Esra Öz Esra Öz

Yüzeylerdeki Covid-19 hasta ediyor mu?

15.10.2020 Perşembe | 09:37

Birkaç zamandır tartışılan bir konu ile ilgili, Covid-19 yüzeylerde 28 gün canlı kalabiliyor iddiası oldu. Peki gerçekten yüzeylerde kalan virüs hasta edebiliyor mu? Türkiye’deki aşı çalışmalarında son durum ne? Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, konu ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

Virüsün çok daha uzun süreler yüzeylerde kalabilmesiyle ilgili deneyleri fizikçilerin yaptığını belirten Ceyhan, “Bunlar bir ortama virüsü koyuyorlar, ondan sonra bir süre “Virüs orada var mı yok mu?” diye izliyorlar. Bunların bir kısmında yöntem hatası var. PCR (Polimeraz zincir reaksiyonu), herhangi bir organizmaya ait DNA ve RNA’daki istenen bölgelerin çoğaltılmasını sağlayan yöntem olan test ile bakıyorlar. Virüs tabi çok uzun süre, virüsün parçaları canlılığını yitirse bile, parçaları kalabiliyor. Ama bu insanları enfekte edebiliyor anlamına gelmiyor. Diğer önemli nokta ise, bir insan bir tane virüs alınca hasta olmuyor. Hasta olması için en azından 1000 tane virüs partikülü alması gerekiyor” dedi.

“Başka insanların ağzından burnundan çıkan damlacıklar nedeniyle yüzde 90 oranında hastalık bulaşıyor”

Bu deneylerde bakılan yerlere dokunarak ele bulaşan bin virüsten, ağzına ya da burnuna en fazla birkaç yüz virüsün bulaştığına dikkat çeken Ceyhan, “O da hasta etmeye yetmiyor. Bir diğer konuda ise, eliyle ağzına virüs götürmesi hasta edecek anlamına da gelmiyor. Dolayısıyla orada uzunca bir süre virüs kalabilir ama şu andaki bulaşların yüzde 90’ı zaten direk solunum yoluyla oluyor. Şu anda ortamda çok fazla pozitif olan insan var. Bu ortamda, başka insanların ağzından burnundan çıkan damlacıklar nedeniyle yüzde 90 oranında hastalık bulaşıyor. Ortamdan dokunarak, virüs alma ihtimali çok düşük” diye konuştu.

“4- 6 saat içerisinde virüs sayısı çok yüksekken, buralara dokunup ağzına burnuna götürürse hastalandırabilir”

Yakın zamanda yayınlanan bir çalışmadan söz eden Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, şu bilgileri verdi: “Bir çalışmada bir grup hastanede coronavirüs servislerinde duvarlarda ya da masalara elini sürüp ağzına götürüyorlar. Ancak bunun hastalandıracak kadar riskli olmadığını gösterdiler. Virüs var ama hastalandırmaya neden olacak miktarda değil. Bu durum ancak bir insan öksürür hapşırırken, ağzından 100 binlerce virüs çıkar. Bu virüsler telefonun camına, kapı koluna saçılır, 4- 6 saat içerisinde virüs sayısı çok yüksekken, buralara dokunup ağzına burnuna götürürse hastalandırabilir. Yoksa orada kalmış çok az sayıdaki virüsün, ele bulaşıp ağzına burnuna götürerek hastalanması çok çok zor bir ihtimal.”

“Türkiye’de şu anda 13 grup aşı çalışmasından 5 tanesi hayvan deneylerine başladı”

“Türkiye’de şu anda 13 grup aşı çalışması yapılıyor” diyen Ceyhan, “Birkaçı bunların birden fazla aşı çalışıyor. Bunların 5 tanesi hayvan deneylerine başlamış durumda, şu anda o aşamayı geçtikten sonra bunların bir üretim tesisinde üretilmesi lazım ki, klinik deneyler yapılabilsin. Faz I de 50-60 doz aşı yeter ama, faz II de yüzlerce, faz III’te on binlerce aşı lazım. Şimdi bunlar için GMP sertifikası olan yerler lazım. Bazı şirketler bu şekilde oldukça güzel tesisler kurmuşlar. Bunların bazı eksiklikleri var, en önemlisi yetişmiş eleman eksiği var. Aletler, tesisler falan her şey hazır. Bu insanların yetiştirilmesi biraz zaman alacağı için bakanlık o konuda yardımcı olup, bu şekilde üretim tesisini halletmeye çalışıyorlar. Çalışmalar devam ediyor, yoksa insana verilme noktasına gelmiş epeyce aşı var” şeklinde konuştu.

Diğer Yazıları

Covid-19 aşıları ile ilgili merak ettiğiniz sorular yanıt buluyor

“Faz 3 aşamasını tamamlamış ve kullanımına izin verilen aşıların hepsi güvenlidir ve yeterli koruyuculuğu sağlayacağı da ön görülüyor” diyen Türk İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Barbaros Oral, “En iyi aşı ulaşılabilen aşıdır. Hangi tip aşı olursa olsun etkinliğini kaybetmeden yaygın olarak kullanımının sağlanması salgının kontrolü için kaçınılmaz.” dedi.

Devamını Oku 15.12.2020

Epigenetiğin gen kontrolünde oynadığı rol nedir?

Doktora çalışmaları sırasında genlerin nasıl aktif ya da inaktif halde tutulduğu ile ilgili temel bilimsel soruların anlaşılmasına katkı sağlayan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nden Dr. Özgür Öksüz, Polycomb proteinlerinin hücre içerisindeki isleyişini, bir sonraki hücrelere nasıl aktarıldığını ve kanser hücrelerinde görülen hasarların hangi sonuçlara sebep olduğunu anlamak konusunda çalışıyor.

Devamını Oku 07.12.2020

Avrupa’dan iki doktora öğrencisi Türkiye’deki gençlere bilimi sevdirebilmek için “Gelecek Bilimde” diyor

Hollanda ve Polonya’dan Türkiye’ye bilimi sevdirmek için farklı liselerden öğrencilerden oluşan ekipleriyle Mühendis Burak Çankaya ve Psikolog Cevdet Acarsoy, her gün yeni bir şeyler deniyorlar. Avrupa’dan iki bilim meraklısının bilim yayıncılığı ile ilgili serüveni konuştuk.

Devamını Oku 06.12.2020
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS