Duygu Merzifonluoğlu Duygu Merzifonluoğlu

Corona günlerinde bir sanat etkinliği: “Step İstanbul”

19.11.2020 Perşembe | 14:40

Hafta başı Step İstanbul’un basın ön gösterimine katıldım. Kişisel güvenlik için oldukça sıkı önlemler alınmıştı. (HES kodunuz alınıp en az 2 kez ateş ölçümünüz yapıldıktan sonra içeri giriş yapabiliyorsunuz ve maskenizi içeri adım attığınız andan itibaren de bir an dahi çıkarmıyorsunuz.) Dolayısıyla içeriye girdiğimde, ‘sokakta yürüsem, daha tehlikeli bir ortamda olurdum. En azından burada kontrol edilmiş bir topluluk içindeyim ve ulaşabileceğim her yerde de dezenfektanlar var’ diyerek içim rahat bir şekilde dolaştım.

Bu sırada sürekli önünden geçtiğim ancak görme fırsatım hiç olmayan bir yerdi Taksim 360 ve bu vesileyle de görmüş olduğuma sevindim. Açıkçası alanın Sağlık Bakanlığı’nın Covid için olan tüm önlemlerine uygun olarak tasarlanmış oluşundan da ayrıca etkilendim. Çünkü içeri girdiğiniz anda bu alanın açık hava ve dükkan konseptinde tasarlanmasının nedeninin, etkinliğin tek yönde ve belirlenen bir rota üzerinde yapılmasına imkan sağlıyor oluşundan kaynaklandığını görüyorsunuz. Yani ilk dükkandan başlayarak galerileri ziyaret ettiğinizde hiçbir şekilde önünüzde veya arkanızda olan ziyaretçilerle bir temas veya karşılaşma yaşamıyorsunuz. Doğrudan su gibi en baştan sona doğru akıp gidiyorsunuz. Bu nedenle de üst düzey korunaklı bir alanda çok daha rahat bir sanat turu yapabiliyorsunuz. Açıkçası ben uzun zamanın ardından ilk kez böylesi renkli bir sanat ortamında, eserler, sanatçılar ve de koleksiyonerlerin içinde olduğu bir açılışta derin bir nefes alabildim ve kendimi iyi hissettiğim bir kaç saat geçirebildim.

Etkinlik alanında ise ilk bir araya geldiğim isimlerden biri Step İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rabia Bakıcı Güreliydi. Kendisine ilk olarak, “Contemporary İstanbul” ismini duyanların aklına gelen ilk soruyu yani “Contemporary İstanbul” ile “Step İstanbul”un birbiri ile bağlantısını ve de birbirinden farkını sordum. Güreli, bana her şeyden önce bu etkinliğin henüz daha ikinci yılında olduğunu yani “Contemporary İstanbul” (CI) gibi 15 yıllık bir geçmişe sahip olmadığını söyledi. (Biliyorsunuz önümüzdeki ay, 16-20 Aralık tarihleri arasında CI 15. yılını kutlamaya hazırlanıyor.) Buna ek olarak ise CI’un daha büyük bir mekanda, daha uluslararası galerilerin katılımı ile yapıldığını ve CI’un bütçesinin her açıdan çok daha yüksek olduğunu söyledi. Zaten Step İstanbul’un yapılma fikri de buradan doğmuş. Çok daha ulaşılabilir bir sanat etkinliği olsun ve her gelen ziyaretçi de kendi bütçesine göre bir eser bulup buradan ayrılabilsin istemişler. Bu nedenle diğer pek çok sanat fuarında sanatseverler eserlerin fiyatlarını sormaya bile korkarken burada sergilenen eserlerin fiyatları 500 TL - 20.000 TL arasında değiştiği için sanatseverler çok daha hızlı ve kolay bir şekilde eser sahibi olabiliyorlar.

Diğer bir açıdan karşılaştığınız galeri ve sanat eserlerine baktığınızda ise oldukça zengin bir seçki görüyorsunuz. Step İstanbul Koordinatörü Esra Özkan bu projede şu an için 24 galerinin, toplamda 30 katılımcının ve de 250’den fazla sanat eserinin yer aldığını söyledi. 16 ve 17 Kasım’daki basın ve VIP önizleme gününün ardından yani 18 - 22 Kasım tarihleri arasında Step İstanbul’un ziyarete açık olduğunu ve fiziken gelebilme şansı olmayanlar için de bu yıl ilk kez çevrimiçi olarak Step İstanbul’un websitesi’nden erişilebilir olacağını hatırlattı.

Diğer bir yandan, eğer gelme planı yaparsanız önceden dikkat etmeniz gereken bazı önemli hususlar var. Contemporary İstanbul’un VIP İlişkileri Yöneticisi sevgili Zeynep Yazıcıoğlu’ndan öğrendiğim kadarıyla yanınızda HES kodlarınızı bulundurmanız ya da bu kodu burada kapıda almak zorunda kalırsanız da yanınızda mutlaka kimliklerinizi taşıyor olmanız gerekiyor. Başka türlü içeri giremiyorsunuz. Bir de tabi mutlaka gelmeden önce Biletix üzerinden etkinlik biletlerini almış olmalısınız.

Tüm bu bilgilerin ardından benim etkinliğe dair olan izlenimlerim, Step’in içinde bulunduğumuz bu sıra dışı dönemde sanatçılara nefes alma imkanı sağladığı için son derece başarılı ve de değerli olduğu yönünde. Step İstanbul bu proje adına, “Hayatın devam etmesi için sanatın desteklenmesi şart” sloganını seçmiş. Bana göre, özellikle de böyle zorlu günlerde insana her şeye rağmen bir yol olabileceğini düşündüren, istenirse her şeyin mümkün olabileceğine inandıran ve artık geleceğe dair umutla yaklaştıran bir etkinlik olmuş. Korona nedeniyle son aylarda özgürlüğünü kısmen yitiren ruhun, sanat sayesinde yeniden kendini özgür hissetmeye başlaması için güzel bir fırsat. Dolayısıyla eğer önümüzdeki günlerde Step İstanbul’a gelmeyi düşünürseniz bu söylediklerim aklınızda olsun.

Unutmadan etkinliğin sağlık sponsoru Amerikan Hastanesi ve bunun yanı sıra bu sanat etkinliğine destek veren diğer sponsorlar da Ford Otosan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi ve Taksim 360 gibi isimler. Alanda yer alan sanat galerileri de alfabetik sıra ile şu şekilde;

Anna Laudel Gallery, Art Tv Project, Art50.net, Art on İstanbul, Artopol Art Gallery, Carre D’artistes, De Artium, Fear Art & Design, Ferda Art Platform, Galeri 77, Galeri Binyıl, Galeribu Galata, Galeri Diani, Galeri Fe, Galeri/miz, Galleryrooms, Mixer, Mona Art Gallery, Paper Street Co., PG Art Gallery, Red Art İstanbul, Sanatatak, Vision Art Platform.


Açıkçası bu etkinlikte ben en çok De Artium’da gördüğüm dijital sanat eserlerini satın almadan belli bir süreliğine kiralayıp evlerinize, ofislerinize, otellerinize alıp asabilme imkanı sunan ‘art streaming’ olarak adlandırılan platformdan etkilendim. Bu platform sayesinde, içinde 9 farklı dijital sanat eserinin olduğu bir kürasyonu seçerek evinizde hangi eserlerin hangi sıklıkta döneceğini belirleyebiliyorsunuz. İnsanı bir illüzyon dünyasına sokan, kurgulanmış renkli bir sanal gerçeklik sayesinde içinde bulunduğu zamandan ve mekandan çıkararak kaybolmasını sağlayan görüntülerdi gördüklerim… O kayboluş sonrasında zamanın asla aynı akmadığını fark ederek içinde bulunduğunuz gerçekliği yeni baştan sorgulamaya başlıyorsunuz. Eğer Step İstanbul’a gelecek olursanız bu yeni dönem dijital sanat eserlerini yakından görmeyi sakın atlamayın.

Diğer Yazıları

Bugüne kadar hayatta kalanlar için.. Bir sergi, bir film..

Geçtiğimiz hafta “Hala Hayattayım / I Am Still Alive” başlıklı bir sergiyi gezdim. Sergi ilhamını ünlü ressam Edvard Munch’un 1919 tarihli İspanyol Gribi ile Otoportre ve İspanyol Gribi’nden Sonra Otoportre isimli resimlerinden, adını ise Japon sanatçı On Kawara’nın 1970 yılında tanıdıklarına göndermeye başladığı “I Am Still Alive” başlıklı 900 telgraflık serisinden alıyor ve ölümlü bir varlık olduğunu bilen insanoğlunun yaşamı boyunca süren varolma çabasını “otoportre” teması üzerinden giderek sorguluyor.

Devamını Oku 15.11.2020

Tanışman gereken kişiyle, tanışman gerektiği zamanda, tanışman gerektiği biçimde tanışırsın..

Düşünün ki, Dünyaca ünlü Venezuelalı bir sanatçısınız. Orta kariyer retrospektif serginizi aylar öncesinden Moskova’daki MoMa Sanat Galerisi’nde gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz. Ardından yaşadığınız şehir olan New York’tan kalkıp taaa Rusya’ya gidiyorsunuz. Ancak olana bakın! Kovid-19 birden kendini gösteriyor ve siz de serginizi doğal olarak önümüzdeki bahara ertelemek zorunda kalıyorsunuz. Tam Rusya'ya giderken öğreniyorsunuz ki sınırlar kapatılmış. New York’a geri dönmek istemiyorsunuz. Ardından da büyük bir risk alarak tek bir tanıdığınız bile olmayan bir şehre İstanbul'a gelmeye karar veriyorsunuz. Bu sırada Atlantik Okyanusu’ndaki yolculuğunuz sırasında birden telefonunuzu kaybetmiş olduğunuzu fark ediyorsunuz. Sonra da battı balık yan gider diyerek kendinizle ilginç bir yolculuğun peşine düşmeye karar veriyorsunuz..

Devamını Oku 04.11.2020

İnsanlığın yeni zamanı nasıl olacak?

Geçtiğimiz Cumartesi gelecek konulu bir festivale katıldım. Daha doğrusu festivalin konusu gelecekte kişisel yetkinliklerin ve yeteneklerin ne kadar önemli olduğu ve bizi nelerin beklediği üzerineydi.. Belirsizliğin içinden daha bilinçli geçebilmek ve yakın geleceğe daha iyi hazırlık yapabilmek için bir tür yol gösterici niteliği taşıyan bu festivalde, bana göre etraflıca cevaplanan en önemli soru şuydu: Geçmişi geçmişte bırakabilenler için şimdi yapılması gerekenler neler ve bunlar şimdiden sonra yarına nasıl hizmet edecek?

Devamını Oku 22.10.2020
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS