Kemal Kılıçdaroğlu: "Kazara bir CHP'li bunu deseydi kıyamet kopmuştu"

Kemal Kılıçdaroğlu: "Kazara bir CHP'li bunu deseydi kıyamet kopmuştu"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu CHP Parti Meclisi toplantısı öncesinde gündemi değerlendirdi. Akademisyenlerin tutuklanmasına sert tepki gösteren Kılıçdaroğlu "Bu olay demokrasiye vurulan en derin darbelerden birisidir. Kendinizi artık dünyaya anlatamazsınız" dedi.

 İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları:


İki ay bile geçmedi ama her toplantımız maalesef olumsuz bir olayın üzerine inşa edilir gibi. Hep şu soruyu kendime sordum ve bütün vatandaşlarımın da aynı soruyu sormasını isterim; Neden Türkiye, cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birini yaşıyor? Türkiye neden bir yerlere savruluyor? Bunun sorumlusu kim? Kim yapıyor bunları bu düşmanın adı ne?


"Kendinizi dünyaya anlatamazsınız"


Dünyanın vaadinde bulundular ama Türkiye bugün farklı bir atmosferin içinde. 78 milyon yurttaş yaşıyorsa 78 milyon da aynı kaygıları paylaşıyor. Türkiye nereye gidiyor? Bir tarafta terör diğer tarafta sıkışan bir ekonomi. Herkes can derdinde bütün bunlar tartışılırken bu ülkenin aydınları tutuklanıyor neymiş düşüncelerini açıklamışlar. Düşünce açıkladı diyer bir akademisyen hapse mi atılır?


Acı olay Muzaffer Kaya acı olay Esra Mungan acı olay Kıvanç Ersoy üçü de öğretim üyesi üçünü de bildiriye imza attı üçünü de tutukluyoruz... Bu olay demokrasiye vurulan en derin darbelerden birisidir. Kendinizi artık dünyaya anlatamazsınız.



"Bu ülkede artık demokrasi yok"


Bir öğretim üyesi bir bildirinin altına imza attı diye hapse mi atılır? 12 Eylül darbe dönemlerinde yaşadığımız sürecin tekrar yaşanması anlamına geliyor. Adını değiştirdiler, yine siyasi iktidarın sopası, demokrasi bizim ülkemizde artık yok.


Düşünceyi açıklamada elbetteki insanlar her istediğini söyleyemezler, elbette bunun evrensel standartları var. Eğer siz şiddeti açıkça övüyorsanız, ırkçılık yapıyorsanız yasaktır. Onun dışında düşüncelerinizi rahatlıkla açıklayabilirsiniz.


Bakın nereden nereye geldi. Hitler faşizminden kaçan öğretim üyelerini kucaklayan bir Türkiye'den kendi ülkesinde üniversiterde ders veren hocayı hapse atan bir Türkiye'ye geldik.


"Batsın sizin aydınlığınız"


Biz hangi demokrasinin mücadelesini verdik? Bunun adı bildiğimiz otoriter rejimdir. Eğer Türkiye'de bugün demokrasi kan kaybediyorsa bunun en temel somlularından biri de havuz medyası ve orada yazanlardır. Aydın geçiniyorlar bunlar, batsın sizin aydınlığınız.


Bir ülkede medya özgür değilse orada demokrasi rafa kalkmıştır. Bunu ilk söyleyen ben değilim. Bunu ilk söyleyen 30 Mart 2015'te bir dikatatör bozuntusu. "Parlamenter sitem bekleme odasına girdi" diyor. Buna ilk tepkiyi vermesi gereken kimdi? TBMM Başkanı. Ama korkularından göstermediler. TBMM koltuğu korkacak adamların koltuğu değildir. O koltuğun hakkını vermek gerekiyor.


Düşüncesini açıkladı diye akademisyenler hapse atarsanız ülkede demokrasiyi yok edersiniz. 


"Kazara bunu bir CHP'li deseydi..."


Terör örgütlerine başta PKK'ya yardım ve yataklık yapan başta Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yöneticileridir. Öğretim üyelerinin böyle bir şeyi yok. 2014 yılında güvenlik güçleri 290 kez silahlı unsurlar var mücadele edilmesi lazım diye yazıyorlar. Hayır bunlara dokunmayın diyorlar. Bu yardım ve yataklık değil midir? Öğretim görevlilerinden ne istiyorsunuz? Ellerine silah alıp dağa mı çıktılar?


Saadullah Ergin. Adalet Bakanı. 26 Ocak 2013. "Öcalan bölgenin reel politiğini sağlıklı değerlendiriyor" Kazara bir CHP'li bunu deseydi kıyamet kopmuştu. 


Yiğit Bulut. Jöleli..."Abdullah Öcalan Türkiye'nin önünü açıyor". Bunu bir CHP ilçe başkanı söylesydi yer gök inlemişti. 


19 Temmuz 2013 Yasin Aktay. AKP'nin Genel Başkan Yardımcısı. "Öcalan dünyanın geleceğini iyi okuyor" E senin okuyamadığın yerde o okuyor demek ki. Bunu bir CHP'li söyleseydi elli tane iftira atılırdı. 


Mehmet Metiner. AKP milletvekili. "Öcalan demokrasiye katkı sağlıyor" Anaların ağladığı yerde katkı sağlıyor. Bunu bir CHP'li illetvekili söyleseydi ne olurdu acaba?


Beşir Atalay. Başbakan Yardımcısı. "Öcalan'ın düşünceleri bizim de düşüncelerimiz. Türkiye Cumhuryieti devlertini kenisiyle hesaplaştırdık" Kazara bizim bir üyemiz bunları söyleseydi...


Efkan Ala. İçişleri Bakanı. "PKK ile AKP doğrudan görüşüyor" Daha ne desin? "CHP ile PKK görüşüyor" denseydi ne olurdu acaba?


Yalçın Akdoğan. "Öcalan’ın olayları okuma tecrübesi var" Sende olmadığına göre gidip ders alıyorsun demek ki.


"Yürekli bir savcı arıyorum"


Buradan ünvanında Cumhuriyet yazan savcılara sesleniyorum; İçinizde bir tane adam gibi adam, bir hukukçu, namuslu bir hukukçu, yürekli bir adam istiyorum, çocuklarına iyi bir miras bırakacak cumhuriyet savcısı istiyorum. Terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan bir siyasi parti Türkiye'yi yönetiyor. 


Yürekli, namuslu, cesur, anasından helal süt emmiş bir savcı istiyorum. Böyle bir rezaleti Türkiye Cumhuriyeti yaşamadı. Hukukun olmadığı bir Türkiye'de yaşıyoruz. Üç akademisyeni hapse atacaksın, bütün bu rezaletlere göz yumacaksın. Böyle bir şey olamaz. 



"TBMM'nin bu olaya el atması lazım"


Terör konusunda TBMM'nin bu olaya el koyması lazım. TBMM başkanının mutlaka liderlerle bir toplantı yapması lazım. her siyasi parti liderini Türkiye'ye karşı sorumluluğu var. Bu sorumluluktan hiç kimse kaçamaz. Bir araya gelmeliyiz. Mesel milli bir  sorun haline gelmiştir. Görüşlerimiz farklı olabilir ama terör konusunda bütün partilerin birlikte hareket etmesi lazım. Bu ülkeyi sokakta bulmadık.


"Davutoğlu'na sesleniyorum..."


Anayasanın 112. Maddesi çalıştırılmalı. Türkiye bu beladan kurtulacaksa sorumluların yönetim kademesinden ayrılması gerekiyor. Sayın Davutoğlu'na sesleniyorum, sorumlu kimse ya görevden al ya da kendisi namusu ile görevden çekilsin. Kabadayılıkla ülke yönetilemez. Devlette liyakat sistemi gerekir. Ehil olan yapacak işi. Liyakatın olmadığı yerde devlet olmaz


"Terörle yaşamaya mecbur değilim"


Terörle yaşamayı öğretmeye çalışıyorlar bize. Terörle yaşayacağız diyorlar. Kendi kanallarında gazetelerinde söylüyorlar bunu. İyi de bizim terörle yaşama dileğimiz yok. Biz kendi ülkemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz. Ben bu iktidarla, terör ile yaşamaya mecbur değilim. Ben terörle yaşamaya mecbur değilim. Ben ülkemde barış içinde huzur, barış içinde yaşamak istiyorum. Çocuğumla karımla, torunumla, arkadaşlarımla rahatça gezmek istiyorum. Bunların kafasında medeniyet diye bir kavram yoktur. Hepimize görev düşüyor.


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS