İtalya’nın monarşiden cumhuriyete geçişini simgeleyen bu önemli gün, İtalya’nın Ankara Büyükelçisi’nin ev sahipliğinde; siyaset, iş, sanat ve diplomasi dünyasının seçkin isimlerini bir araya getirdi. Büyükelçiliğin o büyüleyici, asırlık ağaçlarla bezeli tarihi bahçesine adım attığınızda, kendinizi Ankara’dan Roma’nın veya Toskana’nın kalbine ışınlanmış gibi hissediyorsunuz.
"Galata Kulesi’nden Akdeniz’e Uzanan Ortak Miras"
Türk hükümetini temsilen resepsiyona katılan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, yaptığı konuşmayla konukları adeta asırlar süren bir tarih yolculuğuna çıkardı.
Anadolu ile İtalya Yarımadası arasındaki etkileşimin Roma döneminden Venedik ve Ceneviz ticaret ağlarına, Osmanlı İmparatorluğu'ndan modern Cumhuriyet dönemine kadar uzandığını belirten Bakan Yardımcısı Bozay, bir benzetme yaptı: "İstanbul’un Galata silüetine baktığımızda hala Ceneviz izlerini görmek mümkün."
Bozay, Akdeniz’in iki yakasında gelişen ticaret kültürünün, denizcilik geleneklerinin ve şehir yaşamının halklar arasında tarihsel bir yakınlık oluşturduğunu; bu zengin ortak mirasın bugünkü stratejik ve ekonomik iş birliğini çok daha kolaylaştırdığını vurguladı.

"Dostluklar Değişmez, İlişkilerimiz 170 Yıllık Bir Çınar"
Konuklara hitap eden İtalya Büyükelçisi Giuseppe Manzo, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından halkın demokratik iradesiyle kurulan İtalya Cumhuriyeti'nin 80. Kuruluş yıl dönümü köklü geçmişine değinirken, Türkiye ile olan bağların da benzersiz bir zeminde yükseldiğini hatırlattı.
Türkiye-İtalya ilişkilerinin 170 yılı aşan muazzam tarihine vurgu yapan Büyükelçi Giuseppe Manzo, bu vesileyle bir öğrenci tarafından ikili ilişkiyi temsil eden logonun hazırlandığını söyledi.
Manzo, İtalya'nın Türk üniversite öğrencileri tarafından Schengen bölgesinde en çok tercih edilen ikinci ülke olduğunu belirterek, iki toplum arasındaki bağların yalnızca diplomasi ve ticaretle sınırlı olmadığını vurguladı.

Gastronomi ve Tasarımın Senfonisi
Resmi protokol konuşmalarının ardından resepsiyon, tam bir İtalyan kültür festivaline dönüştü. İtalyanların o meşhur "Dolce Vita" (Tatlı Hayat) felsefesi ile "Sprezzatura" (çaba harcamadan elde edilen şıklık) anlayışı bahçenin her detayına sinmişti.
Davetliler, canlı istasyonlarda İtalyan şeflerin ellerinden çıkan taze makarnaları ve taş fırın pizzaları , ülkenin farklı bağlarından gelen seçkin tatları keşfetti. Bahçenin farklı köşelerinde sergilenen ikonik İtalyan motorları ve modern tasarım ögeleri ise ülkenin estetik dehasını gözler önüne seriyordu. Canlı müzik ritimlerinin ardından gecenin ilerleyen saatlerinde yükselen DJ performansı, Ankara semalarında esen İtalyan rüzgarını adeta bir şölene dönüştürdü.

Akdeniz’in İki Güçlü Kalbi
İtalya Büyükelçiliği’nin Cumhuriyet Günü resepsiyonu, sadece bir protokol buluşması olmanın çok ötesinde; geçmişin Ceneviz ticaret ağlarından bugünün ekonomik ortaklığına uzanan, iki Akdeniz ülkesinin kader birliğini tazeleyen bir gece oldu.
Gece boyunca yapılan konuşmalar, kurulan yeni temaslar ve verilen mesajlar, Türkiye ile İtalya arasındaki ilişkilerin yalnızca geçmişe dayanan bir dostluk olmadığını, aynı zamanda geleceğe dönük güçlü bir ortaklık olduğunu da ortaya koydu. Ankara'da esen İtalyan rüzgârı, bu kez sadece bir Cumhuriyet Günü kutlamasının değil, 170 yıllık dostluğun da kutlamasıydı.
Viva la Repubblica, viva l'amicizia italo-turca! (Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın İtalyan-Türk dostluğu!)
İtalya’nın monarşiden cumhuriyete geçişini simgeleyen bu önemli gün, İtalya’nın Ankara Büyükelçisi’nin ev sahipliğinde; siyaset, iş, sanat ve diplomasi dünyasının seçkin isimlerini bir araya getirdi. Büyükelçiliğin o büyüleyici, asırlık ağaçlarla bezeli tarihi bahçesine adım attığınızda, kendinizi Ankara’dan Roma’nın veya Toskana’nın kalbine ışınlanmış gibi hissediyorsunuz.
"Galata Kulesi’nden Akdeniz’e Uzanan Ortak Miras"
Türk hükümetini temsilen resepsiyona katılan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, yaptığı konuşmayla konukları adeta asırlar süren bir tarih yolculuğuna çıkardı.
Anadolu ile İtalya Yarımadası arasındaki etkileşimin Roma döneminden Venedik ve Ceneviz ticaret ağlarına, Osmanlı İmparatorluğu'ndan modern Cumhuriyet dönemine kadar uzandığını belirten Bakan Yardımcısı Bozay, bir benzetme yaptı: "İstanbul’un Galata silüetine baktığımızda hala Ceneviz izlerini görmek mümkün."
Bozay, Akdeniz’in iki yakasında gelişen ticaret kültürünün, denizcilik geleneklerinin ve şehir yaşamının halklar arasında tarihsel bir yakınlık oluşturduğunu; bu zengin ortak mirasın bugünkü stratejik ve ekonomik iş birliğini çok daha kolaylaştırdığını vurguladı.

"Dostluklar Değişmez, İlişkilerimiz 170 Yıllık Bir Çınar"
Konuklara hitap eden İtalya Büyükelçisi Giuseppe Manzo, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından halkın demokratik iradesiyle kurulan İtalya Cumhuriyeti'nin 80. Kuruluş yıl dönümü köklü geçmişine değinirken, Türkiye ile olan bağların da benzersiz bir zeminde yükseldiğini hatırlattı.
Türkiye-İtalya ilişkilerinin 170 yılı aşan muazzam tarihine vurgu yapan Büyükelçi Giuseppe Manzo, bu vesileyle bir öğrenci tarafından ikili ilişkiyi temsil eden logonun hazırlandığını söyledi.
Manzo, İtalya'nın Türk üniversite öğrencileri tarafından Schengen bölgesinde en çok tercih edilen ikinci ülke olduğunu belirterek, iki toplum arasındaki bağların yalnızca diplomasi ve ticaretle sınırlı olmadığını vurguladı.

Gastronomi ve Tasarımın Senfonisi
Resmi protokol konuşmalarının ardından resepsiyon, tam bir İtalyan kültür festivaline dönüştü. İtalyanların o meşhur "Dolce Vita" (Tatlı Hayat) felsefesi ile "Sprezzatura" (çaba harcamadan elde edilen şıklık) anlayışı bahçenin her detayına sinmişti.
Davetliler, canlı istasyonlarda İtalyan şeflerin ellerinden çıkan taze makarnaları ve taş fırın pizzaları , ülkenin farklı bağlarından gelen seçkin tatları keşfetti. Bahçenin farklı köşelerinde sergilenen ikonik İtalyan motorları ve modern tasarım ögeleri ise ülkenin estetik dehasını gözler önüne seriyordu. Canlı müzik ritimlerinin ardından gecenin ilerleyen saatlerinde yükselen DJ performansı, Ankara semalarında esen İtalyan rüzgarını adeta bir şölene dönüştürdü.

Akdeniz’in İki Güçlü Kalbi
İtalya Büyükelçiliği’nin Cumhuriyet Günü resepsiyonu, sadece bir protokol buluşması olmanın çok ötesinde; geçmişin Ceneviz ticaret ağlarından bugünün ekonomik ortaklığına uzanan, iki Akdeniz ülkesinin kader birliğini tazeleyen bir gece oldu.
Gece boyunca yapılan konuşmalar, kurulan yeni temaslar ve verilen mesajlar, Türkiye ile İtalya arasındaki ilişkilerin yalnızca geçmişe dayanan bir dostluk olmadığını, aynı zamanda geleceğe dönük güçlü bir ortaklık olduğunu da ortaya koydu. Ankara'da esen İtalyan rüzgârı, bu kez sadece bir Cumhuriyet Günü kutlamasının değil, 170 yıllık dostluğun da kutlamasıydı.
Viva la Repubblica, viva l'amicizia italo-turca! (Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın İtalyan-Türk dostluğu!)