Afife Selen Selçuk Afife Selen Selçuk

Sarı odalar

Usta der ki; "Ben senin hayatından gittim oğlum, hadi dur o sarı odalarda durabilirsen." Kime yazıldığı neredeyse 20 yıldır merak ve dedikodu sebebi olan bu şarkının bizim ilgimizi çeken kısmı, satır arasında 20 yıl önce de dekorasyonda baskın rengin sarı olduğu bilgisini vermesi. "Hiç romantik değilsin" mi dediniz? Alabildiğine romantik milenyum pembesinden bıkkınlık geldiği için olabilir mi? "2018'in rengi" dediği ultraviyole de Pantone'nin elinde patladığına göre sonuç ne? Bu yıl sarı odalarda durabiliyor muyuz, ona bakıyoruz.



"Sevgili kardeşim Pantone"
Dekorasyon meraklıları senenin rengi ultraviyoleden hiç memnun değil, bilesin. Farkında mısın acaba, bu rengi iç mekanda kullanmak neredeyse imkansız... Hangi akla hizmet bu kadar baskın bir rengin her alanda kullanılabileceğine karar verdin? İnsan psikolojisi-renk-mekan ilişkisinden bir haber renk trendi belirleyicisi mi olur?" Bu satırlar sene başında eline bırakıverilen ultraviyole ile ne yapacağını bilemeyen dekoratörlerin sesi, Southern Living dergisinin Pantone'ye açık mektubu. "Biz onun yerine kendi rengimizi seçtik ve kapı gibi arkasında duruyoruz" diye ekliyor dergi. O kapı gibi arkasında durulan renk ise başlıktan anlaşılacağı üzere sarı.



Kanadalı iç mimar ve mobilya- aksesuar markaları Dwell Studio ile The Inside'ın kurucusu Christiane Lemieux da sarının bu yılki dekorasyon eğilimleri açısından önemini vurguluyor: "Moda dünyasına baktığımda tek görebildiğim şey sarı. Her yıl olduğu gibi dekorasyon ve mobilya trendlerinin bu yıl da modaya göre şekilleneceği görüşündeyim."

Z Jenerasyonu sarısı

Z jenerasyonu, 1995-2012 arasında doğanlara verilen ad. Tam bir teknoloji kuşağı. Yapay zeka çağının yetişkinleri olacaklar. İşte bu nesil, "Z kuşağı sarısı" adı verilen bir tonlar bütünü ile simgeleniyor. Bu bir renk değil. Aynı milenyum pembesi gibi birçok tondan oluşan bir skala. Uçuk sarıdan hardala, oradan fosforlu sarıya uzanabiliyor.

Art Hoe ve yan etkileri

Bizim ekşi sözlüğün İngilizce konuşan milletlere özgü versiyonu Urban Dictionary'e göre ilk kez Z kuşağına mensup tumblr kullanıcısı sensitiveblackperson (hassassiyahiinsan) tarafından yaşıtı olan ve sanatla ilgilenen siyahiler ve onların arkadaşlarını bir araya getiren bir akım olarak tanımlanan Art Hoe, daha sonra beyaz ergenler tarafından da benimsenmiş.

Bu akımın takipçilerinin giyim stilleri, kendilerini görsel olarak ifade şekilleri arasında ortak noktalar var. Kånken sırt çantaları, desenli, çok renkli çoraplar, polaroid fotoğraf makineleri, acayip çerçeveli gözlükler, Van Gogh, günlükler ve tabii ki sarı renk... Sanat hakkında okuyup, sanat hakkında konuşup, sanat günlükleri tutuyorlar.

Art Hoe akımı, geçen yıl Kylie Jenner gibi ünlüler tarafından keşfedilip bir reklam aracı olarak kullanılmaya başlandığında büyüklerin dünyasına geçiş yapmış ve Z kuşağı için artık havalı bir şey olmaktan çıkmış. Her türlü yeni yaratıcı akıma aç olan moda dünyası, bu küçük akımı dünyanın merkezine taşımakta gecikmemiş. Modacıların bu akım içinden çekip aldığı bol pantolonlar, çuval gibi elbiseler, acayip çerçeveli gözlükler ve sarı tonları, geçen yıl hafif bir etkiyle, bu yıl ise gümbür gümbür moda şovlarına ve Bella & Gigi Hadid,  Zendaya ve Millie Bobby Brown gibi moda ikonlarının üzerinde sokaklara taşındı. Oradan da iç mekanlara sıçradı.

Sarı neyi simgeliyor?

Enerji. Evet, çok basitçe iç mekana enerji getiren bir renk sarı. Güç ve süreklilik de rengin ifade ettiği kavramlar arasında. Sarının doğru kullanımı özellikle çok ışık almayan mekanlarda konforlu aydınlığı çoğalttığı için mutluluk bu kavramları takip ediyor. Evinizin girişine ya da odanın en karanlık köşesine sarı bir tablo asmayı deneyin. O taraftan size doğru bir sıcaklık hissi geldiğini hissedeceksiniz.

Bu sıcaklık aynı zamanda kavrama, kucaklama hissini de yanında getiriyor. Yani ateşin yanında oturma isteğimiz sadece yaydığı sıcaklıktan değil, bizi ateşe doğru çeken ve orada tutup rahatlık veren sarı tonlarından kaynaklanıyor. Düşünülenin tersine sarı değil, soğuk floresan rengi olan gün ışığını iç mekana yansıtırken ısıtan, sıcacık ışıltılar yayan altın ise konforu garantiliyor.

Floresan demişken sevgili okur, ne olur o bembeyaz, adeta insanın röntgenini çekiyormuş hissiyatı yaratan hastane kokulu "daylight" ampulleri çekmecelerin en karanlık köşelerine kaldıralım. Az enerji tüketen, çok ömürlü ampullerin sarı ışık verenleri de var. Seçebiliyorsunuz yani. Tek yapmanız gereken ampulün karton kutusu üzerinde yazan renk değerlerine dikkat etmek... Ancak vur deyince öldürmenin alemi yok. Sarı abajur şapkaları ya da sarıya boyanmış cam toplardan itina ile uzak duralım. Işığın renginin sarı olmasıyla üzerine sarı filtre atmak arasında çok büyük fark var. Büyükler hep "Her şeyi tadında bırakmak lazım" derler, dinlemek lazım.

Zekanın, biraz da deliliğin simgesi olduğu için özgürlük hissi de veriyor sarı. Art Hoe takipçilerinin kendilerini bu renkle ifade etmesi tesadüfi değil. Kendisini sanatsal bilgi, entelektüel sohbetler ve bunların günlüğünü tutmakla tanımlamak isteyen hem inek, hem de siyahi ergenlerin; okulun fazlasıyla "kızsal" ve yüzeysel popüler kızlarının rağbet ettiği pembeye karşı zekanın ve enerjinin, Van Gogh'un rengi sarıyı koyması pek de şaşılacak bir durum değil.

İç mekanda sarının kullanımı, aslında bir başka 2018 dekorasyon trendi olan 70'ler funk/ bohem esintili tasarımlarla da mükemmel uyum sağlıyor. Bunun sebebi, özellikle o döneme şahit olmamış insanlar için eskinin görüntülerinin her zaman sararmış fotoğraf efektiyle (sephia) birlikte gelmesi. Bu anlamda sarı yerine göre nostaljik, yerine göre modern bir yapıya sahip olabiliyor.

Sarının tonları

Sarının hemen her ortama uyacak tonları var. Hardal, bu yılın başı çeken sarı tonu, ancak sadece hardal sarısı değil, bilindiği üzere altın sarısı da 2018 trendlerinden bize gülümsemeyi sürdürüyor. Hardal sarısı ve altın özellikle kahverengi tonları, ahşap, hasır ve siyahla; fosforlu sarı ise şu yazımızda anlattığımız derin maviyle bir arada kullanılıyor.

Yemek odası, banyo ya da mutfak, evde bu rengi ve tonlarını en iyi taşıyacak bölümler. Buralarda sarı ve toprak renklerini birlikte kullanabilirsiniz. Çok baskın sarılara gitmek yerine yemek masanızda pirinç ve testi vazoları yan yana yerleştirebilir, mumlarla sarı ışıltısını artırabilirsiniz. Dar, uzun dikdörtgen bir odanın oranlarını iki kısa duvarı sarıya boyayarak daha katlanılabilir bir düzeye çekebilirsiniz. Çünkü sarı, büyük yüzeyleri kapladığında o yüzeyi olduğundan daha yakın gösterme özelliğine sahip.

Mutfakta sarıyı koyu ahşap tonlarıyla birleştirmek sezonun trendleri arasında. Mutfak ve banyoda sadece dolapları değil, duvarları da sarıya boyayabilirsiniz.

Patine efektli sarı duvarlar özellikle mutfak ve yemek odasına Toskana stili odağında kır evlerinin rahatlatan rustik etkisini taşır. Sarı her ne kadar meditasyon ve rahatlama enerjisi isteyen mekanlara uygun olmasa da toprak tonlarına yaklaşan tonlarını yatak odanızda ya da oturma odasında kullanabilirsiniz.

 

Yatak odasında sarıyı dengeleyip aşırı enerjisini emebilecek en tatlı renk nane yeşilidir. Koyu bejler, gri ve kırık beyaz bu ikiliye en iyi şekilde eşlik edecektir. Siz de bir Art Hoe takipçisiyseniz, odanızın stili ne olursa olsun, araya sanat eserlerini betimleyen tekstiller atabilirsiniz.

Çalışma odası ise hem biraz rahatlama hem de açık bir beyin istediğinden mekana sarıyı lekeler şeklinde dağıtmak dengeli bir atmosfer yaratmanıza yardımcı olur. Nötr renklerin hakim olduğu bir mekanda bu lekeleri yerleştirirken çok dikkatli olmak lazım, zira mekana girenler uzunca süre sizin sarıyla vurguladığınız bölümden başka bir şey göremeyecekler.

Diğer Yazıları

Manhattan'da minimalist yaşam

Amerika kırsalındaki geniş imkanları bırakıp Manhattan'daki bu küçücük dairede iki çocukla işlevsel ve stil sahibi bir yaşam kuran iç mekan tasarımcısı Crystal Ann; burası kiralık bir ev olsa dahi, çocuklarıyla önemli anılar biriktirdiğinin bilinciyle evini kişiselleştirmeye uğraşıyor. Bunu başarabilmek için ise hem kendisi, hem de çocukları için minimalizm felsefesini benimsemiş.

Devamını Oku 06.04.2019

Kiracıyım ama ev benim!

'Kendin yap'a meraklı dekorasyon bloggerları bilindiği üzere genellikle Kuzey Amerika kırsalından çıkıyor. Ancak bu kez yolumuz İngiltere'nin orta büyüklükteki şehirlerinden birine, Birmingham'a düşüyor. 18. yüzyıl sonu itibarıyla İngiltere'de sanayi devriminin etkileri sebebiyle hızlıca geliştirilmiş bir yapı sistemi olan ve "sırt sırta evler" olarak bilinen, iki katlı, küçücük metrekareli, birbirine yapışık sıra evlerden birinde kiracı olarak yaşayan Medina Grillo, grillo-designs.com adresindeki blogunda "Bir evin sahibi olmasak da, onu kendimize ait hale getirebilir miyiz?" sorusuna cevaplar arıyor. Bu amaçla hem kendi tasarım ve uygulamalarını, hem de İngiltere genelinde kiracı olup da evini yaratıcı ve ucuz düzenlemelerle yaşanır hale getirenlerin tecrübelerini paylaşıyor.

Devamını Oku 30.03.2019

Üç çocukla 110 metrekarede sınırları zorlamak

Amerika'nın New England bölgesinde Connecticut eyaletinde New York'a sadece 1 saat uzaklıkta eşi ve üç çocuğuyla birlikte yaşayan Brooke Christen, tabiri yerindeyse tam bir dekoholik. Evinin dekorasyonunu sürekli değiştiriyor. Hayır zengin değil. Tersine çok kısıtlı bir bütçesi var ama çok zengin bir hayal gücü veeee, Türk hanımlarının belki de hiçbir zaman sahip olamayacağı "evde tadilat yapmayı seven" bir kocası...

Devamını Oku 22.03.2019
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS