Gülistan Doku dosyası kayıptan cinayete! 700 saatlik yeni görüntü, gizli tanık, silinen mesajlar...
Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada dosya yeniden açıldı. Tunceli merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 13 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturmanın seyri, yeni gizli tanık ifadeleri ve JASAT'ın özel araştırmasıyla değişti. "Kayıp kız" dosyası, "cinayet ve örtbas" şüphesine dönüştü.
Akıllarda birçok soru işareti var; 700 saatlik yeni görüntü, gizli tanık, silinen mesajlar ve diğer yeni gelişmelerde son durum ne? CNN TÜRK İstanbul Haber Koordinatörü Nihat Uludağ anlattı:
''KORKUYORUM'' MESAJI
Şu an için soruşturma, kayıp vakasından cinayet ve karartma vakasına dönüşmüş durumda. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, 'Gülistan Doku kaçırıldı, infaz edildi, öldürüldü ve daha sonra kamu gücü imkânları da kullanılarak sistematik bir şekilde soruşturma karartıldı' diyor.

Gözaltına alınan kişilere baktığınızda önemli isimler görülüyor. Dönemin valisinin oğlu var. Kim var? Dönemin valisinin koruma müdürü olan bir polis memuru. Kim var? Eski bir polis memuru. Gülüstân Doku’nun erkek arkadaşının polis olan babası da dosyada yer alıyor. Yine valinin oğlu, arkadaşları ve aynı çevreden isimler karşımıza çıkıyor.
Mesajlara baktığımızda da bu tabloyu destekleyen bir izlenim ediniyoruz. Gülistan'ın korku içinde olduğu, polisten kaçtığı ve devlet görevlilerinden saklanmaya çalıştığı yönünde bir intiba oluşuyor. Gülistan ne diyor? 'Korkuyorum sadece' diyor. Neden korkuyor? Erkek arkadaşı şöyle diyor: 'Yurda geç, yoksa kubanın yanında.' Gülistan ise 'Benden nefret ediyorsun. Ben seni çok seviyorum.' mesajını yazıyor. Burada ne anlıyoruz? Bir yönlendirme ve baskı söz konusu.

ESKİ TUNCELİ VALİSİNİN OĞLU, GÜLİSTAN'IN SEVGİLİSİ GÖZALTINDA
Yani Gülistan Doku'nun en çok güvenmesi gereken erkek arkadaşı da onu manipüle etmeye çalışıyor. Gülistan'ı kandırmaya, bir yere yönlendirmeye çalışıyor. Gülistan, 'Ben seni çok seviyorum, konuşmuyorsun, öyle değil mi?' diyor ve erkek arkadaşı tekrar 'Yurda geç' diye telkinde bulunuyor. Bakın, yönlendirme mesajları devam ediyor.
Peki en son ne oluyor? Olay gününe dönelim...
'Yurda geç' diyen erkek arkadaşı onu yine yönlendirmeye çalışıyor. Hatta 'Neredesin? Söyle, Gülistan, yanına geleyim' diyor. Ancak baktığımızda mesajlarda Gülistan'dan bir yanıt yok. Çünkü neden? O mesajın yazıldığı sırada Gülistan Doku aslında kaybolmuş, hatta öldürülmüş durumda. Bu mesajların, olaydan 10–20 gün sonra yazıldığı anlaşılıyor.
Amaç ne? 'Eğer bir operasyon olur da yakalanırsam, ben Gülistan'ı koruyordum, onu düşünüyordum' algısını yaratmak. Yani bu mesajlar, geriye dönük olarak planlanmış, kurgu bir mesaj izlenimi veriyor.

Olay 5 Ocak'ta gerçekleşiyor. Aile, 6 Ocak'ta hemen kayıp başvurusunda bulunuyor. Tunceli'ye gidiyorlar, kızlarını aramaya başlıyorlar ve kızlarının peşine düşüyorlar. Ancak o dönemin soruşturmacı birimleri ve valilik aileyi karşısına alıp 'Kızınız buradan intihar etti' diyor. Peki, delil ne? İşte sorun tam da burada başlıyor. Çünkü olay günü şu şekilde gelişiyor: Gülistan öğretmenin evinden çıkıyor, erkek arkadaşının çalıştığı kafeye gidiyor, orada bir tartışma yaşanıyor. Ardından minibüse binerek üniversitesine doğru yola çıkıyor.
YANLIŞ YÖNLENDİRME
Ancak Sarısaltı Viyadüğü'nün olduğu noktaya gelindiğinde Gülistan Doku ortadan kayboluyor. Ve hemen deniliyor ki 'Gülistan Doku buradan intihar etti, baraja atladı ve yok oldu.' Yani bir intihar senaryosu oluşturuluyor. Gülistan'a bir intihar imajı, bir süs ve kamuflaj yapılıyor. Amaç, soruşturmayı o noktaya kilitlemek.
O gariban aile, tam 220 gün boyunca o viyadükte, o köprüde ve barajda kızlarını arıyor. Sabah gidip gece yarısına kadar bekliyorlar. Bu süreçte intihar tezini güçlendirmek için çeşitli adımlar atılıyor. Barajdan Gülistan Doku'ya ait olduğu söylenen bir reçete bulunuyor. Ardından Gülistan'a ait olduğu iddia edilen bir makas ortaya çıkıyor.

Bu da şüpheli görünüyor. Çünkü intihar tezini destekleyecek bu tür ipuçlarının sonradan yerleştirilmiş olabileceği ihtimali var. Bu noktada da Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kapsamlı bir araştırma yapması gerekiyor.
Peki, soruşturma son olarak nereye evriliyor? Mevcut soruşturmanın geldiği noktaya göre Gülistan Doku bir otomobile bindiriliyor ve kaçırılıyor. Bu olduğu iddia ediliyor. Kesin mi? Henüz bilinmiyor. Ancak plaka tanıma sistemlerine takılan bir araç var. Peki bu araç kime ait? Gülistan Doku'nun sevgilisinin babasına. Kendisi polis. Bu araç üzerinden baz kayıtlarının daraltıldığı ve savcılığın bu verileri çözmüş olduğu değerlendiriliyor.
Çünkü daraltılmış baz kayıtlarına bakıldığında, Gülistan'ın kaybolduğu noktada kimlerin olduğu, kimlerin yaklaştığı, kimin temas kurduğu ve nereye götürüldüğü tespit edilebiliyor. Süreç bu şekilde ilerliyor. İddiaya göre Gülistan Doku araçla kaçırılıyor. Savcılığın değerlendirmesi de bu yönde.
GİZLİ TANIK BEYANLARI DOSYANIN SEYRİNİ NASIL DEĞİŞTİRDİ?
Sonrasında Gülistan Doku'nun ateşli silahla infaz edildiği, öldürüldüğü, poşete ya da çuvala konulduğu iddia ediliyor. Ardından Pertek'te bir köy ya da mezraya götürülerek mezarlık yakınında bir ağacın altına gömüldüğü belirtiliyor. Daha sonra buradan çıkarıldığı iddiası da dosyada yer alıyor. Savcılık şu anda Gülistan Doku'nun cansız bedenine ulaşmak için soruşturmayı sürdürüyor.

Olayda üç kritik kırılma noktası var. Birincisi, dosya kayıptan ve intihar iddiasından cinayet soruşturmasına dönüşüyor. Peki, nasıl?
Bir: 2022 yılında ailenin avukatının ofisine bir mesaj bırakılıyor.
İki: 2025 yılında bir gizli tanık ortaya çıkarak 'Gülistan Doku öldürüldü' diyor.
Üç: Gülistan Doku'ya ait SIM kart ele geçiriliyor ve bu SIM kartla Gülistan’ın hesaplarına girilerek mesajlaşmaların sürdürüldüğü tespit ediliyor.
Tüm bunlar, Gülistan Doku'nun sistematik bir şekilde kurgulanarak öldürüldüğünü ve mesajların sonradan manipüle edildiğini ortaya koyuyor.
