Özellikle son yıllarda yaşanan savaşlar, enerji krizleri ve aşırı hava olayları, birçok ülkeyi “kendi kendine yetebilen şehirler” modeline yöneltiyor. Türkiye’nin COP31 sürecinde öne çıkarmaya çalıştığı başlıklardan biri de bu dönüşüm.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Hatay’da düzenlenen uluslararası medya programında farklı ülkelerden gazetecilere yalnızca deprem sonrası yeniden yapılanma süreci anlatılmadı. Aynı zamanda geleceğin şehir modeline ilişkin mesajlar da verildi.
Enerji artık güvenlik meselesi
Programda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, iklim krizinin artık doğrudan insanların günlük yaşamını etkilediğini söyledi.
Kurum, “İklim değişikliği insanların gündelik hayatına, şehirlerine, ekonomilerine, suyuna, gıdasına, geleceğine ve güvenliğine dokunan çok büyük bir başlık haline geldi” dedi.
Bu nedenle şehir planlamasında enerji konusu giderek daha fazla önem kazanıyor.
Çünkü bugün dünya genelinde birçok ülke enerji güvenliği sorunu yaşıyor. Elektrik fiyatlarındaki dalgalanmalar, fosil yakıt bağımlılığı ve küresel krizler şehirlerin kırılganlığını artırıyor.
Bu nedenle artık birçok ülkede şehirlerin kendi enerjisini üretmesi hedefleniyor.

“Kendi kendine yeten şehir” modeli
Güneş enerjisi sistemleri, yerel enerji çözümleri, düşük karbonlu altyapılar ve enerji verimliliği projeleri artık yalnızca çevreci yatırım olarak görülmüyor. Aynı zamanda ekonomik ve stratejik güvenlik konusu olarak değerlendiriliyor.
Hatay’daki projelerde de bu yaklaşım öne çıkıyor.
Toplantıda yapılan sunumlarda yeni altyapı sistemleri, enerji destekli çözümler, arıtma tesisleri ve sürdürülebilir şehircilik uygulamaları anlatıldı.
Güneş enerjili altyapı vurgusu
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk de toplantıda yaptığı açıklamada özellikle enerji altyapısına dikkat çekti. Kentte bazı sistemlerin güneş enerjisi destekli şekilde planlandığını ve altyapının gelecekteki iklim risklerine göre yeniden tasarlandığını söyledi.

Öntürk, bölgede son yılların en yoğun yağışlarının yaşandığını ancak yapılan yeni altyapı sistemi sayesinde ciddi bir sorun oluşmadığını da belirtti.
COP31’in mesajı: Şehirler değişmek zorunda
COP31 sürecinde Türkiye’nin vermeye çalıştığı mesajlardan biri de şu: İklim kriziyle mücadele yalnızca çevre politikası değil; enerji, ekonomi ve şehir güvenliği meselesi.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde şehirlerin başarısı yalnızca nüfuslarıyla ya da büyüklükleriyle değil; enerjisini nasıl yönettiğiyle de ölçülecek.
Özellikle son yıllarda yaşanan savaşlar, enerji krizleri ve aşırı hava olayları, birçok ülkeyi “kendi kendine yetebilen şehirler” modeline yöneltiyor. Türkiye’nin COP31 sürecinde öne çıkarmaya çalıştığı başlıklardan biri de bu dönüşüm.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Hatay’da düzenlenen uluslararası medya programında farklı ülkelerden gazetecilere yalnızca deprem sonrası yeniden yapılanma süreci anlatılmadı. Aynı zamanda geleceğin şehir modeline ilişkin mesajlar da verildi.
Enerji artık güvenlik meselesi
Programda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, iklim krizinin artık doğrudan insanların günlük yaşamını etkilediğini söyledi.
Kurum, “İklim değişikliği insanların gündelik hayatına, şehirlerine, ekonomilerine, suyuna, gıdasına, geleceğine ve güvenliğine dokunan çok büyük bir başlık haline geldi” dedi.
Bu nedenle şehir planlamasında enerji konusu giderek daha fazla önem kazanıyor.
Çünkü bugün dünya genelinde birçok ülke enerji güvenliği sorunu yaşıyor. Elektrik fiyatlarındaki dalgalanmalar, fosil yakıt bağımlılığı ve küresel krizler şehirlerin kırılganlığını artırıyor.
Bu nedenle artık birçok ülkede şehirlerin kendi enerjisini üretmesi hedefleniyor.

“Kendi kendine yeten şehir” modeli
Güneş enerjisi sistemleri, yerel enerji çözümleri, düşük karbonlu altyapılar ve enerji verimliliği projeleri artık yalnızca çevreci yatırım olarak görülmüyor. Aynı zamanda ekonomik ve stratejik güvenlik konusu olarak değerlendiriliyor.
Hatay’daki projelerde de bu yaklaşım öne çıkıyor.
Toplantıda yapılan sunumlarda yeni altyapı sistemleri, enerji destekli çözümler, arıtma tesisleri ve sürdürülebilir şehircilik uygulamaları anlatıldı.
Güneş enerjili altyapı vurgusu
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk de toplantıda yaptığı açıklamada özellikle enerji altyapısına dikkat çekti. Kentte bazı sistemlerin güneş enerjisi destekli şekilde planlandığını ve altyapının gelecekteki iklim risklerine göre yeniden tasarlandığını söyledi.

Öntürk, bölgede son yılların en yoğun yağışlarının yaşandığını ancak yapılan yeni altyapı sistemi sayesinde ciddi bir sorun oluşmadığını da belirtti.
COP31’in mesajı: Şehirler değişmek zorunda
COP31 sürecinde Türkiye’nin vermeye çalıştığı mesajlardan biri de şu: İklim kriziyle mücadele yalnızca çevre politikası değil; enerji, ekonomi ve şehir güvenliği meselesi.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde şehirlerin başarısı yalnızca nüfuslarıyla ya da büyüklükleriyle değil; enerjisini nasıl yönettiğiyle de ölçülecek.