Doç. Dr. Mustafa Gündoğar Doç. Dr. Mustafa Gündoğar

Parkinson hastalarında ağız ve diş sağlığı

22.03.2021 Pazartesi | 09:40

Parkinson hareket, kas kontrolü ve denge gibi motor fonksiyonları etkilediği kadar, çeşitli non-motor fonksiyonları da etkileyen ilerleyici nörodejeneratif bir bozukluktur. Parkinson hastalığı yavaş ilerleme özelliğine sahiptir ve beyin hücrelerinin kaybı ile seyreden bir beyin hastalığıdır. Normalde insan beyninde belli bölgelerde kişinin akıcı ve koordine hareket etmesini sağlayan dopamin üreten beyin hücreleri vardır fakat dopamin üreten hücrelerin %60 ila %80’i kayba uğradığında yeterli miktarda dopamin üretilemez ve Parkinson hastalığının motor belirtileri ortaya çıkar. Dopamin seviyesinin azalması sinir hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde uyarılmasına ve kas aktivitesinin kontrol edilememesine sebep olur.

Parkinson Hastalığı tanısını koyarken hatırlanması gereken en önemli şey, hastalığın dört ana belirtisinden ikisinin bir süredir bulunmasıdır. Kişiye özel bir hastalık olan Parkinsonda ailede herhangi bir hikaye olmayabilir. Hastalığın başlama yaşı genellikle 55-60 yaş civarıdır ve vaka sayısı 60 yaşından sonra önemli bir artış göstermektedir. Genç bireylerde de bu hastalığın görüldüğü unutulmamalıdır. Hastalarda tremor, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği, postür ve yürüme bozukluğu karakteristiktir. Parkinson hastalığında normal yutkunma işleminde bile bir sorun çıkmaktadır. Bu durum hastaların %70’ini etkilemekte bunun sonucunda normal tükürüğün yutulma işlemi de etkilenmektedir. Normal koruyucu refleks mekanizmalarının azalması hatta yok olması küçük miktarda bile yiyecek veya tükürük aspirasyonuna yol açar. Parkinson hastalarında bu şekilde oluşan çok sayıda pnömoni vakası rapor edilmiştir.

Parkinson hastalarında ağız içi bulgular diş hekimliği açısından önemlidir. Oral hijyen uygulamalarında karşılaşılan güçlükler arasında en önemlileri ağız kuruluğu, mukozit, yutkunma güçlüğü ve salya akışıdır. Parkinson hastalarının oral ve dental sağlık durumlarının sağlıklı bireylere göre daha kötü olduğu, ayrıca daha çok sayıda ve daha derin diş eti ceplerine sahip oldukları birçok çalışmada gösterilmiştir. Parkinson hastalığında görülen oral bulguların çoğu ilaçların tükürük akışında meydana getirdiği değişiklikler ile ilişkilidir. Normal tükürük etkinliği bozulmuştur ve tükürük akış hızı ya çok azalmıştır ya da artmıştır.

Özellikle tükürük akış hızının düşük olduğu Parkinson hastalarında çürük ve periodontal hastalık yani diş eti hastalığı risk faktörüdür. Yaygın çürük ve periodontal problemlerin önüne geçmek üzere bu hastaların daha sık diş hekimi kontrollerine gitmeleri çok önemlidir. Diş eti sağlığı açısından farkındalıklarının artırılması ve oral hijyen prosedürleri açısından motivasyonlarının yüksek tutulması bu hastalar için büyük bir önem arz etmektedir. Günlük olarak dişlerin en az 2 kere fırçalanması bu hastalar için oldukça önemlidir. Gerekirse bu hastalarımızın ağız hijyenlerini sağlarken yardım almaları şarttır.

Parkinson ilerleyici bir hastalıktır ve zaman ilerledikçe belirtiler daha da kötüleşir. Hastanın yaşam kalitesi olumsuz yönde etkilenir. Ancak doğru tedavi sayesinde, çoğu hasta normal hayatını uzun yıllar boyunca sürdürebilir. Parkinsonun belirti ve bulguları saptanır saptanmaz tıbbi görüş çok ama çok önemlidir. Parkinsonu iyileştirmek mümkün değildir, ancak parkinson belirtilerini hafifletme konusunda etkili olan çeşitli tedaviler mevcuttur. Bu nedenle, belirtiler ve erken tedavi hakkında bilinçlendirme son derece önemlidir.

Erken tedavi ile hastalığın ilerlemesi yavaşladığından, hastalar iyi bir yaşam kalitesini daha uzun süre koruyabilir. Erken tedavi sadece erken teşhis sayesinde mümkündür; bu nedenle, Parkinsonun ilk belirtilerinin farkında olmak ve mümkün olan en kısa sürede doktora başvurmak son derece önemlidir. Parkinsonda erken tedavinin hastalığın ilerlemesini geciktirmeye yardımcı olduğu ve kaliteli yaşam süresini uzattığı ispatlanmıştır. Bu hafta size anlatacaklarım bu kadar. Hepinize sağlıklı ve diş ağrısız bir hafta dilerim.

Diğer Yazıları

Kök kanalı tedavisi ağrılı bir işlem midir?

Endodontik tedavi olarak da bilinen kök kanal tedavisi işlemi, modern diş hekimliğinde yaygın olarak uygulanan bir prosedürdür. Kötü, hasar görmüş veya enfekte olmuş bir dişi çekmek yerine onarmak ve korumak için kullanılan bir tedavidir. Kanal tedavisi genellikle dişinizi kurtarmanın ve uzun yıllar boyunca ağız içerisinde tutmanın en iyi yoludur.

Devamını Oku 12.04.2021

Başarısız bir kök kanal tedavisinin nedenleri

İyi yapılmış kanal tedavilerinde başarı oranı %90-95 civarındadır. Bazı durumlarda örneğin hastanın ağız hijyenine dikkat etmemesi sonucu dişte yeni bir çürüğün oluşması veya dişin dolgusunda kırığın oluşması gibi nedenlerle, kök kanallarının içerisine yeniden bakteri sızıntısının olduğu durumlarda; kök kanallarının tekrar enfekte olması söz konusu olmakta ve başarısızlık meydana gelmektedir.

Devamını Oku 05.04.2021

Diş implantı herkese yapılır mı?

Diş implantı, kaybedilen dişleri tamamlamak amacıyla çekilmiş dişlerin yerine yapılan müdahalelerdir. Cerrahi müdahaleyle beraber diş köklerinin yerini alan vida sistemine “dental implant” adı verilmektedir. Bu tanımla beraber “implant herkese yapılabilir mi?” sorusu akla gelmektedir. Dünyada en çok kullanılan titanyumdan yapılan diş implantı, titanyumun kemikle özel bir bağ kurmasını sağlar ve kısa sürede uyum sürecini tamamlar. Kemik yoğunluğu iyi olan her bireye implant yapılabilmektedir. 

Devamını Oku 29.03.2021
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS