Esra Öz Esra Öz

Depremde travmatik çocuk fotoğrafları neden paylaşılıyor?

09.11.2020 Pazartesi | 16:56

İzmir'de, 30 Ekim'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem sonrası enkaz altında kalan Elif Perinçek 65 saat sonra kurtarılmıştı. Sağlık durumunun iyi olduğu gözlenen Elif'in el sallaması tüm Türkiye’nin umudu oldu. Ardından 91 saat sonra Rıza Bey Apartmanı'nın enkazından çıkarılan 3 yaşındaki Ayda Gezgin, tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Hastanesi’nden taburcu edildi.

“Sizin için belki yıllar sonra hatırlamadığınız bir görsel, o çocuk için sürekli karşısına çıkacak ve yaşadığı o travmatik anıyı ona sürekli hatırlatacak bir tetikleyici unsur olacak” diyen Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, “Bu kareleri paylaşmadan önce çocukların ruh sağlığının daha sonra olumsuz etkilenebileceğini düşünerek, daha hassas davranılmalı ve paylaşılmamalı diye düşünüyorum” şeklinde uyarıda bulundu.

Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Travma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, sorularımı yanıtladı.

Depremden çocukların psikolojisi nasıl etkileniyor?

Deprem de diğer tüm olumsuz yaşam olayları gibi maalesef çocuk yaş grubunu daha fazla etkileyebiliyor. Bazen aileler, küçük yaş grubu çocukların olayların farkında olmadığını düşünebiliyor. Ancak biliyoruz ki, bebeklikten yetişkinliğe her dönemde ruhsal sorunlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle 3 yaş grubunda bir çocuk etrafındaki olayların kendi yaptıkları nedeni olduğunu düşünebilir ve bu nedenle depremden dolayı kendini suçlayabilir. Bu çocuklarda, iştahsızlık, öfke krizleri, uyku sorunları, tuvalet eğitiminde geriye gidiş, kolay ağlama ve irkilme gibi sorunlarla görebiliriz.

Bir diğer çok riskli olan dönme ise, ergenlik. Bu dönemde evden okuldan kaçma, riskli ilişkiler yaşama, madde kullanımı, ders başarısında düşme, umutsuzluk ve yine elbette kendini suçlama gibi ruhsal sorunlar görebiliriz.

Herkes etkileniyor mu?

Aslında bu soruya evet diyebiliriz. Ancak bazı çocuklar psikiyatrik tanı alabilecek kadar etkilenirken bazıları ise, tanı almayabilir. Kimin daha çok etkileneceği ise, aslında genetikten tutun da aile ve arkadaş ilişkilerine kadar birçok konuyla ilişkili ve tabi deprem sonrası sosyal desteğin gücü travma belirtilerini azaltabilir.

Çocuklara deprem nasıl anlatılmalı?

Aslında bu sorunun çok çok önemli olduğunu düşünüyorum. Van ve Elazığ depremlerinde sahada çocuklarla çalışırken, “Çocuklara sizce neden deprem oldu?” diye sorduğumda sıklıkla, “Bizim ve insanlığın hataları ve günahları yüzünden oldu” cevabını alıyordum. Bu aslında biraz yanlış bilgi biraz da bilişsel çarpıtma.

Ailelere önerim, bilimsel gerçekleri çocuklarla paylaşın. Örneğin, “Ayda deprem oluyor mu?” diye soruyorum evet derse, “Orada insanlar yaşamıyor. Neden deprem oluyor sence?” gibi sorularla aslında depremin bir doğa olayı olduğunu Sokratik diyalog dediğimiz, çocuğun doğru bilgiyi alması şeklinde anlatıyoruz. Bugün depremin sebepleri büyük oranda bilinmiyor. Bu bilgiler çocukla geciktirilmeden paylaşılmalı. Kimsenin ölülerin olduğu, insanların evsiz kaldığı bir depremi bir çocuğun kendi günahları nedeni ile oluştuğu şeklinde hissettirmeye hakkı olamaz.

Çocukların deprem ve enkaz altında kalma fotoğraflarının sosyal medya üzerinden paylaşılması konusunda neler düşünüyorsunuz?

Bu konu, en çok üzüldüğüm konuların başında geliyor. Hayatınızın belki de en kötü anında ölümle yüzleştiğiniz ve çaresiz hissettiğiniz bir anın tüm ülkeyle paylaşılmasını ister miydiniz ? Bu sorunun yanıtını bulmaya çalışarak sanırım doğru yola ulaşabiliriz. Ben travmatik çocuk fotoğrafları paylaşanların büyük çoğunluğunun, empatik bir yaklaşımla acılarını paylaştıklarına inanıyorum. Ancak sizin için belki yıllar sonra hatırlamadığınız bir görsel, o çocuk için sürekli karşısına çıkacak ve yaşadığı o travmatik anıyı ona sürekli hatırlatacak bir tetikleyici unsur olacak. Bu kareleri paylaşmadan önce çocukların ruh sağlığının daha sonra olumsuz etkilenebileceğini düşünerek, daha hassas davranılmalı ve paylaşılmamalı diye düşünüyorum.

Diğer Yazıları

Covid-19 aşıları ile ilgili merak ettiğiniz sorular yanıt buluyor

“Faz 3 aşamasını tamamlamış ve kullanımına izin verilen aşıların hepsi güvenlidir ve yeterli koruyuculuğu sağlayacağı da ön görülüyor” diyen Türk İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Barbaros Oral, “En iyi aşı ulaşılabilen aşıdır. Hangi tip aşı olursa olsun etkinliğini kaybetmeden yaygın olarak kullanımının sağlanması salgının kontrolü için kaçınılmaz.” dedi.

Devamını Oku 15.12.2020

Epigenetiğin gen kontrolünde oynadığı rol nedir?

Doktora çalışmaları sırasında genlerin nasıl aktif ya da inaktif halde tutulduğu ile ilgili temel bilimsel soruların anlaşılmasına katkı sağlayan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nden Dr. Özgür Öksüz, Polycomb proteinlerinin hücre içerisindeki isleyişini, bir sonraki hücrelere nasıl aktarıldığını ve kanser hücrelerinde görülen hasarların hangi sonuçlara sebep olduğunu anlamak konusunda çalışıyor.

Devamını Oku 07.12.2020

Avrupa’dan iki doktora öğrencisi Türkiye’deki gençlere bilimi sevdirebilmek için “Gelecek Bilimde” diyor

Hollanda ve Polonya’dan Türkiye’ye bilimi sevdirmek için farklı liselerden öğrencilerden oluşan ekipleriyle Mühendis Burak Çankaya ve Psikolog Cevdet Acarsoy, her gün yeni bir şeyler deniyorlar. Avrupa’dan iki bilim meraklısının bilim yayıncılığı ile ilgili serüveni konuştuk.

Devamını Oku 06.12.2020
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS