2 katına çıkacak! Doğum izninde değişiklik kapıda: Yeni düzenlemede neler var?

Aileleri yakından ilgilendiren bir düzenleme gündemde. Doğum iznine yönelik değişiklik tasarlanıyor. Doğum iznini anne ya da baba kullanabilecek. Ayrıca doğum izninin 20 ya da 24 haftaya çıkarılması gündemde. Ekonomiye etkisi ne olur, istihdamı nasıl etkiler? İstanbul Esenyurt Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Zekeriya Şahin değerlendirdi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

DOĞUM İZNİ ÇALIŞMASINDA NELER VAR?

-İznin 20 ya da 24 haftaya çıkarılması gündemde.

-Düzenlemede anne yerine “ebeveyn” kelimesi yer alacak. Böylece doğum öncesindeki doktor onayıyla sonraya aktarılabilen izni isterse baba kullanabilecek.

-Doğum sonrası babaya verilen izin, 5 yerine 10 gün olarak uygulanacak.

-İşçilerin de 2 yıla kadar ücretsiz izin kullanabilmesi hedefleniyor.

2 katına çıkacak Doğum izninde değişiklik kapıda: Yeni düzenlemede neler var

Doğum iznine dair detayları aktaran Zekeriya Şahin şu ifadeleri kullandı;

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Yeni düzenlemeyle doğum izninin 20 ya da 24 haftaya çıkarılması gündemde. Düzenlemede mevzuatta yer alan “anne” ifadesinin yerine “ebeveyn” kelimesinin kullanılması planlanıyor. Böylece doğum öncesindeki doktor onayıyla sonraya aktarılabilen izni isterse baba da kullanabilecek.

DOĞUM İZNİNİ BABA DA KULLANABİLECEK

Doğum sonrası babaya verilen izin, 5 günden 10 güne çıkarılacak. Bununla birlikte emzirme ve süt izinleriyle ilgili de değişiklikler yapılması bekleniyor. Özellikle memurlar ile işçiler arasındaki farkın ortadan kaldırılması gündemde.

Memurlarda ilk 6 ayda 3 saat, sonraki 6 ayda 1,5 saat süt izni kullanılabiliyordu. Bu durumun işçi annelerde de aynı seviyeye çekilmesi planlanıyor. Bu düzenlemelerin temelinde yatan gerçeklik ise Türkiye’de doğum oranlarının düşmesi. Toplam doğum hızı 1.48 seviyelerine kadar gerilemiş durumda. Bu, genç nüfusun azalması ve sosyal güvenlik sisteminin sürdürülemez hale gelmesi anlamına geliyor.

EKONOMİYİ NASIL ETKİLEYECEK?

İstihdama katılan genç nüfusun azalması, ekonomik açıdan da Türkiye’nin geleceği için ciddi sinyaller veriyor. 2025 Aile Yılı kapsamında evlenecek gençlere uzun vadeli destekler, hibeler ve krediler sağlanması; doğum oranlarını artırıcı sosyal hakların güçlendirilmesi hedefleniyor. Çünkü nüfusun kendini yenileyebilme oranı 2.1 iken, mevcut oran 1.48’e düşmüş durumda. Bu tehlikeli bir tablo. Türkiye’nin üretmesi ve sosyolojik olarak güçlü bir nüfusa sahip olması gerekiyor. Bu nedenle mevzuat değişiklikleri devam ediyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bu süreci etkileyen birçok faktör var: ekonomik gelişmeler, kırsaldan kentlere yoğun göç, eğitim ve iş gücüne katılım, modern aile planlaması ve çekirdek aile yapısındaki değişim. Özellikle anneanne ve babaanne gibi destekleyici aile bireylerinin yokluğu, insanların çocuk sahibi olma planlarını olumsuz etkiliyor.

Sıradaki Haber
Sıradaki Haber