RESİMLİ CUMA MESAJLARI VE 'HAYIRLI CUMALAR' SÖZLERİ 28 KASIM 2025 | Anne, baba, eş, sevgili ve arkadaş için ayetli, dualı, hadisli, resimli cuma mesajları!
Cuma mesajları, 28 Kasım 2025 Cuma gününün en çok araştırılan konu başlıkları arasında bulunuyor. Resimli Cuma mesajları ve ‘Hayırlı cumalar’ sözlerini bugün pek çok kişi a Anne, baba, eş, sevgili, akraba ve arkadaşlarına sosyal medya platformlarından ya da anlık mesajlaşma uygulamalarından gönderecek. Öte yandan Diyanet'in yayımladığı bilgilere göre; İstanbul'da cuma namazı saat 12:57'de, Ankara'da 12:41'de, İzmir'de ise 13:04'de kılınacak. Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü cuma hutbesi konusunu 'Fedakârlığın Zirvesi: Îsâr' olarak belirledi. İşte anne, baba, eş ve sevgiliye gönderebileceğiniz 'Hayırlı cumalar' sözleri ile ayetli, dualı, hadisli, resimli cuma mesajları…
Cuma mesajları, 28 Kasım 2025 Cuma günü sevdiklerine bu mübarek günü hatırlatmak isteyen vatandaşlar için internette yerini aldı. Ayetli, dualı, hadisli ile resimli Cuma mesajları ve ‘Hayırlı Cumalar’ sözlerini bugün pek çok kişi WhatsApp, Instagram, Facebok, X (Twitter) gibi uygulamalarda paylaşacak. Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü cuma hutbesi konusunu 'Fedakârlığın Zirvesi: Îsâr' olarak belirledi. İşte 28 Kasım 2025 tarihine özel en yeni, 'Hayırlı cumalar' sözleri ve ayetli, dualı, hadisli, resimli cuma mesajları…
“Dualarımın en güzeli sensin anne. Cuman mübarek, gönlün nur dolu olsun.”
“Anne kokusu gibi temiz, kalbin gibi güzel bir Cuma diliyorum sana. Rabbim seni başımızdan eksik etmesin.”
“Her duamda adın var, her Cuma’da gönlüm seninle. Cuman mübarek olsun canım annem.”
“Gölgen bile huzur veriyor bana baba. Rabbim sana sağlık, uzun ömür ve huzurlu bir ömür nasip etsin. Cuman mübarek olsun.”
“Senin nasihatlerinle öğrendim duaların değerini. Cuman mübarek olsun canım babam.”
“Hayatıma huzur katan güzel insan, bu mübarek Cuma günü dualarım seninle. Rabbim kalbimize hep aynı yönü göstersin: birbirimizi.”
“Sen yanımdayken her gün eşsiz ama Cuma günleri bir başka huzurlu… Cuman mübarek olsun canımın içi.”
“Huzurun adı sensin, huzurun günü Cuma... İkisi birleşince kalbim tamam. Cuman mübarek olsun bir tanem.”
“Dualarım sana ulaşsın, huzur kalbini sarsın. Cuman mübarek olsun canım arkadaşım."
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam’ın temel gayelerinden biri de Allah rızası için birbirini seven, birbirine yardım eden, iyilikte yarışan erdemli insanların oluşturduğu bir toplum inşa etmektir. İslam, bunun yolunu da bize göstermiştir. Bu yol, sevgi ve kardeşlik temeline dayanan; kişiyi bencillik, cimrilik ve kıskançlık gibi kötü hasletlerden arındıran îsâr duygusudur.
Aziz Müminler!
Îsâr; yalnızca Allah’ın rızasını gözeterek insanların ihtiyaçlarını imkânımız nispetinde karşılamaya gayret göstermektir. Kendimizi düşündüğümüz kadar hatta daha da fazla başkalarını düşünmektir. Îsâr; şefkat, merhamet ve sabırla anne ve babamızın, eş ve çocuklarımızın gönüllerini hoş tutabilmektir. Engelli kardeşlerimize hayatı kolaylaştırmak; göremeyenin gözü, konuşamayanın dili, işitemeyenin kulağı, yürüyemeyenin ayağı, tutamayanın eli olabilmektir. Îsâr; içinde yaşadığımız toplumun, hatta bütün insanların iyiliğe ve hayra ulaşması için kimi zaman malımızdan, kimi zaman rahatımızdan vazgeçmektir. Kimi zaman yanı başımızdaki komşularımızın, kimi zaman akrabalarımızın, kimi zaman da Gazze’deki mazlum kardeşlerimizin yanında olmak, maddi ve manevi desteğimizi onlardan esirgememektir. Yeri geldiğinde ise din, vatan ve mukaddesat uğruna canımızı feda etmektir.
Kıymetli Müslümanlar
!Bizler, fedakârlığın en güzel örneklerini Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve güzide ashabından öğrendik. Onlar, başlarına gelen bütün zorluklara göğüs germişler, insanların gönüllerinin İslam’a ısınmaları için var güçleriyle çalışmışlar, onlar için Cenâb-ı Hakk’a daima dua etmişlerdir. “Onlar, yiyeceklerini yoksula, yetime ve esire seve seve ikram ederler. Ve şöyle derler: Biz size Allah için ikram ediyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz” ayet-i kerimesinin yaşayan örnekleri olmuşlardır.
Değerli Müminler!
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, “Kendiniz için istediğinizi mümin kardeşiniz için de istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız” buyurmaktadır. Hal böyleyken, bugün basit gibi görünen ancak îsâr ahlakımızla çözebileceğimiz nice davranışlara şahit olmaktayız. Bir yandan birbirine ikram için yarışan insanların öte yandan trafikte yol vermemesi, hatta bunun için tartışması, ambulans ve itfaiye araçlarının geçişini engellemesi, emniyet şeridini ihlal etmesi, engellilere ayrılan park yerlerine araçlarını park etmesi ne kadar da ibretlik bir durumdur. Çocuklarını uyuturken ya da hastası varken evinde parmaklarının ucuna basarak yürüyen ve fısıltıyla konuşanların televizyon ya da müziğin sesini sonuna kadar açarak komşusunu, hastaları rahatsız etmesi ne kadar da düşündürücü bir tablodur. Kendisi için bir şey almak ya da evine sağlıklı gıda götürmek için kılı kırk yaranların sattığı şeyin kusurunu gizlemesi, son kullanma tarihi geçmiş malların etiketlerini değiştirmesi, helal haram hassasiyetini kaybetmesi ne kadar da acı bir haldir. Kişinin; toplu taşıma araçlarında kendi konforunu önceleyip hasta, hamile ve yaşlıları ötelemesi ne kadar da üzücü bir husustur.
Aziz Müslümanlar!
Îsâr’ın gereği; “İyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın” ilahi davetine icabet ederek nerede bir ihtiyaç sahibi varsa onun yardımına koşmak, hayatı birbirimize yaşanılır kılmaktır. Her yüreğe huzur ve mutluluk ulaştırmak, bir yetimin duasında, bir garibin tebessümünde yer almaktır.
Hutbemizi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in hadis-i şerifleriyle bitirmek istiyorum: “Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur.”