Duygu Merzifonluoğlu Duygu Merzifonluoğlu

Contemporary İstanbul’dan Baharı Karşılayan Fuar: “CI Bloom”

09.05.2022 Pazartesi | 16:05

İki haftayı geçmiş..  Contemporary İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli’nin The Marmara Taksim Oteli’nin roof’unda basın mensuplarını bir araya toplayıp, 10-15 Mayıs tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek olan “CI Bloom” adlı ara fuarı basına tanıtalı..

 

Şimdi ise çoktan fuar haftasına girmiş durumdayız. Dolayısıyla benim de sizlerle basın toplantısında aldığım notları ve de fuar ile ilgili aklınızda kalmasının iyi olacağını düşündüğüm bilgileri paylaşma vakti gelmiş durumda..

 Bu fuarla ilgili olarak sanırım ilk bilmeniz gereken şey, bu fuarın adı olan “CI Bloom”un ilhamını “Spring bloom” (ilkbahar çiçekleri) tabirinden alıyor oluşu. Yani kışın bitmesi ile beraber yazın habercisi olan ilkbahar, ilk hareketini bu dönemde göstermeye başlıyor. Çiçekler açıyor, ağaçlar yeşeriyor, doğa her gün biraz daha renklenip, tazelenip gençleşiyor.

Sizi bilmem ama ben hep bu son 2 yıllık pandemi sürecini upuzun bitmek bilmeyen bir kış gibi görüyordum, içinde yaz olan, bahar olan ancak ne yaparsa yapsın bir türlü kıştan çıkamayan farklı bir tür kış gibi. O nedenle de Ali Bey basın toplantısında “CI Bloom” der demez, o uzun kışın bitmesine artık gerçekten çok yaklaştığımızı düşünerek oturduğum yerde sessizce gülümsedim.. 

Gerçi bu 2 yıllık dönem ile ilgili olarak şu önemli bilgiyi de sizinle paylaşmam gerekiyor. Konuşmasının bir yerinde Güreli, “Pandemi sonrası, 2021 yılında Dünya sanat pazarında bir büyüme, genişleme var. Bu, 2021 yılında kendini gösterdi ve 2022’de çok daha ciddi rakamlarla devam edecek. Bu tablo bize bunu söylüyor..” diyerek bizimle bu süreçte gerçekleştirilen son iki fuarın başarılı rakamlarını paylaştı. “CI Bloom” adını taşıyan bu yeni fuarın bu dönemde gerçekleştirilmesinin en önemli nedenlerinden biri zaten bu; Contemporary İstanbul’un pandemi kaynaklı seyahat kısıtlamaları arasında gerçekleştirilen son iki edisyonunun Türkiye’deki sanat pazarının iki fuara da ev sahipliği yapacak kadar güçlendiğini dünyaya kanıtlamış oluşu.

Diğer bir yandan ise özellikle genç koleksiyonerlerin bu son dönemde çağdaş sanata olan ilgisi, Türkiye’deki sanat pazarının büyüdüğünün, geliştiğinin ve de çeşitlendiğinin oldukça güzel bir göstergesi. Şu bir gerçek ki bu fuar yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada da büyük ilgi uyandıran önemli bir fuar ve Akbank Yönetim Kurulu ve Contemporary İstanbul Danışma Üst Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer’in de söylediği gibi bu sayede hem Türkiye hem de İstanbul dünyada çok daha güçlü, başarılı ve de iyi bir biçimde temsil ediliyor.

Bu sırada ilk günden bu yana Contemporary İstanbul’un en büyük destekçilerinden biri olan Akbank hakkında önemli bir bilgi; Akbank Sanat hem Türkiye’de baharın gelişini “CI Bloom” ara fuarı ile karşılamaktan ötürü çok heyecanlı hem de bu yıl ilki düzenlenen ve her yıl tekrarlanması planlanan bu yeni sanat fuarına demir ve seramikten yapılmış bir sanat eseri ile destek oluyor. 

20’nci yy’ın önemli sanatçılarından biri olan Jannis Kounellis’e ait “Topkapı” adını taşıyan bu eser, Küratör Prof. Dr. Hasan Bülent’in açıklamasına göre; 1960’larda İtalya’dan dünyaya yayılan Arte Povera sanat akımı öncülerinden biri olan ve İstanbul’a her zaman ilgi duyan Kounellis’in İstanbul’un tarihine, toplumsal ve siyasal geçmişine gönderme yapan önemli bir eseri. Yapım yılı 2013 olan ve “Topkapı” adını taşıyan bu eserin, bu fuar sayesinde “Topkapı Sarayı” ile karşılıklı bir konuma gelerek, bakışır durumda oluşu ise eseri farklı bir dinamik içine sokuyor. 

Bugüne kadar hikayesi ve de sanatı hakkında bilgi edinme fırsatı bulamamış olanlar için ise Kounellis, sanat hayatı boyunca eserlerinde her türlü malzeme ve tekniği kullanarak, anlam ve içeriği aktarabilmek için sınırları ortadan kaldırmayı hedeflemiş olan bir sanatçı. Kendi tabiri ile “beklemenin fikri, beklerken oluşan fikir” üzerinden giderek sanatı kavramsallaştırmaya çalışıyor ve de eserin, yaratıldıktan sonra yerleştirildiği yer ile yarattığı etkileşimin önemini vurguluyor. Öncülerinden biri olduğu Arte Povera sanat akımı ise ‘yoksul sanat’ olarak tanımlanan, sanat eserlerinin yapımında sıradan, basit yapılı, kolaylıkla her yerde bulunabilen, atılabilir, önemsiz malzemelerin kullanıldığı, bir anlamda yoksul malzemelerden yaratılan ancak güçlü anlamı olan eserleri ön plana çıkaran bir anlayışı savunan bir akım.

Bu sırada Akbank Sanat’ın bu önemli sanat eserinin yanısıra bu yılki fuarda bazı galerilerin kurucularının da aralarında olduğu seçici bir kurul tarafından belirlenmiş olan 23 çağdaş sanat galerisi yer alıyor. (CI Bloom katılımcı galerileri; Ambidexter, Anna Laudel, Art On Istanbul, artSümer, Bozlu Art Project, BüroSarıgedik, C.A.M. Galeri, Dirimart, Ferda Art Platform, Galeri 77, MERKUR, Galeri Siyah Beyaz, Galerist, Martch Art Project, Öktem Aykut, Pg Art Gallery, Pi Artworks, Piramid Sanat, Sanatorium, The Pill, Vision Art Platform, x-ist, Zilberman Gallery.) 

Etkinlikler konusunda ise yine Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek olan bu fuarın da öncekiler gibi sanatseverlere farklı bir sanat deneyimi yaşatması planlanıyor. Örneğin fuarın açılış gecesi House of Brothers’ın katkılarıyla İlhan Erşahin’in “İstanbul Sessions” adını taşıyan canlı performansı ve de 11 Mayıs akşam üzeri 16:00’da Ferit Odman, Uraz Kıvaner, Ozan Musluoğlu ve Engin Recepoğulları’ndan oluşan Ferit Odman Quartet kaçırılmaması gereken konserler arasında yer alıyor. 10-11 Mayıs’ta gerçekleştirilecek VIP önizleme günlerinin ardından ise “CI Bloom” 12-15 Mayıs’ta Tersane İstanbul’da farklı programlarla sanatseverleri ağırlamaya devam edecek. 

Özellikle fuarı 12-15 Mayıs tarihleri arasında ziyaret edecek olanların katılmak isteyebileceği “NFT konferans serisi” ise bu fuarda öne çıkan en önemli programlar arasında. Biliyorsunuz bu son dönemde NFT konusu sanat dünyasının oldukça gündeminde olan bir konu. O nedenle bu fuarda “NFT nedir bilmeyen kalmasın ! Nedir bu NFT? Gelip geçici bir şey midir yoksa artık kalıcı mıdır ona göre öğrenelim.” gibi meraklara ilişkin anlatımlar size güncel sanat ile ilgili oldukça önemli bilgileri sağlayacak.

Son olarak bu fuara ilişkin Ali Güreli’den aldığım en son bilgiyi de sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Cl Bloom, İstanbul’da yeni bir fuar. İstanbul’da bu sanat pazarı oluştu, yerli galerilerimizle ikinci bir fuara yer açıldı. Ancak artık İstanbul’un dışına çıkma ve yeni bir çağdaş sanat fuarını yine bu yıl yapma kararındayız. Bu kararımızı Cl Bloom sonunda sanatseverler ile paylaşacağız. Çağdaş sanatın ülkemizde yayılma, gelişme ve daha fazla üretilme ortamında yolumuza devam edeceğiz.”

 Türkiye’de faaliyet gösteren 23 çağdaş sanat galerisinin içinde yer aldığı Contemporary İstanbul’un baharı karşılayan ara fuarı CI Bloom’u Haliç’in kıyısında, İstanbul’un tarihi atmosferinde ziyaret edebilmek için gerekli bilgiye fuarın web sitesi veya sosyal medya hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz. (#bloom2022)

Diğer Yazıları

Oscar Ödüllü Florian Zeller’den çarpıcı bir oyun: “Anne”

Aramızda kalsın ama ben ilkbaharı pek sevmem. İnsanı hep zayıf yerlerinden üşütür. Olmakla olmamak arasında kaldığı yerleri yeni baştan düşündürür. O yüzden de çabuk geçemem ben kıştan yaza. En son açacak çiçeğin peşine düşer, bekledikçe bekler, izledikçe izlerim olanı biteni.. Taa ki yaz, geri adım atamayacak bir biçimde tam anlamıyla gelene kadar..

Devamını Oku 18.05.2022

Bir kadın bedeninde gezinen gölgeden parmaklıklar..

Geçtiğimiz Perşembe akşamı Sanayi313’te Jacqueline Roditi’nin “Inside” adını taşıyan serisinden 7 fotoğrafının izleyici ile buluştuğu bir sergi açılışına davetliydim. Yalnızdım ve yollar tahmin ettiğimden daha açıktı. Öyle olunca vaktinden evvel, sanatçısından bile erken gittim açılışa. Tuhaftır, bu erken gidişin de bir hediyesi oldu bana. Bu sayede sergide görmem gereken detayları daha net, daha yakın ve daha özgür görebilmiş oldum. Sırf bundan dolayı da bu erken gidişin yansımaları ile başladım serginin sanatçısı ile konuşmaya..

Devamını Oku 29.04.2022

‘Dünyası aynı kalsın diye gerçekleri öğrenmekten kaçanlar’dan mısınız?

“Geçenlerde düşüncemi daha da derinleştiren zihin yolculukları içerisindeyken, duygu aktarımları ve ruh arayışları üzerine düşündüren birkaç yeni film izledim.” cümlesiyle başlamıştım bir önceki yazıma ve sonrasında da “The Adam Project” filminin bendeki yansımasını anlatmıştım size. Bu hafta da kaldığım yerden devam ediyorum.

Devamını Oku 21.04.2022
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS