Telegram ile ilgili ürküten araştırma, sonuçlar çarpıcı... ''Dijital medya şirketleri nefreti körüklüyor"

Kaynak:Kanal D

Okullarda yaşanan saldırılar, sanal medyada yayılan şiddet ve nefret söylemlerini bir kez daha gündeme getirdi. Konuya dair son araştırma, ürküten sonuçlar ortaya koydu. 3 milyondan fazla Telegram mesajının analiz edildiği o araştırmaya göre; çocuklar ve gençler, sistemli bir şekilde tasarlanan nefret ve şiddet söylemleriyle radikalleştiriliyor. Kanal D Haber ekibinden Emirhan Ergen ve Arda Sevimli’nin haberi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Yaşar Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökay Özerim, Telegram’da gerçekleşen şiddet ve nefret söylemlerine dikkat çekti. Özerim, “Buradaki manipülasyonu anlamazsak sadece sonuçlarla mücadele ederek nedenleri çözmemiz mümkün görünmüyor. Dijital ortamlarda nefret ağlarını analiz etmeye çalışıyoruz.” dedi.

Telegram ile ilgili ürküten araştırma, sonuçlar çarpıcı... Dijital medya şirketleri nefreti körüklüyor

İşte o nedenleri anlayabilmek için 3 milyondan fazla Telegram mesajını analiz ettiler. Özellikle Telegram, sorunun sıklıkla yaşandığı bir platform.

— “Şiddet mesajları bilinçli şekilde tetikleniyor”

Yapay zekânın da kullanıldığı analizlerde, sohbet odalarındaki nefret ve şiddet söylemlerinin sadece bir rastlantı olmadığı ortaya çıktı. Yani sohbet odalarındaki yöneticiler, duygusal manipülasyonla bu söylemleri sistemli bir şekilde üretiyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Telegram ile ilgili ürküten araştırma, sonuçlar çarpıcı... Dijital medya şirketleri nefreti körüklüyor

Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökay Özerim ve ekibi de işte tam bu soruna mercek tuttu;

“Dijital medya kuruluşları olabilir, çeteler olabilir. Nefreti körüklemeye çalışıyorlar. Aslında bu mesajlar bilinçli şekilde tetikleniyor, tekrar tekrar üretiliyor.”

Telegram ile ilgili ürküten araştırma, sonuçlar çarpıcı... Dijital medya şirketleri nefreti körüklüyor

— “Duygu kodlarını anlamaya çalıştık”

Tiksinti %33,4, öfke %32,4, kaygı ise %33,2 ile gençlerin en fazla yönlendirildiği ve manipüle edildiği duygusal kodların başında geliyor.

Mehmet Özerim, “Bizi şaşırtan şey şu oldu: Bizim umduğumuzun aksine birçok mesaj aslında bu gruplarda kendiliğinden oluşmuyor. Bu içerikler sadece görüş sunmuyor, onlara bir duygu da inşa ediyor. Ergenlik döneminde bireysel kimlik arayışında oldukları için şiddeti normalleştirebiliyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Telegram ile ilgili ürküten araştırma, sonuçlar çarpıcı... Dijital medya şirketleri nefreti körüklüyor

Gençlerin bu şiddet sarmalından çıkarılabilmesi için yapılması gerekenleri de sıralıyor uzmanlar;

“Eğitim sistemi de dâhil olmak üzere aileyle ilişki içerisinde; şiddete karşı tavır almanın ortak bir norm hâline gelmesi, erken uyarı ve analiz sistemlerinin uygulanması, dijital okuryazarlık çok önemli bir nokta...”

Sıradaki Haber
Sıradaki Haber