Reina saldırısında çok konuşulmuştu: Jake Raak İstanbul'a yeniden gelmiş

İstanbul Reina'da düzenlenen saldırıda yaralanan ancak ambulansta yaptığı hareketlerle ‘ikinci tetikçi’, ‘CIA Ajanı’ olarak anılan 36 yaşındaki ABD vatandaşı Jake Raak'ın geçtiğimiz hafta İstanbul'a geldiği öğrenildi.



Reina saldırısından sonra Atatürk Havalimanı’nda kameralar önünde konuşurken yaptığı tavırlar nedeniyle ‘ikinci tetikçi’, ‘CIA Ajanı’ olduğu teorileri gündeme gelen Jake Raak'ın İstanbul’a gelerek Silivri’deki duruşmaya katıldığı ortaya çıktı.

Hürriyet'ten Razi Canikligil'e konuşan Raak İstanbul'a tekrar geldiğinde Reina'nın kapısına çiçek bıraktığını ifade ederek şunları anlattı:

“Duruşmanın yapılacağını medyadan öğrenince İstanbul’a tek başıma gittim. Aynı otele yerleştim. İlk gün Reina’ya gidip kapısına bir demet çiçek bıraktım. Duruşma günü Silivri’deki mahkemeye Uber çağırıp tek başıma gittim. Şoföre zar zor olsa da kim olduğumu internetteki fotoğraf ve videoları göstererek anlattım. O da kapıdaki askerlere durumumu anlatıp mahkeme salonuna girmemi sağladı.

'Arkadaşlarım İstanbul'a gitmemi istemiyordu'

Arkadaşlarım İstanbul’a gitmemi istemiyorlardı, özellikle basındaki komplo teorilerinden de endişeleniyor, İstanbul’da başıma kötü bir şeyin geleceğinden korkuyorlardı. Ben o haberleri hiç ciddiye almamıştım.

Duruşma salonu çok büyüktü. İçeride güvenlik görevlisinden çok, tutuklu DEAŞ üyesi vardı. Saldırıyı gerçekleştiren Abdulkadir Masharipov da salondaydı. Yanımda oturan diğer kişinin Reina’nın sahibi olduğunu öğrendim. Ne konuşuluyor hiç anlamıyordum. Salon çok büyüktü, konuşanları ekranlardan izleyebiliyordum.

Önümüzde mikrofonlar vardı. Bana sadece sanıkların avukatları sorular sordu. Bana ‘CIA için mi çalışıyorsun’, ‘ABD hükümetinin elemanı mısın’ gibi inandırıcılığımı bozacak sorular yönelttiler. Reina’da o gece neler gördüğümü anlattırdılar. Daha sonra; ‘Saldırganı görsen tanır mısın’, ‘Ekranda gördüğün kişi o geceki saldırgan mıydı’ diye sordular. Ben İstanbul’a saldırganın yüzüne iki laf etmek için gelmiştim. Yüzüne bakarak bunu söylemek istediğim için mahkemeden izin isteyerek saldırganın karşısına geçtim. Ona “O silah olmadan sen bir hiçsin” dedim. Avukatları, “O gece kulüp karanlıktı, onu nasıl tanıdın? Alkollü değil miydin” diye sorular yönelttiler.

İstanbul’da dört gün kaldım. 27 Mart’taki duruşmaya katıldım. İstanbul’u gezdim. İstanbul’da bu defa omuzlarımdan büyük bir yük kalktı. Artık hayata karşı daha pozitifim. O saldırıdan sonra İstanbul’a dönmek kolay değildi. Benden başka dönen de olduğunu duymadım. Alacağım tazminat ve dava bile yok. Bir hukuk firması tazminat davası açmak üzere benden 4.500 dolar istedi. Ancak daha sonra davanın açılamayacağını söylediler. Param da yandı.”

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS