CANLI | İsrail'den Gazze'ye topyekün işgal: Siviller göçe zorlanıyor! İşte dakika dakika yaşananlar...

Gazze Şeridi’nin merkezi olan Gazze kentini günlerdir hava saldırılarıyla yerle bir eden işgal ordusu, dün kara harekâtı başlattığını ilan ederek işgal planını tam anlamıyla hayata geçirdi. Saldırı, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ülkeden ayrılmasından hemen önce başlatıldı. Gazze'ye bombardıman sürmeye devam ederken, sviller göçe zorlanıyor. Gazzeliler ise yaşam umuduyla göç yolculuğunu sürdürüyor. İşte dakika dakika yaşananlar...
İsrail'de, Gazze Şeridi'ne yaklaşık 2 yıldır sürdürülen saldırılara son verilmesi ve Filistin Devleti'nin tanınması çağrısı yapan bir bildiri yayımlandı.
Filistinlilere yönelik sistematik ayrımcılıkla mücadele için kurulan ve iki devletli çözümü savunan sivil toplum kuruluşu "Zazim"in Filistin'in tanınması çağrısı yapan bildirisini 7 bin 600'ün üzerinde İsrailli imzaladı.
"Savaşa Hayır - Tanımaya Evet!" başlıklı bildiriyle, tüm ülkelere bu ay sonunda yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu oturumunda Filistin Devleti'ni tanıma çağrısı yapıldı.
Uluslararası toplumun Filistin Devleti'ni tanıması yönünde adım atması için İsrail'den "yükselen sese" ihtiyaç duyulduğunun altını çizen bildiride, bu ay sonunda New York'ta yapılacak BM Genel Kurulu öncesi 10 binin üzerinde imza toplanmasının amaçlandığı kaydedildi.
"İsrail vatandaşlarının tanınmayı, güvenliği ve şiddete son vermeyi teşvik eden diplomatik bir girişime geniş desteğini göstermek amacıyla, dilekçeyi önümüzdeki günlerde çeşitli ülkelerin temsilcilerine iletmeyi planlıyoruz." ifadelerine yer verilen bildiride, Filistin'i tanımanın "İsrail için bir ceza olmadığı" aksine iki halk için daha iyi bir gelecek umudu olduğu belirtildi.
Fransa ve İngiltere başta olmak üzere birçok Batılı ülke, BM Genel Kurulu'nda Filistin Devleti'ni tanıma niyetini açıklamıştı.
Tel Aviv yönetimi ise Filistin Devleti'nin tanınması halinde işgal altındaki Batı Şeria'da tek taraflı adımlar atma tehdidinde bulunuyor.
İsrail basını, Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın, geçen ay sonunda Washington'da görüştüğü ABD'li mevkidaşı Marco Rubio'ya, Tel Aviv yönetiminin ilerleyen aylarda Batı Şeria'yı ilhaka hazırlandığını ilettiğini aktarmıştı.
Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de işgal altındaki Batı Şeria'nın Filistin şehirleri hariç tamamının İsrail'e ilhak edilmesi çağrısı yapmıştı.
Smotrich'in ilhak edilmesini istediği bölgeler, Batı Şeria'nın yüzölçümünün yüzde 82'sini oluşturuyor.

İsrail ordusunun, sabah saatlerinden bu yana Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda 19 Filistinli yaşamını yitirdi.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Birleşmiş Milletler'in (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını belgeleyen raporuna ilişkin, "Komisyonun bu tarihi tespitleri karşısında artık uluslararası toplumun sessiz kalma lüksü yoktur." dedi.
Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun İsrail'in saldırıları altında bulunan Gazze ile işgal altındaki Filistin topraklarındaki son duruma ilişkin raporunu değerlendirdi.
İsrail'in Gazze'de soykırım suçu işlediğinin BM'nin 16 Eylül 2025 tarihli raporu ile bir kez daha ortaya konulduğunu kaydeden Yüksel, komisyonun İnsan Hakları Konseyi'nin 60. oturumu kapsamında hazırladığı ve açıkladığı raporunda, "İsrail Gazze'de soykırım suçu işlemektedir" ifadesi ile tarihe geçecek bir tespit yapıldığını belirtti.
Yüksel, "Bu rapor, yalnızca teknik bir değerlendirme değil, aynı zamanda uluslararası hukukun ve insanlığın vicdanının en güçlü haykırışıdır. Komisyon, İsrail'in fiillerini bütün yönleriyle incelemiş, elde edilen bulguları uluslararası hukuk ölçütleriyle karşılaştırmış ve sonuç olarak soykırım kastının varlığını tartışmasız biçimde ortaya koymuştur." dedi.
İsrail'in işlediği fiilleri dört temel soykırım eylemi olarak tanımlayan raporda, bu eylemlerin, "öldürme, ciddi bedensel veya ruhsal zarar verme, yaşamı sürdürülemez kılan koşullar yaratma, doğumların engellenmesi" şeklinde sıralandığını aktaran Yüksel, bu eylemlerin Gazze'de yaşayan Filistin halkını yok etme kastıyla gerçekleştirildiğini, uluslararası toplumun gözü önünde sistematik biçimde uygulandığını dile getirdi.
Komisyonun soykırımın varlığını destekleyen çok sayıda kanıt sunduğunu belirten Yüksel, "Filistinlilerin yok edilmesini hedefleyen lider açıklamaları, sivillerin ve özellikle çocukların benzeri görülmemiş ölçekte öldürülmesi, evlerin, kültürel ve eğitim kurumlarının sistematik biçimde yok edilmesi, açlığın bir silah olarak kullanılması, yardımların engellenmesi ve tıbbi tahliyelerin reddedilmesi, Uluslararası Adalet Divanı kararlarının yok sayılması, cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin toplu cezalandırma aracı haline getirilmesi, çocukların kasten hedef alınarak öldürülmesi, soykırım kastının varlığını açıkça kanıtlayan başlıca göstergeler olarak kaydedilmiştir." diye konuştu.
"İsrail derhal soykırımı durdurmalıdır"
Komisyonun, ulaştığı bulguların ardından yalnızca İsrail'e değil tüm uluslararası topluma da açık ve tarihi bir çağrıda bulunduğunu dile getiren Yüksel, "İsrail derhal soykırımı durdurmalıdır. Tüm devletler, Soykırım Sözleşmesi'nin evrensel yükümlülükleri gereği, soykırımı önlemek ve failleri cezalandırmak zorundadır. Gazze'de kalıcı ateşkes sağlanmalı, BM öncülüğünde insani yardımlar engelsiz şekilde yeniden başlatılmalıdır. İsrail'e yönelik silah ve destek transferleri derhal durdurulmalı, suça iştirak eden kişi ve şirketler uluslararası yaptırımlara tabi tutulmalıdır. Sağlık çalışanlarının güvenliği sağlanmalı, tıbbi tahliyelerin önündeki engeller kaldırılmalıdır." ifadelerini kullandı.
Bu raporun, BM'nin bugüne kadar yayımladığı "en güçlü ve en bağlayıcı tespit niteliğinde" bir rapor olduğunun altını çizen Yüksel, "Komisyonun bu tarihi tespitleri karşısında artık uluslararası toplumun sessiz kalma lüksü yoktur." dedi.
Soykırımın yalnızca bir ihtimal olmadığını, halen gerçekleşmekte olduğunu belirten Yüksel, "Bu nedenle, Uluslararası Adalet Divanı, mevcut yargılama sürecini hızlandırmalı, faillerin yargı önüne çıkarılması için acil adımlar atmalıdır." diye konuştu.
BM'nin İsrail'in hesap verebilirliğini sağlayacak tüm siyasi, diplomatik ve hukuki mekanizmalarını derhal işletmesi gerektiğini vurgulayan Yüksel, şöyle konuştu:
"Devletler, şirketler ve uluslararası aktörler, soykırıma ortak olacak her türlü desteği kesmeli ve bu insanlık suçuna karşı net bir tutum almalıdır. Sonuç olarak, bu rapor yalnızca Filistin halkının değil insanlığın ortak vicdanının da sınandığı bir döneme işaret etmektedir. Eğer bugün harekete geçilmezse, yalnızca bir halkın değil, aynı zamanda uluslararası hukukun ve adaletin meşruiyeti ağır bir yara alacaktır."
İsrail ordusunun Gazze kentinde içinde 80 hastanın bulunduğu Rantisi Çocuk Hastanesine saldırı düzenlediği bildirildi.
Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail ordusunun dün akşam saatlerinde hastanenin üst katlarını birkaç dakika arayla 3 kez hedef aldığı aktarıldı.
İsrail saldırısının kınandığı açıklamada, "Bu suç, işgalci İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki sağlık sistemini hedef alma ve hizmet dışı bırakma yönündeki sistematik politikasını bir kez daha doğruluyor." ifadesi kullanıldı.
Rantisi Çocuk Hastanesinin Gazze Şeridi'nde onkoloji, diyaliz, solunum ve sindirim hastalıkları gibi uzmanlık alanlarını barındıran "tek ihtisas hastanesi" olduğu vurgulandı.
Hastanede çeşitli bölümlerde tedavi gören 80 hasta, yoğun bakım ünitesinde 4 çocuk ve yenidoğan bakım ünitesinde 8 bebeğin bulunduğuna dikkati çekildi.
İsrail saldırısı sonrasında 40 hastanın güvenli yer arayışı ve çocuklarını kurtarmak amacıyla hastaneyi terk ettiği, 40 hasta ve refakatçilerin, 12 yoğun bakım hastası ve 30 hastane personelinin ise hastanede kaldığı belirtildi.
Gazze Şeridi'ndeki sağlık tesislerine, personeline ve hastalara koruma sağlanması için çağrı yapıldı.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerini hedef alan şiddetli saldırılarını sürdürürken, Gazze kentindeki sivilleri yerinden etmek amacıyla bina ve evleri bombalıyor.
İsrail, yoğun bombardımanın sürdüğü Gazze kentinden ayrılmak isteyen siviller için “geçici” bir tahliye rotası duyurdu.
İsrail ordusu sözcüsü Avichay Adraee, yaptığı açıklamada, “Salah al-Din Caddesi üzerinden geçici bir ulaşım güzergâhının açıldığını duyuruyoruz” ifadelerini kullandı. Adraee, söz konusu güzergâhın yalnızca 48 saat süreyle açık kalacağını belirtti.
İsrail'in Gazze'ye yönelik bombardımanı nedeniyle binlerce Filistinli bölgeden kaçıyor. İsrail'in saldırılarını yoğunlaştırması ve binlerce kişiyi yerinden etmesi sonucunda salı günü kentte on binlerce kişi Gazze kentinden çıkmak için harekete geçti.

İsrail'in Gazze kentine yönelik yeni bir bombardıman başlattığı bildirildi. Bölgeden gelen görüntülerde, kentten dumanlar yükseldiği görüldü.
Gazze’yi ilhak ve abluka altında inleten İsrail işgal ordusu, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun önceki günkü Kudüs ziyaretinde İsrail’e destek açıklamasından sadece saatler sonra dün kara harekâtı başlattığını duyurdu. “Gideon’un Arabaları 2” harekâtının yeni aşaması dahilinde başlayan harekata iki tümen katılırken, üçüncüsünün de ilerleyen günlerde dahil olacağı kaydedildi. Gazze kentinin kenar mahallelerinden başlatılan kara ilerleyişiyle birlikte, İsrail tanklarından oluşan bir konvoy da İsrail’in Gazze Şeridi sınırına konuşlandırıldı. Nihai hedefin ise şehrin tümüyle kuşatılması olduğu kaydedilirken, Axios haber sitesine konuşan İsrailli yetkililer de ABD Başkanı Donald Trump’ın da harekâtı desteklediğini ancak bir an önce tamamlanmasını istediğini öne sürdü.

İSRAİL TARİHİNDE İLK
Harekât kapsamında, İsrail tarihinde ilk kez bir İsrail Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı cephede birliklere liderlik etti. Asıl amacın Hamas’ı tamamen ortadan kaldırmak olduğu ifade edildi. İsrail merkezli Kanal 14’ün haberine göre işgal ordusu, Gazze’de 2 bin ila 2 bin 500 Hamas militanı ile karşı karşıya gelineceğini öngörüyor. Bu militanlar arasında, Gazze’nin merkezinde gerilla savaşı eğitimi almış 14-16 yaşları arasında çocukların da olduğu iddia ediliyor.
İşgal ordusunun harekâta 70 bin yedek askerin seferber edilmesiyle başladığı bildirilirken, 60 bin yedek askerin ileriki günlerde katılım sağlaması ile nihai sayının 130 bine ulaşması bekleniyor.
TEL AVİV DAHİ DUYDU
Önceki gece saatlerinden itibaren başlayan bombardımanın gürültüsü İsrail’in başkenti Tel Aviv’den dahi duyuldu. Filistin medyası, Tel el-Hava ve Rimal semtlerinde M113 tipi paletli tankların uzaktan kumanda ile kontrol edilerek binaların bombalandığını aktardı.
Daha önce hizmet dışı bırakılan M113’ler, uzaktan kumanda ile içinde asker bulunmaksızın sivil yapıların arasına sokuluyor ve patlayıcılar infilak ettiriliyor. İsrail savaş uçakları da kara harekâtı öncesinde geçen hafta boyunca en az 850 hedefi Hamas’la bağlantılı oldukları gerekçesiyle hedef almıştı.

ENKAZ ALTINDA KALANLAR VAR
Harekât nedeniyle en az 100 kişi hayatını kaybederken, pek çok aile geceyi kaldırımlarda oturarak geçirmek zorunda kaldı. Bazı mahallelerde ise evlerin yıkıldığı ve çok sayıda enkaz altında kalanların olduğu kaydedildi. Sabah saatlerinde ise bir kez daha tahliye emri yayınlanarak “güneye doğru harekete geçin” çağrısı yapıldı. Gazze’nin güneyinde “güvenli bölge” olarak ilan edilen alanlarda koşulların son derece ağır olduğu biliniyor.
İsrail bu noktalara da sık sık ölümcül saldırılar düzenliyor. İsrailli yetkililer ise, bir milyona yakın sivilin yaşadığı Gazze’den pazartesi gecesi itibarıyla toplamda 370 binden fazla sivilin güneye doğru kaçtığını ileri sürüyor.
Saldırılar nedeniyle ulaşım imkânları kısıtlı ve barınak sıkıntısı yaşayan Filistinliler ise, Tel el-Hava Mahallesi’ndeki Filistin Kızılayı’na ait El Kudüs Hastanesi’nin avlusuna sığındı.
‘GAZZE YANIYOR’ DİYE SEVİNDİ
Savunma Bakanı Israel Katz ise X hesabından yaptığı paylaşımla tepki çekti. Paylaşımında “Gazze yanıyor. Hamas’ın yenilgiye uğratılması ve İsrailli esirlerin serbest kalmasını sağlamak için ordu kente demir yumrukla saldırıyor” ifadelerini kullanan Katz, “görev” tamamlanana kadar pes etmeyeceklerini savundu. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Hamas’ın İsrailli rehineleri canlı kalkan yapması halinde başının belaya gireceği uyarısında bulundu.
İsrail’in dün Gazze’ye düzenlediği yoğun saldırılarda en az 100 Filistinli hayatını kaybetti.

İSRAİL YEMEN’E DE SALDIRDI
Gazze kentine topyekûn işgal planı kapsamında dün kara harekâtı başlatan İsrail güçleri, Yemen’i de hava saldırılarıyla hedef aldı. Ordu sözcüsü Avichae Adree tarafından tahliye uyarısı yapılmasından yaklaşık iki saat sonra, Husilerin kontrolündeki Hudeyde Limanı’nı hedef alan 12 hava saldırısı gerçekleştirildi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hudeyde Limanı’nda Husilere ait olduğu iddia edilen “askeri yapıların” hedef alındığı öne sürüldü.
Savunma Bakanı Israel Katz, Yemen’e düzenlenen saldırının adının “Looking from Above” (Yukarıdan Bakış) olduğunu duyurdu.
HUSİLER YANIT VERDİ
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı yazılı açıklamada, İsrail savaş uçaklarının ülkeye saldırı düzenlediğini ve hava savunma sistemlerinin karşı mücadele gerçekleştirdiğini kaydetti. Hava savunma sistemlerinin, İsrail uçaklarına yönelik büyük bir kargaşa yarattığını savunan Seri, bazı savaş uçaklarının hedeflerindeki saldırıları gerçekleştiremeden hava sahasını terk etmek zorunda kaldığını ileri sürdü.
Canlı Anlatım Özeti
İsrail'de Gazze'ye saldırıların sonlandırılması ve Filistin Devleti'nin tanınması için imza kampanyası
İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 19 kişi hayatını kaybetti
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, Gazze'de soykırımı belgeleyen BM raporunu değerlendirdi
İsrail ordusu Gazze kentindeki Rantisi Çocuk Hastanesini hedef aldı
İSRAİL'DEN GEÇİCİ TAHLİYE ROTASI
GAZZELİLER GÖÇE ZORLANIYOR
İSRAİL GAZZE'Yİ VURUYOR
İSRAİL'DEN TOPYEKÜN İŞGAL
SON DAKİKA
EN ÇOK OKUNANLAR


Duvarın içinden külçe külçe altın çıktı! İşçiler şoka uğradı: 498 milyon değerinde…

Kuzey Kore'den ABD-Güney Kore tatbikatına sert tepki: "Savaş provası"

İngiltere'de bir ilginç seçim: Rakibi 'çöp kutusu' oldu!

Rusya-Japonya arasında sert rüzgarlar: Putin'in ziyareti, 80 yıllık krizi yeniden alevlendirdi!

Patlayıcılarla müdahale bile nükleer santrali kurtaramadı: Romanya son reaktörü de durduruyor!