İran’da lider suikastı tartışması: “Dış tehdit toplumu kenetliyor”

{ title }

SONRAKİ VİDEO

Kaynak:CNN TÜRK

SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş, liderleri hedef alan saldırıların devlet sistemini zayıflatmak yerine çoğu zaman toplumu dış tehdit karşısında daha fazla kenetlediğini söyledi. Demirtaş, liderlerin ortadan kaldırılmasının devletin işleyişini durdurmadığını, sistemin yeni liderlerle devam ettiğini vurguladı. İran’ın 1979’dan bu yana güçlü bir dış tehdit algısına sahip olduğunu belirten Demirtaş, bu tür saldırıların tarihsel travmaları derinleştirdiğini ve güven bunalımını artırdığını ifade etti. Ayrıca arabuluculuk çabaları sürerken hedefli saldırıların yapılmasının çelişkili bir durum oluşturduğunu söyledi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş, liderleri hedef alan saldırıların devlet yapısını zayıflatmak yerine çoğu zaman tam tersi bir etki oluşturduğunu söyledi. Demirtaş’a göre, bir devletin başsız kalacağı düşüncesiyle atılan adımlar pratikte beklenen sonucu vermiyor; aksine toplumun dış tehdit karşısında daha fazla kenetlenmesine yol açabiliyor.

İran örneğini değerlendiren Demirtaş, Ali Hamaney’in öldürülmesi durumunda dahi sistemin işledi ve yerine yeni bir liderin geldiğini belirtti. Demirtaş, İran’da hem siyasi hem de dini liderlik açısından alternatiflerin ortaya çıkabileceğini, hatta Hamaney’in oğlunun da bu tartışmalarda adı geçen isimlerden biri olduğunu ifade etti.

Demirtaş, liderlerin ortadan kaldırılmasının devletin kurumsal yapısını veya sistemin işleyişini doğrudan değiştirmediğini vurgulayarak, “Liderler öldürülebilir ya da görevden ayrılabilir ancak sistem varlığını sürdürür. Bu nedenle böyle adımlar çoğu zaman mantıklı bir strateji olarak görünmüyor” dedi.

İran’da lider suikastı tartışması: “Dış tehdit toplumu kenetliyor”

Haberin Devamı
Haberin Devamı

İran’ın dış tehdit algısının tarihsel bir arka planı olduğunu da hatırlatan Demirtaş, 1979 Devrimi’nden bu yana ABD’nin “büyük şeytan”, İsrail’in ise “küçük şeytan” olarak tanımlandığını, Körfez ülkelerinin de zaman zaman benzer söylemlerle hedef alındığını belirtti. Bu tür söylemlerin ve tarihsel travmaların yeni gelişmelerle birlikte daha da derinleşebileceğini söyledi.

Uluslararası ilişkilerde devletlerin kalıcı dostları ya da düşmanları değil, çıkarları olduğuna dikkat çeken Demirtaş, liderlerin aynı zamanda birer sembol olduğunu vurguladı. Demirtaş’a göre bu sembollere yönelik saldırılar, ilgili ülkelerde güven bunalımını artırıyor ve uzun vadede yeniden güven tesis edilmesini zorlaştırıyor.

Demirtaş ayrıca, bir yandan arabuluculuk girişimleri sürdürülürken ve savaşın sona ermesi için “onurlu bir çıkış” arayışı devam ederken bu tür hedefli saldırıların yapılmasının da çelişkili bir durum oluşturduğunu ifade etti.

Sıradaki Haber
Sıradaki Haber