Son dakika haberi: Erdoğan Montrö kararlılığını yineledi ve ekledi: Ne Ukrayna'dan ne Rusya'dan vazgeçeriz

Son dakika haberi: Erdoğan Montrö kararlılığını yineledi ve ekledi: Ne Ukrayna'dan ne Rusya'dan vazgeçeriz

Gelen son dakika haberine göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kendi milli çıkarlarımızdan elbette ödün vermeyeceğiz ama bölgesel ve küresel dengeleri de ihmal etmeyeceğiz. Bunun için ne Ukrayna'dan ne Rusya'dan vazgeçmeyeceğimizi söylüyoruz. Bunun için uğradığımız onca haksızlığa, maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen siyasi, ekonomik ve askeri haklarımızdan vazgeçmiyoruz bunun için insani hassasiyetlerimizi diğer mülahazaların üzerinde tutuyor, Suriye başta olmak üzere bölgemizin her köşesinden gelen onca sığınmacıyı tüm sıkıntılarına rağmen barındırmaya devam ediyoruz" dedi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün gece idrak edilen Miraç gecesini tebrik etti. 28 Şubat gününün yakın tarihte bir başka anlamı ve sembolü olduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye 28 Şubat 1997 tarihinde, 27 Mayıs 1960 ile başlayan darbeler silsilesinin yöntemleri itibarıyla postmodern diye tabir edilen yeni bir yüzü ile tanışmıştır. Bir taraftan ülkenin seçilmiş meşru yönetimine dayatmalar yapıldığı, diğer taraftan gövde gösterisi için tankların sokaklarda yürütüldüğü öte yandan hükümetin ağır baskılarla istifaya zorlandığı 28 Şubat Darbesi tarihimizin kara sayfalarından biri olarak zihinlere kazınmıştır" dedi.

'TSK BAŞARILARIYLA GÜNDEM OLMUŞTUR'

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

28 Şubat vakasının benzer diğer olaylar gibi milli irade tarafından tasfiye edildiğini belirten Erdoğan, "Türkiye'yi köken, mezhep, meşrep, hayat biçimi siyasi görüş gibi fay hatları arasına sıkıştırıp felç etmeyi amaçlayan bu girişimin müsebbipleri önce mahşeri vicdanda sonra da hukuk önünde yaptıklarının hesabını vermişlerdir. Eşine az rastların bir kibirle, hoyratlıkla, pervasızlıkla yürütülen 28 Şubat sürecinde yaptıklarının yanına kar kalacağını düşünenlerin hesap günü gelip çattığında sergiledikleri zavallılık, pespayelik de ibreti alemliktir. Daha sonraki tarihlerde aynı niyetlerle yayınlanan 27 Nisan 2007 bildirisinin 15 Temmuz 2016 Darbe girişiminin de milli irade tarafından anında cevaplandırılarak adeta boğulmuş olması ülkemizde bir devrin kapandığının işaretidir. Türk Silahlı Kuvvetleri artık darbeyle, cuntayla, bildiriyle değil sınırlarımızı korumadaki sınır ötesi harekatlarındaki bölgesel ve küresel güvenlik krizlerindeki güçlü duruşu başarıları ve etkisi ile gündem olmaktadır" ifadelerini kullandı.

Milletin 28 Şubat'ın ardından Türk siyasetinde yaptığı revizyonun mesajını hala alamayanlar olduğunu belirten Erdoğan, "Lafzı ve ruhu ile demokrasiye, hakka, adalete özgürlüğe saygıyı bu medeniyetin bu toprakların bu halkın bendesi olmayı öğrenemeyenlere milletimiz asla ülkenin yönetimini teslim etmemiştir ve etmeyecektir. Darbelerle, vesayetle uluslararası operasyonlarla netice alma dönemi kapandığı için ülkemizde milli iradenin desteğini kazanma, halkın rızasıyla yönetime gelme dışında bir yol, yöntem, usul kalmamıştır. Tek parti faşizmi darbe ve cunta dönemleri alışkanlığıyla milleti tehdit ederek proje ürünü eklektik hesaplarla yola çıkarak, ham hayaller peşinde koşanların sonu hüsrandır. Benzer hesapların geçmişte de çok yapıldığını ama hepsinin akıbetinin de hüsranla neticelendiğini hatırlatmak isteriz" diye konuştu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

'MASADA DEĞİL, MENÜDE YER ALAN MİLLETLERDEN BİRİYDİK'

Dünyanın bir süredir, köklü bir değişim sürecinden geçtiğini her fırsatta ifade ettiklerini kaydeden Erdoğan, "Asırlık geçmişe sahip küresel yönetim sistemi çökmektedir. Bu sistemin temelini oluşturan 1'inci ve 2'nci dünya savaşları, hak arama değil paylaşım mücadeleleriydi. Biz bu mücadelede, maalesef masada değil, menüde yer alan milletlerden biriydik. Cumhuriyetimizi kurarak ve sıkı sıkıya sahip çıkarak bu zor dönemi atlatırken çok ağır bedeller de ödedik. İkinci cihan harbi sonrasında galipler tarafından salt kendi çıkarlarını koruma esasına göre kurgulanan siyasal ve ekonomik işleyiş, yaşanan sorunların en önemli sebebidir. Zaten sancılı olan bu sistem soğuk savaşın sona ermesinin ardından iyice dengesizleşmiştir. Her platformda, 'Dünya beşten büyüktür' diyerek, 'Daha adil bir dünya mümkündür' diyerek ifade ettiğimiz, küresel yönetim sistemindeki çarpıklık, yaşanan her hadiseyle özellikle kendini yeniden gösteriyor. Suriye'de 11'inci yılına girmek üzere olan trajedinin de Afganistan'dan Irak'a, Bosna'dan Ruanda'ya Gazze'den Yemen'e, Arakan'dan Libya'ya dünyanın dört yanında dökülen kanlarının, yaşanan acıların da müsebbibi bir küresel yönetim ve güvenlik sistemidir. Kendi güvenlik ve refahları dışında hiçbir şeyi önemseyemeyen dünyadaki diğer tüm ülke ve toplumlara bu önceliklerinin birer aparatı muamelesi yapanların, süslü kavramlar arkasına gizledikleri kirli yüzleri artık tüm çıplaklığıyla ortadadır" dedi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

'5 BİN VATANDAŞIMIZ UKRAYNA'DAN AYRILDI'

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Ukrayna'da yaşanan gelişmelerin bu gerçeği yine doğrulayan bir mahiyet arz ettiğini söyleyen Erdoğan, "Sorunun tarafı ve hatta sebebi olan ülkelerin aynı zamanda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki hakemlik ve çözüm mevkilerinin de sahibi bulunmaları işleri içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir. Öncelikle şu hususun altını kalın çizgilerle çizmek isterim, Türkiye bölgesinde, barışı, huzuru, esenliği isteyen bir ülkedir. Bu tavrımızı Irak ve Suriye'den, Kafkaslar ve Karadeniz'e, Akdeniz'den Balkanlar'a kadar her yerde her hadisede gösterdik. Karadeniz'in kuzeyindeki krizde de her ikisini de dost olarak gördüğümüz Ukrayna ve Rusya'ya aralarındaki sorunları diyalog yoluyla çözme çağrısında bulunduk. Bu telkini yaptık ve bu konuda arabuluculuk teklifi dahil gösterdiğimiz samimi gayretin şahidi bizzat Ukrayna ve Rusya liderleridir. Bu süreçte için çok yönlü diplomatik girişimlerimizi kesintisiz sürdürdük, sürdürüyoruz. Maalesef sonuçta korkulan oldu ve 24 Şubat'ta silahlar patladı. Böyle bir tablonun ortaya çıkmasından dolayı gerçekten üzüntülüyüz. NATO liderler Zirvesi başta olmak üzere her platformda ülkemizin bu meseleye bakışını ifade etmeye devam ediyoruz. Bölgedeki durumun yaygın fiili çatışmaya dönüşme ihtimali belirlediği 12 Şubat'tan itibaren Ukrayna'daki 20 bin vatandaşımıza diplomatik misyonlarımıza kayıtlı iletişim numaralarını arayarak ikazlarımızı yaptık. Bununla kalmadık, 22 Şubat'ta Ukrayna'nın doğusundaki vatandaşlarımıza süratle bölgelerinden ayrılmaları çağrısında bulunduk. THY geniş gövdeli ve sık uçuşlarıyla Ukrayna'dan ayrılmak isteyen vatandaşlarımıza ve diğer ülke vatandaşlarına kolaylık sağladık. Hava trafiğinin kapanması üzerine çatışmanın ertesi gününden itibaren de otobüslerle tahliye işlemini başlattık. Çeşitli şehirlerdeki vatandaşlarımızı trenlerle önce Romanya'ya götürecek ardından ülkemize getirecek bir çalışmanın da içindeyiz. Tahliye talebinde bulunan dost ve kardeş ülke vatandaşlarına da her türlü desteği veriyoruz. Halen Ukrayna limanlarında bulunan Türk Bayraklı gemilerimizle ülke topraklarındaki TIR'larımızın durumlarını da yakından takip ediyoruz" diye konuştu.

Bugüne kadar 5 bin Türk vatandaşının Ukrayna topraklarından Türkiye'ye ve diğer ülkelere geçiş yaptığını belirten Erdoğan, "Bugüne kadar 5 bin vatandaşımız Ukrayna topraklarından ayrılarak ülkemize ve diğer ülkelere geçmiştir, gelişmelere ve taleplere göre çeşitli kanallardan tahliye işlemlerini sürdüreceğiz. Montrö Sözleşmesi'nin boğazlardaki gemi trafiği konusunda ülkemize verdiği yetkiyi krizin tırmanmasının önüne geçecek şekilde kullanma kararındayız. Biz Ukrayna'nın egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinden yanayız. Rusya'nın Ukrayna topraklarına yönelik saldırısını kabul edilemez görüyor, Ukrayna yönetiminin ve halkının verdiği mücadeleyi takdir ediyoruz. İki ülke arasındaki krizin başından beri Avrupa'nın ve Amerika'nın sergilediği kararsız tutumu bilhassa 24 Şubat sabahından itibaren takınılan dirayetsiz tavrı ibretlik bir vaka olarak kayıtlarımıza aldık. Gerçi bunlar bizim geçmişte kendi sınırlarımız tehdit altındayken zaten tecrübe ettiğimiz hususlardı. Ukrayna krizinde tekrar teyit etmiş olduk" dedi.

'NE UKRAYNA'DAN NE RUSYA'DAN VAZGEÇMEYECEĞİZ'

Bu süreçte kendileri için önemli olanın kendi duruşları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, Birleşmiş Milletler, NATO ve Avrupa Birliği başta olmak üzere içinde yer aldığı kurumlar ve ittifaklar çerçevesindeki sorumluluklarını bugüne kadar harfiyen yerine getirmiştir, bundan sonra da yerine getirecektir. Kendi milli çıkarlarımızdan elbette ödün vermeyeceğiz ama bölgesel ve küresel dengeleri de ihmal etmeyeceğiz. Bunun için ne Ukrayna'dan ne Rusya'dan vazgeçmeyeceğimizi söylüyoruz. Bunun için uğradığımız onca haksızlığa, maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen siyasi, ekonomik ve askeri haklarımızdan vazgeçmiyoruz. Bunun için insani hassasiyetlerimizi diğer mülahazaların üzerinde tutuyor, Suriye başta olmak üzere bölgemizin her köşesinden gelen onca sığınmacıyı tüm sıkıntılarına rağmen barındırmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

'HİÇBİR İTTİFAKIN SAĞLADIĞI AVANTAJDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin dış politika vizyonunun anlamını ve etkisini görmek için Türkiye'ye dışarıdan bakabilme ferasetine sahip olmak gerektiğini belirterek, "Yalanla, iftira ile çarpıtma ile cehaletle belki günlük siyaset yürütülebilir ama Türkiye'nin ve Türk milletinin yüksek çıkarları anlaşılamaz, savunulamaz, geliştirilemez. Bölgesinin ve dünyanın yükselen gücü Türkiye'nin 2023'e 2053'e uzanan yolculuğuna en küçük bir katkısı olmayanlardan en azından milli meselelerde serinkanlı bir yaklaşım takılabilmelerini bekliyoruz. Milletimizin ihtiyacı ülkemizin istikametini 1990'lara döndürecek değil 2053'e çevirecek liderlerdir, yönetimlerdir, programlardır. Ülkemizin son dönemdeki tüm sınamaları gibi Karadeniz'in kuzeyindeki krizi de selametle atlatacağımızda kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye artık, ekonomik, siyasi, teknolojik, askeri ve istihbarı alt yapısıyla kendi politikalarını üretecek ve uygulayacak bir ülke haline gelmiştir. Hiçbir ittifakın, hiçbir işbirliğinin sağladığı avantajlardan vazgeçmeden kendi göbeğimizi kendimizin keseceği ihtiyacımız olan tüm araç gereci üretebileceğimiz bir yapı kurana kadar durup dinlenmeden çalışacağız" diye konuştu.

'YAZ SONUNDA ENFLASYONU KONTROL ALTINA ALMIŞ OLACAĞIZ'

Türkiye'nin asla hedeflerinden şaşmadığını belirten Erdoğan, "Asla duruşumuzu bozmadık, Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle her engeli aştık, her badilerin üstesinden geldik, her saldırıyı püskürttük, her projemizi hayata geçirdik. Şimdi artık nihai aşamaya geçmek üzereyiz. Bunun için biraz daha çalışmaya, biraz daha üretmeye, biraz daha serinkanlı gitmeye hepsinden önemlisi ülke ve milletçe biraz daha sabıra ihtiyacımız var. İşte bugün açıklanan veriler ekonomi programımızın hamdolsun başarıyla yürüdüğüne işaret ediyor. Geçtiğimiz yılın son çeyreğini yüzde 9,1'lik ve yılın tamamını yüzde 11'lik büyümeyle kapattık. Böylece G-20, OECD ve AB üyeleri arasında en yüksek büyüme oranını elde eden ülke biz olduk. Dengeli ve istikrarlı büyüme çizgimiz sayesinde yatırım ve istihdamdaki artış eğilimini de sürdürüyoruz. Nitekim istihdamda geçtiğimiz yıl bir önceki yıla göre, 3,2 milyon yeni iş imkanı ortaya çıkartarak artan nüfusumuza ve iş gücüne katılımdaki yükselişe rağmen işsizlik oranımızı yüzde 11,3'e gerilettik" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah yaz aylarıyla birlikte milletimizi, günlük hayatında sıkıntıya sokan enflasyon sorununu da önemli ölçüde kontrol altına almış olacağız. Böylece, 85 milyon hep birlikte geleceğimize daha bir umutla, daha bir güvenle, daha bir şevkle sarılma imkanını bulacağız" dedi.

'ELEKTRİKTE KDV’Yİ YÜZDE 8'E DÜŞÜRÜYORUZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son Kabine toplantısında kamuoyuna duyurdukları elektrik tarifelerindeki yeni düzenlemeyi de bugün netleştirdiklerini belirterek, "Meskenler ile tarımsal sulamada kullanılan elektriğin KDV'si yüzde 18'den yüzde 8'e düşürülmüştür. Ayrıca meskenlerdeki düşük tarife sınırı da günlük 8 kilowat saate aylık 240 kilowat saate yükseltilmiştir. Böylece tüketimine göre faturalarda net yüzde 8 ile yüzde 14 oranında bir indirim sağlanmış olmaktadır. Bir başka ifadeyle mesken abonelerinin yıllık 7 milyar lira daha az fatura ödemesi temin edilmektedir. Kademe uygulamasını ticarethane statüsündeki aboneleri kapsayacak şekilde genişletiyoruz. Ticarethane statüsündeki elektrik abonelerinin günlük 30 kilowat saate, aylık 900 kilowat saate kadar tüketimi olan ilk dilimine yüzde 25 indirim uygulanacaktır. Bu şekilde esnaf ve sanatkarlarımızın da yıllık 7 milyar lira daha az fatura ödemesini sağlamış oluyoruz" diye konuştu.

'YÜZDE 67'LİK ARTIŞ YAPIYORUZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilere ve araştırmacılara TÜBİTAK'tan sağlanan burslarda da ciddi iyileştirmeler yaptıklarını belirterek, "Lisans öğrencilerine verdiğimiz aylık 750 liralık bursu yüzde 67'lik artışla bin 250 liraya çıkarıyoruz. Aynı şekilde başarı performanslarına göre bundan böyle TÜBİTAK'tan yüksek lisans öğrencileri 3 bin lira ile 4 bin 250 lira, doktora öğrencileri 5 bin 500 ile 7 bin 500 arası, doktora sonrası araştırmalar ise 7 bin 500 ile 10 bin arasına kadar aylık burs alabileceklerdir. Mümkün olan en yüksek seviyeden yapmaya özen gösterdiğimiz bu iyileştirmelerin şimdiden öğrenci ve araştırmacılarımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.