Dışişleri Bakanlığımız'ın diplomatik başarısı…

Amatör denizcilerimizin Türkiye’den aldığı belgeleri tanımayan Hırvatistan, Zagreb Büyükelçiliği'miz devreye girince yaşanan sorunu süratle çözdü. Yetkililer sürecin perde arkasını  www.cnnturk.com’a anlattı.

Hırvatistan topraklarına 1994 yılının Aralık ayında adım attığım zaman tarihin kanla yazıldığı zor bir dönem yaşanıyordu. O yıllarda görev yaptığım star tv tarafından Boşnak halkının bağımsızlık mücadelesine tanıklık etmekle görevlendirilmiştim. İlk durağım Zagrep’te bulunan BM (Birleşmiş Milletler) Basın Merkezi olmuştu. Gazeteci olduğumu belgeleriyle ispatladıktan sonra 09810 no’lu mavi basın kartımı almış ve Split’e doğru yola koyulmuştum. 7368 km kıyı şeridine sahip Hırvatistan’ın birbirinden güzel koyları ve adaları beni adeta büyülemişti. Split’te uzun bir bekleyişin ardından BM’ye ait askeri uçakla Saraybosna’ya gitmiştim. Hırvatistan’a ikinci gidişim bir yıl sonra, 1995 yılının Haziran ayında gerçekleşti. Görevim aynıydı. Kuşatma altındaki Saraybosna’da hariciyemizin başarılı çalışmalarına tanıklık etmiş, gerçekleştirdiğim bağlantılarla yaşanan dramları ekranlara taşımıştım. İşte bu nedenle hatıralar galerimde özel yeri olan Hırvatistan’da amatör denizcilerimizi ilgilendiren ve mutlu sonla biten bir konunun perde arkasını sizlerle paylaşmak istiyorum

İlk olarak…

Ancak öncelikle T.C Zagreb Büyükelçisi Babür Hızlan ve Büyükelçilik Müsteşarı Zeynep Gizem Hançerli başta olmak üzere mavi yürekli tüm dostlara teşekkür ediyorum. Bu konuda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve hariciyemizin ilgili yöneticilerinin de hakkını teslim etmek gerekiyor. 35 yılı bulan meslek hayatımda hariciyemizin saygın mensuplarının başarılarına tanıklık etmekten her zaman kıvanç duydum. Eksik olmasınlar… Evet, gelelim esas konumuza. Yazımın girişinde de ifade ettiğim gibi Hırvatistan, amatör denizcilerimizin Türkiye’den aldıkları belgeler konusunda ayak diretiyordu. Lakin, geçtiğimiz aylarda bu sorun çözüldü. Peki, bu nasıl gerçekleşti ? Yazımın bundan sonraki kısmını konunun daha net anlaşılabilmesi amacıyla söyleşi kıvamında soru-cevap formunda paylaşacağım.

Perde arkası…

Diplomaside sabır, takip ve kararlılık esastır. Hırvatistan’da kazanılan diplomatik başarının perde arkasında da bunlar yatıyor. Ben sordum, yetkililer yanıtladı. Merak edenler için ayrıntılar şöyle:

Yaşanan sıkıntılar size nasıl intikal ettirildi?

Konuyu gündemimize taşıyan Hırvatistan’da turizm sektöründe faaliyet gösteren, başarılı işadamlarımızdan Artun Ertem oldu. Amatör denizcilik belgelerimizin Hırvatistan’da tanınmaması nedeniyle, tekne kiralamak isteyen ve tekne kullanma ehliyeti bulunan vatandaşlarımızın başka destinasyonlara yöneldiklerini dikkatimize getirdi. Zamanında fazla ilgi olmadığı için Türkiye’nin amatör denizcilik belgeleri tanınan ülkeler listesine eklenmediğini düşündüğünü belirterek, Türk denizcilerin Hırvatistan’da diğer ülke vatandaşları ile aynı imkânlara kavuşturulması ve gereksiz ilâve maliyetlerin önlenebilmesi adına girişimde bulunulmasının mümkün olup olmadığını sordu. Kendisine bu durumu dikkatimize getirdiği için bu vesileyle bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Çözüm için ne tür katkılarınız oldu?  Hırvatistan’da hangi makamlarla görüştünüz?

O dönemde Büyükelçiliğimizde Müsteşar olarak görev yapan Günay Babadoğan Ertan, Hırvatistan Deniz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı’yla öncelikle telefonla ve birebir görüşmeler gerçekleştirerek prosedür hakkında bilgi aldı. Bu çerçevede, Hırvat makamlarınca talep edilen bilgi ve belgeler Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızdan temin edilerek, Büyükelçiliğimizce resmî kanallar üzerinden iletildi ve ülkemizin amatör denizcilik belgesi tanınan ülkeler listesine dâhil edilmesi için talepte bulunuldu. Daha sonra, Hırvat muhataplarımızın ilave bilgi talepleri oldu ve bunlar da ivedilikle karşılandı. Değerlendirme aşamasına geçildiğinde de, konunun takibi keza tarafımızca yapıldı.

Bu süreç ne kadar sürdü?

Konunun tarafımıza intikali, yazışmalar ve Hırvatistan’daki iç onay süreci birlikte düşünüldüğünde, listeye dâhil olmamız yaklaşık 15 aylık bir çalışmanın sonucu diyebiliriz. Belgelerimizin listeye eklendiği Temmuz 2019’da tarafımıza bildirildi.

Çözüm için ileri sürdüğünüz tezler nelerdi?

Hırvatistan, turizmin geliştirilmesine son derece önem veren bir ülke ve GSYİH’nın neredeyse % 20’sini turizm gelirleri oluşturuyor. Bu bağlamda, amatör denizcilerimizin belgelerinin tanınmasının iki ülke arasında turizm faaliyetlerinin yoğunlaşmasına ve Hırvatistan’ın tanıtımına katkıda bulunacağını, zira bu belgelerin tanınmamasının Hırvatistan’a yönelik gezilerde caydırıcı olabildiğini Hırvat muhataplarımızın dikkatine getirmemiz yeterli oldu.

Sonuç…

Değerli okurlar, başarmanın yarısı istemektir derler. Dışişlerimiz de gündemine aldığı bir konuyu istisnaları hariç mutlaka çözer. Tecrübeyle sabittir. Sözün özü Türk amatör denizcilik belgeleri artık Hırvatistan’da tanınıyor. Bu başarıda katkısı olanları yürekten kutluyorum. Bu güzel ülkeye ve orada milletimizi başarıyla temsil eden Sn. Babür Hızlan’a ve tüm ekibine İzmir’den yürek dolusu selamlar. Gelecek yazıya kadar denizlerdeki tüm dostların pruvası neta, rüzgar kolayına olsun. Esen kalın.

 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS