Masadaki plan: Savaşı bitirmek değil dondurmak! Uzmandan kritik uyarı: Parçalı anlaşma senaryosu
Dr. Elçin Başol’a göre mevcut ateşkes süreci, kapsamlı ve kalıcı bir barıştan ziyade geçici ve kırılgan bir düzenlemeye işaret ediyor. Taraflar savaşı tamamen bitirmekten çok kontrol altına almaya odaklanırken, Lübnan ve Hürmüz gibi kritik başlıklar süreci zorlaştırıyor. ABD enerji piyasalarını ve bölgesel istikrarı korumayı hedeflerken, İran daha çok ekonomik nefes alma ve rejimin iç meşruiyetini sürdürme peşinde. Olası anlaşma, büyük bir barış yerine sınırlı, teknik ve sürekli pazarlık gerektiren bir yapı olabilir.
Dr. Elçin Başol, ateşkes süreci ve olası barış anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başol, mevcut koşullarda kapsamlı ve kalıcı bir barış anlaşması ihtimalinin “orta-alt düzeyde” olduğunu belirterek, “Sıfır değil ancak güçlü de değil” ifadelerini kullandı.
Başol’a göre masada bulunan yapı, klasik anlamda savaşın tüm başlıklarını çözen bir “savaş mimarisi” değil. Sürecin daha çok “silahları susturma” ve kritik dosyaları dondurarak yönetme stratejisine dayandığını vurgulayan Başol, iki aşamalı planın da bunu gösterdiğini söyledi. İlk aşamada ateşkesin sağlanmasının, ardından 15-20 gün içinde daha geniş kapsamlı bir mutabakat arayışının gündeme gelmesinin beklendiğini ifade etti. Ancak ateşkesin kapsamının muğlak olduğuna dikkat çekti.
Tarafların kırmızı çizgilerinin sert olduğunu belirten Başol, özellikle Lübnan ve Hürmüz dosyalarının anlaşmayı daha başlangıçta kırılgan hale getirdiğini dile getirdi. Bu nedenle sürecin Camp David benzeri kapsamlı bir barışla sonuçlanmasının zor olduğunu ifade eden Başol, “En iyi ihtimalle sınırlı, teknik, parçalı ve sürekli yeniden pazarlık gerektiren bir düzenleme ortaya çıkacaktır” dedi.
ABD ve İran’ın anlaşmaya olan ihtiyacının farklı nitelikler taşıdığını vurgulayan Başol, Washington yönetiminin önceliğinin İran’la tarihsel bir uzlaşmadan ziyade savaşı kontrol altına almak, enerji piyasalarındaki şoku sınırlamak ve yeni bir Orta Doğu bataklığına saplanmamak olduğunu söyledi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın işlerliğinin korunmasının da ABD açısından kritik olduğunu belirtti.
İran açısından ise daha “varoluşsal” bir ihtiyaç söz konusu. Başol, Tahran yönetiminin ekonomik nefes alma, yaptırım baskısının hafifletilmesi ve en önemlisi rejimin iç meşruiyetinin korunmasını hedeflediğini ifade etti. Savaşın altyapı, ticaret ve deniz taşımacılığı üzerindeki baskısının azaltılmasının da öncelikler arasında olduğunu belirtti.

Nihai anlaşma arayışının merkezinde nükleer sınırlamalar karşılığında yaptırımların hafifletilmesinin yer aldığını söyleyen Başol, tarafların bunu tam bir uzlaşmadan ziyade daha maliyetli bir savaşın büyümesini engelleyen bir “çıkış kapısı” olarak gördüğünü ifade etti. Tarafların birbirine güvenmediğini ancak karşılıklı yıkımın maliyetinin farkında olduklarını da sözlerine ekledi.
Savaş tazminatı konusunun teorik olarak gündeme gelebileceğini ancak pratikte en zor başlıklardan biri olacağını belirten Başol, bu tür meselelerin genellikle doğrudan tazminat yerine dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, yaptırımların kaldırılması ve yeniden inşa sürecine yönelik dolaylı finansman mekanizmaları üzerinden ele alındığını söyledi. İran’ın altyapı hasarının giderilmesi ve kalıcı savaş sonrası düzenlemeler talep ettiğini de vurguladı.
Hürmüz Boğazı’nın statüsüne ilişkin tartışmalara da değinen Başol, hukuki bir statü değişikliğinden ziyade fiili bir düzenlemenin söz konusu olduğunu belirtti. İran’ın geçişleri daha denetimli, seçici ve hatta ücretlendirme seçenekleriyle ele aldığına dikkat çeken Başol, bu durumun barış sağlansa bile Hürmüz’ün eski normaline dönmeyeceğini gösterdiğini ifade etti. Olası senaryonun bir “seyir güvenliği rejimi” oluşturmak olduğunu, bunun ise tam anlamıyla bir çözüm değil, geçici bir düzenleme niteliği taşıdığını söyledi.
Başol, tüm bu veriler ışığında ateşkesin ve olası anlaşmanın kalıcılığına ilişkin beklentinin düşük olduğunu yineleyerek, “Orta-alt düzeyde bir ihtimalden söz edebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
SON DAKİKA
EN ÇOK OKUNANLAR


Taliban, AB’nin kalbine davet edildi

İsrail’in ‘Eurovision’ oyunu! Oylama sistemindeki ‘puan kurnazlığı’ ortaya çıktı…

ABD ve Çin arasında kritik randevu: Masadaki başlıklar ‘5B’ ve ‘3T’…

Karar günü mü? ‘10 Numara’ karıştı: Kendi partisinden onlarca vekil ‘istifa’ dedi…

Çalkantılı EUROVISION I İsrail boykotu büyüyor: Ekranlara yansıyacak! İşte bu yılki tartışma başlıkları ve şarkı seçimleri...

