Savaşın kaderi Pakistan’da belirlenecek! İşte pazarlığın en kritik başlıkları

İslamabad’da yapılacak ABD-İran görüşmeleri, savaşın geleceği açısından kritik önem taşıyor. Uzmanlara göre müzakerelerde en temel başlıklar; nükleer program, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı olacak. İran yaptırımların kaldırılmasını isterken, ABD nükleer faaliyetlerin sınırlandırılmasını talep ediyor. Sürecin tamamen sona ermesinden ziyade, daha düşük tansiyonlu bir çatışma dönemine evrilmesi bekleniyor. Hürmüz Boğazı ise hem ekonomik hem stratejik açıdan en kritik pazarlık unsuru olarak öne çıkıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Pakistan’ın başkenti İslamabad, ABD ile İran arasında savaşın seyrini değiştirebilecek kritik görüşmelere hazırlanıyor. İki ülke arasında sağlanan 2 haftalık geçici ateşkesin ardından Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İranlı ve ABD’li yetkilileri anlaşma şartlarını görüşmek üzere İslamabad’a davet etti.

Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Serkan Gündoğdu, müzakerelerin en temel başlığının savaşın devam edip etmeyeceği olacağını ifade etti. Gündoğdu, “Muhtemelen en çok mutabık kalınacak nokta, savaşın devam edip etmeyeceği noktasında bir konu olacaktır diye düşünüyorum. Aksi takdirde tarafların birbirine sunmuş olduğu maddelere baktığımızda, kimisi İran için çok hayati unsurlarken kimisi de ABD’nin ve özellikle İsrail’in bu savaşı başlatmakta ve meşruiyetini sağlamaktaki temel noktalar.” dedi.

Nükleer programın en kritik başlıklardan biri olduğuna dikkat çeken Gündoğdu, “Örneğin ilk maddede uranyum zenginleştirilmesi var. Bu, nükleer bir silaha dönüşme ihtimalinin yüksek olması nedeniyle önemli. Bu bakımdan da bölgede, özellikle komşu ülkeler açısından bakıldığında İsrail dışında nükleer silaha sahip bir ülke bulunmuyor. ABD bunu bertaraf etmek için kendisi için hayati olan bir şartı dayatmak durumunda kalacaktır. İsrail de aynı şekilde bu konuyla birlikte müzakere masasını etkileyen bir faktör olacak.” ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

İran’ın ise yaptırımların kaldırılmasını öncelik haline getireceğini belirten Gündoğdu, “İran ise nihayetinde uranyum zenginleştirilmesi konusunda birçok maddede daha dirençli olacaktır. Özellikle uzun yıllardır İran’a uygulanan ambargo ve yaptırımlar söz konusu. Bunun kaldırılmasını öncelikle isteyecektir muhtemelen.” diye konuştu.

Ateşkes sonrası sürecin tamamen sona ermese de düşük tansiyonla devam edebileceğini dile getiren Gündoğdu, “Müzakerelerden sonra savaşın yeniden başlama ihtimali tamamen ortadan kalkmasa da düşük bir tansiyonla seyredeceğini düşünüyorum. Tüm dünyada olduğu gibi biz de bu konuda temkinliyiz.” dedi.

Savaşın kaderi Pakistan’da belirlenecek İşte pazarlığın en kritik başlıkları

Bölgedeki vekalet savaşları ve yayılmacı politikaların da masada olacağını vurgulayan Gündoğdu, “Bu barış sürecinde füzelerin menzilleri, bölgedeki yayılmacı politikalar ve vekalet unsurları üzerinden yürütülen mücadeleler de gündeme gelecektir. ABD’nin, İran’dan Husiler başta olmak üzere bölgedeki aktörlerle olan ilişkilerinde geri adım atmasını isteyeceğini öngörüyoruz. Öte yandan İsrail’in de Hizbullah üzerinden Lübnan ve Beyrut çevresindeki etkisini genişletmeye çalıştığını biliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Hürmüz Boğazı’nın sürecin en kritik kırılma noktalarından biri olacağını belirten Gündoğdu, “En kilit noktanın Hürmüz Boğazı’nda düğümleneceği kanaatindeyim. ABD ve İsrail, savaşın başından itibaren konuyu uluslararası boyuta taşımak için iki önemli başlığı öne çıkardı: nükleer çalışmalar ve Hürmüz Boğazı. Hürmüz’ün stratejik konumu ve petrol ile sıvılaştırılmış doğalgaz ticareti açısından önemi, İran’ı bu noktada taviz vermeye zorlayabilir.” dedi.

Görüşmelere katılacak isimlerin de sürecin seyrini belirleyeceğini ifade eden Gündoğdu, “Kushner ve Witkoff gibi isimler daha sert ve gergin bir profil çizerken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in diplomatik tecrübesi ve devlet teamüllerine uygun yaklaşımı müzakerelerin daha rasyonel bir zeminde ilerlemesini sağlayabilir. Aksi takdirde, daha sert isimlerin varlığı tansiyonu yükseltebilir.” şeklinde konuştu.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Pakistan’ın ev sahipliğinin önemine de dikkat çeken Gündoğdu, “Müzakere yerinin Pakistan olması oldukça önemli. Daha önce İstanbul ve Umman seçenekleri üzerinde mutabık kalınamamıştı. Eğer baştan daha etkili bir arabulucu tercih edilseydi, belki de savaş bu noktaya gelmeyecekti. Pakistan’ın bu süreçte yapıcı bir rol oynayabileceğini düşünüyorum.” dedi.

Küresel enerji piyasalarına da değinen Gündoğdu, “Dünyada şu anda petrol arzına ilişkin ciddi bir kriz yaşanıyor. Stoklar azaldıkça bu kriz daha da büyüyecek. Petrol ve türevlerinin birçok sektörü doğrudan etkilemesi nedeniyle, bu durum küresel ekonomiyi de derinden sarsabilir.” ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Tarafların belirli başlıklarda uzlaşabileceğini belirten Gündoğdu, “İran’ın Hürmüz konusunda tavrını bir miktar yumuşatması ve ABD’nin diğer konularda daha ılımlı yaklaşması durumunda, belki tüm maddelerde değil ama 6-7 başlıkta uzlaşma sağlanabilir. Bu da savaşın tansiyonunu düşürebilir.” dedi.

Orta Doğu’daki güç mücadelesinin uzun soluklu olduğuna dikkat çeken Gündoğdu, sözlerini şöyle tamamladı: “Orta Doğu kaynayan bir bölge. Güç mücadelesi nedeniyle savaşlar burada kolay bitmez. Tarihte de uzun süren savaşlara tanık olduk. Bu süreç de tamamen bitmese bile zaman zaman sönümlenen, zaman zaman yeniden alevlenen bir yapı gösterebilir. Ancak ilk 40 günlük süreçteki kadar yüksek bir tansiyonun devam etmeyeceğini düşünüyorum.”

Sıradaki Haber
Sıradaki Haber