Nedir bu ''İbrahim İttifakı?''
İran ile İsrail arasında ateşkes sağlanmasının ardından İsrail’in başkenti Tel Aviv'de bir reklam dikkat çekmişti. CNN TÜRK, kentin merkezinde "Arap ülkeleriyle normalleşme" talep eden afişi kaydetmişti. Afişte İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ve Arap liderler yer alıyor. Peki, İsrail’in Şam ve Dera gibi farklı cepheleri hedef almasının sebebi ne? Bu saldırı “İbrahim İttifakı” çerçevesinde değerlendirilebilir mi? Ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi, CNN TÜRK canlı yayınında değerlendirdi.
Develi'nin ifadeleri şöyle;
İSRAİL SURİYE'Yİ NİYE KARIŞTIRIYOR?
Burada İsrail'in temel motivasyonu bölgenin gelişmesi, bölgenin ayağa kalkması değil. Tam aksi, mümkün olduğunca istikrarsız bir hale gelen Orta Doğu, kaosun olduğu, belirsizliğin olduğu, ayağa kalkamayan bir bölge. Bu noktada İsrail'in şu andaki temel motivasyonu destekliyor. İsrail devam edecek gibi duruyor. Oysa ki Trump'ın bölgeye bakışı biraz daha farklı.
ABD'nin bölgeye bakışında İsrail'in güvenliği 1. sırada geliyor. Fakat ötesinde de bölge ile daha fazla ticaret yapma motivasyonu var özellikle ABD'nin. Bölge potansiyel barındırıyor. Hem nüfus olarak öyle, hem sahip olduğu enerji kaynakları, sahip olduğu sermaye birikimi... Bunlara bakıldığı zaman bölge bu noktada oldukça güçlü.

Burada istikrara girmiş bir Suriye, ekonomik olarak kalkınma sürecine girmiş bir Suriye, ve dış yatırım kabul etmeye başlayan bir Suriye... Acaba İsrail'in bu noktada ne kadar işine yarar? Ve buna İsrail müsaade edecek gibi de durmuyor.
ABD: SURİYE-İSRAİL SUVEYDA'DAN ÇEKİLSİN
İsrail-İran Savaşı'nda da bunu çok defa konuştuk. Enerji kaynaklarının burada olması, geçiş güzergahlarının bu noktada olması, jeopolitik olarak dünyada ciddi anlamda bir ağırlığın olması bu bölgede. Çin'in bu bölgeyle olan ilgisi var. Enerji anlaşmaları var.
Tabii bunlara baktığımız zaman, bölgenin kalkınması için de bir engel şu anda İsrail. Çünkü buraya ciddi anlamda yatırımlar gelme noktasında, şu an için uygun olması İsrail'in işine yaramıyor. Bununla ilgili de İsrail herhangi bir ekonomik kaygı taşımıyor.
1959'dan 2024 yılına kadar ABD'nin İsrail’e sağlamış olduğu destek 250 milyar doların üzerinde. 2024 sonuna kadar ve 2025 Ocak ayındaki açıklamalarla beraber 40-50 milyar dolar civarında ilave bir askeri destek durumu söz konusu.
Baktığımız zaman ciddi yardımcı hizmetlerde çalışanlarda, yabancı göçmenlerde bir İsrail'den kaçış durumu söz konusu. Diğer taraftan üretiminde olan farklı sektörlerde olanların savunma sanayine getirmiş olduğu bir aynı zamanda İsrail içerisinde bir baskı durumu söz konusu. 2023 yılında 1.5 büyüdü İsrail.
2024 yılında ise 1.7 ki bu nüfus artışını dikkate aldığımız zaman, İsrail'in biliyorsunuz nüfus arttırma politikası var. Dünyanın her yerinden Yahudileri bu noktada davet ediyorlar ve buna bakıldığı zaman neredeyse büyüme gerçekleşmedi anlamına geliyor İsrail açısından. Bunlar İsrail'i bu politikalardan, bu ekonomik baskılardan caydıracak mı? Caydırmıyor. Çünkü burada özellikle ABD var.
''ABD'NİN BÖLGEYLE OLAN TİCARETİNE BİR AKAMET GETİREBİLİR''
Fakat ABD ne kadar buna müsaade edecek? İki noktadan bu ABD'yi de olumsuz yönde etkiliyor. Birinci nokta şu: Bölgeyle ticaret yapmak isteyen ve bölgeye karşı ticaret fazlası vermek isteyen, daha fazla savunma sanayisi ürünü satmak isteyen, işbirliği geliştirmek isteyen bir ABD var. Özellikle Körfez ülkeleriyle. İsrail'in bu duruşu, bu saldırganlığı bölge ülkelerini tedirgin ediyor.
İkinci olarak ise zaten şu anda Trump bir tüccar gibi gelir gider hesabı yapıyor. Cari açığı azaltma noktasında bir motivasyona sahip. Buradaki milyar dolarlar, işte bu İran-İsrail Savaşı'nın bilançosu, hesaplamalara göre 12 milyar dolar, kimi hesaplamalara göre 20 milyar dolar. Yani böyle bir rakam durumu söz konusu. Tekrar bir sürü askeri proje var, yenilenme süreci var.
Askeri tesislerinin, askeri altyapısının. Bununla ilgili de yine milyarlarca dolara ihtiyaç var. Trump bu noktada ne kadar daha İsrail’i destekleyebilir? Bu da bir soru işareti. Bunun getirmiş olduğu bir belirsizlik ortamı var. Şu anda bir ABD'nin de sürecin içerisine girmesiyle bir ateşkes sağlanmış gibi duruyor. Peki bu ne kadar devam edecek? Bunu bilmiyoruz.
Fakat İsrail bu noktada Suriye'nin toparlanmasını istemiyor. Buna da müsaade etmeyecek gibi duruyor. Özellikle dış yatırımların gelecek olması, bölgenin tekrar inşa süreci noktasında elinden geldiğince bu noktada "Engel olmaya çalışacaktır." diye düşünüyorum.
SON DAKİKA
EN ÇOK OKUNANLAR


Etna faaliyete geçti, uçuşlar durdu

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin İran'dan ilk açıklama

ÇÖL DEĞİL, NEHİR! Avrupa'nın can damarı bu hale geldi: Tabanı yürüyüş yoluna dönüştü...

Cepheye Kim’in ordusu gidiyor! Zelenski duyurdu: Kuzey Kore Rusya'ya 50 bin asker gönderiyor…

Çin’de Dolphin Tayfunu alarmı: 1 milyon kişi tahliye edildi! 150 yıllık rekor kırıldı…

