Yeni İçişleri Bakanı için ağır sözler...

Yeni İçişleri Bakanı için ağır sözler...

Yeni kabineyi yorumlayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yeni İçişleri Bakanı Efkan Ala'yı hedef aldı. Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın kendisine hiç itiraz etmeyecek, düşündüklerini hayata geçirecek bir kabine oluşturmaya çalıştığını savundu.

Başbakan yeni kabineyi açıklarken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN Türk'te "Tarafsız Bölge" programının konuğuydu.


Yeni isimleri sıcağı sıcağına yorumladı. Özellikle içişleri bakanlığına Efkan Ala'nın atanmasını tartışmaya açtı. Ala'yı AKP'nin derin devletinin bir unsuru olarak tanımladı.

"Kabine değişikliğinin yararı yok"

Kemal Kılıçdaroğlu, kabinedeki görev değişikliğine ilişkin, "Hala savcıların önüne engel çıkarılıyorsa, bu kabine değişikliğinin hiçbir yararı yok. Değişse ne olur değişmese ne olur" dedi.

Kılıçdaroğlu, daha yolun başında olduklarını belirterek, "İnsanları birden bire 'sen suçlusun' diye damgalamanın doğru olmadığına inanıyorum. Olayı kendi normal mecrasında izlememiz gerekiyor. Neden yolsuzluğun örtülmesini sağlıyorsunuz diye, bizim itiraz noktamız o. Yoksa kendi içinde devlet mekanizması çalışırsa bir sorunumuz yok" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanlığı'na getirilen Bekir Bozdağ'ın Başbakan Erdoğan'ın sözünden ayrılmadığını iddia ederek, "Yani ne derse onu yerine getirir, ne söylerse onu dillendirir. 'Dosyaya müdahale et' derse gözü kapalı dosyaya müdahale etmek ister. Parlamentoda bunu hemen hemen bütün milletvekilleri de bilir zaten. Burada dikkatli olunması gereken süreç şu, yarın göreceğiz.. Hala savcıların önüne engel çıkarılıyorsa bu kabine değişikliğinin hiçbir yararı yok. Değişse ne olur değişmese ne olur" dedi.

Kılıçdaroğlu, "Efkan Ala'nın İçişleri Bakanlığı'na getirilmesi Ankara kulislerinde 'savaş kabinesi' olarak adlandırılıyor, yani Gülen cemaatine karşı. Siz bu izlenimi paylaşıyor musunuz?" sorusuna karşılık, Başbakan Erdoğan'ın kendisine hiç itiraz etmeyecek, düşündüklerini hayata geçirecek bir kabine oluşturmaya çalıştığını savundu.

Ala'nın, bu bağlamda bir dönem İçişleri Bakanlığını devre dışı bırakarak doğrudan İstanbul'daki valiye ve emniyet müdürüne talimat verip, Gezi olayları dolayısıyla aktif rol üstlenen bir kişi olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, "AKP'li milletvekillerinin şunu kendilerine sormaları gerekiyor, bu kadar parlamenter içinde İçişleri Bakanı olacak bir kişi yok mu siz Başbakanlık Müsteşarını oraya getiriyorsunuz?"

"Erdoğan'ın bir derin devleti var"

Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'ın bir derin devleti var, yani AKP'nin bir derin devleti var" diyerek, bunun unsurlarından birinin Efkan Ala olduğunu söyledi.


 "Ricciardone ile yemeğin zamanlaması tamamen tesadüf"

Kılıçdaroğlu, "Yolsuzluk operasyonunun zamanlaması çok tartışıldı. Bir gün sonra ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone ile görüşmeniz oldu. Bu, operasyonun uluslararası boyutunun bir parçası olarak algılandı. Her ne kadar büyükelçi daha sonra yalanlasa da 'Biz imparatorluğun çöküşünü izleyeceğiz' açıklamaları da oldu. Ziyaretin zamanlaması konusunda ne diyorsunuz ?" sorusu üzerine, kendisinin ABD ziyaretinin yansımalarını öğrenmek ve gözlemlerini aktarmak için Ricciardone tarafından davet edildiğini söyledi.

Zamanlamanın tamamen tesadüf olduğunu ve kararın önceden verildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Neden ertelemediniz?" sorusu üzerine, Türkiye'deki bütün yurttaşların kendisinin halka doğruları söylediğini bilmesi gerektiğini ifade etti.

"İktidar size 'Amerikancı oldunuz' diyor" hatırlatması üzerine Kılıçdaroğlu, "Biz Türkiyeciyiz. İşin özü budur. Ben Çin'e de gittim. Kimse bize
'Siz Çincisiniz' demedi. Amerika'ya, İngiltere'ye, Irak'a gittim, arkadaşlarımı Mısır'a gönderdim. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Türkiye'yi kendi
coğrafyasına hapsettiğini görüyoruz. Fakat Türkiye büyük bir ülkedir. Kendi coğrafyasına hapsedilecek bir ülke değildir" ifadelerini kullandı.

 "Amerika, icazet makamı değil"

"Amerikalılar sizi destekliyor mu? Amerika'nın desteğini mi aldınız? İcazet mi almaya gittiniz ?" sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, "Hayır. Orası icazet
makamı olan bir yer değil ki. Türk siyaseti böyle algılayabilir. 37 yıl sonra bir CHP Genel Başkanı oraya gitti. Davet üzerine gittik" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, "Amerika ziyaretiniz Kasım ayının ortasına planlanmıştı ve ondan 1-1,5 ay önce deklare edilmişti. Amerika'dan gerekli teveccüh olmadığı için ziyaretin ertelendiği medyaya yansıdı. ABD'nin Ankara büyükelçisiyle görüştünüz. Ondan sonra ziyaret Kasım sonunda oldu" sözü üzerine, böyle bir şey olmadığını söyledi.


"İstifa etmek hükümetin bileceği şey"

"Hükümetin istifa etmesini istiyor musunuz?" şeklindeki soruya Kemal Kılıçdaroğlu, "O hükümetin kendi bileceği bir şey ama bu hükümetin artık halka güven vermediğini herkes biliyor" dedi.

Kılıçdaroğlu, seçim telaffuz edilirse herhangi bir itirazlarının olmayacağını dile getirerek, erken seçimin kendi talepleriyle olmayacağını, çünkü
Parlamentoda çoğunluğun hükümette olduğunu söyledi.

Adı yolsuzluğa karışan bakanların parlamentoya bakan olarak gelmemeleri gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Onlar kürsüden konuşmamalı bakan olarak. Bakan olarak konuşurlarsa arkadaşlarımız sert tepki gösterirler. Adı yolsuzluğa bulaşan bir bakan Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde bakan olarak konuşamaz. Ahlaki değerler nedeniyle konuşamaz. Milletvekili olarak gelebilir. Onun prosedürü ayrıdır. Çünkü o,
devleti yönetmiyor. Yasama organının bir parçasıdır, gelir orada oturur. Ne olduğunu herkes bilir. Fakat siz ona devletin milyarlarını teslim edemezsiniz. Devletin milyarlarını teslim ediyorsunuz bakana. Adı yolsuzluğa bulaşmış bir bakanın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelip, bakan olarak konuşması doğru mu?"

Kılıçdaroğlu, hükümetin çıkardığı bütçenin de gayrimeşru olduğunu söylediklerini ifade ederek, "Sayıştay raporlarının gelmediği bir bütçe mi geçer parlamentodan ? Biz isterdik ki sadece CHP olarak biz değil, vergi ödeyen her yurttaş itiraz etsin buna. Biz bilbord yaptık. Söylediğimiz, 'Vergimi ödüyorsam, hükümet de hesabını verecek.' Bizim bu ilanlarımızın bilbordlarda yayınlanması yasaklandı, kabul edilmedi. Firma hükümetten korkuyor. Firma çekindi koyamadı. İktidardan korku. Çünkü vergi denetimini silah olarak kullanıyor iktidar. Bakın bu Cumhuriyet tarihinde hiç olmamıştır. Başka alanlarda da baskı kuruyor" diye konuştu.


{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS