Duygu Merzifonluoğlu Duygu Merzifonluoğlu

The Times'a çıkan sevimli eşek yavrusu

01.06.2026 Pazartesi | 07:44Son Güncelleme:

Mayıs başı bir haber aldım. Pirelli Takvimi'nin bu yıl, tarihinde ilk kez iki farklı fotoğrafçının ortak katkısı ile oluşturulacağına ve de 2027 takviminin Hindistan'a odaklanacağına dair.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Haberin devamında ise bu iki fotoğrafçıdan birinin geçtiğimiz yılki Pirelli Takvimini fotoğraflayan ünlü Norveçli fotoğrafçı Sølve Sundsbø, diğer fotoğrafçının da Hint fotoğrafçılığının usta ismi Raghu Rai olacağı yazıyordu.

Normalde takvim için bu yılın başından itibaren Hindistan’a dair mirasını ve vizyonunu yansıtan özgün bir fotoğraf serisi üzerinde çalışıyormuş Rai, ancak geçtiğimiz ay 26 Nisan'da vefat etmiş.

The Timesa çıkan sevimli eşek yavrusu

Raghu Rai'nin uluslararası alanda tanınan bir fotoğrafçı olan kızı Avani Rai babasının Pirelli için oluşturmayı planladığı seriye dair niyetlerini hayata geçirmek üzere projeye dahil olmuş. Bu sayede Raghu Rai'nin başlatmış olduğu proje, hem Sundsbø'nun hem de Avani Rai'nin katkısı sayesinde tamamlanabilecekmiş.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bana ulaşan haber metninde Avani Rai kendisine bu proje hakkında ne düşündüğü sorulduğunda babasının Pirelli için ürettiği çalışmaların Hindistan'a bir saygı duruşu niteliğinde olduğunu, ülkenin insanlarını ve de çeşitliliğini daha çağdaş bir bakışla bir araya getirmeye çalıştığını ve de derinden bağlı olduğu bu konunun tamamlanmadan kalması fikrine üzüldüğünü söyleyerek şöyle cümleler kurmuş:

"Bu projeyi hayata geçirmek benim için çok kişisel; adeta onun bakışına, Hindistan’ı kamerasıyla görme biçimine adım atmak gibi. Fotoğrafçılık bana ondan bir hediye. Sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir görme biçimi. Bu bağı sürdürmek, onun bir parçasını içimde yaşatmanın bir yolu gibi.”
Sundsbø ise aynı metnin devamında 2027 takvimi için yeniden davet edilmekten memnuniyet duyduğunu söyleyerek, Avani Rai ile birlikte çalışarak babasının mirasına saygı duruşunda bulunmanın çok değerli olacağından bahsetmiş. Ve de şöyle bir açıklama yapmış:

"Pirelli Takvimi’ne yeniden katkı sunmak büyük bir onur. Hindistan’ı keşfetmek için olağanüstü bir fırsat. Bu işbirliğiyle hem ülkeyi hem de Raghu Rai’nin anısını en iyi şekilde onurlandırmak için elimizden geleni yapacağız.”

Bu nedenle Pirelli, 2027 takvimine ilişkin olarak tüm dünyaya "Sundsbø’nun duyarlılığı ve yenilikçi estetiği ile Avani Rai’nin babasının çalışmalarına dair kişisel ve derin bilgisi, bu olağanüstü ülkeye iki farklı bakış açısı sunacak." açıklamasını yapmış.

Raghu Rai'nin hayatına şöyle bir göz attığınızda pek çok farklı kaynakta "Hindistan'ın görsel hafızasını oluşturan efsanevi sanatçı" şeklinde bir tanımla karşılaşıyorsunuz.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bugüne kadar Rahibe Teresa, Dalai Lama ve Indira Gandhi gibi dünyaca ünlü ikonik isimlerin en bilinen portrelerini çekmiş. Kariyeri ödüllerle dolu. Hindistan'ın en önemli sivil nişanlarından biri olan Padmashree (1972) dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası ödül kazanmış ve de UNESCO jürilerinde yer almış. ABD'de yılın fotoğrafçısı seçilmiş. Fransız Hükümeti tarafından "Officer des Arts et des Letters" (Sanat ve Edebiyat Subayı) nişanı almaya hak kazanmış. Hindistan devleti tarafından ömür boyu başarı ödülüne layık görülmüş. Bugüne kadar 50'den fazla fotoğraf kitabı piyasaya çıkarmış. Bangladeşli mülteciler, Bhopal kimyasal felaketi ve Hindistan'daki günlük yaşam üzerine dünya çapında oldukça ses getiren önemli fotoğraf serilerinin altına imzasını atmış.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Belge fotoğrafçılığının önemli isimlerinden biri olan Fransız fotoğrafçı Henri Cartier-Bresson tarafından, Magnum Photos'a (dünyanın en önemli uluslararası fotoğraf ajansı) aday gösterilmiş ve de 1977 yılında Magnum Photos'un (ilk Hintli fotoğrafçı kendisiymiş) hayatının sonuna kadar tam üyesi olmuş.

Bu bilgiler başta Raghu Rai Vakfı olmak üzere internet üzerinde pek çok yerde bulabileceğiniz türden bilgiler fakat ben tüm bu başarıların ötesinde Rai'nin nasıl fotoğraf çekmeye başladığını merak ederek biraz kendisi hakkında okuma yapmak istedim ve böylece de hiç beklemediğim bir biçimde karşıma bir yavru eşek hikayesi çıktı.

Şimdi size onu anlatacağım.

1965 yılında Rai, henüz daha 23 yaşındayken, fotoğrafın f'sini dahi bilmezken abisiyle beraber gittiği kırsalda, bir köyde bir eşeği kovalarken abisinden ödünç aldığı bir kamerayla bir yakın plan fotoğraf çekiyor. O sırada Delhi’de fotoğrafçı olan abisi Sharampal, bu eşek yavrusunun olduğu fotoğrafı Londra'daki The Times gazetesine gönderiyor ve de fotoğraf gazetede yayınlanıyor. Aslında inşaat mühendisi olan Rai, bu gelişmenin ardından mühendislik kariyerini bir yana bırakarak 1966 yılında Hindistan’daki The Statesman gazetesi'nde baş fotoğrafçı olarak çalışmaya, ardından India Today ve Sunday gibi yayınlarda fotoğraf editörlüğü yapmaya başlıyor. Yani Rai fotoğrafçılık eğitimi almış bir sanatçı değil, mühendislik eğitimi sonrası eline fotoğraf makinesini alır almaz fotoğrafçılık kariyerine başlayan özel bir insan.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

The Timesa çıkan sevimli eşek yavrusu

Sonrasında bu hikayenin ardından tabi ki de Rai'nin çekmiş olduğu ilk fotoğrafı yani eşek yavrusunu görmek istedim ve bu sefer de karşıma birden Rai'nin resmi instagram hesabı çıktı. Rai bu bebek eşeği 2020 yılında "İlk fotoğrafım: Bebek Eşek" açıklaması ile paylaşmış ve kendisi ile yapılmış bir röportajda da fotoğraf kariyerini başlatan o günü şu cümlelerle anlatmış:

"Fotoğrafçı olmayı hiç planlamamıştım. Ağabeyim hevesli bir fotoğrafçıydı. Bir gün, ağabeyimin bir arkadaşıyla köyüne gidiyorduk. Ağabeyime, "Bana bir kamera ver, birkaç fotoğraf çekeyim." dedim. İşte kameranın omzuma ilk kez asılması böyle oldu."

Rai'nin fotoğraf tarzı için okuduğum makalelerden birinde şöyle bir cümle geçiyor: "Hindistan'ın karmaşasını, yoksulluğunu, inançlarını ve kültürel zenginliğini siyah beyazın güçlü diliyle yansıtan, doğallığı ve anı yakalamadaki ustalığıyla tanınan bir fotoğrafçıdır."

Bu arada Rai'nin instagram hesabında şöyle bir gerilere gittiğinizde hem aile albümünden, eşinin, çocuklarının fotoğraflarını paylaştığını görüyorsunuz hem de kendisine dünya çapında ün getiren pek çok önemli fotoğrafını paylaşmış olduğunu görüyorsunuz. (Hatta burada kendisinin çekmiş olduğu renkli fotoğraflarından bazı örnekler bile görebiliyorsunuz.)

The Timesa çıkan sevimli eşek yavrusu

Bu arada ufak bir ayrıntı, ben merakla Rai'nin kendine ait olan resmi instagram hesabında paylaşmış olduğu fotoğraflar arasında gezinirken birden hesabını açtığında ilk paylaştığı fotoğrafa ulaştığımı fark ettim. Beyaz kuşlarla çevrilmiş bir siyah kuşun olduğu, 1965 yılına ait olan bu fotoğrafın altında aşağıdaki gibi bir yazı vardı:

"Ben fotoğraf makinesinin vizöründen onları izlerken serçeler tahıl tanelerini gagalıyordu. İlginçti, ama yeterince ilginç değildi. Sonra aniden büyük siyah bir davetsiz misafir belirdi. Kaçmak yerine, ona yer açtılar. Bir fotoğraf çektim ve kuş uçup gitti; sanki benim için bir an yaratmak üzere gönderilmiş gibiydi. Bu fotoğraf, fotoğrafçılığa yeni başladığım ve keşfetmeyi öğrendiğim ilk yıllarımda çekildi; fotoğrafçılığın bana bahşettiği armağanlara karşı sürekli bir hayranlık ve şaşkınlık duygusu hissediyordum. Bu gibi anlar ortaya çıktığında, içgüdüsel olarak onları yakalıyordum."

Ne samimi bir anlatım değil mi? Daha o ilk denemelerinde aslında belki de olacakların içten içe farkındaymış Rai. Yeterince ilginç olan ona görünürse, o anı yakalamak üzere görevlendirilmiş olduğunu bilecek ve de yapması gerekeni yaparak o anları ölümsüzleştirecekmiş. Zaten başka bir şekilde olmaz bu iş, bir alanda ömrünüz boyunca Rai'nin yaşadığı biçimde başarı üzerine başarı elde edebilmeniz için bilginin, deneyimin ve de şansın ötesinde çok daha başka türde üstünlüklerinizin olması lazım. Rai'de bu varmış.

Bu arada Raghu Rai bir röportajında bir kaç yıl evvel kendi hayat hikayesinin belgeselini yapan ve de kariyerinde aynı kendi gibi fotoğrafı seçen kızı Avani Rai için şöyle demiş:

"Fotoğrafla 50 yılımı geçirmişim, birçok şey yapmışım, hayatımı riske atmışım… Çocuklarınızın sizinle aynı yollardan geçmesini istemiyorsunuz, ancak bir yandan deneyiminizden de yararlanmalarını istiyorsunuz.

"Bir babanın kızını yaşamı boyunca kendi başına gelen zorluklardan hem korumak istediğini hem de o güne kadar tüm sahip oldukları ile onun yolunu açmaya çalıştığını gösteren anlamlı bir ifade. İşte bu nedenle merakla bekliyorum 2027 Pirelli Takvimini. Çünkü bu yılki takvim bize bir yandan Hindistan'ı hiç görmediğimiz bir biçimde gösterirken bir yandan da babasının yolundan gitmeyi seçen bir kıza, babasının bıraktığı mirası, yani bir anlamda baba-kız gücünü gösterecek. 

Ne dersiniz, babalar kızlarında mı yaşar?