Yapay zeka Mossad'ın gizli gözü! Siber cephede dikkat çeken gelişme...
Siber cephede de dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. İran devlet televizyonunun hacklendiği ve Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya ait olduğu iddia edilen bir konuşmanın yayımlandığı bildirildi. Bilgi sızıntılarının ve bu gelişmelerin perde arkasında ne var? – Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık değerlendirdi.
GÖRMEZDEN GELİNEN TEHLİKE
Hep unutulan bir şey var. Sanki böyle her şey durduk yere gerçekleştirildi gibi nokta atışla Hamaney’in ölümü. Maalesef hep farklı noktalara bağlandı. Ama asıl görmediğimiz boyut bu işin dijital cephesiydi ki bence en tehlikeli olanlardan da bir tanesi bu. Biz defaatle yıllardır hep şunu vurguluyoruz: Yapay zekâ uygulamaları, sanal medya mecraları… Bunlar veri toplar; sizin konumunuzu, kameranızı, görüntünüzü, mikrofonunuzu anbean takip eder.

Aynı durumun geçmişte de yaşandığını görmüştük. Pegasus casus yazılımı aracılığıyla telefonların dinlendiğini görmüştük. Burada da aynı şekilde Starlink uydularının bölgeye önceden gönderilmesi ve bunların bir casus gibi hareket edip aslında hiçbir şeyin bir yumurta fiyatının artmasıyla başlamadığı, bunların hepsinin bilinçli ve kasıtlı bir şekilde gerçekleştirildiği, propagandanın sanal medyadan ve internet üzerinden yürütüldüğünü söylemiştik. Bakın, burada kullanılan teknoloji bence çok daha tehlikeli.
SİBER İSTİHBARAT VE NOKTA ATIŞ SUİKASTLAR
Çünkü burada Hamaney’in nokta atışla, komutanların nokta atışla karargâhta vurulması işte o konum servislerinin açıklığından kaynaklıydı. Burada hem siber boyutu var bu işin hem de insan istihbaratı söz konusu. Çünkü Mossad ajanları maalesef İran’ın içerisine sızmış durumdadır.
Şu an özellikle İsrail hem insan istihbaratını kullanıyor bölgede hem de dijital istihbaratı zaten uygulamalar ve uydular aracılığıyla ele geçirmiş durumda. En büyük sorunlardan bir tanesi de şu: Şu an özellikle bölgede gördüğünüz İran’dan en yoğun ve en doğru bilgiyi aldığımız kaynak İran devlet televizyonudur. İran devlet televizyonunun hacklenmesi demek aslında bize şunu açık ve net bir şekilde söylüyor:

Yarın biz İran’dan gelen bilgi akışını da alamayacağız anlamına gelir. Bu ciddi bir tehdittir. O yüzden defaatle söylediğimiz şey; artık Türkiye’nin kendi yerli teknolojilerini üretmesi, sanal medya mecralarını üretmesi, kendi istihbarat ağlarını oluşturması ve özellikle sanal medya platformlarından, yapay zekâ uygulamalarından uzak durulması gerekliliğidir.
CEO'DAN TARTIŞMALI AÇIKLAMA
Bundan iki gün önce OpenAI firmasının CEO’su Samuel Harris Altman bir açıklama yaptı: “Amerikan Savaş Başkanlığı’yla anlaştık. Bundan sonraki süreçte onlara destek sağlayacağız.” dedi. Peki biz, yıllardır ChatGPT’yi kullanan insanlar olarak… Bütün Türkiye’nin verileri—ki bundan bir hafta önce 1 milyar kişinin verisinin sızdırıldığı açıkça ilan edildi—ne olacak?
Bununla da yetinmedi. Biz yine CNN TÜRK ekranlarında yaklaşık bir ay önce, İran’daki ilk gerilimler başladığında şunu ifade etmiştik: ChatGPT’nin İsrail’le reklam anlaşması gerçekleştirdiğini söylemiş ve “Allah Allah, bayram değil seyran değil… Bu reklam anlaşması nedir? İçeriği nedir? Niye dünya medyasına yansımadı?” demiştik.

Şimdi ne oldu? Hepimizin kullandığı yapay zekâ denince akla gelen ilk teknoloji olan ChatGPT’nin CEO’su açıklama yapıyor: “Kişisel verileri sunmayacağız, kullandırmayacağız. Ama savaş başkanlığına destek vereceğiz.” diyor. Kişisel verileri kullandırmadan CEO nasıl böyle bir açıklama yapar? Veri olmadan yapay zekâ nasıl işler? Bir kere burada ciddi bir tehdit var.
Yine İsrail’in İran’da çok kullanılan bir namaz uygulamasını hackleyerek, uygulama dükkânı üzerinden ele geçirdiğini; daha sonra İranlı hackerların aynı şekilde İsrail’in sağlık verilerini ele geçirdiğini görüyoruz.
''ÇEMBER GİDEREK DARALIYOR...''
Hep konuşulan şey: Cephede şu oldu, füze atıldı, bu oldu… Ama asıl işin en istihbarî boyutu, en casusluk faaliyetlerinin yapıldığı boyut olan siber boyut maalesef bu dönemde çok konuşulmadı. O yüzden belki de şu an Türk televizyonlarında ilk defa bu konu mercek altına alınıyor. Konuşuluyor ve unutulan en büyük husus şu: Artık ajana, casusa ihtiyacınız yok. Ülkenize Mossad ajanlarının, CIA ajanlarının girmesine gerek yok.
“Dijital işgal” derken tam da bunu söylüyorduk. Adamlar bizim telefonumuz aracılığıyla konumlarımızı takip ediyor. Elektronik araçlar aracılığıyla nereye gittiğimizi takip ediyorlar. Bu kadar teknoloji bu adamların elindeyken, bu uygulamalar ve VPN şirketleri İsrail’in ve Amerika’nın eline geçmişken siz ne kadar gizlenebilirsiniz? Ne kadar kendinizi koruyabilirsiniz? O yüzden bakın, çember giderek daralıyor. Ben buradan açık ve net bir şekilde şunu söylemek istiyorum:
''İRANDA YAŞANAN MANZARALAR İLE SINANABİLİRİZ''
Biz Türkiye olarak kendi teknolojimizi kullanmadığımız zaman, yarın öbür gün İran’da yaşanan manzaralarla ciddi manada biz de sınanabiliriz. Bu ciddi bir sorundur. O yüzden sanal medya şirketleri bundan sonra çok daha fazla denetlenmelidir. Aksi takdirde buradan istihbaratlar ele geçirilecektir. Hep şu deniyordu: “Ya benim verimle ne olacak?” Görüyorsunuz değil mi, sizin verinizle ne olduğunu?

Şu an İran’da yaşanan olaylar, konum bilgileri, kamera bilgileri… Adamlar nokta atışla komutanları öldürdüler. Adamlar noktaya atışla İran’ın dini liderini tespit ettiler, öldürdüler. Bunlar açık ve net. Bundan sonraki süreçte Starlink uyduları uçarken gökyüzünden 550 km yukarıda iki kere düşünün.
Bunların hiçbiri Türkiye’ye ya da topluma, dünyaya fayda sağlamak, insani yardım sunmak, insanlar için kolaylık oluşturmak için yapılmaz. Yapay zekâ insanlar faydalansın diye yapılmaz.
Bu bize çok önemli bir işarettir. Bu işaret nedir biliyor musunuz? Biz Çin’i eleştiririz. Çin kapalı bir toplum… Peki niye bu adamlar Çin’den bilgi alamıyor, veri alamıyor? Çünkü adamlar kendi uygulamalarını geliştirmişler. Kendi sanal mecralarını geliştirmişler. Kendi arama motorlarını geliştirmişler.
O yüzden buradan işaretle şunu söyleyelim: Yerli teknolojiye yönelmek zorundayız. Aksi takdirde bu durum ilerleyen yıllarda bizi de ciddi bir sorunla karşı karşıya bırakabilir. En azından biz şu an bu manzaradan bunu çıkartıyoruz.

