Konuşması ile BM'yi sarsan aktivist, o günü CNN TÜRK'te anlattı

Konuşması ile BM'yi sarsan aktivist, o günü CNN TÜRK'te anlattı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşma ile gündeme gelen Suriyeli Aktivist Omar Alshogre, CNN TÜRK'e özel konuştu. 11 yıl boyunca Suriye konusunda adım atmayan BMGK'yı topa tutan Omar Alshogre, konuşmasında neden küfür etmeyi tercih ettiğini anlattı. Dış Haberler Muhabiri Hilken Doğaç Boran'ın özel röportajı...

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Hilken Doğaç Boran: Güvenlik Konseyi'nde yaptığınız konuşmada küfrederek muhtemelen BM tarihine geçtiniz. BMGK’da bu duygu dolu konuşmayı yapmaya sizi ne itti?

Omar Alshogre: BM Güvenlik Konseyi tarafından davet edilip, bu konuşmayı yapabilmek için yıllarca Suriye Acil Durum Görev Gücü ve benzeri projelerimizde çalıştım. Bu sert sözleri söylemeyi tercih ettim çünkü 11 yıl geçmesine rağmen Güvenlik konseyi Suriye’de yapılan katliamları engelleme konusunda başarısız oldu. Bu noktada bana aktarılan mesajı olduğu gibi söylemeliydim. Gerçekler, Konsey’de söylediğim sözlerden çok daha ağır.

Hilken Doğaç Boran: Suriye’deki durumu anlatırken ağır konuşmaktan çekinmediniz. Temsilciler buna nasıl tepki verdi? Konuşmanızdan sonra elle tutulur bir adım atmalarını bekliyor musunuz?

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Omar Alshogre: Tabii ki herkes küfrettiğim zaman bir şok oldu. Muhtemelen BM tarihinde bu ilk kez yaşandı. Ama bu insanları uyandırmak için bazen mülteciler ya da savaş mağdurları olarak kuvvetli sözler söylemek zorundayız, özellikle onların eylemleri zayıf kaldığı noktada. Onları uyandırmam, güçlendirmem gerekiyordu. “Hadi uyanın, burası Disneyland değil. Güvenlik Konseyi’ndesiniz, elinizde çok büyük bir güç var.” Demek istedim. Tabii Rusya ve Çin’in vetoları yüzünden kolektif bir güç olmayabilir ama bireysel olarak ya da iş birliği içinde üyeler harekete geçebilir. Hesap verilebilirliği sağlamak, insani yardım ulaştırmak gibi konularda. Bu mesajı harfiyen aktarmam çok önemliydi çünkü Suriye halkı bugün hala ıstırap içinde. Elle tutulur adımlar lazım. Sınır kapıları açılmalı ki açlıktan ölmek üzere olan insanlara yardım ulaşabilsin. Bab-el hava sınır kapısından insani yardım ulaştırmazsak 4 milyondan fazla kişi açlıktan ölecek ya da hastalanacak. Diğer tüm kapıları da açmalıyız. Çünkü insanlar her yıl bir anlaşmanın yenilenmesine bağlı yaşayamaz. İnsanların bu kadar uzun süre korku içinde yaşamaları çok acı verici. Ben tabii ki sonuç bekliyorum. Bu daimi temsilcileri o koltuklara oturtan kişilerin,,, tepki vermesini istiyorum. Temsilcilerine ulaşıp “bu kişi ya da politika bizim duruşumuzu yansıtmıyor” demeliler. ABD halkı olsun, Türkiye halkı olsun, Almanya da Fransa halkları olsun bunu yapmalılar. Çünkü bu ülke halklarının Suriye halkı için en iyisini istediğine inanıyorum. Suriyelilere yardım edilmesini destekliyorlar ama siyasetçileri bunu yapmıyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Hilken Doğaç Boran: Uluslararası kamuoyunun Suriye konusunda yetersiz kaldığını açıkça ifade ettiniz. Sizce dünya ne yapmalı?

Omar Alshogre: Bence ilk olarak Esad Rejimi ile normalleşmenin bedeli olmalı. Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer ülkeler ilişkilerini normalleştirmeye çalışıyor. Bu suçtur. Bu rejimin kendi halkını katletmesine izin veriyorsunuz, bunu sağlıyorsunuz demektir. Nüfuza sahip ABD ve diğer ülkeler öncelikle bunu yapmalı. Bunu engelleyebilirler. Yalnızca boş açıklamalar yapıp “Esad ile normalleşmeyin” demekle olmaz. Birleşik Arap Emirlikleri’nin normalleşmeye gittiği için bedel ödemesi gerek. Ürdün için de aynı şey geçerli. ABD, bu ülkelerle arası iyi olsa da bunu yapmalı. Eksik gördüğümüz şeylerden biri bu, net adım bekliyoruz. Bir de hesap verilebilirlik meselesi var. Suriye halkı özgürlük ve adalet talebiyle sokağa indi. Bu insanlar size ve bana adaleti sağlayabileceklerini kanıtladı. İnsanlık suçu işleyen birini yakalayıp, hapse attılar. Bunu istiyoruz. Adalet arıyoruz. Bu ülkelerin Almanya örneğinde olduğu gibi evrensel yargı unsurlarını ve diğer unsurları kullanarak insanlık suçu işleyenleri yargılamalarını bekliyoruz. Rejime ve destekçilerine eylemlerinden dolayı sorumlu tutulacaklarını kanıtlamamız gerek. Son olarak, her zaman Suriye konusu basında olmalı. Yaşananlar hakkında farkındalığı artırmalıyız. Çünkü siyasetçiler değişiyor. Onları seçen halklar burada yaşananlar konusunda bilgi sahibi olmalı. Böylece siyasetçilerini daha iyi politikalar yürütmeye yönlendirebilirler. Suriye’yi unutmamak çok önemli. Güvenlik Konseyi’nde de söylediğim gibi, eğer dünyanın her yerinde insan haklarını korumazsanız, kendi ülkenizde de koruyamazsınız. Çünkü hepsi birbirine bağlı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Hilken Doğaç Boran: Türkiye’de muhalefet tüm sığınmacıları en kısa sürede ve gerekirse güç kullanarak Suriye’ye geri göndermeyi planlıyorlar. Hükümet ise zaman içinde kontrollü ve gönüllü bir geri dönüş yolunu destekliyor. Milyonlarca yurttaşınızı siyasette böyle gündeme gelmesi size neler hissettiriyor?

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Omar Alshogre: Bazen zorluklarla karşı karşıya kalsalar da tüm Suriyeliler Türkiye’ye müteşekkir. Ürdün’e, Lübnan’a da aynı şekilde. Yalnızca daha iyi şartlarda yaşamak istiyorlar. Tabii ki komşu ülkelere nazaran en iyi şartları Türkiye sağlıyor ama yine de mümkün olan en yüksek insan hakları standartlarına ulaşmak istiyoruz. Bu hem Suriyeliler hem de diğer halklar için geçerli. Yani hangi sınır, hangi ülke olursa olursun hep daha iyi insan hakları için mücadele vereceğiz. Size, kendime ve dünyaya mesajım şu: Suriye’deki savaş biz demokrasi ve özgürlük istediğimiz için patlak verdi. Bugün siz bunların keyfini sürüyor olabilirsiniz. Biz de aynılarını yaşamak için desteğinizi bekliyoruz. Çünkü ülkemizde ne kadar buna sahip olursak, siz de o kadar huzur içinde yaşarsınız.