Geçtiğimiz günlerde The Preserve Hollywood’da gerçekleşen summit, resmi tanımıyla “AI & Creativity” yani Yapay Zeka ve Yaratıcılık ekseninde karar vericileri bir araya getirdi. Fortune 500 şirketlerinden büyük stüdyolara, bağımsız sanatçılardan yeni nesil girişimcilere uzanan 300’den fazla “elle seçilmiş” ismin toplandığı bir laboratuvar gibiydi. Mattel, Coca-Cola, AWS, Cosm, IMDB, Netflix, Adobe, Luma AI, son dönemlerin yükselen girişimleri Lovable, ElevenLabs gibi markaların temsilcileri; Emmy ödüllü yapımcılar; görsel sanatçılar; Grimes ve Shantell Martin gibi isimler aynı mekanda, aynı soruların etrafında dolaşıyordu.

Etkinlik boyunca fark ettim ki, “Hangi platformu kullanmalıyım?” sorusunun yerini “Ne inşa etmek istiyorum ve bunu mümkün kılacak zihinsel model ne?” araştırması alıyor.
İnteraktif sanat deneyimleri, yeni medya formatları, AI destekli tasarım ekosistemleri ve markaların insanlarla kurduğu sanal kültür evrenlerini bir arada düşününce de, yapay zeka çağında liderlik, teknoloji kullanma becerisinden çok bilişsel kapasiteyi genişletme sanatına dönüşüyor.
Grimes ve Matt Zien’den “felsefe departmanı”

Günün en samimi ve insani hissettiren konuşmaları, günün başlangıç konuşmalarını yapan, müzisyen ve artist Grimes ve prodüktör Matt Zien’den geldi. Kurumsal unvanların, sahne jargonu ve PR tonunun ötesinde, gerçekten düşünen insanlar izlenimi bıraktılar.
Grimes’ın, şirketlere “kendi içlerinde felsefe departmanları kurmaları” önerisi ilk duyulduğunda provokatif gibi gelebilir ama bence şaşırtıcı derecede gerçekçi. Çocukların geleceği, kültürel hafızanın nasıl korunacağı, yeni araçların sanatsal özerklikle ilişkisi gibi başlıklara da “trend” değil “sorumluluk” tarafından bakıyordu. Bu açıdan çok fazla takip edilen bir kişinin bu mesajları vermesi oldukça sorumlu bir davranıştı.
Matt Zien’in “meaning economy” vurgusu da bu tabloyu tamamlıyordu aslında ve verimlilik artık tartışmanın başlangıç noktası bile değil; asıl soru şu: “Bu yaptığımız şeyin anlamı ne ve kimin için?”
Artist and the Machine’in arkasındaki ekip, kendi basın metinlerinde de söyledikleri gibi, tesadüfi bir kalabalık toplamıyor, bilinçli bir şekilde kürasyon yapıyor. Kurucu Dani Van de Sande önderliğinde Los Angeles ve New York’ta yılda iki kez düzenlenen summit, AI & yaratıcılık kesişiminde çalışan liderler için “önde gelen buluşma noktası” olarak tanımlanıyor.
Ana sahne oturumları kadar, özel tasarlanmış molalar, atölyeler ve interaktif demolar da bu kürasyonun parçası olarak çok keyif verdiğini söyleyebilirim. Arada kendinizi tazelemeniz için bir meditasyon odası yapılmıştı ve buradaki tamamlayıcı malzemeler Türkiye’den geliyordu, kurucularından birisinin de Türk olduğunu duyunca hemen tanıştım. Stüdyo Marmi’nin yaratıcısı Şirin Aysan ve Hempla meditasyon oturaklarının yaratıcısı Sophia Hagen harika bir meditasyon odası ile Artist and the Machine’e renk katmışlar.

Artist and The Machine Etkinliğinden Öğrendiğim 5 Şey
Soru artık “hangi araç?” değil, “hangi dünya?”
Platform seçimi teknik bir detay; asıl mesele ne inşa etmek istediğimiz ve bunu mümkün kılan zihinsel modeli kurabilmek.
Liderlik = bilişsel alan açma sanatı.
Yeni dönemde liderler, araçları yönetmekten çok, insanların düşünebileceği ve üretebileceği alanları genişletiyor.
“Meaning economy” Anlam Ekonomisine geçiş.
Verimlilik, kimsenin tartışmadığı bir taban çizgisi. Ancak dikkat ekonomisinden Anlam Ekonomisine doğru ilerleyeceğiz. Yani, fark yaratan, çalışmanın anlamı, bağlamı ve kimin hayatına ne kattığı.
Yapay Zeka sanatı yok etmiyor; menzilini büyütüyor.
Shantell Martin & Moral Turgeman gibi isimlerin işlerinde gördüğüm şey, makinenin ruhu yok etmek yerine, sanatçının hayal ufkunu genişlettiği bir modeldi.
İyi kürasyon, “etkinlik” ile “deneyim” arasındaki farkı yaratıyor.
Dani Van de Sande ve ekibinin yaptığı gibi, doğru insanları aynı sorular etrafında toplamak, program akışından daha kritik. İçerik değil, bağlam belirleyici.
Tüm gün süren summiti, eğer yaratıcı endüstrilerde, teknoloji ve sanat kesişiminde çalışıyorsanız mutlaka yıllık programınıza almanızı tavsiye ederim.
Günün yoğun zihinsel temposu, akşam Santa Monica’da Kartel.ai’ın ev sahipliğini yaptığı güzel müzikler ve mekana özgü bir enstalasyon çalışmalarıyla bambaşka bir ritme geçti. Kartel, dünyanın en iddialı markaları için “yaratıcılık ve zeka” temelli olasılıklar altyapısını kuran yaratıcı bir strateji ve inovasyon şirketi.
New York Summit: 14 Mayıs 2026
Artist and the Machine ekibi, Los Angeles’taki bu ivmeyi şimdi New York’a taşıyor.
14 Mayıs 2026’da düzenlenecek New York Summit, LA’de başlayan konuşmaları büyütmeyi ve yeni zihin açıcı sohbetler hedefliyor.
Geçtiğimiz günlerde The Preserve Hollywood’da gerçekleşen summit, resmi tanımıyla “AI & Creativity” yani Yapay Zeka ve Yaratıcılık ekseninde karar vericileri bir araya getirdi. Fortune 500 şirketlerinden büyük stüdyolara, bağımsız sanatçılardan yeni nesil girişimcilere uzanan 300’den fazla “elle seçilmiş” ismin toplandığı bir laboratuvar gibiydi. Mattel, Coca-Cola, AWS, Cosm, IMDB, Netflix, Adobe, Luma AI, son dönemlerin yükselen girişimleri Lovable, ElevenLabs gibi markaların temsilcileri; Emmy ödüllü yapımcılar; görsel sanatçılar; Grimes ve Shantell Martin gibi isimler aynı mekanda, aynı soruların etrafında dolaşıyordu.

Etkinlik boyunca fark ettim ki, “Hangi platformu kullanmalıyım?” sorusunun yerini “Ne inşa etmek istiyorum ve bunu mümkün kılacak zihinsel model ne?” araştırması alıyor.
İnteraktif sanat deneyimleri, yeni medya formatları, AI destekli tasarım ekosistemleri ve markaların insanlarla kurduğu sanal kültür evrenlerini bir arada düşününce de, yapay zeka çağında liderlik, teknoloji kullanma becerisinden çok bilişsel kapasiteyi genişletme sanatına dönüşüyor.
Grimes ve Matt Zien’den “felsefe departmanı”

Günün en samimi ve insani hissettiren konuşmaları, günün başlangıç konuşmalarını yapan, müzisyen ve artist Grimes ve prodüktör Matt Zien’den geldi. Kurumsal unvanların, sahne jargonu ve PR tonunun ötesinde, gerçekten düşünen insanlar izlenimi bıraktılar.
Grimes’ın, şirketlere “kendi içlerinde felsefe departmanları kurmaları” önerisi ilk duyulduğunda provokatif gibi gelebilir ama bence şaşırtıcı derecede gerçekçi. Çocukların geleceği, kültürel hafızanın nasıl korunacağı, yeni araçların sanatsal özerklikle ilişkisi gibi başlıklara da “trend” değil “sorumluluk” tarafından bakıyordu. Bu açıdan çok fazla takip edilen bir kişinin bu mesajları vermesi oldukça sorumlu bir davranıştı.
Matt Zien’in “meaning economy” vurgusu da bu tabloyu tamamlıyordu aslında ve verimlilik artık tartışmanın başlangıç noktası bile değil; asıl soru şu: “Bu yaptığımız şeyin anlamı ne ve kimin için?”
Artist and the Machine’in arkasındaki ekip, kendi basın metinlerinde de söyledikleri gibi, tesadüfi bir kalabalık toplamıyor, bilinçli bir şekilde kürasyon yapıyor. Kurucu Dani Van de Sande önderliğinde Los Angeles ve New York’ta yılda iki kez düzenlenen summit, AI & yaratıcılık kesişiminde çalışan liderler için “önde gelen buluşma noktası” olarak tanımlanıyor.
Ana sahne oturumları kadar, özel tasarlanmış molalar, atölyeler ve interaktif demolar da bu kürasyonun parçası olarak çok keyif verdiğini söyleyebilirim. Arada kendinizi tazelemeniz için bir meditasyon odası yapılmıştı ve buradaki tamamlayıcı malzemeler Türkiye’den geliyordu, kurucularından birisinin de Türk olduğunu duyunca hemen tanıştım. Stüdyo Marmi’nin yaratıcısı Şirin Aysan ve Hempla meditasyon oturaklarının yaratıcısı Sophia Hagen harika bir meditasyon odası ile Artist and the Machine’e renk katmışlar.

Artist and The Machine Etkinliğinden Öğrendiğim 5 Şey
Soru artık “hangi araç?” değil, “hangi dünya?”
Platform seçimi teknik bir detay; asıl mesele ne inşa etmek istediğimiz ve bunu mümkün kılan zihinsel modeli kurabilmek.
Liderlik = bilişsel alan açma sanatı.
Yeni dönemde liderler, araçları yönetmekten çok, insanların düşünebileceği ve üretebileceği alanları genişletiyor.
“Meaning economy” Anlam Ekonomisine geçiş.
Verimlilik, kimsenin tartışmadığı bir taban çizgisi. Ancak dikkat ekonomisinden Anlam Ekonomisine doğru ilerleyeceğiz. Yani, fark yaratan, çalışmanın anlamı, bağlamı ve kimin hayatına ne kattığı.
Yapay Zeka sanatı yok etmiyor; menzilini büyütüyor.
Shantell Martin & Moral Turgeman gibi isimlerin işlerinde gördüğüm şey, makinenin ruhu yok etmek yerine, sanatçının hayal ufkunu genişlettiği bir modeldi.
İyi kürasyon, “etkinlik” ile “deneyim” arasındaki farkı yaratıyor.
Dani Van de Sande ve ekibinin yaptığı gibi, doğru insanları aynı sorular etrafında toplamak, program akışından daha kritik. İçerik değil, bağlam belirleyici.
Tüm gün süren summiti, eğer yaratıcı endüstrilerde, teknoloji ve sanat kesişiminde çalışıyorsanız mutlaka yıllık programınıza almanızı tavsiye ederim.
Günün yoğun zihinsel temposu, akşam Santa Monica’da Kartel.ai’ın ev sahipliğini yaptığı güzel müzikler ve mekana özgü bir enstalasyon çalışmalarıyla bambaşka bir ritme geçti. Kartel, dünyanın en iddialı markaları için “yaratıcılık ve zeka” temelli olasılıklar altyapısını kuran yaratıcı bir strateji ve inovasyon şirketi.
New York Summit: 14 Mayıs 2026
Artist and the Machine ekibi, Los Angeles’taki bu ivmeyi şimdi New York’a taşıyor.
14 Mayıs 2026’da düzenlenecek New York Summit, LA’de başlayan konuşmaları büyütmeyi ve yeni zihin açıcı sohbetler hedefliyor.