yazarlar

yazarlar

Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili

  1. Yazarlar
  2. Güncel
  3. Afife Selen Selçuk

Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili

Provence... İsmini duyunca bile insanın içine ferahlık geliyor. Ufka uzanan lavanta tarlalarının, mis kokuların, minik patikalarla birbirine bağlanan bağların; morun, bordonun, güneş renklerinin diyarı. Dekorasyon deyince ilk akla gelen ülkenin, en dekoratif bölgesinde pek latif, pek şen bir kültür gezisine çıkıyoruz.

 



Asteriks ve Oburiks’i nasıl bilirsiniz? İyi? Vatanperver? Komik? Özünde onlar Romalılara karşı savaşan Galyalı askerler... Gerçek olması çok muhtemel kişi ve maceralarının karikatürize edilmiş hali. Peki olaylar tam olarak nerede geçiyor, yani söz konusu Galya gerçek bir ülke mi? “Uydurma” cevabını verenler belli ki orta öğretimde tarih dersinden sürekli kaçan çoğunluğun içindeler. Yo, yanlış yerde değilsiniz. Bu bir dekorasyon stili yazısı. Ancak her seferinde olduğu gibi tarih anlatmadan kültür anlatmak mümkün olmadığından okuyucuya sempatik gözükmeye çalışıyoruz. Velhasıl, Asteriks ve Oburiks’in konuştuğu dil aslında Fransızca değil, diğer Galyalılar gibi Keltçe. Galya, Batı Roma İmparatorluğu tarafından fethedilmeden önce Roma’nın batısında kalan Avrupa topraklarına verilen ad. %100 gerçek. Galyalılar da öyle. Kelt-Gol-Gal-Galat hepsi aynı kelimenin farklı lehçelerde söylenişi. Galya, Latince’de bu Kelt ülkesine verilen isim.

Galata- Galya hattından sevgiler

Burada Batı Avrupa’dan bahsediyoruz, ancak Keltlerin Anadolu, Trakya ve Yunan toprakları üzerinden Batı Avrupa ve Britanya’ya ulaştığını biliyoruz. Doğu Roma, yani Bizans İmparatorluğu’nun resmi dili Latince değil, Yunanca olduğundan burada Keltler Yunanca Galatai olarak anılmış. MÖ. 3. yüzyılda Bizans’ın başkentine yerleşen Galato klanının yaşadığı bölgeyi hala Yunanca Galatai kelimesinin günümüzdeki türeviyle anıyoruz.

Beyaz atlı Galler Prensi William

3 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili ©Reuters
Genel kültür dağarcığımızda hemen hızlı bir tarama yapalım: Galler Prensi William ve eşi Kate. Severek takip ediyoruz. Evet, o Galler, bu Galler. Britanya’da küçük bir ülke ve İngiliz Kraliyet ailesi kendi kökenini bu ülkeye dayandırıyor. Ülke, adı üstünde Galat yani Kelt kökenli. Dili de öyle. Ancak tabii ki İngiltere’nin yüzyıllardır hakimi olan hanedanlar Anglo Sakson, yani Romalı. Romalılar gelmeden önce ise bölgenin yerli halkı Keltler... Bu durumda İngiliz tahtının varislerine verilen Galler Prensi titri, kraliyet ailesinin “Biz sonradan gelme değiliz, ezelden beridir buradaydık” deme ihtiyacından kaynaklanan yapay bir ön isimden başka bir şey değil. Britanya’nın İngiliz yani Anglo Sakson olmayan halkları Kelt-Viking karışımı ve aynı Asteriks gibi kökenperver bir Kelt kimliği altında yaşıyor. İngilizlerden fazlasıyla bağımsız milli birer kültürleri var. Bu durumda kraliyet ailesinin kendisini İskoç ya da İrlandalı kimliğiyle eşleştirmesi düşünülemez. Suya sabuna dokunmayan Galler bu iş için biçilmiş kaftan.

Sonuç ne mi? Türkler’in İrlandalılarla akraba olduğu önermesinde yeni bir ışık çakması, yeniden gündeme gelen “Acaba mı?” sorusu ve İstanbul’un Galata semtine olan bitmez tükenmez sevgimizle etnik kimliği bambaşka bir şey olsa da bir iki şişe suyu yere düşürdü diye kendine saldıran cahil esnafı çıplak elle püskürten İrlandalı boksöre duyduğumuz sempatinin birbiriyle uzaktan akraba olduğunu düşünmek (istemek)...

Galya, Romalılar ve Franklar

Batı Avrupa’ya dönersek, MÖ. 50 yılında Romalılar Galya’yı fethediyorlar. Yani ne yazık ki, Asteriks başarılı olamıyor. Romalılar Alplerin batısındaki ilk Roma kolonisini günümüzde Fransa’nın güneyinde kalan bölgede kuruyorlar. Adına ise “Provincia Romana” diyorlar. Yani Roma Eyaleti. Bölgenin Roma İmparatorluğu’nun yetki alanına dahil olduğunu belirtiyor. Bölgedeki Keltler Roma hakimiyeti altında asimile olup MS. 5. yüzyılda bir Cermen boyu olan Frankların Galya’yı istilası ve fethine kadar Latince konuşan, Hıristiyan bir topluluk olarak has Romalı kimliği kazanıyorlar. Frankların gelişiyle ise ülkelerinin adı Frankia, dilleri ise Frank diline dönüşüyor. İlk Frank hanedanı Merovenjlerle başlayan ve diğer Fransız hanedanlarıyla son hız devam eden dev kültür reformu ise, günümüzün Batılı sanat, mimarlık, dekorasyon ve tasarım anlayışlarının kökenini oluşturuyor.

Dekorasyon kelimesi

Dekorasyon kelimesi tüm dillere Fransızca’dan geçmiş. Dekor, yani décor aslında önceleri tiyatro, yani sahne dekorlarını kast etmek için kullanılan bir ifade imiş. Rönesans ile birlikte eline geçen her şeyi yüksek estetik anlayışıyla süsleme çılgınlığına girişen Batılılar, 15. yüzyıldan itibaren saray ve konakların içini süsleme işini mimarlıktan ayırıp marangozları bu işle görevlendirmeye başlamışlar. Adına da süsleme, güzelleştirme anlamında dekorasyon denmiş. Osmanlıcası tezyinat. O da süsleme anlamını taşıyor. Yunanlar ve İtalyanlar mimarlığın babalarıysa, dekorasyonu bir fenomen haline getirenler de Fransızlar...

Şu iç dekorasyon meselesi

Yeri gelmişken üzerine basa basa vurgulayalım: İç dekorasyon diye bir şey olmadığı gibi ev dekorasyon diye bir şey de yoktur. Dekorasyon kelimesi tek başına zaten evde ve iç mekanda yapılan süsleme işine verilen addır. Dekorasyon ancak evden başka bir yerde yapıldığında bunun tanımı yapılır: ofis dekorasyonu, mağaza dekorasyonu ya da cephe dekorasyonu gibi. Ev dekorasyon markası değil, sadece “dekorasyon markası”dır o. Amerikalıların tarih, dolayısıyla kültür, estetik eksikliklerinden dillerine yansıyan her tamlama doğru değildir. Dikkatsizce Türkçe’ye çevirip kullanmayınız. Hele tabelasında “Boya, Badana, İç dekArasyon” yazan emlakçı gördüğünüzde anında arkanızı dönüp oradan kaçınız. Zira söz konusu olan şeyin dekorasyon olmadığını size tüm “okulunu okumuş”, “lisanslı” iç mimarlar söyleyecektir. İç mimarlık ve dekorasyon işi can ve mal güvenliğinizi kapsar. Kendi iyiliğiniz için işin ehli, yani ehliyetlisiyle çalışınız.

Provincia Romana tabelasından güneybatıya

Alplerin batısındaki ilk Roma Eyaleti olan iç ve kıyı Fransa toprakları günümüzde hala Roma zamanından kalma bir isimle anılıyor: Provence. Latince provincia kelimesinin Fransızcası bu. Franklar bölgeye gelip Roma egemenliğine son verince doğal olarak Romana ismi atılmış. Provence “provans” diye okunuyor ve günümüzde bir bölge ismi olmasının yanında dünyanın en ünlü dekorasyon stillerinden biri olarak biliniyor.

Uslanmaz Provence renkleri

Dünyanın herhangi bir yerinde “Fransa’nın güneyini tanımlayan renk nedir” diye sorulsa, hemen “lavanta moru” diye cevabı yapıştırmak adeta bir refleks. Bu algı adı üstünde lavanta tarlalarından geliyor değil mi? Tam olarak değil. Çünkü burada insan ekimi lavantadan önce hava, su, toprak, yani iklim gerçekleri vardı. Öncelikle bölge, hiç ilgisi yok gibi gözükse de aslında Akdeniz ile kesintiye uğramış Sahra çölünün kuzey parçasını oluşturuyor. Afrika’daki bir çölle Fransa’nın güneyinin ne alakası var demeyin, bilimsel olarak durum bu. Dolayısıyla iklim normal Akdeniz ikliminden daha kurak ve sıcak. Özellikle iklim geçişleri sırasında Alpler’den gelen çok soğuk hava ile güneydeki Sahra’dan gelen sıcak hava akımlarının çarpışması ani ve şiddetli yağmurlara sebep oluyor. Yazın ise Cezayir’i 6 ay etkisi altına alan Sahra kuraklığı, burayı 3 ay boyunca kurutuyor. Tarım için hiç de iyi hava koşulları sayılmaz.

10 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Zaman zaman ortaya çıkan Scirocco yani Sahra kökenli aşırı sıcak ve toz bulutu yüklü rüzgarlar güney Fransa’nın kıyı ve iç bölgelerine ulaşıp gökyüzünü belirgin mor ve sarı renklerine boyuyor. Sivil mimaride insanlar doğada gördüklerini taklit ederler. Akdeniz havzasındaki evlerin söve, pencere ve kapılarında genellikle derin mavi kullanılırken Güney Fransa’da özellikle mor tonlarının öne çıkma sebebi Scirocco rüzgarları ve büyümek için çok da özel bir toprağa ihtiyaç duymadığı için burada doğal olarak yetişen lavanta. Düzensiz yağışlar ve yarı çöl iklimi yüzünden topraktan verim almanın çok zor olduğu bölgede insan eliyle çoğaltılan lavanta, uçsuz bucaksız tarlalarla Provence bölgesinin simgelerinden biri.

11 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Hava çok kuru ama neyse ki, nehir yataklarına paralel uzanan üzüm yetiştirmeye uygun yamaçlar var. Anadolu’dan Avrupa’ya getirilen ve yüzyıllar boyu Hıristiyan rahipler tarafından geliştirilen şarap üretimi 17. yüzyıl itibariyle bölgede doruk noktasına ulaşmış. Bordeaux şaraplarının standardizasyonu Fransa’yı şarap üretiminin odak noktasına taşımış. Adı üstünde bordo rengi, yani koyu kırmızı da bölgeyi tanımlayan renklerden. Akdeniz’in derin mavisi, turkuaz ve güneşin tonları, turuncu ve sarılar da renk skalasının diğer parçaları. Bunun dışında kahverengi, kiremit tonları parlak renklere temel oluşturuyor.

Rüzgar, ıslık ve mimari

12 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Bugün Fransız köy evi dediğimiz evlerin mimarisini şekillendiren şey ise mimarlar ya da içgüdü değil. Bir zorba. Adı Mistral. Kuzeybatıdan esen bu soğuk, kuru ve çok güçlü rüzgar, zaman zaman 100 km hıza çıkıyor. Çiftçilerin kabusu. Şimdilerde bizlere çok şirin gelen kapı ve pencerelerdeki ahşap kepenkler de süs amaçlı yapılmıyor. Evin içini Mistral’den koruma amaçlı. Evlerin kuzey duvarları ise penceresiz. Malzeme olarak yoğunlukla taş kullanılıyor. Hatta çatılar uçmasın diye ahşap çatkılar taşla destekleniyor.

13 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Fransız rivierasındaki kıvrımlı daracık sokaklar da aynı amaçla, rüzgara karşı sağlam durmak amaçlı inşa edilmiş. Bazı Fransız filmlerinde arka planda sıkça duyduğumuz ıslık gibi öten rüzgar sesinin sebebi ise, içine adeta Mistral üflenen dev bir flüt etkisi yapan bu dar sokaklar. Fransızların bir deyişi var: “Kışın esen Mistral, dışarda kalan bir eşeğin kuyruğunu düşürecek kadar soğuktur.” Yetmiyor, yazın da aşırı nemle uğraşıyorlar. Bu yazıya konu olan ve dünyayı etkisine alan tüm güzellikler işte bu zor iklim şartlarında hayatta kalma çabası verirken yaşama sevincini kaybetmeyen insanların yarattığı estetik kültürünün ürünü.

Bir Akdeniz klasiği: İç avlu

14 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Fransız kır evlerinin en çekici özelliklerinden biri aslen Yunan kökenli olan ancak tüm Akdeniz havzasına yayılan evlerde görülen iç avlular. Kalın taş duvarlar doğal izolasyon sağladığı için yazın iç mekan serin olsa da avlular ev yaşantısının olmazsa olmazlarından. Hemen her evin kendine ait bir arka bahçesi, yani küçük birer cenneti var. Mor ve pembe tonlarında çiçekler özellikle tercih ediliyor. Ayrıca gölgelik amaçlı ahşap pergolalara asma sarılması Güney Fransa’nın doğal bir geleneği. Yazın asmanın küçük yaprakları boğucu nemi emip altında oturan kişiye serin gölge sağlıyor.

15 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
İç avluya giriş, mutlaka taş kemerli ya da tonozlu bir kapıdan yapılıyor. Kemer ve tonoz, mimari bir eleman olarak Romalılar tarafından mükemmelleştirilmiş bir form ve mimari yetkinliğin kanıtı olmanın yanında yük taşıma açısından düz çatı ya da girişlere oranla çok daha güçlü.

Fransız dantelinin dayanılmaz zarafeti

16 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Provence stilinin zarif detaylarından biri de ünlü Fransız dantelinin özellikle tül perde olarak kullanılması. Türkçe’deki çoğu estetik/ dekoratif imalı kelime gibi dantel de Fransızca kökenli. Ama dantelin asıl kökeni Venedik’e dayanıyor. Fransızlar 14. Louis zamanında dantel sektörüne dahil olmalarına rağmen işçilikteki ustalıkları ve incecik mekik ve iğne dantelindeki becerileri sayesinde kısa zamanda Avrupa’nın dantel merkezi olmayı başarmışlar. Şehirlerde olduğu gibi köy evlerinde de masa örtüsü, yatak örtüsü, bohça gibi çeşitli ev ürünlerinde dantel yoğun olarak kullanılıyor.

Malzeme ve dokular

17 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Duvarlar ve tavan genellikle bej ya da beyaz gibi diğer renkleri öne çıkaracak renklere boyanıyor. Mat cilalı tam ya da yarım lambri, duvarlara uygulanan dekoratif elemanlardan biri. Zemin ise genellikle taş. Yün halılarla taş zemin sıcaklık ve yumuşaklık kazanıyor. İç mekanda mobilyalar masif ahşap. Ahşabın orijinal rengi cilasız kullanılabilir ya da krem bej tonlarında patineli bir boya uygulanabilir.

18 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Özellikle 17. yüzyıl sonrasında şehirlerde yaygınlaşan hezaren, hafif, nem tutmayan, hijyenik bir malzeme olması sebebiyle kır evlerine çok çabuk yayılmış. Hezaren, bambu ve hasır, Fransız kolonilerinin Güney Fransa’ya armağanı. Köy evinin basit, masif ve kaba eşya ve tekstilleriyle, şehirli Fransızların narin dantel, porselen ve oymalı mobilyalarının uygun oranda karıştırılmasıyla oluşturulan Provence stiline biraz da eskitme ahşap ve hafif paslı metaller yani rustik elemanlar eklemek mümkün.

Toile etkisi

19 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Toile (tuval) adı verilen kır yaşamından betimlemelerin pamuklu ya da keten kumaşa resmedildiği mavi ya da bordo desenli kumaşlar, yine bir Fransız icadı olan pötikareliler, çiçekli ve çizgililer ayrı ayrı ya da üst üste yatak örtüsü, yatak başı ya da döşemelilerde kullanılıyor. Toile desenleri arasına koloni dönemiyle birlikte Çin desenleri ve maymunlar da girmiş. 20. yüzyılla birlikte aynı desenler duvar kağıdı olarak karşımıza çıkıyor.

Ton sür ton detaylar

20 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
İç mekanda düşünülenin aksine her zaman gül desenleri, lavanta renkleri kullanılmıyor. Çoğu köy evinde bej ve krem tonlarının üst üste kullanıldığı bir renk skalası hakim. Ton sür ton renkler uygulanması kolay gibi gözükse de aslında en zor kombinasyonlardan biridir. Çünkü göz alıcı renklerin olmadığı bir ortamda hatalar çok daha kolay göze çarpar ve dekoratif elemanların dokuları önem kazanır. Dekoratif elemanların tonları kadar dokularının da birbiriyle uyumlu olmasına dikkat etmelisiniz.

Kıvrımlı mobilyalar

21 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Dekorasyon kelimesinin günümüzdeki kullanımının başlamasıyla aynı döneme ait olan Fransız Barok stili mobilyalar, Provence stilinin öne çıkan elemanlarından. Büyük dikdörtgen masif ahşap bir masa ve günümüzde Dior sandalyesi olarak da bilinen yuvarlak sırtlı 16. Louis sandalyesi krem ton sür ton bir uygulamayla yemek odasına Provence havası getirecektir. Sandalyenin oturma fontunu bej tonlarda kumaş kaplatıp sırtını hezaren yaptırmak iyi bir seçim olabilir.

22 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Bununla birlikte kıvrım deyince sadece ahşap mobilyalardan bahsetmiyoruz. Yine Fransızca bir kelime olan ferforje, yani dövme demir mobilya ve aksesuarlar özellikle iç avlu ve bahçelere hakim.

Mutfakta Provence

23 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Provence mutfak; geleneksel olarak duvarları fayans kaplı, orta yerinde dev bir şömine ya da ocağı bulunan, büyük dikdörtgen masif ahşap yemek masası odak noktasını oluşturan, özellikle bakır mutfak eşyalarının bulunduğu geniş bir pişirme ve yeme alanını ifade ediyor. Güncel Provence stilinde renkler daha açık renk. Kremden beyaza uzanan bir skalada seyrediyor.

24 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Fransa’nın resmi sembolü olan horoz heykeli hemen her mutfakta bulunan önemli bir bereket tılsımı. Zeytin, üzüm ve lavanta da mutfağı renklendiren diğer geleneksel motifler. Provence stilinin vazgeçilmezlerinden biri de taş şömine ya da dökme demir kuzine sobası. Taş şömineler özellikle mutfakta ve iç avluda kullanılıyor.

Merdiven sırtlı sandalye ve vitrin dolabı

25 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Provence stilinin mutfak mobilyalarıyla yemek odası mobilyaları birbirinden farklı. Mutfakta daha az süslü ve rustik stile daha yakın bir atmosfer hakim. Köy evi mutfağının olmazsa olmazı merdiven sırtlı sandalyenin dönemine göre farklı formları bulunuyor.

26 / 26
Lavantanın adı, bordonun tadı: Provence stili
Her biri birer sanat eseri olan porselen çay takımları ve tabakların sergilenmesi duvara tablo asmaktan çok daha kullanışlı bir dekoratif öğe. Günümüzde hala pek çoğumuzun evinde bulunan vitrin dolapları işte bu amaçla icat edilmiş. Masif ahşap, mat cilalı ya da eskitilmiş bir vitrin dolabı olmayan bir Provence evi düşünülemez.
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}

ilgili haberler

 
LG
MD
SM
XS