yazarlar

yazarlar

Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta

  1. Yazarlar
  2. Güncel
  3. Afife Selen Selçuk

Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta

Siz kara kuru görüntüsüne bakmayın, içinde sonsuz renkte parıldayan kristal gök kuşakları, uçurtmalar, karnavallar var. Mutluluğu çekip çıkarmak için bir tebeşir yeterli! Bir eğitim aracı olarak tarihteki en büyük buluş kabul edilen karatahta, günümüzde okullarda popülaritesini yitirmiş olsa da evlerde dekorasyonun bir parçası olarak yaratıcı beyinlerin elinde yepyeni kimlikler kazanıyor.



“Levent Begüm’ü seviyor.” Bir ilkokul anısı. Bir sonraki anı imajında sadece isimler ve dil değişiyor. Bu kez seven Martin, sevilen Maja. Yüzlerce matematik formülü, dil bilgisi kuralı, binlerce cümle arasından 30 yıl sonra akılda kalan sadece bu ikisi, bir de beyaz yakalı, siyah önlüklerimiz... “Öğrenme sınıfta gerçekleşmiyor. Öğrenme, öğretmen ve öğrenci arasındaki boşlukta gerçekleşiyor. İki insan arasındaki bağ ile gelişiyor. O bağı kurmak, öğretme sanatının özü. Genç bir beyinde bir ışık yakmanın keyfi ise ödülü... Zaman değişiyor, eğitim ekipmanları değişiyor ancak bir çocuğun diğer insanlara olan ihtiyacı değişmiyor” diyen McGraw-Hill okulları çok haklı. Bir okul, istediği kadar teknolojik gelişmeleri takip etsin ve eğitim sistemine uyarlasın, ancak öğretmenlerinin kalitesi kadar iyidir. Eğitimde birebir insan faktörünü işin içinden çıkardığımızda öğretme sanatını da işin içinden çıkarmış oluyoruz.

Boşuna ‘sanat’ denmiyor. Öğretmek, bir performans sanatı. “Biyoloji sevmiyorum, çünkü biyoloji öğretmenimi sevmezdim” klişesi öğretmenin aslında kötü bir insan olduğunu değil, iyi bir performans sanatçısı olmadığını ima ediyor. Öğretmenin vücut dili ve sesini nasıl kullandığı, bir öğrencinin derse ilgisini artırabiliyor ya da söndürebiliyor. Doğru zamanda yapılan küçük bir jest, bir öğrencinin hayat boyu zihninde yaşayıp, bir yetişkin olduğunda bile moral ya da kendini savunma ihtiyacı hissettiği anlarda yeniden ortaya çıkıp ona güven verebiliyor. Çünkü ancak yetişkinler ve konunun uzmanı kabul ettiğimiz kişiler tarafından onaylanarak gelişebiliyoruz.

Eğitimde online ders mi, sınıf mı iyi tartışması

Özellikle Amerika’da yüksek eğitim veren okullarda ekonomi, işletme gibi bölümlerde öğrenci sayısının binlere ulaşması sebebiyle belli derslerin internet üzerinden verileceği haberi üzerine başlayan tartışma ve eleştiriler; aynı anda tek amfide 300 kişiye kaliteli eğitim vermenin imkansızlığından çok okulların öğretmenlere değil, teknolojik altyapıya yatırım yapmaları, kapasiteleri üzerinde öğrenci almaları üzerine yoğunlaşıyor. Yine de tüm suç okullarda değil. Veli eğilimlerine de bir bakmak lazım. “O kadar para veriyorum, yoksa benim çocuğum bir şeylerden geri mi kalıyor” düşüncesi ve velilerin bu sebeple okullara yaptıkları baskı sadece ülkemize özel değil.

Bir ara ilk/orta öğretimde tablet furyası başlamıştı hatırlarsanız. “Sınıflarımızda öğrencilerin tümünün birer tableti var!” diye övünüyordu okullar. Ama sonuçta o tabletler ilk/ortaokul öğrencisine iyi bir öğretmen ve karatahtanın veremediği neyi verdi, hiç kimse açıklayamadı. Yani veliler öğrencilerin hangi teknolojik araçlarla eğitim gördüğünü sorgulamadan önce belki öğretmenleri daha detaylı incelemeliler. Öğretmenlerin yaşam şartlarının geliştirilmesi, onların da kendilerini geliştirebilmeleri için fırsatlar yaratılması, çocukların ellerindeki tabletlerle hava atmasından daha değerli olmalı.

Işık olmak

Tartışmaya dönersek, belli bir saat ya da yer sınırlaması olmadan verilen eğitimin özellikle günün farklı saatlerinde yaratıcı olan beyinler için uygun olması, öğrencilerin anlamadıkları noktaları tekrar tekrar dinleme ya da pekiştirme şanslarının olması üniversite eğitiminde açık öğretime artı puan getiren detaylar... Ancak öğretmenini tanımayan, derste başka öğrencilerin soracağı sorularla farklı bakış açılarını tanıma fırsatı bulamayan öğrenci için aslında en büyük dert, belli bir potansiyeli varsa öğretmenin bunu görüp geliştiremeyecek olması, ki büyük yetenekler çoğunlukla bunun farkında olmayan içine kapanık çocuklar ve gençler... Ehil bir yetişkinin yönlendirmesine ihtiyaç duyuyorlar. “Bir gencin beyninde bir ışık yakmak” derken tam olarak bu kast ediliyor.

Öğretme sanatının doğuşu

Öğretme sanatı kavramı, karatahtanın keşfiyle hayat bulmuş. Karatahta aslında düşündüğümüzden çok daha yeni bir eğitim enstrümanı ve keşfedilip kullanılmaya başlandığı XIX. yüzyılda eğitim açısından büyük bir buluş olarak kabul görüyormuş. Karatahta öncesinde şimdiyle aynı olan sınıf düzeninde öğrenciler sadece kitaplar ve önlerindeki defter boyutundaki boyalı tahtalara yaptıkları alıştırmalarla eğitim görebiliyormuş.

Kağıt ve kalemin çok pahalı olduğu dönemde fakir bölgelerde kağıda alternatif olarak geliştirilen boyalı tahtalar ve tebeşir, öğrencinin kitaplarının yanında en önemli eğitim aracıymış. Bu çalışma yönteminin kökeni aslında Sümerlere dayanıyor. Yazıyı icat eden milletin okullarında öğrenciler ıslak kil tabletler üzerinde çalışmalarını yapar, sonra yüzeyi yeniden ıslatıp yazıyı siler, aynı tableti yeniden kullanırlarmış. Yazının kalıcı olmasını istediklerinde ise tableti pişirirlermiş.

XIX. yüzyıl öncesinde öğretmenlerin sınıfın geneline hitap ederek ders anlatması ise bilinen bir yöntem değil. Öğretmenler öğrencileri sıralarında tek tek ziyaret edip konuyu birebir anlatmak durumunda kalıyormuş. Bu da çok fazla efor ve zaman kaybı demek... Öğretmenin bir sanatçıya dönüşmesini sağlayan kişi, karatahtayı keşfeden İskoç coğrafya öğretmeni James Pillans. Dersini kitaplara sığmayan dev haritalar üzerinden anlatabilmek adına bir gün öğrencilerinin kişisel boyalı tahtalarının büyüğünü yaptırıp sınıfa asmış. İşte bu kadar! En büyük mucitler hep gözümüzün önünde olup da göremediğimizi görenlerdir. Yıl 1801.

Karatahtanın eğitime getirdiği en büyük gelişme, öğrencinin bir odak noktası yakaladığında derse konsantrasyonunun arttığını ve öğrenme kapasitesinin yükseldiğini kanıtlaması. Okul, öğretmenin karatahta önündeki performansını izlemek için kafasını sıranın üzerinden kaldırmak zorunda kalan öğrenci için nispeten daha keyifli bir süreç haline geldiğinden bu yeni eğitim yöntemi dünyaya hızla yayılmış ve 1840’larda karatahta seri olarak üretilip tüm dünyadaki okullarda kullanılan bir eğitim standardı haline gelmiş.

10 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Amerika’da ise sadece okullarda değil, iş yerlerinde, toplantılarda kullanılan ilk sunum aracı olarak tarihe geçmiş. 1960’larda çelik üzerine emaye kaplanarak üretilmeye başlanan yeşil renkli karatahtalar, tebeşirin daha az iz bırakması, gözü yormaması ve çok daha uzun ömürlü olması sebebiyle tercih edilir olmuş. 1990’lara kadar kullanılan karatahtanın yerini alan beyaz tahtalar hala kullanılmakla birlikte teknolojinin gelişmesiyle bazı okullarda artık interaktif cam panolar kullanılıyor.

Dekoratif karatahta

11 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Karatahtanın bir dekorasyon öğesi olarak kullanımı yeni bir şey değil, fakat gün geçtikçe daha yaratıcı uygulamalara rastlıyoruz. Ülkemizde “mutfak duvarına asılı küçük karatahta” kullanımından öte pek de rağbet görmeyen bu malzeme, aslında büyük ebatlarda ve evin çok farklı köşelerinde kullanılmaya uygun. En beklenmedik yerden, yatak odalarından başlayalım.

Malzemeler

12 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Öncelikle hatırlatalım, karatahta boyası diye bir şey var. Hazır alınabiliyor. Mimari maket ve hobi malzemeleri satan kırtasiyelerden ya da internet üzerinden edinebilirsiniz. Piyasadaki boyaların siyah dışında yeşil, turuncu, kırmızı ve mavi gibi renkleri de bulunuyor. Bu anlamda yaratıcılığınızı kısıtlı tutmayın. Bir de yüzeyi karatahta boyasıyla boyalı, rulo şeklinde satılan arkası yapışkanlı ürünler var. Pürüzsüz yüzeyleri kaplamaya çok uygun ve pratik. Tebeşirlerin de artık silindiğinde toz çıkarmayanları var. Duvarı her sildiğinizde evde toz duman olmasını istemiyorsanız, tozsuz tebeşir satın alın.

Yatakbaşında cümbüş

13 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Sürekli silip yeniden çizim yapılacak bir ortamda karatahta boyası kullanmanın yararı büyük, ancak uzun süre kalacak dev boyutta bir motif planlıyorsanız duvarınızı su bazlı siyah boyayla da boyayabilirsiniz. Yatak odalarında en yaygın kullanım, yatak başı duvarının karatahtaya dönüştürülmesi. İster tebeşirle gerçek boyutlarda bir yatak başı imajı çizin, ister tüm duvarı kaplayacak grafikler yaratın, karatahta duvarınız mekanın odak noktasına oturacak ve sizi mutlu edecek.

Çizginin çerçevesi

14 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Resim yapmayı sevenlerdenseniz, kağıt ya da tuvale yaptığınız resimleri çerçeveletip duvara asacağınıza karatahta duvarınıza çizdiğiniz motifler üzerine boş çerçeveler asabilirsiniz.

Ofiste Planlama

15 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Karatahtanın ofis kültüründeki ilk sunum aracı olduğunu söylemiştik. Günlük ve haftalık planları işlemek, gerektiğinde mini toplantılarda sunum aracı olarak kullanmak üzere çalışma mekanınızın bir bölümünü karatahtaya çevirebilirsiniz.

Büyüklere küçük prens

16 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Küçük Prens’çiler buraya! B-612, sadece çocukların değil, büyüklerin de yakından tanıdığı bir asteroid. Dumanı tüten bacalarıyla evinizi neşelendirsin istemez misiniz? Dev bir karatahtaya çizilebilecek belki de en kolay desen... Ayrıca her sabah uyandığınızda ya da eve her dönüşünüzde sizi karşılayacağından durup dururken mutlu olma sebebi...

Renkli değerli taş yağmuru

17 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Tebeşirin çeşit çeşit rengi var. Kullanmaktan çekinmeyin. Kanepenin arkasındaki duvara asacak bir şeyler arayıp duracağınıza siyaha boyayın, üzerine çeşitli grafik desenler çizin gitsin. En basit motifler en güçlü etkiyi yaratır. Perspektifli çizim yapmayı biliyorsanız ne ala. Kanepenin arkasında bambaşka bir dünya yaratabilirsiniz.

Antre ve koridor

18 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Mış gibi yapmak, karatahtanın en büyük kabiliyeti. Duvarınıza orijinal boyutta mobilya suretleri çizip önüne de gerçek mobilyalarla bir yerleşim yaparsanız, evde keyifli bir alana dönüştürülmesi en zor alanlar olan antre ve koridorlarda çok sevimli bir stil yakalayabilirsiniz. Duvarın önüne yerleştireceğiniz vazonun içine tebeşirden çiçekler yerleştirebilir, mış gibi yapan lambanın ışığında gazeteye göz gezdirebilir, hatta kahvenin içinden çıkan dumanın yansımasını duvara çizebilirsiniz.

Mutfakta dönüşüm

19 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Karatahta boyası suya dayanıklı olduğundan tüm ıslak mekanlarda kullanılmaya uygun. Mutfakta fayans yerine alternatif malzeme arıyorsanız, karatahta boyasını tercih edebilirsiniz. Böylelikle buzdolabı üzerine tutturulan notlar yerine artık direkt mutfağın duvarına not alabileceksiniz.

20 / 20
Mutluluğa açılan kara kutu: Karatahta
Eğer içine bir masa ve sandalyeler yerleştirebildiğiniz geniş bir mutfağınız varsa, masanın yanındaki duvarı karatahtaya çevirmek iyi bir fikir olabilir. Mutfakta çok zaman geçiren, yemek tariflerine meraklı kişiler için hem fonksiyonel, hem dekoratif bir alternatif.
{$ nextTitle $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}

{$ item.Description $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

ilgili haberler

 
LG
MD
SM
XS