yazarlar

yazarlar

En güzel bayram sofraları

  1. Yazarlar
  2. Güncel
  3. Afife Selen Selçuk

En güzel bayram sofraları

Bayram, neşe, mutluluk, barış demek. Başka dillere çevirince festival oluyor. Kelimenin hissiyatında çoğulluk var. Tek kişilik bayram olmaz değil mi? O zaman kelimenin hakkını verelim. Bayram hazır yaza denk gelmişken ailemizi, arkadaşlarımızı yaz sofralarında hoş sohbetlere davet edelim.



30’lu yaşlarının başında bir kadın, uçsuz bucaksız bir labirente benzeyen bu şehirde yine yollara düşmüş, ev arıyor. Anne-babası zamanında onu en iyi okullarda okutmuş, o da onları üzmemiş. Okul bitince birlikte taşınıp 7 yıl evini paylaştığı arkadaşı şimdi yurtdışına taşınıyor, evin kirası da malum, tek kişi için yüksek. Kadın hem ucuz, hem temiz bir ev bulmak durumunda. Yalnız ufak bir problem var. Kendisini çok gelişmiş sanan bu toplumda bekar bir kadının tek başına yaşaması tam bir kabus. Kadın için değil. Çevre için. Çevre her şeye burnunu sokmak, her konuda tasalanmak durumunda. Gezdiği muteber semtlerdeki evlerin asık suratlı ev sahipleri, kadın “Bekarım” deyince burun kıvırıyor. “Daha önce de bekar bir hanım kiracımız vardı, nişanlım dediği bir oğlan girip çıkıyordu, sonra evlenmediler...” Ha, öyle mi canım, hadi size iyi günler...

“Ne??? Tarlabaşı mı? Delirdin mi kızım, orada travestiler, çingeneler oturuyor!” Kadının annesinin hatta arkadaşlarının ilk tepkisi bu. “Evet, tam da bu yüzden oraya taşınıyorum. Hepimiz zenciyiz işte. Ancak birbirimizi anlarız.”
Daha önceleri bırak sokaklarına girmeyi, yakınından geçmeye korktuğu bu semte onu elinden tutup götüren, “İşte bizim mahalle!” diye gururla tanıtan kişi kadının canı ciğeri. O da sevgilisiyle buradaki güzelim Rum binalarından birinde yaşıyor. İkisi de felaket yakışıklı ve yetenekli. “Gel seni bizim Engin abiyle tanıştıralım” diyorlar. Engin abi, oranın yerlisi. Herkesin tanıyıp sevdiği birisi. Yıllar önce metruk bir yapıyken alıp kardeşleriyle birlikte severek, okşayarak tamir ettikleri dapdaracık, mini minnacık Rum binasındaki dairelere kiracı arıyor, ama o da öyle herkesi beğenmiyor. Sırasıyla yazar, caz müzisyeni ve çevirmen titrlerine sahip, hepsi bekar komşular ilk üç kata yerleşmiş. Cumbalı sarı binanın çatı katı ise bizimkine kısmet. Ev bolca güneşe maruz kaldığından 7/24 ışık içinde. İnsan bunalıma girmek istese, giremez yani.

Geniş bir terasın gerisinde kalan yatak odası sokağa bakıyor. Engin abi, binanın tüm detaylarını tam ruhuna uygun yapmış yapmasına da, şu sünger izolasyonlu ahşap doğramalar yüzünden sokaktaki simitçi evde, Taksim’de bomba patlıyor, evin içi sallanıyor. Ancak zaman geçtikçe sokağın sesleri normalleşiyor. Hatta ninni gibi geliyor. Kadın o odada mışıl mışıl uyuyor. Yazar, caz müzisyeni ve çevirmen komşuların evlerinden zaman zaman klasik, bazen de caz müzik sesi yükseliyor. Ses izolasyonu diye bir kavram olmadığı için müzik tüm mahalleye yayılıyor. Bu sesler, araya karışan domates patates sesleriyle beklenmedik bir uyum içinde. Karşı apartmandaki hanım teyze ise dirseklerini dayamak için pencere pervazına yerleştirdiği pazen mindere yaslanmış, saçını tarıyor. Sonra taraktaki saçları tutup pencereden aşağı atıyor. Ardından bakmayı da ihmal etmiyor. İki alt kattan gelen caz melodileri daha da hırçınlaşıyor.

Bir gün kadını çok şaşırtan bir şey oluyor. Sabahın körü. Yani gece çalışıp yazı yetiştirmek zorunda olan biri için sabahın körü. Diğer herkese gün aydın. Sokakta adeta kıyamet kopuyor. İnsanlar çığlık atıyor, bir gürültü, bir patırtı... Kadın can havliyle yataktan fırlıyor. Bu semt için bu sesler normal ama garip olan şey, arka plandaki zurna sesi. Zurna. Derken kadın diğer seslere kulak veriyor: “Haydi herkes uyansııııın! Bayram geldiiiiii! Ey ahali uyuma, bugün bayraaaaam!”

Sözlerin kendi içinde bir ritmi bile var. Şarkı gibi ama değil gibi. Kadın pijamalarıyla terasa çıkıp aşağı bakıyor. Çocuklar ve büyüklerden oluşan bir insan konvoyu... Herkes gran tuvalet giyinmiş. Çocukların elinde parti düdükleri. Zort zort öttürüyorlar. Ellerde tamtamlar, zurna sesinin sorumlusu ise en arkadan geliyor. Sabahın 8’i. İnsanlar balkonlara, pencerelere çıkmış, aşağıya şekerler atıyorlar. Tam bir cümbüş. Kadın, hayatında daha güzel bir şey görmediğini düşünüyor. Hatta ağlıyor galiba. Ancak heyecan bitmiyor. Çocuk konvoyları gün boyu devam ediyor. Sokaktan pamuk şekerci geçiyor, çocuklar başına üşüşüyor: “Şekerci abi 50 kuruşluk ama biraz torpilli yapsana!” Aaa, macuncu bile var, şaka mı?

Hava kararınca ise çaprazdaki boş arsada kadının buraya yerleşmesinin sebebi olan arkadaşı ve kabilesi ateş dansı gösterisi yapıyor. İnsanlar alışık. Kabile, performanslarını her zaman ilk olarak mahallelisine sergiliyor. Onlardan gelen tepkiler önemli. Tüm çocuklar bu topluluktaki abi ablalarına hayran. Belki 50. kez izledikleri performansı gözleri çakmak çakmak, pür dikkat izliyorlar. Kadınlar portatif masa ve sandalyelerini getirmiş, bir yandan çekirdek çitleyip bir yandan sevinçle alkışlıyorlar. Biri çay getiriyor, diğeri zeytinyağlısından tattırıyor. Mahallelinin sevgili çocukları onlar. Aralarında cinsiyet ayırımı yok. Herkesin beyni, kalbi gök kuşağı renklerinde... Bayram var. Şeker Bayramı. Herkes gülümsüyor.

Ye, Dua Et, Sev

İnsanlar ateşi keşfedip yiyeceklerini birlikte pişirmeye başladıktan sonra konuşma, dil yetilerini geliştirmişler. Yani sosyalleşmenin başlangıcı birlikte yemek yemek. Yemek yerken de sohbet etmek. Farkında olmasak da kalabalık sofralarda yemek yemek gen hafızamızın öngördüğü mutluluk formülü... Bayram, neşe, mutluluk, barış demek. Başka dillere çevirince festival oluyor. Kelimenin hissiyatında çoğulluk var. Tek kişilik bayram olmaz değil mi? Festival ise sanki sokakta, doğada, insanların bir arada yaptıkları bir eylem gibi. Evde festival, biraz zor. O zaman kelimelerin hakkını verelim. Hazır yaza denk gelmişken ailemizi, arkadaşlarımızı yaz sofralarında hoş sohbetlere davet edelim.

Mercan ve şeftalinin doyumsuz uyumu

Pahalı bir porselen yemek takımı alırken beyazdan şaşmamak en iyisi. Beyaz bir yemek takımı, sofranızı her renk kombinasyonuna, her trende uyarlamanıza olanak sağlar. Bu senenin öne çıkan renkleri arasında bulunan şeftali ve mercan bir arada kullanıldığında birbirini yükselten, çoğaltan iki renk. Bembeyaz bir masa örtüsünü fon olarak kullanıp turuncu cam mumluklarla renkli çiçeklerinizi kombine edebilirsiniz. Masadaki renk patlamasını çiçeklere bırakın, renkli aksesuarlar minimumda kalsın.

Leylak tozu patlaması

2017 renk trendlerindeki bir başka kombinasyon önerisi de leylak tonlarıyla gri birleşimi. Ham ahşapla da iyi giden bu kombinasyonda gri bir supla üzerine beyaz tabaklar, leylak rengi bir peçete ve ahşap bir peçete yüzüğü kullanılmış. Dikkat edeceğiniz detay, takımın kahve fincanlarının kişiye özel birer vazo olarak kullanılmış olması. İçine koyduğunuz çiçeğin ne olduğu önemli değil. İster kır çiçeği, ister gül... Üretim amacından farklı işlevlerde kullanılan ürünleri seviyoruz.

İngiliz kulübe stili

10 / 22
En güzel bayram sofraları
Ülkemizde en çok sevilen stil olduğunu söylemek yanlış olmaz. Allı güllü kumaşları, yemek takımlarını milletçe seviyoruz. Yalnız çingene stiline kaymadan, gerçek bir İngiliz kır stili sofra hazırlamak istiyorsanız kullandığınız motif ve renklerin oranına çok dikkat etmelisiniz. Şunları aklınızda tutun: Zemin hep beyaz. Hem masa örtüsünde, hem yemek takımında... Renkler uçuk, hatta pudralı. Pembe, eflatun ve yeşil, ana renkleriniz. Şeffaf cam bardaklar en iyisi. Mumluk/ şamdan pembe, yeşil ya da eflatun olabilir. Mutlaka gümüş çatal bıçak kullanıyorsunuz. Masanızda kimin nerede oturacağını önceden belirlerseniz ve önceden isim kartları yaparsanız ne güzel olur.

Sihirli orman sofrası

11 / 22
En güzel bayram sofraları
Yeşilin her tonu ve ahşap. Araya belki biraz limon sarısı katabilirsiniz. İşte size 2017 yaz sofralarının en popüler renk kombinasyonu. Sarmaşık ve okaliptüs dalları, civanperçemi, lotus tohumları, yeşil orkide, bol bol sukulent, çeşit çeşit kaktüs, olabildiğince yeşil meyve. Doğanın içinde, doğaya ait. Yaprak şeklinde ya da yaprak desenli Amerikan servisler, bembeyaz mumlar ve çiçek yerine dikenler...

12 / 22
En güzel bayram sofraları
Bugünü uzun yıllar hatırlanacak bir anıya dönüştürmek için tüm misafirlerinize özel teşekkür kartları hazırlayabilirsiniz. İster kağıttan kesin, ister önceden kuruttuğunuz yaprakların üzerini boyayıp karta yapıştırın ama o güne ve size özel olsun. Tarihi yazmayı, imza atmayı unutmayın.

Piknik masasında bohem lüks

13 / 22
En güzel bayram sofraları
Basit bir piknik masasını havalı bir yemek masasına çevirmek çok kolay. Piknik deyince aklınıza gelen her şeyi unutun. Dış mekan deyince her şeyin plastik ve kağıt olması gerekmiyor. Keten runner ve peçeteler üzerinde masa boyunca uzanan bir çiçek aranjmanı, banklarda renk renk yastıklar ve yumuşak tekstiller, ağaçlara asılmış kumaş fenerler ve bolca mum, unutulmaz sohbetlerinize eşlik edecek.

Yüzen çiçekler

14 / 22
En güzel bayram sofraları
Masanıza yerleştirdiğiniz çiçeklerden sapı kırılan, boynu bükülenleri sakın atmayın. Cam ya da seramik/ porselen kaplar içine su, onun içine de çiçekleri koyup sergileyebilirsiniz. Farklı boyutlarda kaplarla kümeler yaratabilir, aralara yüzen mumlar da koyabilirsiniz.

15 / 22
En güzel bayram sofraları
Bu çiçekleri ayrıca suyun içinde sergilemek de mümkün. Önce farklı boyut ve formlardaki cam vazoları suyla dolduruyoruz. Sonra elimize bir iğne ve misina alıp iğneyi çiçeğin sapından geçirip misinanın bir ucunu sapa sabitliyoruz. Misinanın vazoya göre uzunluğunu belirleyip diğer ucunu büyükçe bir çakıl taşına sararak, ağırlık yaratıyoruz. Çiçekleriniz vazoya göre büyükse tabii ki ağırlığa gerek yok, ancak orkide ya da gül gibi çiçekler için mutlaka ağırlığa ihtiyaç duyacaksınız. Yeterince uzun bir vazoda, bir misinaya birkaç tane çiçek dizmeyi deneyin. Sonra kompozisyonunuzu mumlarla destekleyin.

Çocuklara ve çocuk kalanlara

16 / 22
En güzel bayram sofraları
Çocuklar ya da şekerler olmadan şeker bayramı mı olur? Davetinizi çocuklar için de şenlik haline getirmek için teras/ balkon ya da bahçenin bir köşesine mutlaka bir şeker köşesi yaratın. Cam kavanozlar içine renk renk şekerler doldurun, ufaklıkların o andan itibaren en sevgili teyze/amcası olacağınız şimdiden garanti. Şeker köşesine arada büyükler de musallat olacaktır, şaşırmayın!

17 / 22
En güzel bayram sofraları
Çocuklar için ayrı bir masa hazırlamak ne kadar da doğru bir karar. Plastik çatal bıçakları renkli peçetelere sarıp ucuna da küçük çiçek dalları yerleştirebilirsiniz. Bu masada birbirinden farklı peçeteler ve tabaklar kullanırsanız, çocukların “Bak benimki bu renk, seninki ne?” oyunu oynarken masada oturup yemek yemesini sağlayabilirsiniz. Küçükken peçete koleksiyonu yapan şimdinin büyük geçmişin küçük kız çocuklarına selam olsun!

En tatlı gelenekler

18 / 22
En güzel bayram sofraları
Şeker köşesi yapılır da tatlı köşesi yapılmaz mı? Şeker bayramının olmazsa olmazları var. Mesela baklavasız, kalburabastısız olmaz! Bayram bir gelenek. Geleneksel motifler modern çizgiler içinde ölçülü olmak şartıyla her zaman kendine yer bulur. Ancak son 10 küsür yılın Arapçılık trendinden özenle kaçınınız. Anadolumuzun ne güzel motifleri, keyifleri var. Gösteriş meraklısı Arap geleneklerinin peşinde koşacağımıza sade, mütevazı, gülümseyen, anneanne evi kokan, tırtıl baklavası tadında kendi geleneklerimize bakalım. Sofu değil Sufi... Mesela bir Saniye anne var, youtube’da yemek tarifleri veriyor. Boşuna fenomen olmadı. Mis.

Kır çiçekleri karması

19 / 22
En güzel bayram sofraları
Masanızı güzel bir çiçek aranjmanıyla zenginleştirmek istiyorsanız bunu profesyonel yardım almadan da yapabilirsiniz. Karmakarışık kır çiçekleri ne olursa olsun bir arada güzel durduğu için garantili seçim. Dikkat etmeniz gereken tek detay, tüm çiçeklerim aynı boyda olmaması. Aranjmanın simetrik olmasına gerek yok. Tek tarafa sarkan, doğal bir düzenlemeye gidebilirsiniz ki, dünyadaki bir çok profesyonelin tercihi de bu şekilde doğal tasarımlar... Masa örtüsünü nötr renklerde bırakıp vazonun altına çiçeklerden birinin renginde bir kumaş, runner ya da servis yerleştirmek, renk dengesini sağlamanıza yardımcı olacak. Bu senenin trendi gri yemek ve çay takımları ise aranjmanı iyice öne itecek.

Beklenmedik kompozisyonlar

20 / 22
En güzel bayram sofraları
80’lerde çok moda olan, hemen her Türk evinin salonundaki yemek masasını süsleyen el emeği göz nuru kum rengi tığ işi örtüler sandıklardan çıkıp yaz sofralarında kendine yer buluyor. Ancak bir farkla. Bu örtülerin altına renkli fonlar yerleştiriyoruz. Pastel renklerin yanında fuşya, limon sarısı gibi renkleri de bolca görüyoruz. Marin stili denince belki de akla en son gelecek detay olan dantel ve kroşe deniz kenarı stilinin bir parçası haline geliyor. Denizden ne çıksa yerim abi’cilere hazırlayacağınız deniz temalı sofranızı denizden çıkan kabuklularla süsleyebilirsiniz.

Mavi beyazların tam sırası

21 / 22
En güzel bayram sofraları
Özel bir günde kullanılmak üzere dolap bekleyen mavi beyazlarınızı kullanmanın tam sırası. Kristal vazolar, gümüş kaşık ve kaseler, yazlık evinizin patineli masası üzerinde beklediğinizden çok daha iyi duracak. Mavi unutmabeni çiçeği ve beyaz kesme çiçeklerle kombine edebilirsiniz.

Hediyeniz de güzel olsun

22 / 22
En güzel bayram sofraları
Bu kez sofra hazırlayan siz değil misiniz? Yemeğe gideceğiniz eve özel bir hediye götürmeye ne dersiniz? Bir kutunun içine kartondan bir ayırıcı koyup bir gözü şekerleme ya da kurabiyeyle, diğerini ise güllerle doldurun. Sürprizleri, özenilmiş hediyeleri herkes sever. Kutunun kapağını kaldıracak kişinin yüzündeki şaşırma ve mutluluk ifadesini hayal etmek zor değil.
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}

ilgili haberler

 
LG
MD
SM
XS