Aziz İhsan Aktaş davasında 2. duruşma!

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütünün, belediye başkanları ile belediyelerin üst düzey yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 33’ü tutuklu 200 kişi hakkında açılan davanın görülmesine başlandı. Dava ikinci duruşmayla bugün devam ediyor.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar savunmasını yaptı.
Karalar şu ifadelere yer verdi:
"
9 yaşımdan beri çalışıyorum. 1980’den bugüne kadar yönetici olarak çalıştım. Ben çalıştığım her yerde bu devlete sorumlu, kendini aramış biri olarak üretime ve kaliteye önem vermiş bir insanım. Ben kademeleri çırmalaya çırmalaya çıktım. Ben işine kendini adayan insanlarla çalıştım hep.
2014’te Seyhan Belediye Başkanı oldum. Bir temizlik şirketi vardı, Baki Nugay’ın şirketi. İki sene sonra öyle şeyler yaptık ki bütün Adana “Zeydan Karalar Büyükşehir Belediye Başkanı olsun” dedi. Önceki belediye o kadar başarısızdı ki ben açık ara ile seçildim.
2019’da Büyükşehir Belediye Başkanı oldum. Baktım, felaket bir belediye; hakikaten batmıştı. Borç, gelirin 4 katıydı. Haciz dosyaları vardı… O zamanın parasıyla borç 836 milyon dolardı. Biz pandemi ve depreme rağmen beş yılda haciz dosyalarını hallettik. Ve bugün itibarıyla belediyenin geliri, borcunun 4-5 kat üstünde.
Zeydan Karalar yaptığı uygulamalarla, insanları ayırt etmemesiyle; doğulu, batılı, sağcı, solcu gözetmeyen tavrıyla bütün Türkiye’de sevilen, sayılan biri haline geldi. Kimsenin dürüstlüğünden şüphe etmediği Zeydan Karalar şu an karşınızda, burada yargılanıyor. Bu başarılarımız bizi başka bir noktaya getirdi. Ben vatandaşlarla konuşurken, “Sevildiniz, sayıldınız; o yüzden buradasınız” diyorlar.
15.01.2025’te Baki Nugay (örgüt yöneticisi olarak adı geçen isim) gözaltına alındı. “Ben rüşvete aracılık etmedim, kimseye rüşvet vermedim. Aziz İhsan Aktaş benim resmî ortağım değildi” diyor. Bu nedense Türkiye’nin gözünden kaçtı. Hem Aziz İhsan Aktaş’ın ortak olduğu şirketler, bizim olduğumuz dönemde bizimle çalışamadı. Ama ben nedense Aziz İhsan Aktaş’ın dosyasındayım.
2019’dan sonraki bir dosyada ben neden buradayım? Ben Adanalıyım; neden buradayım, neden Silivri’deyim? Ben Adanalıyım. Biz Adanalı olarak direkt Allah’a bağlıyız. Ablamı ziyarete gelmiştim İstanbul’a. Börekleri güzelce yapmış, kahvaltıyı hazırlamıştı. Tam oturacağız, polisler kapıya dayandı: “Şu dosyadan seni gözaltına alacağız.” Şok oldum. Hayatımda böyle bir şey görmedim. O güzel börekleri yiyemeden ayrıldık.
Benim görev yaptığım dönemde biraz borç almıştık ama onu kısa sürede çözdük. Herkesin parası zamanında ödenirdi. Hak ediş ödemelerinin düzenli yapıldığını ve ödendiğini gördük ve bunu da sunduk. Ödemelerin tamamının yapıldığı bir ortamda ne diye bizden ödeme istensin? Biz ama tutuklandık. Beklemiyorduk.
Dört ay sonra iddianame geldi önümüze. Onu okuyunca biraz daha şaşırdım, şok oldum. Bir iddia var; bu iddianın gerçek olmadığı ortaya çıkıyor. Benim bu durumda ne olması gerekirdi? Tahliyemin olması gerekirdi. Ama olmadı.
Yine söylüyorum huzurunuzda: İhale komisyonunun yapacağı bir şey yok. Şartlara uygun firma ihaleyi alır.
Birileri beni tutuklamak için özel bir gayret göstermiş. Belli ki beş ay sonra tutukluluktan kurtulmak için etkin pişmanlık ifadesi veren Baki Nugay’ın ifadeleri yüzünden buradayım. Başka bir delil olmamasına rağmen, belediye başkanı, milyonların gönül bağı kurduğu Zeydan Karalar tutuklu. Bunu kabul etmek mümkün değil.
Ben yargılanmaktan korkan bir insan değilim. Devlet bir şey gördüyse elbet yargılar. Benim dileğim tutuksuz yargılanmak. Ben ihalelerdeki usulsüzlükleri gördüğümde kendim gidip ihbar etmiş adamım. Savcılık makamının Baki Nugay’ın ifadelerine itibar etmemiş olmasına rağmen evim arandı, makam odam arandı; hiçbir suç unsuru bulunamadı. Ama ben yedi aydır tutukluyum. Bunu hiçbir vicdan kabul etmez.
“Kaçma şüphesi var” diyorlar. Hangi görevliyi çağırırsınız da gelmez ifadeye? Bu bir haksızlık değil mi? Takdir sizin, takdir halkın. Bunu kabul etmek mümkün değil. Hayatım boyunca doğruluktan bir milim ayrılmadım. Ailemden, Adana’mdan, Adanalı kardeşlerimden ayrıyım.
Benim tutuklu olmam, Adana’ya hizmetlerin cezalandırılması anlamına geliyor. Deprem gören ilde yapılacak çok iş vardı; bunlardan mahrum ettik Adana’yı. Benim bütün devletle ilişkim iyidir. Ben devlet adamıyım."
Tutuklu sanık Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar mahkemede yaptığı savunmasında, ‘Ben 2024 yılı Mart ayında Ceyhan Belediye Başkanı seçildim. Aziz İhsan Aktaş ve yakınlarının belediyelerden aldığı herhangi bir ihale olmadığı gibi, benim dönemimden önce yapılmış ihalelerin de devamı söz konusu olmamıştır. Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının, 2024 yılında belediye başkanı seçildikten sonra benim dönemimde aldığı herhangi bir ihale bulunmamaktadır ve devam eden bir ihale de yenilenmemiştir. İhsan Aktaş ve yakınlarının şirketlerine yapılan ödemeler usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmiştir. Şöyle ki; aynı tarihlerde başka firmaların da belediyeden alacakları ödenmiştir. Aktaş ve yakınlarının şirketlerine yapılan ödemeler özel ya da ayrıcalıklı ödemeler değildir. Belediyeden alacağı bulunan diğer firmalar da aynı şekilde ödemelerini almıştır. Aktaş, değeri 4 milyon lira olan bir daireyi 20 milyon liraya aldığını söyleyerek rüşvet verdiğini iddia etmektedir. Ancak yine Aktaş’ın, babamla ev pazarlığı yaptığını iddia ettiği 25–26 Temmuz tarihlerinde, akrabalarının şirketlerinin belediyeden olan toplam alacağı sadece 1,5 milyon liradır. Tapunun alındığı Ağustos ayında da yine alacak tutarı 1,5 milyon liradır. Aziz İhsan Aktaş, Kasım ayında 300 bin dolar verdiğini iddia etmektedir. O tarihte ise şirketlerinin belediyeden bir kuruş dahi alacağı bulunmamaktadır. Bir insan 1,5 milyon lira alacağı için 20 milyon lira ödeme yapar mı? Kasım ayında hiçbir alacağı olmayan bir şirketin tahsili için 300 bin dolar verir mi? Temmuz ayında yapılan bir ödemenin rüşveti dört ay sonra mı ödenir? Yani veresiye rüşvet mi olur? Savcılığın yaptığı araştırmalar sonucunda, iddianamede de belirtildiği üzere, bir dairenin değerinin 7,5 milyon lira olduğu tespit edilmiştir. Yine savcılığın yaptığı değer tespitine göre bu iki dairenin toplam değerinin 15 milyon lira olduğu belirlenmiştir. Bu daireler iki bağımsız bölümden oluşmakta olup, tek daire haline getirilmiş, son derece lüks, özel tasarım ve full eşyalı dairelerdir. Savcılığın dahi iddianamesinde çıplak haliyle toplam 15 milyon lira olarak belirttiği bu daireler, babam tarafından full eşyalı ve özel tasarımlı haliyle Aziz İhsan Aktaş’a 15–16 milyon lira bedelle satılmıştır. Aziz İhsan Aktaş ise ifadesinde bu daireleri 20 milyon liraya satın aldığını söylemiştir. Bu 20 milyon lirayı da; tapuda 4 milyon lira, ayrıca 6 milyon lira ve 300 bin dolar olmak üzere ödediğini iddia etmektedir’ dedi.
