Türkiye'de babanın adı var sorumluluğu yok

Türkiye'de babanın adı var sorumluluğu yok

Türkiye’de Çocuğa Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması Türkiye’de babaların çocuk bakımında, çocukla vakit geçirmede ve ev içi işlerde sorumluluk almadığını gözler önüne serdi. Araştırmaya göre babaların yüzde 3,4'ü çocuğun altını değiştiriyor, yüzde 6,9'u çocuğu yıkıyor, yüzde 27,8'i de çocukla oyun oynuyor. Yine babaların sadece yüzde 2,1'i çamaşır yıkarken yüzde 2,8'i bulaşık yıkıyor.

Her yıl Haziran ayının üçüncü pazarı pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de Babalar Günü  olarak kutlanıyor. Ancak bu gün yaklaşırken yapılan bir araştırma Türkiye'de babaların çocuk bakımında, çocukla vakit geçirmede ve ev içi işlerde sorumluluk almadığını ortaya koyuyor.


Bernard van Leer Vakfı’nın desteğiyle Boğaziçi Üniversitesi, Hümanist Büro ve Frekans Araştırma tarafından yürütülen Türkiye’de 0-8 yaş arası çocuğa yönelik aile içi şiddet araştırması sonuçları yayınlandı. 12 bölgeyi temsil eden 26 ilde, 4.101 kişi ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilerek  yapılan görüşmeler sonrasında toplanan veriler araştırma ekibi tarafından analiz edildi, bulgular alandan uzmanlarla tartışılarak rapor haline getirildi.


Araştırma sonuçları, babaların aile içindeki rolleri ve sorumluluklarıyla ilgili çok çarpıcı sorunlara dikkatleri çekiyor.


Bu kapsamda ortaya çıkan bulgulardan bazıları :


 


Babanın Düzenli Olarak Ev İşlerine ve Çocuk Bakımına Katkı Oranı (%) 



































































Babanın Ev İşlerine Katkısı 



%



Babanın Çocuk Bakımına Katkısı



%



Yemek yapmak



3,6



Çocuğun altını değiştirmek



3,4



Temizlik yapmak



3,3



Çocuğu uyutmak



9,7



Çamaşır yıkamak



2,1



Yemek yedirmek



9,5



Evi toplamak



3,9



Yıkamak



6,9



Bulaşık yıkamak



2,8



Çocukla oyun oynamak



27,8



Ev için alıșveriş yapmak



48,1



Beraber gezmek



30,0



Çocuklarla ilgilenmek



41,6



Çocukla kitap okumak



8,3



 



 



Çocuğun kreş/okul sorunlarıyla ilgilenmek



12,4



 



 



Ders çalıştırmak



9,7



Alışverişle iş biter mi?


Bu sonuçlara göre babaların alışveriş yapmak ve çocukla ‘ilgilenmek’ dışında hiçbir ev içi sorumluluğu almadığı görülüyor. Çocuk bakımına katkı konusundaki oranlar ise daha iç açıcı değil. Uyutmak ve ders çalıştırmak (9.7%), yemek yedirmek (9.5%), kitap okumak (8.3%) ve  yıkamak (6.9%) konusunda babalar çok düşük oranlarla sınıfta kalıyor. Hele konu çocuğun altını değiştirmek olunca en düşük değerle karşı karşıya kalınıyor (3.4%). Oysa, çocuğun altını değiştirmek ebeveynlerin çocuklarıyla göz göze gelerek ilişki kurduğu önemli anlardan biri olarak değerlendiriliyor. 


İsveçli babaların inanılmaz rutinleri


Babalar çocuklarıyla yemek yemiyor, konuşmuyor


Anne ve babaların çocuklarıyla geçirdikleri vakitler karşılaştırıldığında ise aşağıdaki  veriler ortaya çıkıyor: 


Annelerin ve Babaların Çocukla Birlikte Zaman Geçirme Oranları (%)




































 



Anne



Baba



Birlikte parka gitmek



79,8



12,7



Birlikte evde oynamak



72,4



11,9



Birlikte konuşmak/dertleşmek



87,7



8,4



Birlikte yemek yemek



91,5



3,8



Birlikte kitap/masal okumak



71,7



18,5



Araştırma verilerinin ortaya koyduğu en çarpıcı sonuç ise: Babaların yüzde 3.8%'i çocuklarıyla yemek yiyor ve sadece yüzde 8.4’ü çocukları ile konuşuyor ve dertleşiyor. 


Babalık izni Finlandiya'da dört hafta


Dünyada babaların çocuk bakımı ve gelişimindeki rolleri üzerine yapılan çeşitli araştırmalar var. Bu araştırmalar açık bir şekilde gösteriyor ki çocuğun sağlıklı zihinsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimi için babaların rolünün artırılması gerekiyor. Bu yüzden bir çok ülkede babaların çocuklarıyla ilgili konularda sorumluluk almasını teşvik edecek programlar uygulanıyor.


Bunlardan biri babalık izinleri. Babalık izninin çocukla ilişkinin artmasına, ilerleyen dönemlerde daha çok sorumluluk almaya ve annelerin konumuna olumlu etkisi olduğu belirtiliyor. Türkiye’de babalık izninin işçiler için beş gün olmasına geçen Nisan ayında karar verildi. Bu oranlar ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Örneğin Belçika’da ve Danimarka’da iki hafta, Finlandiya’da dört hafta, Fransa’da 11 gün ve Yunanistan’da üç gün olarak uygulanıyor. Türkiye’deki uygulamanın  sonuçlarını ancak ileriki yıllarda test etmek mümkün olacak.


Tabii ki babalık izni babaların aile içinde ve özellikle çocuklarıyla ilişkilerini geliştirmek için kullanılabilecek tek araç değil. Özellikle orta ve düşük gelirli ülkeler için anne ve babaların birlikte veya ayrı katıldıkları çocuk gelişimi ve olumlu ebeveynlik gibi konuları da içeren eğitimler gündeme geliyor. Özellikle hamilelikten başlayan ve çocuk en azından ilkokula başlayana kadar devam eden bu gibi eğitimler ev ziyareti temelli veya merkez temelli olarak yürütülebiliyor. Bu eğitimleri mevcut sağlık, eğitim, çocuk bakımı, istihdam vb. gibi hizmetler ve altyapılara entegre ederek yaygın, erişilebilir, ücretsiz ve kaliteli olmasını sağlamak mümkün. 


Özel politikalar gerekiyor


Yapılan araştırmalardan bazıları babaların kendi rolleriyle ilgili algılarındaki değişikliğin ev içindeki sorumluluklarına da yansıdığını ve dolayısıyla toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili olumlu değişikliklere yol açtığını gösteriyor.


Aileleri güçlendiren ve babaları aile içi sorumluluklara  daha fazla dahil etmeyi hedefleyen, özellikle çocukların ilk yıllarına yönelik program ve politikalar geliştirmek  gerekiyor. 


Detaylı bilgi için: http://www.ailecocuksiddet.info/RAPOR.pdf

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS