Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Atatürk'ü Anma Töreni'nde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

Umutları tükenmiş bir milleti Milli Mücadele ateşiyle ayağa kaldırıp Anadolu'nun vatan olmasını sağlayarak, bugün 102 yaşına giren Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikalinin üzerinden 87 yıl geçti. Tüm Türkiye'de 7'den 70'e 10 Kasım hüznü yaşarken, on binler saygı, sevgi ve özlemle Atasını anıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk'ü Anma Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Milli gün tartışmalarının maksatlı olduğunu söyleyen Erdoğan, "Atatürk maskesiyle düşmanlık edenlere karşıyız" dedi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

 

ATATÜRK'Ü ANMA TÖRENİ'NDE ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk'ü Anma Töreni'nde önemli açklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı


İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Aziz milletim, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'muzun değerli insanları, saygıdeğer konukları, sizlere en kalbi duygularımla, hürmetle, sevgiyle selamlıyorum. Cumhuriyetimizin göstergesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü vefatının 87. seneyi devriyesinde bir kez daha saygıyla anıyorum. Milletimizin şeref nişanesi olan İstiklal Harbi'ni sevk ve idare ederek yeni devletimizi kuran gazi meclisimizin tüm üyelerini şükranla yad ediyorum.

Konuşmamın hemen başında bir hususu memnuniyetle belirtmek isterim. Geçtiğimiz yıl yeni yerleşkesine taşıdığımız Atatürk Kültür, Dil ve Tarihi Yüksek Kurumumuz bünyesindeki dört köklü müesseseyle görüyorum ki, çalışmalarını başarıyla devam ettiriyor. Gerek yurt içinde gerekse uluslararası düzeyde yürüttüğü akademik faaliyetlerle hem kültürümüz hem de dil ve tarihimiz açısından çok kıymetli işlere imza atıyor.

Küreselleşmeye paralel olarak dilimizin, tarihimizin ve kültürümüzün ciddi sınamalarla karşılaştığı bir dönemde, geniş bir yelpazede yürütülen bu çalışmaları şahsen çok anlamlı buluyorum. Özellikle dilimizi adeta istila eden yabancı kelime ve kavramlara karşılık üretilmesi noktasında daha fazla çaba göstermemiz gerektiği anlaşılıyor.

Ses bayrağımız Türkçemizin korunması ve geliştirilmesinde daha atılgan bir gündemle hareket edilmesinde bu bakımdan büyük fayda görüyorum. Tarihimizden süzülen ışığı tüm canlılığıyla günümüze taşıyan hizmetlerinden ötürü, Başkan Prof. Dr. Derya Örs hocamızın şahsında Kurumumuzun her bir mensubunu tebrik ediyor, kendilerine başarılar diliyorum. Biz de ülkemiz ve milletimiz için yaptıkları hayırlı işlerde, kendilerine destek olmayı inşallah bundan sonra da aynı şekilde sürdüreceğiz.

Devletimizin ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, zorluklarla ve engellerle mücadelenin ardından yeni Türkiye'nin temellerini atmıştır.  Son dönemde milli günlerimizle ilgili yıkıcı, yıpratıcı, toplumsal fay hatlarını kaşıyan tartışmaların gündeme taşınmak istendiğini görüyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı


ATATÜRK MASKESİ TAKARAK MİLLETİN DEĞERLERİNİ ZEDELEYENLERE KARŞIYIZ

Cumhuriyetimizi yüceltmek adına şanlı tarihimizi yok sayanlar ile 102 yıllık Cumhuriyet tecrübesini önemsizleştirmeye çalışanlar aynı amaca hizmet ediyor.

Sosyal medyanın köpürttüğü toplumsal gerilimden beslenen, en büyük mağduru ise Atatürk, hatıraları ve eserleri olmaktadır. 

Medya, sosyal medya ve siyasette Atatürk maskesi takarak milletin değerlerini zedeleyenlere karşıyız.

Eli sopalı düşünce özgürlüğü olmaz. Bizi bir arada tutan çimentomuzdur. Bunların örselenmesine tolerans gösteremeyiz. 

Gazi Mustafa Kemal bugün köpürtülmek istenen tartışmalara set çekmişti. Atatürk, en büyük ve kalıcı eserinin hepimizin ortak eseri olan Türkiye Cumhuriyetini yüzyıl önce ilan etmiştir. Onun eserine sahip çıkmak, kalkındırmak, başarılarına yenisini eklemek gerekmektedir. 

Tam bağımsız Türkiye için çalışanlar, üretenler ve ter dökenler onun mirasına hakiki şekilde sahip çıkabilir. 

Selanik'te Gazi Mustafa Kemal'in doğduğu evi 11 ay süren titiz bir restorasyona tabi tuttuk. Aslına uygun bir şekilde bu evin bakımlarını kapsamlı bir şekilde yaptık. Tarihi ev özgün haline kavuşmuş oldu. Atatürk evi kapısı ziyaretçilerine açıldı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

ŞİMDİ TOPLU İĞNE DEĞİL TOP YAPIYORUZ

Bugün İHA'larımız, SİHA'larımız varsa , dünyanın değişik ülkelerine KAAN'larımızı ihraç ediyorsak bu bir şeyi ortaya koyuyor. Tanklarımızı ve toplarımızla dünyaya rekabet fişeği attık. Türkiye Yüzyılını inşa ediyoruz. Son 23 yılda Cumhuriyet tarihinin en büyük atılımlarını gerçekleştirdik. Olmaz denilen yapamazsınız denilen ne varsa hepsini tek tek hayata geçirdik. Savunma sanayi alanında ülkemizin talihini değiştirdik. Dışa bağımlılığımızı yüzde 20'nin de altına çektik. Toplu iğne bile üretemiyorduk. Şimdi top yapıyoruz, tank yapıyoruz. Bugün 7 milyar doların üzerinde savunma ihracatı yapıyor. Tüm dünya Savunma Sanayinin başarılarıyla övgüyle bahsediyor. 

Bir zamanlar acaba hangi havalimanına insek diyemiyorduk. Şimdi hangi havalimanına insek diyebiliyoruz.

Aydınlık yarınlarımızın teminatı olan ahlaklı, çalışkan, özgüven sahibi milyonlarca genç yetiştirdik. Daha uzun yıllar Türkiye için çalışacağız. Ülkemizi her alanda hedefleriyle buluşturacağız. Milletimiz bizi çok iyi anlıyor. Bizi anlamayanlar inanıyorum er yada geç bizi daha iyi anlayacaklar. Ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi daha net görecekler. Bizden sonraki nesiller açtığımız bu yolda Türkiye'yi zirvelere taşıyacaklar. 

SAAT 9'U 5 GEÇE HAYAT DURDU

Saat 9'u 5 geçe tüm Türkiye'de olduğu gibi İstanbul'da da hayat durdu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde araçlar durdu ve saygı duruşuna geçildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

Vatandaşlar Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ile andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı
Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

ANITKABİR ÖZEL DEFTERİNİ DOLDURDU 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kabrine çelenk bırakan Cumhurbaşkanı Erdoğan, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Anıtkabir özel defterini doldurdu. Yazdığı satırları okuyan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: 

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

Aziz Atatürk, vefatınızın yıl dönümünde zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, kahraman şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'ne tutku ile sahip çıkıyor ve yeni eserlerle nakış nakış işliyoruz. İstikrarlı ve muzaffer Türkiye için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Türkiye küresel güç olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

Haberin Devamı
Haberin Devamı
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ANITKABİR'İ ZİYARET EDİYOR

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87'inci yılında Anıtkabir'de düzenlenen devlet töreniyle anılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

Anıtkabir'deki tören, devlet erkanının Aslanlı Yol'dan yürüyüşüyle başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı
Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

ERDOĞAN VE DEVLET ERKANI ANITKANBİR'E GİDECEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret ederek, Ata'nın huzuruna çıkacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

DOLMABAHÇE'DEKİ YOĞUNLUK HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87'nci yıl dönümünde Dolmabahçe'de anılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

Sabahın ilk saatlerinden itibaren Dolmabahçe Sarayı'nın önüne gelenler içeri girebilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Yoğunluk havadan görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı
Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

 

Haberin Devamı
Haberin Devamı
ON BİNLER ATASINI ANIYOR

Tüm Türkye'de 7'den 70'e herkes Atasını saygı ve minnetle anıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

ON BİNLER DOLMABAHÇE'YE YÜRÜYOR

Mustafa Kemal Atatürk'ü anma programı kapsamında 10 Kasım sabahı "Saygı Yürüyüşü" düzenliyor.

Yürüyüş, saat 08.00’de Atatürk’ün evinin bulunduğu Akaretler’deki Şairler Sofası Parkı önünden başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

Atatürk'ün sesinden özel olarak hazırlanan dinleti eşliğinde 7’den 70’e her yaştan yurttaş, Belediyesi Başkan Vekili Rasim Şişman’la birlikte Dolmabahçe Sarayı’na yürüyor.

 

ATATÜRK'ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN ÜZERİNDEN 87 YIL GEÇTİ

Atatürk, 1881'de Selanik'te dünyaya geldi. Annesi Zübeyde Hanım'ın arzusu doğrultusunda ilköğrenimine Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde başlayan Mustafa Kemal, daha sonra babası Ali Rıza Efendi'nin isteği üzerine geçtiği Şemsi Efendi Mektebi'nde ilkokulu tamamladı.

Ortaokul eğitimi için gittiği Selanik Mülkiye Rüştiyesi'nden kendi isteğiyle ayrılan Mustafa Kemal, öğrenimini Selanik Askeri Rüştiyesi'nde sürdürdü, ardından Manastır Askeri İdadisi'nden ikincilikle mezun oldu. Askeri öğreniminin yanında yabancı dil eğitimi de devam eden Atatürk, yazları izinli döndüğü Selanik'te Fransızca dersleri aldı.

Daha sonra İstanbul'a gelerek 1899'da girdiği Harp Okulu'nu 1902'de teğmen rütbesiyle tamamlayan Atatürk, Harp Akademisi'nden de 1905'te kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu.

Mustafa Kemal, kurmaylık stajı için 1905'te Şam'da 5. Ordu emrine atandı, Suriye bölgesindeki üstün hizmetleri dolayısıyla Beşinci Rütbe'den Mecidi Nişanı verildi. Merkezi Makedonya'nın Manastır şehrindeki 3. Ordu Karargahı'na 1907'de atanan Mustafa Kemal, Selanik'teki kurmay şubede görevlendirildi.

Mustafa Kemal, Manastır ve Selanik'te görevliyken 1909'da İstanbul'daki 31 Mart Vakası'nı bastıran Hareket Ordusu'nda görev yaptı. Arnavutluk'taki isyanı bastırmak için 1910'da düzenlenen harekatta da görevlendirilen Mustafa Kemal, İtalya'nın 1911'de Trablusgarp'a asker çıkarması üzerine Tobruk'a gönderildi, Tobruk ve Derne'de Türk kuvvetlerini başarıyla yönetti ve İtalyanlara karşı Tobruk Savaşı'nı kazandı.

Derne Komutanlığına 6 Mart 1912'de atanan Mustafa Kemal, Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı ve Dimetoka ile Edirne'nin geri alınışında etkili oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

"VATANIN MÜDAFAASINDAN DAHA YÜCE BİR VAZİFE OLAMAZ"

Mustafa Kemal, 1913'te Balkan Harbi'nden sonra Sofya ataşemiliterliğine atandı.

Ataşemiliter olarak görev yaptığı sırada Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine Mustafa Kemal, Başkomutanlık Vekaleti'ne müracaat ederek cephede görev almak istedi.

Kendisine "Sizin için orduda her zaman bir görev vardır. Ancak Sofya Ataşemiliterliğini daha önemli gördüğümüzden sizi orada bırakıyoruz." cevabının verilmesi üzerine Büyük Önder, Başkomutan Vekili Enver Paşa'ya şu mektubu yazdı:

"Vatanın müdafaasına ait faal vazifelerden daha mühim ve yüce bir vazife olamaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben, Sofya'da ataşemiliterlik yapamam. Eğer birinci sınıf subay olmak liyakatinden mahrumsam, kanaatiniz bu ise lütfen açık söyleyiniz."

Bunun üzerine Mustafa Kemal, 1915'te Esat Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı Tekirdağ'da oluşturulacak 19. Tümen Komutanlığına atandı.

Gelibolu Yarımadası'na asker çıkaran ve Conkbayırı'na ilerleyen düşman kuvvetleri, Atatürk'ün komutasındaki 19. Tümen kuvvetlerinin taarruzuyla geri çekildi. Mustafa Kemal Paşa, cephanesi biten Türk askerine "Cephaneniz yoksa süngünüz var." diyerek, moral ve güven verdi.

Mustafa Kemal, Conkbayırı taarruzu sırasında göğsüne isabet eden şarapnel parçasının cebindeki saati parçalayarak dönmesi sonucu mutlak ölümden kurtuldu. Mustafa Kemal Paşa, sadece Gelibolu Yarımadası Kuzey Bölgesi Muharebelerinin değil, aynı zamanda Çanakkale Boğazı'nın, Çanakkale Cephesi'nin, İstanbul'un da kaderini tayin etti ve böylece Çanakkale Savaşları'nda Mustafa Kemal Paşa "Anafartalar Kahramanı" olarak ün kazandı.

Çanakkale'den sonra Doğu Cephesi'nde 16. Kolordu Komutanlığına atanan Mustafa Kemal, 1916'da Rus saldırılarını durdurarak Bitlis ve Muş'u düşmandan geri aldı ve bu cephede generalliğe terfi etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

ÜLKENİN İŞGALİ İLE SAMSUN'A HAREKET ETTİ

Filistin ve Suriye'de görevli 7. Ordu Komutanlığına 1917 Temmuz ayında atanan Mustafa Kemal Paşa, bir süre sonra 2. Ordu Komutanlığına tayin olsa da görevi kabul etmeyerek Genel Karargah emrinde İstanbul'da kaldı. Aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya giderek Alman Genel Karargahı ve Alman savaş cephelerinde incelemelerde bulundu.

Suriye cephesinde 1918'de yeniden görevlendirilen Mustafa Kemal, 7. Ordu Komutanı olarak görev yaptı ve bu sırada İngilizlerin asıl amaçlarının İskenderun'u işgal edip, kuzeye çekilmekte olan 7. Ordu'yu abluka altına almak olduğunu İstanbul'a bildirdi.

İngilizlerin İskenderun'u dirençle karşılaşmadan 9 Kasım 1918'de teslim alması üzerine Mustafa Kemal Paşa, hükümet merkezi ile yaptığı telgraf görüşmelerinde, İngilizlere verilen tavizleri tenkit etti. "Böyle giderse memleketin binbir türlü entrika ve istilaya maruz kalacağını" izah etmeye çalışan Mustafa Kemal Paşa'ya, Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı ve 7. Ordu'nun lağvedildiği bildirildi.

Paşa, bu acziyetin tamamen ortadan kaldırılmasını istiyordu ve emrindeki birliklerin komutasını 2. Ordu Komutanı Nihat Paşa'ya bırakarak aynı gün akşamı Adana'dan trenle İstanbul'a hareket etti.

İstanbul'da, 13 Kasım 1918'den 16 Mayıs 1919'a kadar kalarak memleketin genel durumunu yakın arkadaşlarıyla kritik eden Mustafa Kemal Paşa, ülkesinin kaderini değiştirecek Samsun yolculuğuna çıktı ve istiklal mücadelesini başlattı. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul'dan ayrıldı.

Karadeniz yoluyla 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımladı. Türk milletine, "vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas'ta bir kongre toplanacağını" bildirdi.

Ayrıca Osmanlı Hükümeti'nin verdiği görevden ve askerlikten istifa ederek, 23 Temmuz 1919'da Erzurum'da, 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplanan kongrelerin başkanlığını yaptı.

Bu kongrelerde alınan, "Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, bu amaçla geçici bir hükümetin kurulacağı ve bir milli meclisin toplanacağı, manda ve himayenin kabul edilmeyeceği" kararlarıyla Büyük Millet Meclisi'nin de temelleri atıldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Atatürk öncülüğünde 23 Nisan 1920'de Ankara'da tarihi görevine başladı. Mustafa Kemal Atatürk, Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

MİLLİ MÜCADELE VE KURTULUŞ SAVAŞI'NIN TANIĞI ANADOLU AJANSINI KURDU

TBMM açılmadan 17 gün önce, 6 Nisan 1920'de, Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla Anadolu Ajansı (AA) kuruldu. "Milli Mücadele'nin sesini dünyaya duyurmak" amacıyla kurulan AA, TBMM'nin çıkardığı ilk yasaları duyurdu, Milli Mücadele'nin ve Kurtuluş Savaşı'nın her aşamasına tanıklık etti.

TBMM açılarak milli bir hükümet kurulmasına rağmen Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması imzalandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

"SEVR ANTLAŞMASI BİZCE MEVCUT DEĞİLDİR"

Atatürk, United Telegraph gazetesi muhabirine yaptığı açıklamada, Sevr Antlaşması'nı tanımadıklarını vurgulayarak, "Siyasi, adli, iktisadi ve mali bağımsızlığımızı imhaya ve neticede yaşama hakkımızı inkara ve kaldırmaya yöneltilmiş Sevr Antlaşması bizce mevcut değildir." dedi. TBMM tarafından Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması'nın kabul edilmediği dünyaya duyuruldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

"VATANIN HER KARIŞ TOPRAĞI VATANDAŞIN KANIYLA ISLANMADIKÇA TERK OLUNAMAZ"

İtilaf Devletleri'nin yardımıyla İzmir'i işgal eden Yunan kuvvetlerinin ilerlemesi, 1921'de Birinci ve İkinci İnönü Savaşları ile durduruldu.

Yunan ordusunun 23 Ağustos 1921'de yeniden taarruz etmesiyle Sakarya Meydan Muharebesi başladı. Atatürk, birliklere, "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." diyerek tarihe geçen emrini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

"MAREŞAL" RÜTBESİ VE "GAZİ" ÜNVANI

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Türk ordusu, Yunan ordusunu bozguna uğrattı, Sakarya Meydan Muharebesi'ni zaferle sonuçlandırdı. 22 gün süren savaşta Yunan ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk'e TBMM tarafından "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" ünvanı verildi.

Sakarya Zaferi'nin ardından 13 Ekim 1921'de Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması, 20 Ekim 1921'de Fransızlarla Hatay haricinde bugünkü Türkiye sınırının çizildiği Ankara Antlaşması imzalandı.

Atatürk'ün komutanlığında Türk ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922'de karşı saldırıya geçerek Büyük Taarruz'u başlattı.

Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği 30 Ağustos 1922'deki Dumlupınar (Başkomutan) Meydan Muharebesi'nde Türk ordusu, Yunan ordusunu bozguna uğrattı. Kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk ordusu, 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi.

Anadolu'yu düşman istilasından kurtaran büyük askeri zaferlerin ardından 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri, işgal ettikleri Türk topraklarından çekildi.

Kurtuluş Savaşı, ülkenin kaderinin değiştiği, Türk milletinin dünyaya meydan okuduğu, kahramanlık destanlarının yazıldığı savaş olarak tarihe geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğandan Atatürkü Anma Töreninde önemli açıklamalar: Milli gün tartışmaları maksatlı

TÜRKİYE'NİN BAĞIMSIZLIK BELGESİ LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI İMZALANDI

İsmet İnönü başkanlığındaki Türkiye heyeti ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında 24 Temmuz 1923'te Lozan Antlaşması imzalandı.

Büyük Önder, Lozan Antlaşması'na ilişkin, "Bu antlaşma, Türk milleti aleyhine, asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması'yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eder bir vesikadır." değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN İLK CUMHURBAŞKANI

Atatürk, Fransa'da ihtilal ile kurulan cumhuriyeti, demokrasiyi ve yönetim şeklini inceledi ancak bunun aynısının Türkiye'de uygulanamayacağını öngördü.

Ülkenin siyasal, sosyolojik ve ekonomik yapısını çok iyi bildiğinden, demokrasinin sadece Cumhuriyet ile toplumun tüm kesimlerince içselleştireceğini biliyordu.

Atatürk'ün yakın arkadaşlarından, usta gazeteci ve yazar Falih Rıfkı Atay, "Çankaya" adlı eserinde, Cumhuriyet'e giden süreci ve Mustafa Kemal'in görüşlerini ana hatlarıyla şu cümlelerle kaleme aldı:

"Rejimdeki olağanüstü olmayan durumların çözümlenmesi zorunluluğu ortaya çıktı. Çünkü Türkiye'nin devlet şekli henüz belirlenmemişti. Kanun-i Esasi'de yeni hükümet şeklini açıkça belirlemek gerekiyordu. Çünkü padişahlık ve hilafet taraftarları hala vardı."

Atatürk, Cumhuriyet ilan edilene kadar Cumhuriyet fikrini muhalefet olur düşüncesiyle gizli tuttu ama yeni yönetim şeklinin çabuk kabul edilmesi için çalışmalar yürüttüğünü Nutuk'ta "Devlet yönetimini, Cumhuriyet'ten söz etmeksizin, ulusal egemenlik ilkeleri çerçevesinde, her an Cumhuriyet'e doğru yürüyen şekilde toparlamaya çalışıyorduk." sözleriyle kaleme aldı.

TBMM tarafından 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildi ve Mustafa Kemal Atatürk de Cumhurbaşkanı seçildi. 1938'de vefatına dek arka arkaya 4 kez Cumhurbaşkanı seçilen Büyük Önder Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten Cumhurbaşkanı oldu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik 14 Haziran 1926'da suikast girişimi engellendi, elebaşları İzmir'de tutuklandı. Büyük Önder, suikast girişimine ilişkin Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, "Alçak girişimin benim şahsımdan ziyade mukaddes Cumhuriyet'imize ve onun dayandığı yüksek ilkelerimize yönelmiş bulunduğuna şüphe yoktur. Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Gazi Mustafa Kemal'e 24 Kasım 1934'te 2587 sayılı Kanun'la "Atatürk" soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı.

EKONOMİ, DIŞ POLİTİKA VE TARIMDAKİ HAMLELERİ

Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacıyla 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı'nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı. Milletler Cemiyeti'ne girilmesi, Balkan Antantı'nın imzalanması, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Sadabat Paktı başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası adımlar, Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu.

Tarıma ve çiftçiye değer veren Atatürk, çiftliklerde 1925'ten başlayarak 13 yıl süre ile planlı ve ciddi bir şekilde çalışmalar yaptırdı, ürüne elverişli uygun olmayan topraklarda çiftlikler kurarak bu toprakları ziraata elverişli hale getirdi.

"HATAY, BENİM ŞAHSİ MESELEMDİR

Atatürk, ulusal meseleden ziyade, "Benim şahsi meselemdir." dediği Hatay'ın ana vatana katılması için yoğun çaba sarf etti ve hedefi vefatının ardından 1939'da gerçekleşti.

Mustafa Kemal Atatürk, 57 yıl süren yaşamında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı.

Askeri ve siyasi dehasıyla saygınlığını koruyan Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de 57 yaşındayken Dolmabahçe Sarayı'nda saat 09.05'te hayata gözlerini yumdu.

Atatürk'ün vefatı yalnız Türkiye'de değil bütün dünyada büyük üzüntüyle karşılandı.

ATA'NIN CENAZESİNİN ANITKABİR YOLCULUĞU

Atatürk'ün naaşı, 16 Kasım'da Dolmabahçe Sarayı tören salonunda katafalka konuldu. 19 Kasım günü cenaze büyük bir kalabalık tarafından Yavuz Zırhlısı ile İzmit'e, oradan da aynı günün akşamı tüm yurt gezilerinde kullandığı tren ile Ankara'ya uğurlandı.

Ankara'da 20 Kasım'da devlet erkanı ve yabancı devlet insanları tarafından karşılanan cenaze, TBMM önünde katafalka konuldu. Büyük bir cenaze töreni ile 21 Kasım 1938'de Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konulan Atatürk'ün naaşı, ebedi istirahatgahı Anıtkabir'e taşındığı 10 Kasım 1953'e kadar burada kaldı.

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyen Atatürk, ebedi istirahatgahı olan Türkiye'nin kalbi Anıtkabir'de Türk milletinin gönlünde yaşamaya devam ediyor.

Sıradaki Haber
Sıradaki Haber