ABD–İsrail hattında çatlak! İran’ın paylaştığı saldırı videosunun anlamı ne?
Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger’e göre ABD ile İsrail arasında İran konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Trump yönetimi savaştan kaçınarak İran’ı 2015 nükleer anlaşmasına benzer şartlara döndürmeyi hedeflerken, İsrail İran’ın artan nükleer ve füze kapasitesi nedeniyle daha sert adımlar istiyor. İran ise yayımladığı saldırı simülasyonlarıyla güçlü misilleme kapasitesine sahip olduğunu vurguluyor.
Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, ABD, İsrail ve İran arasında özellikle İran dosyası üzerinden ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Ülger’e göre Trump yönetimi, İsrail’in İran’a yönelik askeri baskı politikasına mesafeli duruyor ve temelde yeni bir savaş istemiyor. ABD’nin hedefinin, İran’ı 2015 nükleer anlaşmasına benzer şartlara geri döndürmek olduğunu vurgulayan Ülger, Washington’un bu amaçla “gambot diplomasisi” yürüttüğünü ifade etti.

Ülger, İsrail’in ise İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesinin gizli biçimde artmasından endişe ettiğini ve Tahran’ın bir gün nükleer güç haline gelmesini engellemek için ABD’yi daha sert adımlar atmaya zorladığını dile getirdi. Netanyahu hükümetinin Gazze Savaşı sürecinde de İran-ABD savaşını tetikleyebilecek girişimlerde bulunduğunu belirten Ülger, Trump’ın 21 Haziran’da İran’ın nükleer tesislerine yönelik sınırlı saldırıyla bu süreci daha ileri bir çatışmaya dönüşmeden frenlediği kanaatini paylaştı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti öncesinde ABD üzerindeki baskının artacağını söyleyen Ülger, İsrail’in bir yandan İran’a topyekûn saldırı çağrısı yaparken, diğer yandan İran’ın mevcut füze kapasitesinin İsrail’in tamamını hedef alabilecek düzeyde olmasından ciddi güvenlik kaygısı duyduğuna dikkat çekti. Buna rağmen Ülger, Trump’ın diplomasi seçeneğini önceleyeceğini düşündüğünü ifade etti.

Öte yandan İran’ın, ABD’ye ait bir uçak gemisine yönelik yapay zekâ destekli saldırı simülasyonu videosu yayımlaması da değerlendiren Ülger, bunun Tahran’ın güçlü misilleme kapasitesine vurgu niteliği taşıdığını söyledi. İran’ın olası bir saldırı durumunda öncelikle bölgedeki Amerikan üslerini ve uçak gemilerini, ardından İsrail’i hedef alabileceğini belirten Ülger, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının da ABD açısından caydırıcı bir unsur olduğunu vurguladı.

Ülger, Haziran ayında İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırılarının, Demir Kubbe’den Arrow sistemlerine kadar çok katmanlı hava savunma ağını aşabildiğini hatırlatarak, İran’ın daha geniş çaplı bir saldırıdan özellikle ABD-İran savaşına yol açmamak için kaçındığını söyledi. Ancak İran’ın, rejimi tehdit eden bir saldırı halinde bölgesel bir savaşı göze alabileceği mesajını verdiğini belirtti.
Son olarak Trump yönetiminin, İsrail ile İran arasında denge kurmaya çalıştığını ifade eden Ülger, ABD’nin askeri ve siyasi baskılara rağmen İran’ı diplomasi yoluyla kontrol altına almayı hedeflediğini, önümüzdeki günlerin bu stratejinin ne ölçüde başarılı olacağını göstereceğini kaydetti.
SON DAKİKA
EN ÇOK OKUNANLAR


ABD'nin 'Rus petrolü' kararına Ukrayna'dan tepki: O para savaşa gidiyor

Papa Leo'yu hedef almıştı: Trump, Oval Ofis’te İncil'den bölümler okuyacak

Çin'de insansı robotlar yarı maraton dünya rekorunu kırdı

Kolombiya ve Ekvador arasında gerginlik: "Kafasını yalanlarla dolduruyorlar"

1 asrın ardından ilk: Kerkük'te yönetim Türkmenlere geçti! Böyle kutladılar
