Doç. Dr. Mustafa Gündoğar Doç. Dr. Mustafa Gündoğar

Bayramda yüzünüz gülsün dişiniz ağrımasın!

10.05.2021 Pazartesi | 10:15

Bir aylık Ramazan Ayının ardından Ramazan Bayramı’na kavuşuyoruz. Bayramda örf ve adetlerimize göre akraba eş dost ziyaretleri çok olur. Ne yazık ki geçen sene olduğu gibi bu sene de pandemi nedeniyle çoğumuz sevdiklerinden uzakta ya da yalnızca çekirdek ailesi ile bayramı geçirecek.

Ramazan bayramı’nın kalabalık sevinçlerini çok yaşayamayacağımız için içimiz biraz buruk olsa da bayramın coşkusunu evlerimizde yaşamaya devam edeceğiz. Bu bayramda evimizde genellikle baklava, şeker, çikolata, lokum gibi karbonhidratlı besinlerin tüketimi artacaktır. Bu da bütün bayramımızın ağrılı, mutsuz geçmesine sebep olabilir.

Ağız ve diş hijyenine dikkat!

Şekerli besinlerden kaçma şansımız olmadığı zamanlarda oluşabilecek diş ağrılarımızı önlemek için ağız ve diş hijyenine oldukça fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Bu sebepten bu bayramda sağlıkla ilgili dikkat etmemiz gereken önemli bir konu da ağız diş sağlığı ve hijyenidir. Şeker tüketiminin diş çürüklerine sebep olduğu hepimiz tarafından bilinen bir bilgidir. Diş çürüğüne sebep olan şey, ağzımızda az ya da çok sayıda fakat sürekli bulunan bazı bakteri türlerinin kendi beslenmeleri sonucu ürettikleri asit ve buna bağlı dişin dış yüzeyinden başlayan “demineralizasyon” denilen madde kayıplarıdır.

Çürüğe sebep olan besinler sadece ismi şeker olanlar değildir. Kültürümüzde var olan çeşit çeşit tatlılar ve benzeri karbonhidratlı yiyecekler bize diş çürükleri olarak geri dönebilmektedir. Bu tarz besinlerden kaçınmak istesek de bayram nedeniyle tatlı ve şekerli yiyecekleri çok fazla geri çeviremiyoruz. Bu durumda tek çare ağız hijyenine daha çok özen göstermek oluyor. Diş çürük oluşumunun başlaması için ağız içinde bakterilerin belirli bir zaman içinde çoğalması ve bakteri plağının olgunlaşması gerekmektedir. Bu sebepten dolayı günde iki kez etkili bir şekilde diş fırçalamak ve sonrasında özellikle diş ipi kullanmak bize büyük ölçüde yarar sağlar. Etkin diş fırçalamaktan kasıt; her iki çenemiz ayrı ayrı olmak üzere diş fırçamızı dişlerin bütün yüzeylerine (iç, dış ve çiğneyici yüzeyler) adapte olacak şekilde dişetleriyle birlikte bir baştan diğer başa fırçalamaktır. Diş fırçalamanın bize sağladığı en önemli katkı mekanik olarak gerçekleşen temizliktir. Bu sebeple kullandığımız diş macununun içeriğinden bir mucize beklemek yanlış olur. Bunun yerine dişlerimizin tüm yüzeylerini fırça yardımıyla temizlemeliyiz.

Diş ipi kullanımı çok önemli!

Plak ve çürük oluşumunun en sık görüldüğü yerler dişlerin girintili çiğneyici yüzeyleri, iki diş arası yüzeyler ve diş-dişeti birleşim yerleridir. Bu bölgeleri fırçalarken oldukça özen göstermeli ve dikkat etmeliyiz. Ama unutmayalım ki iyi ve etkili bir şekilde dişlerimizi fırçalasak bile, dişler arası yüzeylere diş fırçası tam olarak ulaşamadığı için bu bölgelerin diş ipi ile temizlenmesi gerekmektedir. Diş ipi kullanımı oldukça önemlidir, alışması biraz zaman alsa da ağız ve diş sağlığına faydası oldukça çoktur. Günde iki kez diş fırçalamak dışında, ara öğünlerde, fırçamızın yanımızda olmadığı durumlarda ağız çalkalamak bile çok yararlı olacaktır. Bir diğer etkili yöntem de ağızda oluşan asitli ortamı nötralize etmek, asit etkisini azaltmaktır. Örneğin sakız çiğnemek tükrük akışını arttırmakta ve asit etkisini azaltmaktadır. Ayrıca diş dostu sakızlarda bulunan tatlandırıcılar bildiğimiz şekerler gibi olmayıp diş çürüğüne sebep olmazlar.

Sonuç olarak şekerli besinlerden mümkün olduğu kadar uzak durmak, diş ipi kullanımına gayret etmek, diş fırçalayamadığımız ara öğünlerde yemek sonrası ağız çalkalamak, şekersiz ya da diş dostu sakız çiğnemek gibi alışkanlıklar sadece bayram süresince değil bir ömür ağız ve diş sağlığınızı koruyacaktır. Bu haftalık size anlatacaklarım bu kadar. Umarım faydalı bir yazı olmuştur. İnşallah ilerleyen yıllarda daha kalabalık bir şekilde kutlayacağımız bayramlar olacaktır. Hepinize sağlıklı ve diş ağrısız bir bayram dilerim.

Diğer Yazıları

Diş tedavileri ve genel anestezi

Diş hekimi korkusu çok fazla olan hastalarımıza, uyum sorunu çeken ve diş hekimi koltuğuna oturtamadığımız minik hastalarımıza, engelli kişilere ve lokal anestezinin yetersiz kalacağı pek çok cerrahi girişimde genel anestezi uygulaması ilk tercihimiz olmaktadır. Özellikle bu hastalarımız genel anestezi altında diş tedavilerini yaptıracaklarsa klinik seçiminde dikkatli olmalıdırlar. Her çeşit tıbbi materyal ve ekipmanın var olduğu, her an müdahale edilebilecek imkanların bulunduğu kurumlar seçilirse gözünüz arkada kalmadan güvenle diş tedavilerinizi yaptırabilirsiniz. Burada şu farkı da belirtmek isterim ki sedasyon ile genel anestezi farklı işlemlerdir.

Devamını Oku 10.06.2021

Ramazan’da ağız kokusunu önlemenin püf noktaları!

Bu haftaki yazımda Ramazan ayında sizlerin sıklıkla karşılaştığı bir problem olan ağız kokusunu ele almak istedim. Solunum yolu enfeksiyonları, diş ve dişeti rahatsızlıkları, mide problemleri, böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi ciddi hastalıklar ağız kokusuna neden olabilmektedir. Ağız kokusu sorunu özellikle Ramazan ayında açlık ve susuzluğa bağlı olarak ortaya çıkan sıkıntılardan biridir. Ancak ağız ve nefes kokusunu önlemek sizin elinizdedir.

Devamını Oku 19.04.2021

Kök kanalı tedavisi ağrılı bir işlem midir?

Endodontik tedavi olarak da bilinen kök kanal tedavisi işlemi, modern diş hekimliğinde yaygın olarak uygulanan bir prosedürdür. Kötü, hasar görmüş veya enfekte olmuş bir dişi çekmek yerine onarmak ve korumak için kullanılan bir tedavidir. Kanal tedavisi genellikle dişinizi kurtarmanın ve uzun yıllar boyunca ağız içerisinde tutmanın en iyi yoludur.

Devamını Oku 12.04.2021
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS