Harry, Meghan ve monokromatik düğün

  1. Yazarlar
  2. Güncel
  3. Afife Selen Selçuk
Harry, Meghan ve monokromatik düğün

19 Mayıs’ta düğünümüz var, a dostlar. Bilen bilmeyene, duyan duymayana anlatsın! Haksızlığa dayanamayan küçük, tatlı mı tatlı, siyahi, “bir takım çevrelere göre daha da kötüsü” biraz siyahi biraz beyaz, yani “gri renkli” bir kızın, hiç beklenmedik bir anda dünyanın en önemli monarşisine gelin gidip, gerçek bir prensese dönüşme hikayesinin son adımını büyük heyecanla bekliyoruz.



Heyecanlıyız, çünkü bu başlı başına bir aktivizm olayı. “Amaaan, bize ne?” deyip geçmeyin. Popüler kültürdeki keskin virajlar, dönüşümler, döner dolaşır gün gelir, bizi de bulur. Tüm dünyayı beşik gibi sallayan Meghan ve Harry hikayesini hiçbir şeyin derinine inmeyen Türk basınından takip edenler için biraz detaylandıralım.
Monarşinin ilk siyahi gelini
Efendim, ilk olarak şunu söylemek gerekiyor, Meghan monarşi dünyasının ilk siyahi gelini olmayacak. Panama’nın küçük bir şehri olan Bocas del Toro’da doğan ve çoğunlukla ABD’de büyüyen Angela Gisela Brown, Avrupa kraliyet hanedanlarından birine evlilik yoluyla giren ilk siyahi kadındı. 2000 yılında Lichtenstein Prensi Maximilian ile evlenmiş, pek kimsenin bilmediği bu küçük, küçücük ülkenin tahtında olanlar kimseyi pek bağlamadığı için de kimse bu gerçeği duymamış, bilmemişti. Oysa bu hikaye de içinde çok güzel aykırılıklar barındırıyor; Prenses Angela siyahi olmasının yanında prensinden tam 11 yaş büyük. Yine de Meghan için durum biraz farklı. Burada söz konusu olan, dünyanın en büyük ve prestijli kraliyet ailesi ve dünyanın en çok peşinden koşulan bekar erkeği...
Neden bu kadar önemli?
İngiliz sarayı Kraliçe I. Elizabeth’ten beri, ki kendisi bizim Kanuni Sultan Süleyman’dan 37 yaş küçük olmakla birlikte, çağdaşıdır (XVI. yüzyıl), dünyanın sarsılmaz monarşilerinden biri. İşin ilginç tarafı İngiltere gücünü kadın yöneticilerinden alıyor. Yani dişil bir imparatorluk olarak tanımlanabilir. Politik tarihteki yerini iyi bulan vardır, kötü bulan vardır, o ayrı tartışma konusudur. Ayan beyan ortada olan ise, İngiltere tahtında olan bitenin, er ya da geç kültürel anlamda tüm dünyayı sardığı, bir hareket haline geldiği gerçeğidir. Daha önce şu yazımızda detaylı olarak anlattığımız üzere, İngiliz tahtındaki ilk aktivist, I. Elizabeth’in annesi Anne Boleyn idi. Hikayenin sonunda kellesi uçsa da, koskoca bir ülkenin mezhebinin, kilisesinin değişmesine sebep olmuştu. Kızı I. Elizabeth ise orta yolu bulup ülkede dengeyi sağlamış İngiltere’yi Avrupa’nın süper güçleri arasında sokmuş ama aşırı uçları kendine düşman etmişti. I. Elizabeth ile çatışan Püritenler sonunda ülkeden kaçıp Amerika’da bugün başımızın belası Evangelistlerin temelini oluşturmuşlardı.
Avrupa’nın büyükannesi Victoria
Sonraki acayip İngiliz kadını ise, bugün her alanda hayatımızın parçası olan teknik ve estetik standartların temelini oluşturan “Endüstri Devrimi”ni başlatan (XIX. yüzyıl) Kraliçe Victoria’dır. Tam 64 yıl tahtta kalmış ve İngiltere’yi zamanının en büyük gücü haline getirmiş kişidir. “Kariyer de yaparım, çocuk da” deyişinin gelmiş geçmiş en şaşaalı örneğidir. 1840-1857 yılları arasında doğurduğu 9 çocuk, daha sonra Avrupa’nın çeşitli kraliyet ailelerinden prens ve prenseslerle evlendirildiği için, günümüzde “Avrupa monarşisi Victoria’nın torunudur” şeklinde haklı bir inanç vardır.
Aşkımı asla: Edward & Wallis
Saray, XX. yüzyılın ilk yarısına yine güçlü bir kadın vakasıyla giriyor. Bu seferki kadının adı Wallis Simpson. Amerikalı, o dönemde ikinci kocasıyla evli bir mirasyedi. Dönemin Galler Prensi yani tahtın bir numaralı varisi Edward’ı baştan çıkarıyor. Sonra kocasını boşuyor ama nafile. Edward, babası ölünce tahta çıkacak ama Wallis’ten ayrılmadığı sürece parlamento onun krallığını meşru saymıyor. Wallis kötü kadın. Hem Amerikalı, hem boşanmış, o da yetmemiş bir kere daha evlenip boşanmış. İngiliz sarayına girmek ne haddine! Ama Edward kimsenin beklemediği bir gol atıyor saraya. Tahtı bırakıp sevdiği kadına koşuyor. O tahtı bırakınca yerine kardeşi yani, bugünkü Kraliçe II. Elizabeth’in babası VI. George geçiyor ve Elizabeth’in tahta giden yolu açılıyor. Neden? Çünkü Edward’ın çocuğu yok. Bir çocuğu olsa taht kardeşine geçmeyecek, kraliyet Edward’ın soyuyla devam edecek. Bu noktaya dikkat edin lütfen, ilerleyen satırlarda bu bilgi işinize yarayacak. Edward ve sevdiceği Wallis, birlikte sürekli sürgün hayatı yaşıyorlar ama Edward, bana mısın, demiyor, boyun eğmiyor. Hatta II. Dünya Savaşında sırf gıcıklığına Almanya’ya gidip Hitler’le görüşüyor, İngiltere’nin en büyük düşmanıyla dost oluyor.
80’ler, Thatcher ve Diana
Üçüncü büyük kadın yönetici ise tabii ki, Margaret Thatcher. Ülkesinin ilk kadın başbakanı ve yönetimde kaldığı yaklaşık 12 yıl boyunca dünyanın en güçlü kadınlarından biri. Küçük bir dokunuşla artık iyice zayıflamış olan Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının sebebi ve Özal eliyle Türkiye’de de uygulanan politikaların yaratıcısı. Thatcher ile hemen hemen aynı zamanda hayatımıza giren bir başka güçlü kadın figürü ise Lady Diana.
Kalplerin kraliçesi
Galler Prensesi, yani İngiliz tahtının ilk sıradaki eş-kraliçe adayı olmasına rağmen, duygusuz saray kurallarını, duyguların gücüyle altüst etmiş, kendi naif, kırılgan, tatlı kadın imajına bile karşı durmuş; hiç kimsenin cesaret edemediği işleri (bir AIDS hastasının elini sıkmak, Bosna Savaşından sonra bölgedeki mayınların temizlenmesi için mayınların arasından yürümek gibi) sadece 36 yıl süren hayatına sığdırmış; aldatılmaya isyan edip, kral olacak kocasını boşayarak, bu kral-kraliçe işlerinin beyhude işler olduğunu ilk ağızdan doğrulama cesareti göstermiş; yetmezmiş gibi Müslüman ve Pakistanlı bir doktora aşık olup onunla evlenmeye kalkmış, o ilişki bitince bir Müslüman Arap ile aşk yaşayıp, Kraliçe II. Elizabeth’in yüreğine indirmiş güzel gözlü dev kadın. Dönemi yaşayanlar hatırlayacaklar; bu büyük paniğin sebebi; fazlasıyla “beyaz, anglo sakson ve Anglikan” İngiliz Sarayının veliaht prensleri olan William ve Harry’e kara tenli, Müslüman bir kardeş gelme ihtimaliydi. Günümüzde hala süren “Diana’yı saray öldürdü” iddiasının arkasındaki itici güç işte tam olarak bu.
Diana’nın mirası
Şimdi, günümüze gelelim. Çocukluğundan beri bir sonraki İngiliz Kralı olmayı hak ettiğini kanıtlayan mağrur ve haddinden fazla uslu William; saray kurallarını harfiyen icra ederken, onun omzunun arkasından afacan gözlerle bakan küçük kızıl fırlama, nasıl olduysa birden büyüdü, helikopter pilotu olup, dünyanın kuş uçmaz kervan geçmez yerlerinde yıllarca ülkesine hizmet adı altında gezdi tozdu. Tozdu evet, tozlar tozlara, puslar puslara misali, dağlara, uçurumlara tırmandı, yıllar boyu nerede ekstrem spor, macera, orası Harry’den soruldu. Arkasından konuşanlara bakılırsa, pilot olarak İngiliz ordusuna bayağı bir hizmet etmiş aslında çocuk, hakkını yemeyelim. –Tam burada yazarınızın aklı dünyanın en acayip karakterlerinden biri olan Bruce Dickinson’a kayar. Hani Iron Maiden solisti. Ne alaka demeyin. Uzun hikaye ama onun da bu köşede anlatılma zamanı gelir elbet...-
Ve Kate Middleton hayatımıza giriyor
Dünyanın en önemli monarşisinin tahtının varisleri oldukları, belki de daha önemlisi sevgili Diana’mızın çocukları oldukları için William ve Harry’nin annelerinin tabutuna koydukları çiçekten tutun da ergenliklerinde, okulda neler yaptıklarına ve tabii ki eş seçimlerine kadar her adımları büyük kitleler tarafından hep yakından takip edildi. Sonra Kate Middleton hayatımıza girdi. Onu da çok sevdik, bağrımıza bastık, en çok da parmağında taşıdığı Diana’ya ait safir nişan yüzüğünü sevmiş olabiliriz. Güler yüzü, zarafeti, halktan gelen samimiyetiyle o da birden sevgili Kate’imiz oldu. “Hah!” dedik, “İşte tam Diana’nın gelini olacak kadın! Aferin William’a...” Kate yüzündeki gülümsemeyi iki kez klonladı ve İngiliz Sarayı için şaşırtıcı bir durum; şu an üçüncü bebek yolda... Eee, peki afacan bakışlı kızılcık şurubu ne alemde?
When Harry meets Meghan
10 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Meghan Markle, 37 yaşında, Amerikalı aktris ve aktivist. Harry’den 4 yaş büyük. Daha önce evlenmiş, boşanmış. Eski kocası pek de parlak bir tip değil. Annesi siyahi, babası beyaz, yani o bir melez. Aile geçmişi hiç parlak değil. Her ailede olan sorunlar onda da var. Kate’in gerektiğinde kraliyet ailesine bile birlik beraberlik dersi veren, her daim birbirine kenetli güçlü ailesinin, temiz ve sadık komşu kızı imajının, masum ve hayat hakkında pek bir şey bilmeyen, dünyaya gözlerini William’dan sonra açmış kadın görüntüsünün tam tersi yani. Küçücük bir kızken televizyonda gördüğü bir reklamın içeriğinden rahatsız olup dönemin First Lady’si Hillary Clinton’a mektup yazan ve reklamın düzeltilmesini sağlayan doğuştan bir siyah panter. Cin gibi. Saçma sapan masumiyet ayaklarına girmeden, başı hep dimdik, “Neysem oyum” diyor.
Harry’den ters köşe
11 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
“Diana’nın gelini nasıl olmalı”ya kafayı fena takıp bu konuda prototipler yaratmış at gözlüklü kitlelere, bizzat Diana’nın oğlu Harry’nin tokat gibi cevabı Meghan. Tam bir ters köşe. Görünüşe göre Meghan Markle, monarşi geleneğini savunmadaki katı tavrı ve duruşuyla ünlü Kraliçe II. Elizabeth’e de kendisini çok çabuk kabul ettirdi. Bu da oldukça ilginç bir durum aslında. Peki, “Saray İngiltere’nin özünü temsil ediyor, saray mensupları da ona göre davranmalı” fikrini savunanlar, ülkenin genelini oluştururken Meghan’a neden kimse itiraz edemiyor? Geleceğin veliaht prensi George ve Prenses Charlotte’ın küçük siyahi - kızıl karışımı kuzenlerini hayal ettikçe deliren kesim bile susuyor. Bu noktada aşkı için tahtından feragat eden Edward’a dönelim. Taht sırasını neden kaybetmişti? Cevap: çocuğu yoktu ve taç kardeşine geçmişti.
Siyahi bir İngiliz kralı ihtimali ne?
12 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Kraliçe II. Elizabeth 92 yaşında. Yani oğlu Charles’ın kral olması an meselesi. Ondan sonra ise sıra William’da. Yani büyük çocukta. William’ın iki çocuğu var. Prens George ve Prenses Charlotte. Bu iki çocuk, hani olur de bir şekilde taç giyemezlerse taht William’ın küçük kardeşine yani Harry’e geçer. İşte tam orada, “Houston we have a problem!” Şu aşamadan sonra Harry demek, minik siyahi prensler, prensesler demek, saray yandı, bitti, kül oldu demek... Yani neymiş? Bu ihtimali engellemek için Kate’in mümkün olduğu kadar fazla çocuk doğurması gerekiyormuş. Bilindiği üzere şu an 3.’ye hamile. Daha kaç tane doğuracağını hep birlikte izleyeceğiz. Yani saray, her ne kadar Harry ve Meghan konusuyla alakalı fazlasıyla liberal gözükse de gizliden gizliye önlemini alıyor. Ve aslında hep dediğimiz gibi; her şeyde bir şey vardır. Velhasıl durum göründüğü kadar parlak olmayabilir. “Yaşasın! Bin yıllık monarşiyi yendik!” naraları atarken, bu kurnaz ihtiyarın oyununa geliyor olabiliriz.
2018 Trendlerine bakış
13 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
2018 düğün trendlerini geçtiğimiz Kasım ayında yazmaya başlamıştık. Bu yıl çok fazla tema var. 2017’de ortaya çıkıp tam anlaşılamayan, sindirilemeyen yaratıcı detaylarla da birleşince önümüzde bu anlamda çok renkli bir yıl olduğunu söyleyebiliriz. Trendlere şimdi ve ilerleyen yazılarda temalar şeklinde bakmaya devam edeceğiz. Buyurun monokromatik düğün konseptine bir göz atalım. Monokromatik diyorsak sıkıcı demek istemiyoruz. Toplam 3 renk ile ne kadar yaratıcı olunabiliyor, örneklerini inceleyelim.
Nasıl bir gelin?
14 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
2018 İlkbahar gelinlik modelleri 2017 Ekim ayında New York’ta tanıtılmıştı. Buradan çıkan ilginç detaylardan biri beyaz gelinliğe eklenen siyah detaylar. Siyah kemerli gelinlikler geçtiğimiz yıllarda da kısa süreli ve kısıtlı olarak öne çıkmıştı. Bu kez durum biraz farklı. Vera Wang, Marchesa ve Reem Acra gibi gelinlik modasının öncüleri siyah detay işini sadece bele bağlanan kuşaktan çıkarıp ana aksesuar şeklinde değerlendirmeyi tercih ediyorlar.
Aksesuarda devrim
15 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Aksesuarda dev küpe hakimiyetinden daha önce bahsetmiştik. Bu temada küpeler tahmin edileceği üzere siyah. Tüylü küpeler ise özellikle öne çıkıyor. Nasıl bir aksesuar kullanacağınız elbette siyah detayın gelinliğin neresinde olduğu ve ne kadarını kapladığıyla yakından ilgili. Siyah bir boyun bağı kullanıyorsanız, bileğinize büyük ve gösterişli, siyah bir tüylü bilezik takabilirsiniz. Detay belinizdeyse dağınık topuzunuza siyah taşlı bir toka ya da kulağınıza küpe takmak uygun olacaktır.
Çoklu yüzükler, esnek tasarım
16 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Tektaş yüzüklerde armut şeklinde pırlanta öne çıkıyor. Pembe altın yine revaçta. Yüzükle ilgili önemli bir gelişme ise, geleneksel tektaşların günlük yaşamda pek fazla kullanılmaması, özel günler için köşe beklemesi gerçeğinden hareketle, alternatifli, esnek tasarımlar yaratılmış olması. Her şeyden önce taş göze batacak kadar büyük değil. Farklı kombinasyonlar yaratıp her seferinde başka bir yüzük takıyormuş gibi hissetmek için İsrail merkezli tasarım ofisi Artemer’in hazırladığı, formları uyumlu birkaç parçadan oluşan nişan yüzüklerine göz atmanızı öneririz.
Tüm zamanların en değerlisi: Siyah inci
17 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Yukarıda bahsi geçen takılar size fazla sade geliyorsa ve “Gelinliğimin siyah detayı olsun ama takılarım yüksek mücevherat olsun” diyorsanız, siyah inci tercih edebilirsiniz. Siyah diyoruz ama aslında grinin tonlarında oluyor ve sembolik olarak gizemli, bağımsız, güçlü, cesur, hatta cüretkar bir kadın karakterini tanımlıyor. “Bağımsızlık ve evlilik?” dediğinizi duyar gibiyiz. Dikkat! “Bağımsız” olmak, bir kişinin bağları olmadığı anlamına gelmez. Burada tanımlanan “bağımsızlık” daha çok; kocasına bağımlı, kendisine ait beğeni ve ilgi alanları olmayan, kiminle evliyse onun karakterine bürünen bukalemun kadınlardan olmamak anlamında kullanılıyor. Stilleriyle farklılaşan, özel kadınların cevheri siyah inci. Bazı kabilelere göre siyah inciyi takabilmek için önce onu hak etmek gerekiyor.
Mary Jane’in dönüşü ve Olivia Palermo
18 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Ayakkabılar da siyah ya da siyah detaylı. Trendin uç noktasında Marchesa’nın mini gelinliğinde olduğu gibi bilekten kesilmiş dantel çorap üzerine giyilmiş siyah yüksek topuklu, tüylü sandaletler var. 2017’den beri devam eden bir başka trend ise “kitten heel” diye anılan çok kısa topuklu, Mary Jane modeli ayakkabılar. Süet öne çıkan malzeme. Fiyonk detayı, bu yıl gelinliklerden başlayıp ayakkabıya hatta pastaya, dekorasyona uzanan bir fenomen. Ama o eskiden popüler olan ve gelinlikte poponun tam üzerine konan ve sanki geline büyüteçle bakıyormuşuz gibi her şeyi büyüten dev fiyonkları unutun. Böyle bir detay istiyorsanız da lütfen çıtçıtlı olsun, çıkarılabilsin. Girişi zengin yapıp sonra sadeleşin. Aynı ayakkabının hem topuklu hem de düz modeli bir çok firma tarafından üretilmeye başlandı. Dior bu markalardan biri. Erken saatlerde topuklular üzerinde salınıp geç saatlere kadar pistten inmeyecek gelinler için ideal.
19 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Moda ikonu Olivia Palermo bu yıl dünyanın en ünlü babet markası Pretty Ballerinas ile işbirliği yaptı. Markanın 2018 İlkbahar koleksiyonunda her sezon olduğu gibi ayakkabı meraklılarının aklını başından alacak modeller var. Gelinlik altına babet giymek isteyenler için bu incili modeli seçtik.
Nasıl bir gelin buketi?
20 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Monokrom düğün konseptinin gelin buketi ister istemez alışılmışın dışında olmak durumunda. Dünyanın en değerli gelin çiçeği olarak bilinen calla’nın, ülkemizde nedense sadece beyazı mevcut. Oysa çiçeğin renk skalası geniş. Bunlar içinde bir siyah calla var ki, güzelliği dillere destan. Calla zaten Yunanca bir kelime ve “güzel” demek. Siyah calla zor bulunan bir çiçek. Uzaktan siyah gibi görünüyor ama yaklaşınca çok derin bir mor tonu olduğunu fark ediyorsunuz. Bu yüzden gizem ve zarafetin sembolü.
Siyah kuğu boyunlu calla gelini
21 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Yaşamın değişerek, dönüşerek devamı, diriliş anlamı değerlendirildiğinde ise düğününüzde elinizde taşımak isteyeceğiniz en ideal çiçek olabilir. Yalnız “calla gelini olmak, calla gelini olmamak” diye bir tabir var çiçek tasarımı dünyasında. Bize göre fazlasıyla kaba ama yine de tarif edelim; Calla çiçeğinin sapı ne kadar uzun olursa o kadar iyi. Yani kısa saplı bir buket yerine 5 - 6 tane çiçekten oluşan uzun saplı bir aranjman taşımak çiçeğin hakkını vermek oluyor. Ama bu uzun, upuzun aranjmanı doğru taşıyabilmek için uzun boylu bir gelin olmak gerekiyor. Tanım, “kuğu boyunlu, kolları uzun, elleri ince” gibi devam edip gidiyor.
Nedimeler ve gelinin annesi konusu
22 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Kız arkadaşlarınıza gün doğdu. Nedimeleriniz bu temada en sevilen gece elbisesi renkleri siyah ve gri giyiyor. Genel olarak omuzda biten küt kesimli modern düz saçlara mutlaka dantel veya bol işlemeli, gösterişli klasik elbiseler eşlik ediyor. “Çay saati boyu” dedikleri 60’ların meşhur etek boyu bu yıla damgasını vuracak.
23 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Nedimelerin aksine anneler çok sert renkler giymiyorlar. Sıcak griler ya da inci beyazı diz altı kokteyl elbisesi üzerine bolero, beyaz inci takılar, anneler için ideal. “Gelinin Annesi” konsepti için tasarladığı elbiselerle ünlenen İngiliz tasarımcı Ian Stuart’ın yeni koleksiyonuna göz atmakta yarar var. Türkiye’de daha çok gayrimüslim düğünlerinde kullanılan bir aksesuar olan şapkanın dinle bir alakası olmadığını, çoğu kadının şıklık düzeyini birden tavana zıplattığını belirtmeye gerek yok herhalde. Anahtar kelime kalite. İyi tasarlanmış, iyi üretilmiş bir şapkadan daha güzel bir aksesuar düşünülemez. Yani şapkadan korkmuyoruz, İsa ya da Musa şapkadan çıkıp bizi ısırmıyor. Ek olarak belli bir yaşın üzerindeki hanımlar, elbisede aşırı renkten, özellikle parlak renkli dantelden itina ile uzak durmalı.
Nasıl bir damat?
24 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Düğünlerde uzun zamandır yüzüne bakılmayan smokinlere sert bir dönüş yapıyoruz. Yalnız gömlek, yelek ve boyunbağı beyaz... Erkekteki en önemli detay boutonniere denilen yaka çiçeği aranjmanları. Bu konuyu ilerideki yazılarımızda detaylandıracağız. 2018’de boutonniere en az gelin çiçeği kadar önemli olacak. Gelin buketiyle aynı çiçekten olabileceği gibi tamamen farklı bir tasarım da olabilir. Monokromatik temada ise gelin gibi damadın da çiçeği siyah calla.
Nasıl bir pasta?
25 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
“Gelinlik detaylarını pastaya sıçratmak” isimli hareketle pastamızı temanın bir parçası haline getiriyoruz. Beyaz şeker hamurundan yapılmış, içi çikolata ve vişneli, dantel detaylı bir pastanın bir katını siyah saten bir kurdeleyle bağladıktan sonra birleşim yerine ister fiyonk, ister çiçek, temamızın detaylarına uygun ne varsa yerleştiriyoruz. Bu dekoratif figürün çevresine şeker hamurundan küçük siyah inciler serpiştirmeyi unutmuyoruz.
Tatlı barında durum ne?
26 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Tatlı barında siyah yerine gri hakim. Gri kremayla ve siyah inci gibi görünen yabanmersini taneleriyle süslü cupcakeler, gümüşten mat antrasite uzanan tonlarda makaronlar, yine gümüş ve gri drajeler pastadan önce şeker ihtiyacını gidermek isteyenlerin imdadına yetişecek. Hep tekrar ediyoruz, tatlı barının içeriğini abartmaya gerek yok. 3 - 4 çeşit tatlı yeterli...
Nikah düzeni: Dondurulmuş çiçekler
27 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Ta-taaam! Evet, buz. Hatta dağ, buz dağı. Yok, sadece büyük buz kütleleri. Şaşırmayın, özellikle Uzakdoğulular için bu pek de ilginç bir düzenleme değil. Yapması zor da değil. Zira Çinliler her yeni yıl dönümünü buz kalıplarından aşırı detaylı dev heykeller yaparak kutluyorlar. Burada farklı boyutlarda çiçek aranjmanları yapılıp kalıplarda dondurularak buzdan dev küpler yaratılmış.
28 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Farklı boyutlardaki buz kütleleri kademelendirmeye yardımcı oluyor. Çok büyük kütlelerin içinde metal aksamlar da var ve bunlarla buz küpleri, yerinde kurulan truss sistemine tutturulmuş. Bu buzlar erimiyor mu? Elbette eriyor. Ama nikah çok da uzun süren bir tören değil sonuçta... Sandalyeler şeffaf pleksiglas ve görünen o ki, zemin ayna. Böyle bir fonda “Evet”, demeyi kim istemez ki?
Yemek düzeni: Yüksek aranjman
29 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
XIX. yüzyıldan kalma bir orangerie, yani limonluk hayal edin. Olabildiğince Fransız. Muhteşem bir bahçeye bakan dökme demir bezemeli yüksek tavanlı dev bir seraya açılan mermer zemin, sütun ve duvarlı geniş odalar... Düğününüz var, burayı süsleyeceksiniz. İlk aklınıza gelen ne? Şöyle altın renkli suplalar, dökme pirinç şamdanlar, efendime söyleyeyim, işlemeli, hatta bol işlemeli damask masa örtüleri, pek süslü altın sandalyeler... Peki, hayal ettiniz. Şimdi tüm bunları beyninizin çöp tenekesi neredeyse oraya atın. Öncelikle böyle bir mekanın hakkını ancak suskun bir dekorasyonla verebilirsiniz.
30 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Gelinin ve damadın üzerindeki siyah detayları da düşünerek onları öne çıkarmak için süslemede siyahtan kaçınmak lazım. İdeali açık veya koyu gri mat masa örtüsü üzerine yine aynı tonlarda aksesuarlar eklemek. Buradaki en önemli detay, yüksek çiçek aranjmanı. Konu gösterişli aranjmanlar olunca çok sık yapılan bir hata, alçak tavanlı bir mekanda masanın üzerine dev bir aranjman koymaktır. Yüksek aranjman, yüksek tavan ister. Çünkü çiçekler a) mekanın en dikkat çekici dekoratif öğesi olmalı, bunun için boyut önemli b) aynı zamanda davetlilerin birbirini görmesini engellemeyecek kadar yüksekte durmalı, c) bir de misafirlerin kafasına düşmemeli. Bunun için hem yerden hem tavandan destek almak gerekebilir. Gördüğünüz üzere çiçekler beyaz ve dağınık bir düzende tasarlanmış. Bu tema için daha iyisi düşünülemezdi.
Masada dekoratif detaylar
31 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Masanın üzerinde kurşun rengi detaylı suplaya, masa örtüsünün bir ton koyusu peçete, gümüş bir peçete yüzüğü ve peçeteye tutturulmuş beyaz bir çiçek eşlik ediyor. Çiçeğin ne olduğu önemli değil. Beyaz olsun yeter. Ne kristal, ne kesme... Dümdüz kurşun rengi cam bardaklar, kısa gümüş şamdanlar ve masayla neredeyse aynı düzlemde duran zarif çiçek aranjmanları... Unutmayın tepenizde aynı çiçeklerden dev bir aranjman asılı. Bu yüzden masaya mümkün olduğunca sade detaylar hakim olmalı.
Polaroid çılgınlığı
32 / 32
Harry, Meghan ve monokromatik düğün
Hep söylüyoruz, düğünün en önemli ayağı fotoğraf ve videodur. Anı yaşarken göremediklerinizi bile sonsuza kadar hareketli ve durağan imajlara hapsetmenin yolu bu. Yıllarca siz, çocuklarınız, torunlarınız, belki de onların çocukları bunlara bakıp sizi anacak. Asla, asla oluruna ya da sona bırakmayın. Hangi fotoğrafçıyla çalışacağınız masa düzeninizden bile daha önemli. Son senelerde profesyonel çekimlerin yanında düğünlerde bir polaroid çılgınlığı da yaşanıyor. Polaroid çoğaltılması mümkün olmayan bir fotoğraf türü olduğundan her parçası çok değerli. Fotoğrafçınızdan kendi çektiği fotoğraflar için bir albüm isterken polaroidler için de özel boyutlu bir albüm yaptırmasını istemeyi unutmayın.
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Description $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS