Hürriyet gazetesine ikinci saldırı!

Hürriyet gazetesine ikinci saldırı!

Hürriyet gazetesi binasına yeniden saldırı oldu. Binayı taşlayan saldırganlar camları kırdı. Olayla ilgili gözaltına alınan olmadı. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, saldırının gerçekleştiği dakkailarda CNN TÜRK canlı yayınına katılarak olayı anlattı. Ergin, polisin ve önlemlerin çok yetersiz olduğuna dikkat çekerek "40 yıllık gazeteciyim, ilk kez can güvenliğimin olmadığını hissettim" dedi. İstanbul'daki saldırıdan sonra Hürriyet'in Ankara'daki matbaası da saldırıya uğradı. Eylemciler, kaldırım taşlarını sökerek kulübeyi taşladı.

Saat 20.30 sıralarında daha çok gençlerin oluşturduğu grup araçlarla gazetenin önünde toplanmaya başladı. Kısa sürede sayıları artan grup, hakaret içeren sloganlar atmaya başladı. Saldırganlar attıkları taşlarla binanın camlarını kırdı. Bu arada, gazete bahçesinde görevlendirilmiş olan az sayıda polis memuru kalabalığı dağıtmakta güçlük çekti. Kısa süre sonra Çevik Kuvvet ekipleri gazeteye gelerek, toplanan topluluğun önüne set oluşturdu. 


GÖZALTI YOK


Çok sayıda kişinin karıştığı, büyük maddi hasarın oluştuğu ve polisin gözleri önünde gerçekleşen saldırıda hiçbir saldırganın gözaltına alınmaması dikkat çekti.



SEDAT ERGİN OLAYLARI CNN TÜRK YAYININDA ANLATTI


Sedat Ergin, Hürriyet binasına düzenlenen saldırıyı şu sözlerle anlattı:


"Gazetenin bir ana girişi var. O ilk gelenleri karşıladığımız yer. Türk bayrakları var, tekbir getiriyorlar. Dorseleri getirmişler onlar sürekli gürültü efekti yapıyor. Türkiye bölünmez gibi bir slogan atıyorlar. Bahçeye çıktık. İlk görüşte 35-40 kişi görünüyordu. Polisin onları önleyebileceklerini düşündük. Yaklaştık hatta. Arkadaşlar uyardı ‘aman yapmayın’ diye. Bu sırada çekiciler sürekli kornaya basıyorlar, 'Allah-u Ekber' sesleri. Polis yine yetersiz kaldı. Yine kırdılar ve döktüler. Ben o sırada içeriye kaçtım can derdine düştüm.



Kapıyı yine kırdılar. Yerlerde cam parçaları kapladı. Döner kapı var ve oraya girdiler. Önce Cumhurbaşkanı’na sonra Başbakan’a sonra da İçişleri Bakanı’na bir çağrı yapılsın. Bize yapılan saldırı kınansaydı bugün bu saldırganlar tekrar gelip basma cesaretini bulamazlardı. Polis yetersiz. Göstericiler hamle yapıyorlar. Güvenlikçilerimiz bizleri uyardılar. Yavaş yavaş bize doğru gelmeye başladılar. Polis bariyeri yetersiz kaldı. Burası Hürriyet Gazetesi merkez. Pazar günü saldırıya uğramış. Son derece yetersiz. Hükümet, İçişleri Bakanı son derece kusurludur.


Polis onları tutabilir derken binaya doğru gelmeye başladılar. İtiraf edeyim kaçmak zorunda kaldık. 40 yıllık gazeteciyim, ilk kez can güvenliğimin olmadığını hissettim ve ilk kez korkup kaçtım.


"HERKES PANİK İÇERSİNDE"


Giriş katında nereye kaçacağız? Bina içerisine girdiklerinde can güvenliğimiz ne olacak. Merdiven boşluğuna girdik ve bir kat çıktık. Kadın görevliler, temizlik çalışanları, emekçiler herkes panik içerisinde. Dışarıdan sesler gelişiyor. Kapıya geldiler ve sesler geliyor dışardan.


Polisin gelmesi ve olayların başlaması arasında 20 dakika süre var. Burada ciddi bir ihmal var. Pazar akşamı bu saldırı olduktan sonra sabaha karşı 02.30 sularında CNN Türk’te canlı yayına katıldım. Evden gazeteye gelmiştim. Bir konuda çok emindim. Bir daha böyle bir şey olmayacak. Her halde sayın cumhurbaşkanı, Başbakan Vali güvenlik önlemlerini alacaklardır diye. Siyasi partilerin terörle aralarına mesafe koymaları gerekir dedim. Demokrasiye inanıyorsak şiddetle aramıza mesafe koymalıyız dedik. 48 saatte iktidardaki Ak Parti şiddetle arasına bu mesafeyi koymak konusunda bu saldırıları kınamak konusunda eksik kaldı.


"TÜRK TOPLUMUNUN VİCDANINA BIRAKALIM"


Beşir Atalay bizim Ankara temsilcimize bir açıklama yaptı. Tüm kamuoyuna yapılan bir açıklama değildi o da. İlk kez bu iktidar bir korkuyu yaşattı bana. Bana bu korkuyu yaşatmaya kimin hakkı var? Hürriyet Türkiye’nin en büyük ve en etkili gazetesi. En etkili gazetesi 48 saatten sonra tekrar vandalizmin hedefi olmuştur ve bunun sorumlusu da itiraf edelim, Türk toplumunun vicdanına bırakalım. Herkesin vicdanına seslenmek istiyorum. Pazar günü cam çerçeve aşağı indirildi.


"BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİMİZİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ"


Yarın kapıdan içeri girerken kendimi emniyet içinde hissedecek miyim emin değilim. Hürriyet Gazetesi olarak bağımsız gazeteciliğimizden ödün vermeyeceğiz. Baskılar bizi yıldıramayacak. Bunlar gelip geçici olaylardır. Bağımsız gazeteciliğimizi yapmaya devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla bunu devam ettireceğiz. İstedikleri kadar kapıya saldırganlar gelsin."


ANKARA'DAKİ HÜRRİYET GAZETESİ MATBAASININ BULUNDUĞU BİNAYA SALDIRI


Hürriyet Gazetesi’nin İstanbul’daki merkezinden sonra Ankara’da matbaasının bulunduğu Doğan Printing Center (DPC) binasına da saldırı düzenlendi. Büyük bir araç konvoyu ile DPC önüne gelen çoğunun yüzleri kapalı olduğu belirtilen eylemciler, Esenboğa Havaalanı yolunu trafiğe kapattı. Araçlardan inen eylemciler, DPC girişindeki kulübeye ve bariyerlere doğru ilerlediler. Bu sırada bazı eylemciler, kaldırım taşlarını sökerek kulübeyi taşlamaya başladı.


Grubun bina içine girmesini önlemek üzere Hürriyet’in özel güvenlik elemanları duruma müdahale etmeye çalıştı. Atılan taşlar yüzünden kulübenin camları hasar gördü, bariyer ve kameralar kırıldı. Eylemciler, bir süre sonra bina içine girmeden dağıldı.


KILIÇDAROĞLU'NDAN ERGİN'E GEÇMİŞ OLSUN TELEFONU

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'daki merkez binası ikinci kez saldırıya uğrayan Hürriyet Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'i aradı.

CHP Basın Birimi'nden yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu'nun Sedat Ergin'i dün rayarak geçmiş olsun dileklerini ilettiği kaydedildi. Açıklamaya göre saldırının detaylarına ilişkin Ergin'den bilgi alan Kılıçdaroğlu, saldırıyı şiddetle kınadı. Açıklamada ayrıca CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu ve İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı'nın da saldırı sırasında Hürriyet'e giderek dayanışma duygularını aktardığı belirtildi.

 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS