TÜSİAD'dan "operasyon" yorumu: "Tedirginlik yaratıyor"

  1. Türkiye
TÜSİAD'dan "operasyon" yorumu: "Tedirginlik yaratıyor"
TÜSİAD'dan "operasyon" yorumu: "Tedirginlik yaratıyor"

TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, İstanbul merkezli düzenlenen operasyona ilişkin, "Bunlar tedirginlik yaratıyor ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesi içerisinde hızlı bir şekilde çözümlenmesini diliyorum" dedi.

Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) tarafından düzenlenen, "68. Ege
Toplantısı"na katılan Yılmaz, gazetecilerin soruları üzerine İstanbul merkezli
düzenlenen operasyona ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ekonominin güven ve istikrar ortamıyla bağlantılı olduğunu ifade eden
Yılmaz, şöyle konuştu:

"Tabi bunlar tedirginlik yaratıyor ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesi içinde hızlı bir şekilde çözümlenmesini diliyorum. Kişi hak ve özgürlüklerine de zarar gelmemesini diliyorum bu süreçte. Masumiyet karinesi bozulmasın, buna dikkat edilsin istiyorum. Tabi ekonomi, güven ortamı, istikrar ortamı demek. Bu tür gelişmelerin istikrarı bozcağına ilişkin kaygılarımızın olacağını ifade edebilirim."

Fed'in kararı

Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada ise küresel ekonomide 2007
yılında başlayan ve 2008 Eylül ayında Amerikan finansal merkezlerinde ortaya çıkan krizin tümüyle bittiğinden söz etmenin mümkün olmadığına işaret ederek, çok dikkatli olanması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, krizin en alevli olduğu dönemde, başta ABD olmak üzere, sorunu
en derin hisseden ülkelerin, krizden çıkabilmek için bir likidite bolluğu
yarattıklarını ancak bu durumun Amerikan Merkez Bankası Fed'in aldığı son kararda da anlaşılacağı üzere sona ermekte olduğunun görüldüğünü dile getirdi.

Bunun, gelişmekte olan Türkiye gibi ekonomiler için risk oluşturduğunu
vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Krizin yavaş yavaş bitimine doğru, likidite azalmaya başladıktan
sonra, Fed'in varlık alımlarını yavaşlatmaya başlatacağını ifade etmesi nedeniyle piyasalar tedirginlik içinde bulunuyor. Cari açık sorunu oldukça kronik devam eden bir ülkede daha da dikkatli olmamız lazım. İç tasarruflarımız yeterli değil. Tasarruf miktarımızı yüzde 24'e kadar çıkartmamız lazım."

Yılmaz, tasarruflar artırılırken bunun ekonomide durgunluk yaratmamasına dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulunarak, "Alınmaya çalışılan, tasarrufu artırma tedbirlerine, ekonomide yaratabileceği duraklamayı,
durgunluğu da çok dikkatle takip etmemiz lazım" dedi.

"Yapısal reformlar sürmeli"

Türkiye'de son 10 yılda yapılan reformlara rağmen hala yapısal sorunların mevcut olduğunu savunan Yılmaz, söz konusu reformların devam etmesi
gerektiğini söyledi.

Yılmaz, gecikmiş yapısal reformların devam ettirilmesi ve hızla sonuçlandırılmasının, yaşanan sorunlar karşısında tek çare gibi göründüğünü ifade ederek, şunları söyledi:

"Bu yapısal reformlar meselesi geçtiğimiz 10 yılın ilk diliminde,
2007'ye kadar çok önemli dış yatırımın gelmesini sağladı. Türkiye'nin reytingini çok yükseltti. Yani Türkiye reformcu algısıyla çok para etti. Son dönemlerde bu reformcu algıyı maalesef yitirdik. Çok hızla buraya dönmemiz lazım ve gerçekten de bu reformları yapmamız lazım. Büyümenin bunlar olmadan temin edilmesi çok zor."

"Gezi Parkı odaklı olaylara yaklaşım algıyı değiştirdi"

Türkiye'nin, AB perspektifinden de uzaklaşmaması ve bu hedefe olan inancı, yaşanan sıkıntılara rağmen daima diri tutması gerektiğini belirten
Yılmaz, zaman zaman AB'nin, Türkiye'yi anlamakta zorlandığını dile getirdi.

Yılmaz, buna karşı kendilerine düşen görevin Türkiye'yi daha iyi anlatmak olsa da Türkiye'nin Batı değerlerine bağlılığını, Gezi Parkı odaklı yaşanan gelişmelerle halkın aslında en iyi şekliyle ortaya koyduğunu ileri sürerek, şunları kaydetti:

"Aslında biz ne kadar uğraşsak, Türkiye, Batılı değerlere olan bağlılığını sokaklara döküldü, çok güzel gösterdi. Yaşam tarzına, Batılı değerlere saygının azaldığını hissetiği anda çok güzel, yaratıcı çözümler bulup
bunu duyurmaya çalıştı. Maalesef bu, hepimizin övüncü olabilecek bu gelişmeler, bugün anlatmakta sıkıntı çektiğimiz ayıbımız haline geldi. Türkiye, bu demokrasi talebini, bu katılımcı demokrasi talebini olgunlukla karşılayabilseydi durum çok farklı olurdu. O noktadan itibaren şiddetle karşılık vermemiz, toplumdaki bu beklentiyi kavrayıp cevaplayamadığımız noktadan itibaren, Türkiye'nin itibarında ve algısında önemli sıkıntılar çıktı."

Demokrasi ve hukuk devleti

EGİAD Başkanı Seda Kaya ise Türkiye'nin, gerçek anlamda bütün kurum ve kuruluşlarıyla tam işleyen bir demokrasiyi ancak gerçek anlamda hukuk devletini işler hale getirdiği zaman kuracağını ifade etti.

Türkiye gündeminde son birkaç gündür yaşanan gelişmelerin, milletin devlete olan inancını ve hükümete olan güvenini sarsacak noktalara
sürüklenmemesini umduklarını dile getiren Kaya, şunları söyledi:

"İş dünyası olarak istikrara ne kadar ihtiyacımız varsa iyi yönetim, temiz siyaset, rüşvet ve yolsuzluklardan arınmış bir icraata da o kadar ihtiyacımız vardır. Hizmete talip olanların kendilerine emanet edilen kaynakları kullanırken adil, özenli ve dürüst olmaları esastır. Diliyoruz ki Türkiye bu
badireyi, demokrasisi ve hukuk sistemi güçlenerek atlatsın."

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS