Kılıçdaroğlu, Cemil Çiçek'in mektubuna yanıt verdi

Kılıçdaroğlu, Cemil Çiçek'in mektubuna yanıt verdi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarına ilişkin mektubuna yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, kendilerinin çalışmayı sürdürme arzusunda olduğunu, AK Parti'nin, komisyonun varlığından rahatsızlık duyduğunu belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e gönderdiği cevabı yazıda, "Gerek Başbakan'ın açıklamaları, gerek AKP yetkililerinin tutumları dikkate alındığında Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun varlığından rahatsızlık duydukları ve bir an önce sona erdirmek istedikleri anlaşılmaktadır. Üç yıllık çalışma birikimi ve özgürlükçü bir anayasa yapma fırsatının, iktidar partisinin günlük siyasi çıkarları ve kariyer planlaması uğruna heba edilmesi tabii ki kabul edilemez" değerlendirmesinde bulundu.


Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun yeni bir anayasanın tümünde uzlaşma sağlayamayacağını belirttiği mektubuna verdiği cevapta, Çiçek'in uzlaşma sağlanamayacağının anlaşılması nedeniyle Komisyon Başkanlığı görevini yürütmesinin yararı kalmadığı ifadesine ver verdiğini, ancak değerlendirmeleri arasında komisyondaki tıkanıklığın gerçek nedenlerine değinmediğini belirtti.


Yazısında, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun, TBMM'de grubu bulunan dört siyasi partinin ortak iradesiyle kurulduğunu, çalışma usullerinin 15 maddelik protokol ile düzenlendiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, komisyonun nasıl sona ereceğinin de bu protokolde belirlendiğini aktardı.
Buna göre siyasi parti gruplarından birisi komisyondan çekilme iradesini açıkladığı ya da 3 toplantıya mazeretsiz olarak katılmadığı takdirde komisyonun münfesih hale geleceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:


"Anayasa çalışmaları parlamenter sistem esasına göre başlamış ve Komisyon çalışmaları bu çerçevede yürürken, AKP diğer üç siyasi partiden farklı olarak başkanlık sistemi önerisi sunmuş, bu önerisini bir pazarlık unsuru olarak masada sürekli tutmuş ve bunu açıkça da ifade etmiştir. Başkanlık sistemi ısrarı, yasama ve yürütme bölümlerindeki müzakere ve mutabakatı engelleyen en önemli unsurlardan olmuştur. Öte yandan 'başkanlık sistemi olmazsa partili cumhurbaşkanlığı olsun' şeklindeki tartışmalarla AKP, süreci özgürlükçü bir anayasa yapma süreci olarak değil, kişisel kariyer planlama süreci olarak gördüğünü ortaya koymuştur. Beklentisine ulaşamayacağını hissettiği andan itibaren de Uzlaşma Komisyonu'ndan rahatsızlığını ve masayı dağıtma niyetini hissettirmekten çekinmemiştir. Buna karşın komisyon bugüne kadar yaptığı çalışmada 60 maddede tam mutabakat sağlayabilmiştir. Bu önemli bir aşamadır. Ancak, Sayın Başbakan'ın komisyon çalışmalarına yönelik müdahaleci sözleri, özellikle yetkisi bulunmadığı halde çalışmalara süre koyma ve komisyona ömür biçmeye dönük ihtar üslubu içeren açıklamaları, çalışmaların güven içinde yürümesine önemli ölçüde zarar vermiştir."


Kılıçdaroğlu, AK Parti grubu tarafından yaratılan bu güven dışı ortama rağmen çalışmalar devam ederken, TBMM Başkanı'nın ani bir kararla çalışmaları sonlandırmak istemesinin, komisyonu dağıtmak isteyen Başbakan Erdoğan ve AK Parti'nin omuzlarından yükü alma girişimi olarak algılandığı ifade ederek, "Başbakan'ın 28 Kasım tarihli grup toplantısında 'Meclis Başkanı'nın Komisyonu feshettiğini' ifade etmesi karşısında Meclis Başkanı'nın sessiz kalması da bu algıyı destekleyen bir tutum olmuştur" değerlendirmesinde bulundu.


"Bu çabayı devam ettirme arzusundayız"


Türkiye'nin özgürlükçü, demokratik bir anayasaya ihtiyacı olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, tam demokrasinin sağlandığı, demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin sadece bir sözden ibaret olmayıp kurumsal alt yapısıyla birlikte tesis edildiği, üniter yapı içinde ulus devlet esası üzerinde şekillenen cumhuriyet temel değerlerinin korunduğu, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurucu rolünün vurgulandığı bir anayasanın uzlaşma içinde yapılmasına büyük önem verdiklerini vurguladı. Kılıçdaroğlu, yazısında şöyle devam etti:


"Bu nedenle bugüne kadar Başbakan'ın ve AKP'nin süreci tıkamaya, günlük siyasi manevra ve hesaplarına kurban etmeye ve bozmaya dönük tüm çabalarına karşın, çalışmaları sürdürmeye özen gösterdik. Bu çabayı bundan sonra da devam ettirme arzusundayız. Ancak TBMM Başkanı'nın, Başbakan'ın Uzlaşma Komisyonu'nu dağıtma arzusunu gerçekleştiren bir misyon üstlenmesini de uygun bulmuyoruz."


"Çalışmalara devam etmek istemeyen masadan ayrılabilirdi"


Çalışmalara devam etmek istemeyen bir siyasi partinin pekala masadan ayrılabileceğine, bu durumda imzalanan protokole göre komisyonun dağılacağına ve siyasi sorumluluğun komisyonu dağıtana ait olacağına işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:


"Gerek Başbakan'ın açıklamaları, gerek AKP yetkililerinin tutumları dikkate alındığında Anayasa Uzlaşma Komisyonunun varlığından rahatsızlık duydukları ve bir an önce sona erdirmek istedikleri anlaşılmaktadır. Üç yıllık çalışma birikimi ve özgürlükçü bir anayasa yapma fırsatının, iktidar partisinin günlük siyasi çıkarları ve kariyer planlaması uğruna heba edilmesi tabii ki kabul edilemez. Bu çerçevede çalışmaların amacına ulaşması için herk kesimin sorumluluk içinde hareket etmesini bekliyoruz."


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS