MİT paylaştı, bu soru yankılandı: Nâzım Hikmet’in çizdiği portre kime ait? İşte öne çıkan tahmin…

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), şair Nâzım Hikmet’e ait olduğu değerlendirilen bir çizim, şiir ve imzanın yer aldığı arşiv belgesini “Özel Koleksiyon” başlığıyla paylaştı. Belgede 1950 tarihli bir portre ile birlikte Nâzım Hikmet’in el yazısıyla yazdığı “Davet” şiirinden dizeler yer alıyor. Sosyal medyada portrenin kime ait olduğuna dair soru yankılandı, araştırmacı Haluk Oral' göre ise bu portre büyük olasılıkla Rasih Güran’a ait. Hürriyet'ten İhsan Yılmaz kaleme aldı...
Belgede Nâzım Hikmet’in imzası ile 1950 tarih notu ve çizdiği bir portre ile ‘Davet’ şiirine ait el yazısıyla yazdığı şu dizeler vardı:
“Dörtnala gelip Uzak Asya’dan / Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak / ve ipek bir halıya benzeyen toprak / bu cehennem, bu cennet bizim...
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın / Yok edin insanın insana kulluğunu / bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşçesine / bu hasret bizim...”
MİT paylaştığı belge ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Nerede, ne zaman, kimden alındı bilgisi yoktu. Belli ki Nâzım Hikmet tanıdığı, sevdiği birinin hem portresini çizmiş hem de şiirinden dizeler yazarak kendisine hediye etmiş. Büyük ihtimalle hediye ettiği kişinin evine yapılan bir baskında bu belgeye el koyulmuş, daha sonra da arşive girmiş.

Sosyal medyada portrenin kime ait olduğu üzerine çok yorum yapıldı. Birlikte hapis yattığı Kemal Tahir, Balaban, Orhan Kemal gibi yazar ve sanatçılardan birinin gençlik resmi olabilir diyenler çıktı. Ama onlar değildi.
Ben de merak ettim doğrusu. ‘Nâzım Hikmet’in Yolculuğu’ adlı bir araştırma kitabı da olan kültür arkeoloğu ve yazar Haluk Oral’a göre bu portre büyük ihtimalle Rasih Güran’a ait. Uzaktan akrabası olan Nâzım Hikmet’in serbest bırakılmasında önemli rol oynayan, sosyalist hareketin önde gelen isimlerinden çevirmen ve yayıncı Rasih Güran (1912-1972), hapishanede onu en çok ziyaret eden kişilerden birisi. Hatta Piraye ile aralarındaki haber alışverişini sağlayan, Nâzım içerdeyken onun için yardım kampanyası düzenleyip para toplayan kişiydi Rasih Güran. Memet Fuat ‘Gölgede Kalan Yıllar’ kitabında annesi Piraye’nin Nâzım’ın çevresindeki kişilerden tam bir güvenle sevdiği tek kişinin Rasih Güran olduğunu yazar. Güran’ın gençlik fotoğrafına ulaşamadım ama son döneminde çektirdiği fotoğrafları var.
MİT önümüzdeki günlerde edebiyat tarihine eklenecek, yeni sayfalar açacak farklı belgeler yayınlayabilir belki. Sonuçta ellerinde büyük bir arşiv var. Mesela Sabahattin Ali dosyası erişime açılsa da öğrensek nasıl katledildiğini.