Kayhan savunmasının devamında, "Ben kimseden rüşvet almadım, rüşvete aracılık etmedim. İddia makamı, rüşvete aracılık iddiasını bir ihale verme gerekçesine dayandırmıştır. Biz kesinlikle herhangi bir ihale vermedik. Ben bir buçuk yıl boyunca görev yaptım ve bu süre içerisinde ilgili firmaya ya da onun bağlantılı firmalarının hiçbirine ihale verilmedi. İhale yapmadık, ihale vermedik. Ayrıca neden ihale yapmadığımızı da açıklamak istiyorum. Biz göreve başladığımızda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından, Avrupa Birliği fonları kapsamında ve diğer belediyeler aracılığıyla belediyemize temizlik araçları verilmişti. Çöp kamyonları ve süpürge araçları teslim edilmişti. Başkanımız ve ilgili arkadaşlarımızla yaptığımız değerlendirme sonucunda, böyle bir ihaleye gerek olmadığı kanaatine vardık. Çünkü belediyemizin yeterli sayıda aracı bulunuyordu. Birkaç araç takviyesiyle bu hizmeti tamamen kendi belediye imkanlarımızla yürütebileceğimize karar verdik. Nitekim başkanımız göreve geldiğinde, daha önce kullanılan birçok kiralık aracın sözleşmesini de feshetmişti. Bunun nedeni tasarruf sağlamaktı. Amacımız; kendi kendine yeten, kendi ayakları üzerinde duran, güçlü bir belediye yapısı oluşturmaktı. Bu hedef doğrultusunda Adıyaman’da kısmen de olsa bunu başarmıştık" dedi.
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, "Çalışma hayatım boyunca hep belediyelerde görev yaptım. Adıyaman’daki çalışmalar adeta bir şantiye alanı gibiydi. Gerçekten çok zor durumda olan bir kentti. Orada faydalı olabileceğimi düşündüğüm için göreve başladım. Adıyaman’da insanlar büyük travmalar yaşamıştı. Üzülerek söylüyorum ki bu ülkede kötülük o kadar sıradanlaştı ki insanlar, kendi konforları ve kendi hayatları için hiç düşünmeden bir başkasına yalan söyleyebiliyor, iftira atabiliyor ve insanların hayatını mahvedebiliyor. Ben de sekiz aydır cezaevinde yatıyorum. Benimle ilgili ifade veren arkadaş Savaş Çetinkaya’yı İzmir’den tanırım. Kendisi de İzmir’de yaşıyor. 2016 yılında Altaş firmasında çalışıyordu. O dönem personel alımlarında kendisini arardım, bize yardımcı olurdu. Tanışıklığımız çok eskiye dayalıdır. Zaman zaman aramızda para alışverişi de olmuştur. En son belediye başkan aday adaylığım sürecinde Ankara’da da yanımdaydı. Kendisiyle sürekli görüşüyorduk, bana destek oluyordu. Ancak anlam veremediğim bir şekilde bana böyle bir iftirada bulundu. Yıllardır tanıdığım bir arkadaşla aramızdaki para alışverişi bir anda rüşvet alışverişi olarak nitelendirildi. Kendisinin bana gönderdiği 170 bin liralık bir para vardır. Ben bu parayı aldığımı zaten söylüyorum. Ancak benim ona gönderdiğim 25 bin liralık bir ödeme, sanki ben ondan rüşvet almışım gibi dosyada gösteriliyor. Yani benim gönderdiğim para, benim aleyhime rüşvet olarak kullanılmıştır. Bunu kabul etmiyorum. Sanki aramızda sürekli bir para alışverişi varmış gibi gösteriliyor. Bu kadar yakın bir arkadaşımla bu noktaya gelmiş olmamızı anlayamıyorum. Ben aldığım bütün paranın tamamını arkadaşımıza ödedim. Buna rağmen bu arkadaş beni tanımadığını söylüyor, böyle bir durumun olmadığını iddia ediyor. Dosyada o kadar çok yalan beyanı var ki, kendisiyle benim Abdurrahman Tutdere tarafından tanıştırıldığımızı dahi söylüyor. Böyle bir şey kesinlikle yoktur" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, duruşmayı takip etmek üzere Silivri'ye geldi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve partililer Özel'i kapıda karşıladı.
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen ‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütü’ davası duruşmasının ikinci günü başladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'de duruşmayı takip etmek üzere Silivri'ye geldi. Duruşma tutuklu sanıklar savunma yapıyor.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında, 5’i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33’ü tutuklu 200 sanığın yargılanmasının ikinci günü başladı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısında bulunan 1 numaralı salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, başka tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve tarafların avukatları hazır bulundu.
"Aziz İhsan Aktaş suç örgütü" davası ikinci gününde duruşma salonuna alımlar başladı.

Dün ilk duruşma başlamadan önce jandarma ekipleri tarafından bina içerisinde güvenlik amacıyla arama yapıldı. Yaklaşık 2 saat süren güvenlik taramasının ardından duruşmaya gelenler kimlik kontrolleri yapılarak içeriye alındı. Aralarında belediye başkanlarının olduğu tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildiği sırada izleyiciler alkışlar eşliğinde tezahüratlarda bulundu.
İddianamede 6 tutuklu belediye başkanına ‘rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma’ gibi suçlardan 3 yıl ile 18 yıla kadar hapis isteniyor. Bu iddiaların yanı sıra ‘suç örgütüne üyelik’ gibi suçlardan yargılanan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın ise toplamda 133 yıldan 337 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Canlı Anlatım Özeti
ZEYDAN KARALAR SAVUNMASINI YAPTI
'AZİZ İHSAN AKTAŞ'IN BENİM DÖNEMİMDE ALDIĞI İHALE BULUNMAMAKTADIR'
'BENİM GÖREV YAPTIĞIM SÜRE BOYUNCA İHALE VERİLMEDİ'
"PARA ALIŞVERİŞİ BİR ANDA RÜŞVET OLARAK NİTELENDİRİLDİ'
ÖZGÜR ÖZEL SİLİVRİ'YE GELDİ
DAVADA 2. DURUŞMA
2. DURUŞMA BAŞLIYOR
KİMLİK KONTROLÜ 2 SAAT
7 BAŞKANA İSTENEN CEZA
SON DAKİKA
EN ÇOK OKUNANLAR


Eşi de sevgilisi de şüpheli! Evlilik ifadesi: Kendimi salak gibi hissediyorum, hayallerimi de çaldı

Dağda mahsur kalan 2 mühendise ulaşmak için çalışma başlatıldı

CHP Nazilli'de koltuk kavgası! Kapı kilitledi, yeni başkan dışarıda kaldı

Erten ailesinin öldüğü kazada kahreden detay! Küçük kızın son sözü kahretti

ÖGG SONUÇ SORGULAMA TEMMUZ 2026: ÖGG Sonuçları Açıklandı Mı? ÖGG Sonuçları Ne Zaman Erişime Açılacak?