karlar elde etmek için düzenlediği küresel bir operasyon belki de ikisi birden kim bilir.
"KANIT YOK"
Ayrıca salgının “bir laboratuvarda ortaya çıktığını” gösteren hiçbir bilimsel kanıt da yok. DSÖ'nün bu noktada temel hipotezi, ölenler arasında bulunan Hollandalı çiftin “geminin yanaştığı bir limanda indikten sonra enfekte oldukları” yönünde.
Hantavirüs enfeksiyonunun bilinen bir tedavisi yok ancak sanal medya özellikle yabancı kaynaklarda sözde tedaviler ve takviye ürünler önerilmekte. Bazı kullanıcılar parazit önleyici bir ilaç olan ivermektin öneriyor fakat bu iddiayı destekleyecek hiçbir bilimsel kanıt yok. Hatırlanacağı üzere ivermektin Covid-19 için de bir çare olarak lanse edilmiş ve Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ve ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) gibi düzenleyici kurumlar, ivermektin kullanımına karşı uyarılarda bulunmak ve koronavirüse karşı etkinliğini gösteren hiçbir çalışma olmadığını yinelemek zorunda kalmıştı.
Sanal alemde yer alan diğer başka dezenformatif mesajlarda ise D vitamini veya çinkonun hantavirüse karşı yardımcı olabileceği öne sürülüyor ve hayır, bu iddianın da bilimsel bir geçerliliği yok. Şu anda hantavirüs için spesifik bir tedavi bulunmuyor. Sadece palyatif bakım mevcut. Sunulan tıbbi bakım "semptomları hafifletmeye ve oksijen tedavisi, gerekirse mekanik ventilasyon ve yoğun bakımda hemodinamik stabilizasyon ile stabil solunum ve hayati belirtileri korumaya" odaklanıyor.
