İzmir'de yaşayan Suriyeli kadın 6 çocuğuyla Kanada'ya kabul edildi

İzmir'de yaşayan Suriyeli kadın 6 çocuğuyla Kanada'ya kabul edildi

Maha Mansour eşini Suriye'deki iç savaşta kaybetti. Biri 15 günlük 6 çocuğuyla Ege’de ölüm yolculuğuna çıkmak üzereyken İzmir'de yaşayan bir akademisyen tarafından yoldan çevrildi. Kanada'ya kabul edilen Mansour şimdi çocuklarıyla beraber heyecanla yola çıkacağı günü bekliyor.

Maha Mansour, Suriye’nin İdlib kentinde kocasıyla berberlik yapıyordu. Beş çocukları vardı, bir diğerine hamileydi. Bombalar evlerini ve dükkânlarını yerle bir edince, taşınmak zorunda kaldılar.


2015 yazında Maha’nın kocası pazar alışverişine çıktı. Bir çatışmada arada kaldı, öldü. Maha ile 5 kızını acı ve korku dolu günler bekliyordu. Üstelik hamileydi. Bir süre sonra oğlu Muhammed’i kucağına aldı. Ancak yaşadıkları artık katlanılacak gibi değildi. Sonunda 10 günlük bebeği Muhammed ve 5 kızıyla Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya gitmeye karar verdi. Zorlu yolculuk sonrası İzmir’e geldiler. Basmane’de İzmir Fuarı’nın duvarının dibinde otururken, bölgeyi gezen Halkların Köprüsü Derneği temsilcisi onları gördü.


İsviçre reddetti


Hikâye herkesin yüreğini yaraladı ve Maha ile çocuklarının elinden tuttular. İzmir’deki evinde heyecanla Kanada’ya gidecekleri günü bekleyen Maha, Hürriyet’ten Banu Şen'e duygularını anlattı:


“6 çocuğumla eşim olmadan hayata tutunmak elbette zor. Ama burada bana çok yardımcı oldular, ev tuttular. Tehlikeli yolculuğa çıkmama engel oldular. İsviçre kabul etmedi. Ama Kanada iki görüşme sonucunda kabul ettiğini söyledi. Bundan birkaç hafta önce hep birlikte Ankara’ya görüşmeye çağırıldık. Kızlarım heyecandan yerinde duramıyor. Kanada Kanada diyerek seviniyorlar. Uçak biletlerimizi bekliyoruz. Gelince gideceğiz.”


"Çocuklarımız için açın"


Maha, kabul haberiyle hem çok sevindiğini hem de gözyaşlarını tutamadığını söyleyerek şöyle seslendi:


“İlk sözüm dünyaya: Sınırlarını, kapılarını sadece Suriyeli değil, ülkesinde ölüm olan tüm mültecilere açsınlar. Kanada gibi olmalarını diliyorum. Bizler ülkemizi çocuklarımızın geleceği için terk edip bu yola çıkıyoruz. Bizi değil çocuklarımızın geleceği için kapılarını açsınlar. Diğer sözüm mültecilere; ölümden kaçarken tehlikeli yolculuklarda kendimizi ve çocuklarımızı ölüme götürmeyelim. Zor biliyorum ama benim gibi sabretsinler. Bir gün seslerini duyan olacaktır. Kabul edildiğimizi duyunca hem çok sevindim hem de denizde kaçarken ölen mültecileri hatırlayıp ağladım. Çocuklarımın geleceği kurtulduğu için çok mutluyum. Kızlarım buraya geldiğimizde korku ve açlıktan zayıf, güçsüzdü. Muhammed 16 günlük, bir kilo civarıydı. Şimdi kızlarım ileride Kanada’da okuyup doktor olmak istiyor. Allah tüm zulümden kaçanlara bu mutluluğu nasip etsin.”


Karanlık sulardan Kanada’ya


Suriye'deki çatışmalarda kocası ölünce en büyüğü 7 yaşında 6 çocuğuyla İzmir'e gelen ve Ege üzerinden Avrupa'ya geçmek isteyen Maha Mansour'un (32) talihi döndü. Halkların Köprüsü Derneği Suriyeli aileyi yasal yollarla Avrupa’ya göndermek için girişim başlattı. Kanada, bu çabalara duyarsız kalmadı ve Maha Mansour ile 6 çocuğunun ülkeye kabul edileceğini bildirdi. DHA'ya konuşan Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi, Suriyeli anne ve çocuklarının Ankara’da sağlık kontrolünden geçirildiğini ve Kanada Büyükelçiliği’nde uzun bir mülakata alındığını belirterek, “Başvuruları kabul edildi. Şimdi hepimiz çok mutluyuz” dedi.



Doç. Dr. Şüra Baykan sahip çıkmıştı


Maha Mansour ile akademisyen Şüra Baykan'ın yolu, Basmane Meydanı'nda kesişmişti. Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şüra Baykan, Basmane'de ağaç altında 6 çocuğuyla beraber rastladığı anneyi yasa dışı yollardan botla Avrupa'ya geçme hayalinden vazgeçirmişti. Şüra Baykan, o gün anne ve çocuklarını alıp evine götürmüştü.


Maha ve çocuklarına bir süre evinde bakan Doç. Dr. Baykan, kendi imkanlarıyla onları Gaziantep'in İslahiye ilçesindeki çadır kente taşımış, ancak anne ve çocukları çadır kent koşullarında yaşamakta zorlanınca tekrar İzmir getirmişti.  


Suriyeli aile Baykan'ın akademisyen ve eczacı arkadaşlarıyla Bornova'da kurduğu evde yaşıyordu. 


Baykan, Maha ile tanıştığı ilk günü şöyle anlatmıştı:


"Maha, biraz konuşunca botla karşıya geçeceklerini söyledi. Baktık, 6 çocuk var, biri daha 15 günlük. Hava soğuk. Bir an bile düşünmedim. Çok çaresizdi, yapacak bir şeyi yoktu. Teklifimi çekinerek kabul etti. Aldım eve getirdim. Biz o akşam o çocukları orada görmeseydik, ertesi gün kıyıda cesetleriyle karşılaşabilirdik. Aklımda tek bir şey vardı, onları güvenle gidecekleri yere ulaştırmak"


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS