İran'ın en büyük kozu... Hedef 'Dimona Nükleer Tesisi'
İran'ın yarı resmi haber ajansı, bir askerî yetkiliye dayandırdığı habere göre; İran’ın İsrail’deki Dimona nükleer reaktörünü hedef alacağını ifade etti. Peki bu reaktörün önemi ne? Vurulursa ne olur? Atlas Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenay Yalçın değerlendirdi.
DİMONA’NIN TARİHSEL ARKA PLANI
Dimona'nın birazcık geçmişinden söz etmekte yarar var. İsrail Devleti 1948 yılında kuruldu ve kurulduğu andan itibaren de yaşam savaşı verme durumunda kaldı. Bunun için de elinin güçlenmesini istedi ve 1958 yılında Fransa ile yapılan bir anlaşma sonucunda Fransa'dan teknoloji ithalatı yapıldı. Amerika da kaynağı, parayı verdi ve 1958 yılında Dimona’da ilk çalışmalara başlandı.

ABD’NİN DENETİM TARTIŞMALARI
1960’lı yılların başında bu konu Amerika Birleşik Devletleri'nde gündeme gelince, o zamanki ABD Başkanı John Kennedy, Amerika’nın bu tesisleri denetlemesini istedi. Fakat İsrail, “Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı değil, bizi Amerika denetlesin” dedi. Enteresan.
Ve Amerika denetleyici gönderdi. 1961 yılında denetçiler gittiler. Yeraltında altı kattan daha fazla aşağıya inen tesiste sadece zemin katta bir kontrol kulesi ve kontrol odası gösterdiler. Gelenler, “Öyle ki asansör duvarları bile örülmüş ve sıvanmıştı. Aşağıya gidemedik” dediler. Çok enteresandır.
KENNEDY DÖNEMİ SONRASI SÜREÇ
Daha sonra John Kennedy’ye suikast düzenlendi ve 22 Kasım 1963 yılında Kennedy öldürüldü. Peşinden gelen Johnson, ondan sonra Nixon, tamamen bu kontrol sistemini göz ardı ettiler. Yine Nixon döneminde bir mutabakat yaptılar.

Bu mutabakata göre İsrail nükleer silah test etmeyecek, İsrail Orta Doğu’da ilk silah kullanan ülke olmayacak. Bazı koşullarla buna müsaade edildi. Yani Amerika'nın kontrolünde müsaade edilmiş bir çalışma.
DİMONA’DA NE VAR?
Bu tesiste ne var derseniz: Bu tesislerde hem uranyum zenginleştirme, güncelleştirme faaliyetleri var hem de nükleer silah yapabilmek için fabrikalar var. Nitekim daha temmuz ayında, yaklaşık 6 ay önce, uydu görüntülerinden burada yeni faaliyetler olduğu görüldü ve uzmanlar şöyle dedi:
“Bu tesislerde uranyum depolaması yapılabilir ve silah fabrikası olarak da düşünülebilir.”
Gelinen noktada şu biliniyor: İsrail şu anda hem atom bombası, hem nötron bombası hem de termonükleer silahlar bakımından sahip bir ülke. Ve bunları kullanabilecek enstrümanlara da sahip.

Gerek uçakları, gerek füze sistemleri, gerekse denizaltıdan atabilecek kabiliyeti. Bunun için Almanya’dan Dolphin tipi denizaltılar aldılar ve sistemlerini ona adapte ettiler. İsrail bunu artık inkâr etmiyor ve şöyle diyor:
“Bizi yok etmek isteyenler bilsin ki kendileri de aynı tehlike ile yüz yüzedir.”
İRAN İSRAİL'İN NÜKLEERİNİ VURUR MU?
İran, gerek görüldüğü zaman bu tesisi vurabileceğini söyledi. İsrail’deki bu tesis uzun zaman saklandı. Ne zaman ki orada çalışan Marakeş kökenli bir Yahudi işçi kaçıp dünya kamuoyuna bunu paylaştı, işte o zaman gün yüzüne çıktı. Yoksa 1960'ların başında zaten faaliyete geçmişti. Aradan epey zaman geçmişti.
Öte yandan kontrol açısından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetlemek istedi. Fakat İsrail buna müsaade etmedi ve “Sadece Amerika bizi kontrol edebilir” dedi. Hâlen sadece Amerika'nın kontrolü söz konusu.
Amerika kimi kontrol ediyor? Kendi kendini. Çünkü biraz önce de ifade ettim; Fransa'nın teknolojisi o zaman getirildi, Amerika da parayı verdi ve tesis kontrollü şekilde faaliyete geçirilmişti.
Dolayısıyla şu anda İsrail’in kontrol edilmeyen, kamuoyundan saklanan bu tesisleri var. İran da diyor ki:
“Ben eğer işin boyutu değişirse sizin bu nükleer silah üretimi yapan tesisleri vuracağız.”
Buradaki reaktör de zaten zenginleştirme işi için kullanılıyor. Yani plutonyum olsun, uranyum olsun, nükleer silah yapılabilecek zenginliğe ulaşabilme noktasındaki tesisler bunlar.
Burayı vurabileceğini söylüyor. Vurabilir mi? Derseniz, şu andaki İran'ın kabiliyeti evet, bunu vurabilme kabiliyetine sahip. Ama o irade ne zaman gerçekleşir, ne zaman o karar alınır, onu önümüzdeki günler gösterecek. Savaşın seyri gösterecek.
SON DAKİKA
EN ÇOK OKUNANLAR


AB'den 'Türkiye' hakkında iki farklı açıklama: Biri diğeri ile çelişiyor! Kim yalan söylüyor?...

Böylesi görülmedi! O toplu dava başladı: 486 sanık, 47 bin suç dosyası….

Görüntüler Tahran'ın kalbinden: ABD ve İsrail'e karşı 'füzeli' protesto!

Rusya ile Kuzey Kore’yi bağlayacak köprüde kritik eşik aşıldı

Hürmüz ve çevresinde SICAK SAATLER! İran’dan meydan okuma: Ablukaya rağmen gemi geçti... ABD bir başka tankere mürettebat gönderdi...
