Nedim Şener yazdı: Ya emeklilik ya istifa!

Nedim Şener yazdı: Ya emeklilik ya istifa!

Nedim Şener, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ ile mücadelede simgeleşen isimlerden birisi olan Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı'yı Hürriyet'teki köşesine taşıdı.İşte Nedim Şener'in o yazısı...

15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ ile mücadelede simgeleşen isimlerden birisi olan, uygulamaya soktuğu FETÖMETRE kriterleri ile Deniz Kuvvetleri başta olmak üzere TSK bünyesinde binlerce FETÖ üyesini ortaya çıkaran, en son “mavi vatan” kavramıyla Akdeniz’i yeniden Türkiye’nin gündemine sokan Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı, emeklilik veya istifa noktasına gelmiş. Nasıl yani? Hakkında her gün haber okuyoruz, övgü dolu yazılar çıkıyor” diye soracaksınız. Cevap işte tam bu soruda gizli. Mesele övgü dolu işler yapmasıymış, işte tam bu nedenlerden dolayı da hakkında soruşturma ve inceleme açılmış.


Cihat Yaycı’yı tanımayanlar için biraz geriye gideyim.


15 Temmuz sonrası 70 ana, 280 alt kriterden oluşan ve TSK’ya sızmış FETÖ mensuplarını ortaya çıkaran FETÖMETRE isimli çalışmayı gerçekleştirdi. Bu kriterleri görev yaptığı Deniz Kuvvetleri’nde etkili bir şekilde uyguladı.


Kara ve Hava Kuvvetleri komutanlıkları da zaman zaman FETÖMETRE’den yararlandı.


Cihat Yaycı, bu çalışmasını TSK’nın değişik birimlerinde, okullarda hatta sivil bürokraside, yargıda toplantılarla anlattı. En çok da FETÖ üyesi eski TSK mensuplarının hedefi haline geldi. Çünkü yaptığı çalışmanın ne kadar etkili olduğunu en iyi onlar biliyordu. O yüzden kendisi ve ailesi sürekli tehdit aldı, hedef gösterildi. Tümamiral Cihat Yaycı, en son Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasının mimarı, “mavi vatan” kavramının da fikir babasıydı. Bunun için makaleler, kitaplar yazdı.


Yaptıkları ve yazdıkları başta ABD’yi rahatsız etti, çünkü ABD Dışişleri Bakanlığı, Libya anlaşmasından rahatsız olduklarını açıkladı. Elbette Türkiye’nin Libya ile anlaşmasından rahatsız olan Avrupa Birliği ülkeleri, Kıbrıs Rum kesimi, Yunanistan, İsrail ve uzantıları diğerleriydi.


Ne FETÖ’cüler ne küresel güçler Cihat Yaycı’yı yıldıramadı, çalışmalarından vazgeçmedi. Ancak eski bir asker olan arkadaşı, “Cihat’ı istifaya zorluyorlar, olmazsa emekli edilmesi için zemin hazırlıyorlar. Ama bunun için önce devlet yöneticileri nezdinde itibarsızlaştırılması için uğraşıyorlar” deyince “Cihat Yaycı için atılmayan iftira kalmadı ki... ‘AKP’li’, ‘yandaş’, ‘muhafazakâr’, ‘ulusalcı, Ergenekoncu’ dahil yazılmayan şey kalmadı. Sosyal medya bunlarla dolu, başka ne olabilir ki?” diye sordum.


“Ne olacak? Basında çok yer alması, açıklamaları, yazdıkları nedeniyle savunması isteniyormuş, inceleme başlatılmış” cevabını aldım.


“Ne... Kim?” diyecek oldum, “Orası karışık” dedi.


Cihat Yaycı, son Yüksek Askeri Şura’da hakkı yenilerek terfi ettirilmediği halde rütbe derdinde olmadığını göstermek için ve daha fazla hizmet edebilmek amacıyla görevinde kaldı.


Evet, konferanslara ve toplantılara katılmasına hatta TBMM’de ve Cumhurbaşkanlığı’nda Libya ile ilgili toplantılara çağrılmasına rağmen bakanlık izin vermediği için katılamamıştı ama onu istifa ya da emeklilik noktasına getiren konu her ne ise umarım kapanır.


Yoksa buna en çok FETÖ başta olmak üzere Türkiye düşmanları sevinir...

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS