Tümamiral Yaycı’dan yeni kitap! Kıbrıs Ortadoğu’nun sabit uçak gemisidir

Tümamiral Yaycı’dan yeni kitap! Kıbrıs Ortadoğu’nun sabit uçak gemisidir

Libya ile geçen kasım ayında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’ndaki tezleri 10 yıl önce dillendiren Tümamiral Cihat Yaycı, bu kez zengin enerji kaynaklarını barındıran Doğu Akdeniz’i konu alan ‘Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye’ başlıklı kitaba imza attı.

Yaycı, Kırmızı Kedi Yayınevi etiketiyle çıkan yeni kitabında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ve Yunanistan’ı zor durumda bırakacak tezlere yer veriyor. Kıbrıs adası, Lübnan, Suriye ve İsrail arasındaki Levant Havzası’nda 3.5 trilyon metreküp doğalgaz ve 8 milyar varil petrol bulunduğunu vurgulayan Yaycı, 3 trilyon dolar değerindeki bu doğalgaz rezervinin Türkiye’nin 572 yıllık, tüm Avrupa’nın ise 30 yıllık ihtiyacını karşılayacağını belirtti.


Doğu Akdeniz’in bu nedenle uluslararası aktörlerin iştahını kabarttığını ifade eden Yaycı kitabında şu değerlendirmelerde bulundu: “Enerji konusunda dışa bağımlı Türkiye’nin sadece bugün değil, gelecek nesiller için de denizlerdeki haklarına sahip çıkması gerekmektedir. Tarih boyunca deniz ticaret yollarının merkezindeki Kıbrıs adası stratejik konumu nedeniyle ‘Ortadoğu ülkelerini kontrolünde bulunduran sabit uçak gemisi gibidir’.  Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün tamamen, Irak ve Mısır kısmen bu geminin menzilindedir. Ortadoğu’nun kalbi, İskenderun-Basra-Süveyş’tir. Kıbrıs, bu üçgenin iki köşesi İskenderun ve Süveyş’i kontrol altında bulundurur. Kıbrıs adası, Ortadoğu’ya giriş anahtarıdır.” GKRY’nin 2003 yılında Mısır’la imzaladığı antlaşma ile Mısır halkının haklarını gasp ettiğini belirten Yaycı şunları kaydetti: “Mısır’ın muhatabı coğrafya gereği Türkiye’dir. Meşruiyeti tartışmalı Rum yönetimi yerine Türkiye ile sınırlandırma antlaşması yapsaydı, 11.500 km2 daha fazla deniz alanına sahip olacaktı. Mısır-GKRY antlaşması daha sonra tartışmaya açılmış ve 2013’te iptali için kanun tasarısı hazırlanmıştır. Antlaşmanın ardından dönemin GKRY Ticaret, Sanayi ve Turizm Bakanı Rolandis, GKRY’nin bu antlaşma ile sahip olduğunun dört katı fazlası bir alanda egemenlik haklarına sahip olacağını beyan etmiştir. GKRY, Mısır kadar İsrail’in de hakkını gasp etmiştir. İsrail de GKRY yerine Türkiye ile anlaşmış olsaydı, Afrodit sahasında 12 numaralı parselin tümü ile 7,8, 11 numaralı parsellerin bir kısmı İsrail’in olacaktı. Hatanın farkına varan İsrail, 13 Mart 2018’de 12 numaralı parselden pay istediklerini belirttiklerinde GKRY büyük infial yaratmıştı.”


Sahalara itiraz


Yaycı, “Yunanistan’ın iç karışlığından faydalandığı Libya’ya ait 39 bin km2’lik ve Türkiye’nin hakkı olan 8 bin 900 km2’lik deniz alanını haksız yere oldubitti ile sahiplenmeye çalıştığı görülmektedir... Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarıyla çakışan Yunan ruhsat sahalarına itiraz edilmelidir” dedi.



MEB ilanı yapmalıyız


BM’nin 1982 yılında kıyı devletlerinde karasularında ekonomik bölge ilan etme hakkı verdiğini belirten Yaycı kitabında, “Akdeniz’de, 7 devlet (Fas, Tunus, Suriye, GKRY, Libya, İsrail, Lübnan) Münhasır Ekonomik Bölge; 3 ülke ekolojik koruma alanı, 5 ülke balıkçılık koruma bölgesi ilan etti. Türkiye ise hak ve menfaatlerini deklare etmesine karşın, Doğu Akdeniz’de MEB ilan etmemiş tek devlettir” görüşünü dile getirdi.


Kaynak: Milliyet

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS