Afife Selen Selçuk Afife Selen Selçuk

7 ülkeden 7 sevgililer günü geleneği

14.02.2019 Perşembe | 17:26

Kırmızı güller, kalp kutu içinde çikolata, belki bir ayıcık, öpüşen güvercinler, oku elinde aşk tanrısı, çokça XOXO, mum ışığında akşam yemeği, hatta sıcak bir ülkeye ya da tam tersi kar kaplı dağ tepelerine yolculuk... Her yıl Şubat ayının 14'ünde bunları yapmazsak kendimizi tüm dünyanın gerisinde kalıyor gibi hissediyoruz. Sevgililer günü ve yukarıda bahsi geçen simgelerinin özgün ve eşsiz olduğunu tüm milletlerin bunu aynı gün, aynı şekilde kutladığını sanıyoruz ya da en azından alternatifler olabileceği aklımıza gelmiyor. Bu yıl, 14 Şubat'ta "sevenleri kavuşturan Valentin adındaki azizin" bayramı yerine başka kültürlerde neler var bakıp kendi kişisel harmanınızı yaratmaya ne dersiniz? Aşk kadar güçlü ve kişiye özel bir konu sizce de mevcut halinden daha incelikli bir kutlamayı hak etmiyor mu?

1) Fransa'dan yayılan aşk kartları



Bizde pek yaygın değil, ama Batılı kültürlerde 14 Şubat'ta birbirine özel kartlar yollama geleneği çok baskın. Tarihte ilk sevgililer günü kartını Fransız hanedan mensubu Orleans Dükü Charles, 1415'te savaş esiri olarak Londra Kalesinde hapis yatarken eşi Bonne d'Armagnac'a yollamış ve ona özlemini bir şiirle dile getirmiş: "Je suis desja d'amour tanné, ma tres doulce Valentinée" yani diyor ki, "Aşk ateşiyle yanıyorum, benim pek narin sevgilim."


Ancak güzel Bonne, eşi hapisten çıkamadan hayata veda etmiş, aşıklar kavuşamamış. Böylece Orleans Dükü, önce Fransa'da, sonrasında tüm dünyada asırlarca sürecek bir geleneğin yolunu açmış. 1700'lerde Fransız danteli kurdeleler, kurutulmuş çiçekler, melek ve güvercin resimleriyle süslenen el yapımı kartlar tüm Avrupa'ya yayılmış. İçinde hazır bir şiir bulunan, bilinen ilk basılı sevgililer günü kartı ise 1797 tarihli, elle renklendirilmiş ve İngiltere'de York Castle Museum'da bulunuyor ve günümüzün Hallmark kartlarının atası sayılıyor. Kraliçe Victoria döneminde bu kartlar okyanusu aşıp Amerika'ya da yayılmış. Bu gelenek bize sevgilimiz için bir kitapçıdan hiç de özel olmayan bir kart beğenip içini "Seni seviyorum" şeklinde imzalamaktan daha fazlasını yapabileceğimizi anlatıyor.

2) Danimarka'nın gizli aşıkları



Danimarka'da önceleri 14 Şubat kutlaması, mevcut sevgililer için değil, hoşlandığı kişiye kalbini açmak isteyen bekarların bayramıymış. Sevdiceğine gaekkebrev adı verilen eğlenceli bir şiir yollayan gizli hayran, daha sonra heyecan içinde olacakları beklermiş. Yalnız bir gaekkebrev hazırlamak o kadar kolay değil. Gelenek net. "Aşk emek ister" sözünün hakkını verircesine bu iş için sadece yetenekli bir şair değil, kağıt kesme sanatında da başarılı olmak gerekiyor. Öncelikle sevdiğinizin hoşuna gidecek, onu güldürecek bir şiir yazıp, bunu keserek dantel gibi oyduğunuz süslü bir kağıda geçiriyorsunuz. Notun altını "....." şeklinde isminiz kaç harfliyse o kadar nokta koyarak imzalıyorsunuz ki, heyecan dozu yükselsin. Eğer notu alan kişi gizli hayranının kim olduğunu bilebilirse ödül olarak Paskalya'da bir yumurta almayı hak ediyor.


Sonradan Hıristiyanlaşmış diğer pagan geleneklerinin hemen hepsindeki gibi buradaki imgeler de çiftleşmeyi çağırıştırıyor. İsa'nın dirilişini simgeleyen Paskalya yortusu yani Easter, aslında bilindiği üzere Ortadoğu'nun ana tanrıçası İştar'ın bereket/ çiftleşme bayramı. Yumurta ve tavşan da tanrıçaya ait doğurganlık simgeleri. Buradan hareketle Hıristiyanlık öncesinde sevdiğine Paskalya'da yumurta hediye etmenin anlamını görebilmek için alim olmaya gerek yok. Danimarka'da sevgililer günü kutlamaları 90'lı yıllar itibariyle tüm dünyaya ayak uydurup birbirine gül ve çikolata hediye eden sevgililere teslim olmuş. Yine de gaekkebrev'in özellikle kırsal kesimde bir gelenek olarak sürdüğü hatta şehirli gençler tarafından bir eğlence aracı olarak yeniden keşfedildiği söyleniyor.

3) Galler'den eşsiz aşk kaşıkları


Galler ülkesi, malum Keltlerin memleketi. 14 Şubat'ı kutlamıyorlar, çünkü onların zaten milli bir sevgililer günü var. Aşk düğümünün ve günümüzde hala uygulanan neredeyse bütün düğün ritüellerinin yaratıcısı ve uygulayıcısı olan Keltlerin sevgilileri kutsayan kendilerine ait bir azizlerinin olmasına şaşmamalı. Aziz Dwynwen günü Galler'de 25 Ocak'ta kutlanıyor.

Kelt erkekleri kadınlarına dünyanın genelinden farklı olarak güller ve çikolata yerine üzerinde özel simgeler olan oyma tahta kaşıklar hediye ediyorlar. Aşk kaşıkları, genellikle işlevsel değil, sadece süs amaçlı. Üzerlerine oyulan belli simgeler var: çeşitli şekillerde aşk düğümleri, Kelt folklorune hakim olan pagan geleneğinin bir parçası. Bunun dışında at nalı şans, haç inanç, çanlar evlilik, kalpler aşk, tekerlek destek ve kilit güven anlamlarını taşıyor. Bilinen en eski Kelt aşk kaşığı 1667 tarihli, ancak bu geleneğin çok daha eskiye dayandığı düşünülüyor.



Keltlerle komşu olan İskandinavların da benzer bir geleneği var. Yine ahşaptan oyulmuş bir zincirle birbirine bağlı kaşıklar düğün hediyesi olarak çiftlere veriliyor ve yeni evli çift düğün yemeğini bu birbirine bağlı kaşıklarla yiyor. Tahta kaşıkların evlilikle bağlantısı bizim geleneklerimizde de var. Örneğin bazı bölgelerde köy düğünlerinde bir torbanın içinde; üzerinde beyit ve maniler yazılı kaşıklar dağıtılıyor. Bu beyitler düğünde sesli okunup eğleniliyor.

4) Brezilya'dan biraz büyü, biraz eğlence


Güney Amerika'nın çok renkli milleti Brezilyalılar, Dia dos Namorados yani tam çevirisiyle sevgililer gününü 14 Şubat yerine 12 Haziran'da kutluyorlar.
Dünyanın kalanının 14 Şubat'ı kutlarken birbirine hediye ettiği çiçek, çikolata ve kartlara ek olarak bu ülkede sevgililere özel müzik festivalleri ve performanslar düzenleniyor. Karnaval ustası bir milletten bekleneceği üzere sokaklar türlü çeşit süslerle dekore ediliyor. Evlerde de aynı şekilde özel süslemelere yer veriliyor.



Buradaki en önemli fark, sevgililer gününde hediyeleşmenin çiftlerle sınırlı olmaması. Brezilyalılar sevgililer gününü eş dost, akraba ve çocuklarla birlikte neşe içinde yenen yemekler ve bolca hediye eşliğinde kutluyor. Bunun aslında çok mantıklı bir sebebi var, çünkü 12 Haziran aslında evliliği kutsayan aziz olarak bilinen Lizbonlu Aziz Antonio'nun kutsal gününün arifesi. Yani insanlar aslında sevgili olmaktan çok evlenip aile olma olgusunu kutluyorlar.


13 Haziran günü boyunca bekar kadınlar simpatias denen ritüeller eşliğinde Aziz Antonio'ya iyi birer koca/ sevgili yollaması için dua ediyorlar. Aynı bayram Portekiz'de de kutlanıyor. Ek olarak 14 Şubat'ın Brezilya'da hiç kutlanmama sebebi bu tarihin Rio karnavalına çok yakın olması. Rio karnavalı özellikle sevgililer günü çılgınlığından kaçmak isteyen bekarların akın ettiği festival olarak da biliniyor.

5) Güney Kore'de Siyah Gün



Güney Koreli aşıklar, sevgililer günü konusunda çok ciddi. İşin aslı bu sadece bir güne değil, Şubat ve Nisan arasında bir çok güne yayılan bir ritüel. Hatta yıl içinde aşıklara özel tam 13 farklı gün var. Özetle kadınların erkekleri hediyelere boğması 14 Şubat'ta başlıyor. "Beyaz Gün" adı verilen 14 Mart'ta ise erkekler cevaben kadınlara hediyeler veriyor. Buradaki ilginç detay bekarlarla ilgili. 14 Şubat ya da 14 Mart'ta kutlayacak bir şeyi olmayanlar için "Siyah Gün" yani 14 Nisan önemli bir gün.


O gün ülkedeki tüm bekarlar simsiyah giysiler içinde bir araya gelip, yalnızlıklarına lanet edip bütün gün jajangmyeon adı verilen siyah fasulye soslu bir noodle yiyorlar. Bunu en azından günümüz şartlarında tamamıyla depresif bir gün olarak düşünmemek lazım. Ülkede 14 Nisan'ı simsiyah giysiler içinde gülümseyip şakalaşarak, siyah noodle yiyerek geçiren ve durumla oldukça eğlenen gençler çoğunlukta. Yine de duygusallığı en derinden yaşayan Uzak Doğu toplumları için böyle günlerde bir çeşit yas içinde olmak bir gelenek.

6) Çin'den dokumacı kız ve çoban hikayesi



Çin'de sevgililer gününün karşılığı Qixi yani Yedinci Gece Festivali. Her yıl ay takviminin yedinci ayının yedinci gününde kutlanıyor. Efsaneye göre göklerin kralının kızı dokumacı Zhinu, bir gün arkadaşlarıyla bir nehirde yıkanmak için yeryüzüne iner ama Niulang adından bir çoban onu görür görmez aşık olur, bir yere gidemesin diye elbiselerini çalar. Tam da bu yüzden Zhinu gökyüzündeki evine geri dönemez.



Çift evlenir ve ikiz çocukları olur ama bu uygunsuz evliliği öğrenen kızın babası, kraliçesini yollayıp kızının saraya/ gökyüzüne geri dönmesini sağlar. Niulang arkasından gider ama araya nehir/ Samanyolu girmiştir, ona ulaşamaz. Zhinu'nun arkasından ağlayan ikizleri ve Niulang'ı duyan kral, çiftin yılda bir kere Qixi'de buluşmasına izin verir. Kuşlar o gün için nehir/ Samanyolu üzerine ağaç dallarından bir köprü yaparlar ve aşıklar kavuşur.


Qixi gecesinde bekar kızlar kavun, karpuz gibi meyvelerden oydukları süsleri, kendilerine iyi birer koca göndermesi için Zhinu'ya sunuyor. Bu hikayede adı geçen Zhinu ve Niulang'ı biz Vega ve Altair yıldızları olarak biliyoruz. Qixi gecesinde bu iki yıldızın kavuşmasını izlemek için ülkedeki çiftler parkları ve açık alanları dolduruyor. Aynı festival çok benzer şekilde Japonya'da da kutlanıyor. Ek bilgi; yedinci ayın yedinci gecesi bu yıl 7 Ağustos'a denk geliyor.

7) İngiltere'nin defne yaprağı tılsımı ve bir başka artık yıl


Kökleri kim bilir hangi pagan ritüeline dayanan bir 18. yüzyıl İngiliz sevgililer günü geleneği ise şöyle: 14 Şubat gecesi genç kızlar yastıklarının altına 5 adet defne yaprağı yerleştirirlerse rüyalarında gelecekteki kocalarını görecekleri rivayet ediliyor. Defne yapraklarının dördü yastığın dört köşesine, biri ise tam ortaya iliştiriliyor. Alternatif olarak defne yapraklarını bir kaç damla gül suyuyla ıslatıp yastığın içine yerleştirenler de var.



19. yüzyılda yine İngiltere'de ortaya çıkan başka bir gelenek ise 4 yılda bir 14 Şubat'ta kadınların erkeklere evlenme teklif edebilmesini öngörüyor. Şehir konseyleri tarafından belirlenen ve "artık yıl" adı verilen bu yıllarda bekar kadınların bekar erkeklere postalayacakları sevgililer günü kartları aracılığıyla aşklarını ilan etmeleri mümkün kılınıyordu. Normalde o zamanın ahlaki kuralları için tabu sayılan bu durum, özellikle dul ve yeniden evlenmek isteyen kadınlar için önemli bir fırsattı. Sevgililer günü kartları geleneksel olarak imzasız yollanırdı ancak yollayanın izini sürmek o kadar da zor değildi.


1872 tarihli bir dergiye göre o yıl resmi olarak "artık yıl" kabul edildiği için herhangi bir bekar erkeğin bir kadından sevgililer günü kartı alması otomatik olarak bir evlilik teklifi aldığı anlamına geliyordu. Erkek bu durumda kadından gerekli referansları, mal varlığı dökümünü ve önemli bağlantılarının listesini talep etme hakkına sahipti. Şaka gibi ama gerçek! Ne diyelim, "iki gönül bir olunca samanlık seyran olur" lafı geçmişte de günümüzde de bir ütopyadan ileri gidemiyor. Her ne kadar artık günümüzde bir kadın bir erkeğe evlenme teklif etmek için "artık yıl"ı beklemek zorunda olmasa da geçmişin insanlarının ilişkilerde toplumsal statü ve maddiyat konusunda daha açık, samimi ve net olduklarını söylemek mümkün.

 

 

 

Diğer Yazıları

Manhattan'da minimalist yaşam

Amerika kırsalındaki geniş imkanları bırakıp Manhattan'daki bu küçücük dairede iki çocukla işlevsel ve stil sahibi bir yaşam kuran iç mekan tasarımcısı Crystal Ann; burası kiralık bir ev olsa dahi, çocuklarıyla önemli anılar biriktirdiğinin bilinciyle evini kişiselleştirmeye uğraşıyor. Bunu başarabilmek için ise hem kendisi, hem de çocukları için minimalizm felsefesini benimsemiş.

Devamını Oku 06.04.2019

Kiracıyım ama ev benim!

'Kendin yap'a meraklı dekorasyon bloggerları bilindiği üzere genellikle Kuzey Amerika kırsalından çıkıyor. Ancak bu kez yolumuz İngiltere'nin orta büyüklükteki şehirlerinden birine, Birmingham'a düşüyor. 18. yüzyıl sonu itibarıyla İngiltere'de sanayi devriminin etkileri sebebiyle hızlıca geliştirilmiş bir yapı sistemi olan ve "sırt sırta evler" olarak bilinen, iki katlı, küçücük metrekareli, birbirine yapışık sıra evlerden birinde kiracı olarak yaşayan Medina Grillo, grillo-designs.com adresindeki blogunda "Bir evin sahibi olmasak da, onu kendimize ait hale getirebilir miyiz?" sorusuna cevaplar arıyor. Bu amaçla hem kendi tasarım ve uygulamalarını, hem de İngiltere genelinde kiracı olup da evini yaratıcı ve ucuz düzenlemelerle yaşanır hale getirenlerin tecrübelerini paylaşıyor.

Devamını Oku 30.03.2019

Üç çocukla 110 metrekarede sınırları zorlamak

Amerika'nın New England bölgesinde Connecticut eyaletinde New York'a sadece 1 saat uzaklıkta eşi ve üç çocuğuyla birlikte yaşayan Brooke Christen, tabiri yerindeyse tam bir dekoholik. Evinin dekorasyonunu sürekli değiştiriyor. Hayır zengin değil. Tersine çok kısıtlı bir bütçesi var ama çok zengin bir hayal gücü veeee, Türk hanımlarının belki de hiçbir zaman sahip olamayacağı "evde tadilat yapmayı seven" bir kocası...

Devamını Oku 22.03.2019
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS