Zeus'un kızına sanal öpücük!

Zeus'un kızına sanal öpücük!

Zeus'un kızına sanal öpücük!

263 yılında Gotlar tarafından tahrip edildikten sonra harabesi yağmalanan ve bir daha kimsenin bütün olarak göremediği dünyanın 7 harikasından biri olan Efes’teki Artemis Tapınağı, dijital dünyada yeniden hayat buldu. Prof. Dr. Ahmet Denker, Britanya Müzesi başta olmak üzere Türkiye’den çalınıp götürülen parçaların bulunduğu müzelerde 12 yıl boyunca çalışıp, Artemis Tapınağı’nın yapıldığı dönemde nasıl göründüğünü ortaya çıkardı...

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

DEAŞ tarafından tahrip edilen Suriye’deki Palmira antik kentini dijital ortama aktaran Bilgi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Denker, Britanya Müzesi başta olmak üzere Artemis’ten parça bulundurduğunu tespit ettiği Viyana’daki Efes Müzesi, Vatikan Müzesi, New York Metropolitan Müzesi, İtalya’daki Kapitoline Müzesi, Oxford’daki Ashmolean Müzesi’nde 12 yıl boyunca çalışıp Artemis Tapınağı’nı ayağa kaldırdı.

YERİNDE YELLER ESİYORDU

Prof. Dr. Ahmet Denker’in Artemis’e hayat veren yolculuğu şöyle başladı:

Çocukluğu İzmir’de geçmişti. Henüz ortaokul çağında Halikarnas Balıkçısı’nın yazdığı bir hikayedeki Artemis Tapınağı’nın adını öğrenmişti. Kendi anlatımıyla, okul gezisiyle Efes’e gitmesi ise onun için tam bir hüsrandı. Artemis’in yerinde yeller esiyordu. 80’li yıllarda doktora yapmak için İngiltere’ye gittiğinde ilk ziyaret ettiği yerlerden biri Britanya Müzesi oldu. Müzenin İyonya koleksiyonunda dolaşırken, Artemis’in eni 3 metreye varan damarsız beyaz mermerden yontulmuş iki sütun başlığını gördü. Artemis’le ilgili bir çalışma yapmak işte orada aklına kazınmıştı.

İŞARET FİŞEĞİNİ ÇAKAN KİTAP

Ahmet Denker çalışmalarını Türkiye’de sürdürürken bilgisayar teknolojilerinde başdöndürücü hızda gelişmeler oldu. Artık çizimler 3 boyutlu olarak bilgisayar ortamına aktarılabiliyor, binalar ekranlardan inşa edilebiliyordu. Türk arkeolojisinin duayeni merhum Ekrem Akurgal bir kitabında, Britanya Müzesi’ndeki parçalardan yola çıkılarak tapınağı yeniden ayağa kaldırmanın mümkün olduğunu yazmıştı. Bu Ahmet Denker için işaret fişeği oldu. Britanya Müzesi’nden aldığı özel izinle Yunan ve Roma Eserleri Departmanı’nın depolarında 3 yaz geçirdi. Artemis’in parçalarını tek tek ölçtü, çizimlerini yaptı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

SİKKELERDEN YOLA ÇIKTI

Ahmet Denker bundan sonrasını Hürriyet’e şöyle anlattı: “Artemis’in nasıl göründüğü hakkında yeterli bilgi yoktu. Tapınağın alınlığından geriye sadece iki küçük parça kalmıştı, bunlardan alınlığın nasıl göründüğü konusunda bir sonuca ulaşmak mümkün değildi. Yardımımıza Artemis’in ayakta olduğu dönemden kalmış madeni sikkeler yetişti. Sikkelerin ön yüzüne tapınağın cepheden görünüşü işlenmişti. Artemis’in etkisinde kalan mimarların inşa ettiği Sadis’teki Artemis Tapınağı, Didim’deki Apollo Tapınağı ve Manisa’daki Artemis Tapınağı da eksik diğer parçaları tamamladı.”

KİTAP OLARAK BASILACAK

Ahmet Denker ve öğrencilerinin 12 yıllık emekleri sonucu tamamlanan Artemis Tapınağı çalışması, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanacak Klasik Çağın Kaybolan Harikası Artemis Tapınağı: Tarihçesi, Mimarisi ve Dijital Rekonstrüksiyonu başlıklı kitapta toplandı. Kitap yakında raflarda yerini alacak.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

DEAŞ’IN YIKTIĞI PALMİRA’YI YAPTI

Ahmet Denker’in Artemis çalışmasına en büyük darbeyi, DEAŞ’lı teröristlerin Palmira Antik Kenti’ni harap etmesi vurdu. Denker ve öğrencileri Artemis çalışmalarını bir kenara bırakıp, önce Çölün Gelini olarak bilinen Palmira kentinin çizimlerine yöneldi. Palmira kentiyle ilgili çalışmalar, İspanya’nın Valensiya kentindeki bir konferansta en iyi bildiri ödülüne layık görüldü. Bu, Ahmet Denker’in Artemis’le ilgili çalışmalarına daha da hız vermesine neden oldu.

BAKİRE TANRIÇA

Yunan mitolojisine göre Artemis, tanrı Zeus’un Leto’dan olan kızıydı. İkiz kardeşi Apollon’la birlikte tanrılar soyunun devamını temsil ediyordu. Elinde bir ok ve Yay taşıyan Artemis, annesi Leto’yu koruyor ve onu küçümseyenlere ceza veriyordu. Artemis bakire tanrıça olarak biliniyordu. Namusuna göz diken Aktiaon’u geyiğe çevirmiş ve gökyüzünü yırtan çığlıkları ile köpeklerini çağırıp parçalatmıştı. Bu olaydan sonra babası Zeus, tüm hayvanlarla konuşabilen Artemis’in köpeklerle konuşabilme yetisini geçici bir süre elinden almıştı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Paris’teki ünlü Louvre Müzesi’nde bir kopyası sergilenen Versay Diana’sı isimli Antik Yunan bronz heykel, Artemis’i boynuzundan tuttuğu geyikle canlandırıyor.

PARÇA PARÇA ÇALIP LONDRA’YA TAŞIDILAR

Şimdi İzmir’in Selçuk ilçesi sınırlarında kalan Antik İyon şehri Efes, milattan önce 3 bin yılında inşa edilmeye başlanmıştı. Anadolu medeniyetinin zirvesini yaşayan İyonlar, dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nı da bu kentte hayata geçirdi. Ancak antik dünyada dillere desten olan Artemis Tapınağı, 263 yılında Gotlar’ın saldırılarıyla tahrip edildi. Harabesi sistematik olarak yağmalandı ve zamanla yaklaşık 6 metrelik alüvyon çamurunun altına gömüldü. Antik dönem tarihçilerinin anlattıkları bu gizemli tapınak, demiryolu mühendisi olarak 1863 yılında İzmir’e gelen İngiliz John T. Wood tarafından keşfedildi.

AVRUPA’YA YAYILDI 

John T. Wood antik dönem tarihçilerinin yazdıklarından yola çıkarak Artemis’in peşine düştü. Birçok kazı sonunda izini buldu. Bulduğu sütunları, heykelleri ve diğer parçaları gün yüzüne çıkartıp 1873’te Londra’ya götürdü. Parçaların bazıları da Londra’dan başka Avrupa kentlerine yayıldı. Amazonlar tarafından korunduğuna inanılan Artemis Tapınağı böylece Anadolu coğrafyasından tamamen yok edilmiş oldu.

Kaynak: Hürriyet / EYÜP SERBEST